Aklanmak için…


«Ahmaklık mertebesi»ne erişmek, aldatılmış rollerine sığınmak yetmez!

zafer_karadag

© Zafer Karadağ.

Aslında Fetö’nün gelişi çarşamba’dan belliydi! En az 20 yıldır «ötekiler»in söylediklerine değer verilse ve tedbirler alınsaydı, 15 Temmuz’a gelinmezdi. ahmak1Fethullah Gülen’in Yargı’da ve Mülkiye’de örgütlenerek Türkiye’yi nasıl ele geçirmeyi hedeflediğini, ilkokul öğrencilerine anlatır gibi ayrıntı ve örnekleriyle izah ettikten sonra, bu meşum tehlikeye dikkat çekenlerin sayısı hiç de az değildir. Felaket böylesine açık bir şekilde ufukta belirdiği, Gülen’in o zehirli fikirlerini gayet iyi bildikleri halde, 17 Aralık 2013’e kadar ona toz kondurmayan, övgüler düzen, Pensilvanya’da eteğine yüz sürmek için kapısında yatıp kalkanlar kimlerdi?! Şimdilerde ‘Pardon ya hû fena aldatılmışız’ diyenler kimler?! Aklanabileceklerini sanıyorlarsa çok yanılıyorlar. 15 Temmuz darbe girişiminde hepinizin sorumluluğu var ve mahkemeye çıkmasanız bile tarih önünde ve halkın vicdanında mutlaka hesap vereceksiniz!

***

RAHMETLİ PROF. DR. TÜRKAN SAYLAN’DAN DA ÖZÜR DİLEYİN!

Aslında Fetö’nün gelişi çarşamba’dan belliydi! Eğer Prof. Dr. Türkan Saylan’ın 17 yıl önce Fetö hakkında anlattıkları ve samimi uyarıları kaale alınsaydı, 15 Temmuz ihanet gecesi hiç yaşanmazdı.

Testi kırılmadan çok önce, 19 Haziran 1999 akşamı Siyaset Meydanı’nda Türkiye’yi uyaran ve FETÖ tehlikesine dikkat çeken rahmetli Türkan Hoca, bu gözüpek vatanseverliğinin bedelini, kanser tedavisi yarım bırakılarak atıldığı Silivri zindanlarında ölümü bekleyerek ödedi!

Bu yüzden, o günahın sorumlusu olan siyasetçilerin, bu örnek Türk kadınına da bir özür borcu vardır, nur içinde yatsın.

Saylan, Fethullah Gülen’in Yargı’da ve Mülkiye’de örgütlenerek Türkiye’yi nasıl ele geçirmeyi hedeflediğini ayan beyan anlatıyor, Prof. Türkan Saylan da, bir ilkokul öğrencisine anlatır gibi, bu tehlikeyi tane tane izah ediyor. [Türkan Saylan FETÖ’yü 17 Yıl Önce Anlatmıştı]

Felaket böylesine açık bir şekilde ufukta belirdiği halde, yani Gülen’in o zehirli fikirlerini gayet iyi bildikleri halde, 17 Aralık 2013 sabahına kadar ona toz kondurmayan, övgüler düzen, Pensilvanya’da eteğine yüz sürmek için kapısında yatıp kalkan ve de “ne istedilerse verdik” diye övünen AKP’li siyasetçileri unutmadık, unutmayacağız!

FETÖ lideri, hedeflerini ve o hedeflere nasıl ulaşacağını, yıllardır bu kadar açık seçik anlattığı halde, şimdi “pardon, beni kandırmışlar” diyerek Türk Milleti’ni kandırmaya kalkışan ve onların aklıyla alay etmeye yeltenen sadece siyasetçilere değil, o zihniyeti savunan tüm bürokratlara, akademisyenlere, sanatçılara, gazetecilere, işadamlarına, esnafa, memura, doktora, öğretmene, işçiye, köylüye ve tüm Vatandaşlarımıza da şu gerçeği hatırlatmak isterim; 15 Temmuz darbe girişiminde sizlerin de sorumluluğu var ve mahkemeye çıkmasanız bile tarih önünde ve Halkımızın vicdanında mutlaka hesap vereceksiniz!

Hele; “iyi ki bu generallerle bir savaşa girmemişiz” diyerek Türk Ordusu’nun, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarına kurban edilen şerefli komutanlarını aşağılayan Bülent Arınç, en ateşli savunucularından biri olduğu Cemaat hakkında, bugün kendisine “ahmak” dedirterek aklanabileceğini sanıyorsa çok yanılıyor, kendisi olabilir ama ne ben, ne de Milletimiz ahmak yerine konulabilir!

Evet, “beşer, şaşar” yani insanoğlu hata yapabilir ama Ülkemizi yöneten ve yönlendiren insanlar arasında, bu kadar ahmakça hatalardan sonra hâlâ ders almamış olanları görmek dehşet verici!

15 Temmuz gecesi o tankların önüne dikilen, havaalanlarının ve askeri kışlaların kapısına barikat kuran, daha sonra da Türkiye’nin her yerindeki meydanlarda Demokrasi nöbeti tutan vatanseverler sadece AKP’lilermiş gibi alenen bölücülük yapan ve sosyal medyada zehir saçan cahil bir güruh var!

Oysa o gece, Vatanımızın ve Demokrasimizin üstüne çöken o zifiri karanlığın üzerine bir güneş gibi doğarak, Vatan hainlerinin tanklarını, uçaklarını, silahlarını bir sapan taşı bile atmadan durduran ve en önemlisi umutlarını ve inançlarını yerle bir eden, Türk Milleti’nin o muhteşem Milli birlik ve beraberlik ruhuydu!

Sel gibi akan o inanılmaz kalabalıkların içinde, seçimlerde AKP’ye, CHP’ye, MHP’ye ve HDP’ye ya da Parlamento dışında kalan partilere oy verenler ve hiç bir partiye oy vermediği halde Demokrasiye sahip çıkarak destek olanlar da vardı, ben biliyorum siz de sadece kendi çevrenize bakarak ve biraz internette araştırma yaparak bile, bu harika gerçeği görebilirsiniz.

Dolayısıyla, çok özlediğimiz ve şimdi en çok ihtiyacımız olan Milli birlik ve beraberlik ruhunu ortaya çıkartan ve Cumhurbaşkanı, iktidar partisi, muhalefet partileri, TSK, Polis ve STK’larla el ele vererek bir tarih yazan Milletimizin birliğine zarar verecek söylemlerde ve davranışlarda bulunan yandaş ve yalakaların, aslında Fetö’cü hainlerin ekmeğine yağ sürdüklerinin ve dolaylı da olsa o ihanete ortak olduklarının bilincine varmalarını diliyorum.

Son söz olarak, daha önceki bir yazımda kaleme aldığım şu cümleyi tekrar paylaşmak istiyorum;

“15 Temmuz darbe girişimi sonrası, güzel Ülkemizde yeniden esmeye başlayan birlik ve beraberlik rüzgarını sürdürülebilir kılmak için, Atatürk ilkelerinin önemini tekrar tekrar anlatmalıyız ki, fetö’cü ve benzeri Vatan hainleri yüzünden muasır medeniyetlere doğru yaptığımız yolculukta, başka bir uçurumun kenarından daha dönmeyelim.” [Yazının tamamı]

Selam ve sevgilerimle.
Şangay, 16 Ağustos 2016

*

harclik

karya

email

facebook

twitter

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: