Gel de Külâhımıza Anlat…


Benim ve benim gibi düşünenlerin…

Darbe girişimcilerinin ifadelerini okudukça öncelikle ‘kıkır kıkır’ gülüyorum; sonrabidases da , zihnimde ilk günlerden itibaren beliren, «çakma darbe» imajı giderek davetsiz misafir gibi iyice yerleşmeye başladı, bu bir… Merhum Aziz Nesin’in ‘Türk Halkının % 60’ı aptaldır’ sözünü, «zekâ testi» olarak darbeye teşebbüs edenlere uyarlamaya başladım, iki… Ve de Fransız Sinema Tarihi’nde iz bırakmış filmleri anımsadım, bu da üç.. ‘Acemiler Birliği Darbe Yapmaya Gidiyorlar!’ türünden günümüzün koşullarına uygulayabileceğimiz güldürü filmleri… Neden mi?

***

Darbe girişimcilerinin ifadelerini okudukça öncelikle ‘keh keh’ gülüyorum; sonra da , zihnimde ilk günlerden itibaren beliren, «çakma darbe» imajı giderek davetsiz misafir gibi iyice yerleşmeye başladı, bu bir…

Merhum Aziz Nesin’in ‘Türk Halkının % 60’ı aptaldır’ sözünü, «zekâ testi» olarak darbeye teşebbüs edenlere uyarlamaya başladım, iki…

Ve de Fransız Sinema Tarihi’nde iz bırakmış filmleri anımsadım, bu da üç:

Claude Zidi ’nin askerlikle dalgasını geçen filmleri:

* Les Bidasses en folie

* Les Bidasses s’en vont en guerre

Ardından, yine aynı temalı Robert Lamoureux filmlerini… 2.Dünya Savaşı’nda işgâl altındaki Fransa’yı «Tİ»ye alan güldürüler;

* Mais où est donc passée la septième compagnie ? (1973)

* Opération Lady Marlène (1974)

* On a retrouvé la septième compagnie (1974)

* La Septième Compagnie au clair de lune (1977)

İnternet üzerinde rahatça bulur ve tamamını seyredebilirsiniz. Zaten bu darbe girişimi ardından akşamları boş vakit bulduğumda, hem biraz gerginlik atmak hem de kıyaslamalar yapmak üzere üzere, ivedilikle seyredilecek filmler listeme aldım

Basında, emekli bir SAT subayının (Namık Ekin) açıklaması
vardı.

74 Yaşındayım beni bile yakalayamazlar…

Cumhurbaşkaı’nın otelini basmak ve kaçırmakla görevlendirilen ama operasyon akim kalınca kaçanlarla ilgili bir yorumdu .

Binbaşı diyordu ki ; bunlar «ölüm makinesi»dir, aylarca arazi olurlar!

Ya bizlerle dalga geçti, ya bu işten hiç anlamıyor, ya da bu işin içinde iş var dedirtirtmek istiyordu…

Üstelik pek te ciddi olmadığı gazetenin Kelebek ekinde yayınlanmasında açıkça belli olur.

Adamların yakalanışları sırasındaki hallerini görünce, nedense «köprü altı çocukları» aklıma geldi.

Ne surlarda turiste tecavüz ederek öldüren, ne de iki-üç cinayetle yine basın tarafından «seri katil» ünvanı taşıyanlar, yakalanan «özel tim»in sefaletini yansıtıyorlardı!

İfadelerde o kadar çok çeliki var ki; bu adamlara «çapraz sorgu» bile yapılmadığı kanaatini yaratıyor!

Bunca yıl muhabirlik yaşamımda, ne Asala dönemlerinde; ne de diğer cinayetlerde, polisin ve savcının «ifade servisi» yaptıklarını anımsarım. Soruşturma Savcısı basın toplantısı yapar, «çam sakızı çoban armağanı» bile sayılamayacak kırıntı bilgiler verirdi.

Sizler, PARİS, BRÜKSEL, MÜNİH veya Kuzey Ülkesinin Yalnız Kurdunun çarşaf çarşaf ifadelerinin yayımlandığına tanık oldunuz mu?

Dava açılır, iddianame hazırlanır ve sonra üzerinde yorum yapılacak günler açılırdı, gazetecinin önünde…

Türkiye’deki mi?

Dezenformasyonun dik âlâsı…

Psikolojik harekâtın, savaşın dik âlâsı…

Algı operasyonlarının dik âlâsı…

Her iki kelime arasında MİT, GKB, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve olmazsa olmaz turşusunu, Cumhurbaşkanı’nı yalanır yutulur lezzette sunma çabaları…

Sizler bunları, ABD tarafına iade için kanıt; AB ve Avrupa Konseyi taraflarına ikna dosyası olarak sunacaksanız, vazgeçin derim.

28 Şubat’ta ve sonrasında; Abdullah Öcalan’ın yargılanması öncesi, sırası ve sonrasında TV’lerin vazgeçilmez müdavimleri haline gelen Fadimeleri, şehit astsubay eşlerini vs unuttunuz mu yoksa!

Bu darbe girişiminde «bit yenikleri» bir değil, iki değil, İzmir üzümünün salkımı gibi…

Yerseniz…

Kimileri «tiyatro»; bazıları «operet» darbe diye tanımladılar, ancak bendeniz hemen ertesi günü yazdığım gibi ‘Ölen ölür kalan sağlar bizimdir – Çakma Darbe’ senaryomda ısrarlıyım.

Hiç merak etmeyin gerçek hiçbir zaman su yüzüne çıkmayacaktır. Zira, «giyotinin kelle sepetine» darbe girişimcilerinin yanısıra, ortalıkta bugün «demokrat» veya «darbe karşıtı» kisvesi altında peydahlanıp, dolaşanlardan da az kelle görülmeyecektir.

İt iti ısırır mı?

Darbe girişimcileriyle eğlenmeye devam edin, daha bir süre…

Nusret Özgül

Brüksel – 30 Temmuz 2016

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: