«Çakma darbe girişimi» ve İdam Cezası üzerine düşünceler!


Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir…

İstihbaratı önceden aldınız. Önünüzde iki seçenek duruyor; Darbe girişimini başlangıcında bastırmak; darbecilere yolu açıp, sonradan bastırmak! Oturur, getirilerini, götürülerini hesaplarsınız. idam Ne diyor askerî stratejist Niccolò Machiavelli? Amaca ulaşmak için her türlü araca başvurma uygundur! İdam Cezasının kaldırılması konusuna gelince; o kadar kolay değil! Önümüzde uzun bir süreç var. Türkiye’ye Darbecilerden çok daha fazla zarar verdiği ileri sürülen bir «bebek katili»ni ipten kurtaranların içeride destek görseler de, dıştan gelecek baskıların yanısıra, ailevî mülahazaları da ne ölçüde ön plânda tutacakları belirleyecektir sonucu… Peki «15-16 Temmuz Çakma Darbe Süreci» nasıl mı yönetildi?!

© photocredit

***

Bir varsayım:

Şu an için en güçlü iç istihbarat örgütlerine sahip iktidar kim?

AKP!

Niçin?

Bekasının mihenk taşı da ondan!

Diyelim ki, erk sahibisiniz ve karşıtlarınızın size karşı darbe hazırladıklarına dair bir duyum aldınız!

Hangi kanaldan?

Sizin için tehlikeli olabileceğini belirlediğiniz mihrakların içine yerleştirdiğiiz çift yanlı çalışan ajanlarınız çıkışlı!

Nasıl hareket edersiniz?

Önünüzde iki seçenek duruyor:

1) Darbe girişimini başlangıcında bastırırsınız.

2) Senaryolar üzerinde çalışırsınız. İlk başta bastırma ile, ilerleyen saatlerde kontrol altına almanın getirilerini, götürülerini hesaplarsınız.

Kendi istihbarat birimlerinizin, danışmanlarınızın telkinleriyle nihaî kararınızı vermenizde askerî stratejist Niccolò Machiavelli etkili olur:

Ne diyor Makyavel?

Amaca ulaşmak için her türlü araca başvurma uygundur!

Darbecilere tüm yolları açarsınız ilkin; zira yaptığınız değerlendirmeler sonucu darbe girişimini başında bastırmanın size bir getirisi olmadığı gibi, tedbir alamadığınız için oturduğunuz koltuğa deprem etkisi yapma rizikosu var!

Türkiye’ye dönelim. 15 Temmuz öncesine!

Aldığınız karar, belirlediğiniz strateji uyarınca darbe girişiminin her safhası «loyalist/TSK’ya ve merkezi hükümete sadık» ajanlar ın gözetimi altında gerçekleştiriliyor

En büyük sorun iletişim kurmaktı ve darbe girişimcilerine hissettirmemek hayatî bir konuydu. Nasıl başardılar? Belki ileride öğreniriz!

Yoksa gerçek hiçbir lider, halkını açık bir katliam için meydanlara sürmez, ama sınırlı sayıdaki kayıplara da itiraz etmez. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir, meselesi! Cumhurbaşkanı’nın rahat veya esnek davranışının nedeni bu olmalı!

Kim ajandı, kim gerçek darbe girişimcisiydi, davaları takip etmek, şu veya bu gerekçelerle tahliye edenlere bakmak gerekirse de, hiç merak etmeyin «ölü» ele geçirilmesine karşın, gerekli tedbirlerin (estetik operasyon dahil) alınması sonucu yeni bir ikinci yaşama başladıkları da düşünülebilecektir!

İdam konusu

Türkiye’de idam cezası en son 1984 yılında uygulandı. 9 Ağustos 2002 tarih ve 4771 sayılı kanun ile (Avrupa Birliği 3. Uyum Paketi) idam cezası barış zamanında kaldırıldı. Hemen arkasından Türkiye Kasım 2003’te 6 nolu ek protokolü onayladı. Nihayet, 14 Temmuz 2004 tarih ve 5218 sayılı kanunla Türkiye idam cezasını her koşulda mutlak olarak kaldırdı. Arkasından Şubat 2006’da 13 sayılı ek protokolü onayladı.

Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasının Abdullah Öcalan davası ile yakın ilişkisi vardı. Öcalan’a verilen idam cezası Yargıtay tarafından 29 Haziran 1999’da onaylanmasıyla kesinleşti. Ancak Başbakanlık kararı TBMM’ye göndermediğinden, kararın uygulanması için gereken kanun çıkmadı. Dolayısıyla uygulama ertelenmiş oldu. Bu arada Öcalan’ın avukatları 16 Şubat 1999’da AİHM’ye başvurdu.

Kasım 1999’da AİHM’nin 1. Dairesi ihtiyati tedbir kararı verdi. Kararda, AİHM’nin davayı inceleyebilmesini sağlayabilmek amacıyla idam cezasının uygulanmaması öngörülüyordu. Türkiye karara uymayı kabul etti.

AİHM’nin Büyük Dairesi 12 Mayıs 2005’te kararını açıkladığında Türkiye idam cezasını kaldırmış, 6 nolu protokolü onaylamış, 13 nolu protokolü ise imzalamıştı.

İdam dosyası Başbakanlık’ta 2 yıl bekletildi

Türkiye Sözleşmeyi, 04.11.1950 tarihinde imzalamış ve 10.03.1954 tarih ve 6366 sayılı Kanun ile onaylamıştır. Kanunun ve Sözleşmenin Resmi Gazete’de yayım tarihi, 19.03.1954’tür. Sözleşme’nin onay belgesi 18.05.1954 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine depo edilmiştir. Bu tarih Sözleşmenin Türkiye bakımından yürürlüğe girdiği tarih olmaktadır.

“Madde 1.Ölüm cezasının kaldırılması: Ölüm cezası kaldırılmıştır. Hiç kimse ölüm cezasına çarptırılmayacaktır ya da bu cezasının infazı yapılmayacaktır”

Türkiye, bu mahkemenin kararı ortaya çıkmadan önce Apo’yu asmayacak ve zaman kazanacaktı. Bu aşamada dış ilişkilerimiz açısından zaman kazanmak önemli sayılmıştı. Çünkü Avrupa Birliği’ne aday üyeliğimiz kapıdaydı. Böylece Ecevit+Yılmaz+Bahçeli üçlüsü, hem iç tribünlere, hem de dış tribünlere oynamaktaydı. [Kaynak]

Şimdi sorulması gereken soru: Erdoğan-Yıldırım iktidarı altına imza attıkları kararları çiğnercesine ve de kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi; üye olmak istediği Avrupa Birliği ile ters düşecek şekilde idam cezasını yeniden uygulamaya başlatabilir mi?

Zayıf ihtimal!

Geçmişteki idamlara karşı çıktığını her vesile ile tekrarlamış bir iktidar önce şunu düşünecektir:

İdam cezasının yeniden tesisi ileride bizler, ailelerimiz için de bir tehlike oluşturabilir mi?

Her ne kadar «cep kefenleri» ni yanlarından eksik etmediklerini ağızlarına sakız yapmış olsalar da, bırakın kendilerini aile fertlerinin yaşamı her şeyden önce gelecektir!

Önümüzde uzun bir süreç var. Türkiye’ye Darbecilerden çok daha fazla zarar vermiş bir «bebek katili» ni ipten kurtaranların içeride destek görseler de, dıştan gelecek baskıların yanısıra, ailevî mülahazaları ne ölçüde ön plânda tutacakları belirleyecektir sonucu…

Nusret Özgül

Brüksel – 17 Temmuz 2016

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: