Suriye’de barış tesisi = Türkiye’de terörün bitirilmesi!


Peki nasıl?

zafer_karadag

© Zafer Karadağ.

Güney komşumuzda başlatılan kardeş kavgasında Türkiye’nin taraf olması tarihi bir hata idi. Suriye’deki anayasal rejime baş kaldıran silahlı çetelere syria_warsınırlarımızı açmak, onlara silah ve lojistik destek sağlamak, ayrıca affedilmez bir hata oldu. Şimdi faturasını, hep birlikte ödüyoruz! Esad’ın üç hafta içinde yenileceğine inanıp, muzaffer bir komutan edasıyla Şam’da Cuma namazı kılacağı öngörüsünde bulunan zihniyetin yarattığı trajik sonuçlara, 21 milyon Suriyeli gibi, Türkiye’deki 79 milyon Vatandaşımız da katlanmak zorunda bırakıldı. Peki şimdi ne yapılmalı? Ülkeyi yönetenler, bir an önce hatalarla dolu Suriye stratejimizi terketmeli, iç savaşın bitirilmesi için gerekli adımları atmalı, Hükümet kuvvetlerine destek veren diğer ülkelerle birlikte hareket ederek, o kahrolası bataklığın kurutulmasına yardımcı olmalıdır.

© photocredit

***

SURİYE’DE SULH OLMADAN, TÜRKİYE’DE SULH OLAMAZ!

İç savaş veya mezhep çatışması, adına ne derseniz deyin, Güney komşumuzda çıkan bu kardeş kavgasında Türkiye’nin taraf olması tarihi bir hata idi, bunu yıllardır söylüyor ve yazıyorum.

Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh!” ilkesine rağmen, Suriye’deki anayasal rejime baş kaldıran silahlı çetelere sınırlarımızı açmak, onlara silah ve lojistik destek sağlamak, affedilmez bir hata olmuştur.

“Komşularımızla sıfır sorun!” diye çıktıkları yolda, “sıfır komşu!” ya ulaşanların başarısızlık faturasını, hep birlikte ödüyoruz!

Kendini dev aynasında gördüğü için, verdiği o destek sayesinde “kardeşi” Esad’ın üç hafta içinde yenileceğine inanıp, muzaffer bir komutan edasıyla Şam’da Cuma namazı kılacağı öngörüsünde bulunan zihniyetin yarattığı trajik sonuçlara, 21 milyon Suriyeli gibi, Türkiye’deki 79 milyon Vatandaşımız da katlanmak zorunda bırakıldı.

Son yıllarda Ülkemizde meydana gelen terör saldırılarına dün akşam bir yenisi daha eklendi.

Gaziantep’teki bir düğün evini, cenaze evine çeviren ve 30 vatandaşımızı katledip 94 vatandaşımızın da yaralanmasına sebep olan teröristlerin, yakın geçmişte olduğu gibi gelecekte de Ülkemizin başka yerlerinde benzer saldırılarda bulunmayı planlamadıklarını, hiç kimse garanti edemez.

15 Temmuz ihanet gecesinden sonra ortaya çıkan vahim tablo ise ortada, bizzat İçişleri Bakanı dün dedi ki, “7.000 istihbaratçımızın 6.500’ü ve 81 İl Emniyet Müdürü’nün 74’ü Fetö’cü çıktı!”

Sınırımızdaki elektronik plaka tanıma sisteminin, Fetö’cü polisler tarafından karartılarak, IŞİD ve PKK’lı teröristlerin ellerini kollarını sallaya sallaya Türkiye’ye giriş çıkış yaptıklarını, bizzat Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü açıkladı!

Böylesine zayıflatılmış bir Emniyet Teşkilatının terörle mücadelede başarılı olması zordur, bu yüzden Ülkemizin yeni terör saldırılarından korunması için daha köklü çözümlere ihtiyacımız vardır.

Malumunuz, sadece ilaç sıkarak sivrisinekleri yok edemezsiniz, tek çareniz onların ürediği bataklığı kurutmaktır.

İşte bu yüzden, bir an önce hatalarla dolu Suriye stratejimizi terketmeli, iç savaşın bitirilmesi için gerekli adımları atmalı, Hükümet kuvvetlerine destek veren diğer ülkelerle birlikte hareket ederek, o kahrolası bataklığın kurutulmasına yardımcı olmalıyız.

Zararın neresinden dönülse kardır, hiç değilse barışa katkı sağlayarak, yıllardır akan bu kardeş kanını durduralım ve gelecekte komşumuzun yüzüne tekrar bakabilelim.

Gaziantep’te hayatını kaybeden Vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar ve ailelerine sabırlar diliyorum, Milletimizin başı sağolsun.

Saygılarımla.

*

harclik

karya

email

facebook

twitter

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: