Dağlık Karabağ Anlaşmazlığı: Putin çözüyor mu?


Barış sağlanırsa bu, Türkiye – Azerbaycan ilişkilerinin geleceği açısından ne anlama gelecek?

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Moskova’nın, Dağlık Karabağ anlaşmazlığı konusunda Azerbaycan lehine bazı gelişmeleri kotarma; yukarı_karabagözellikle ABD’nin de, bunu önleme peşinde olduğu izlenimi ediniliyor. Putin, Bazı yerlerin Azerbaycan’a iadesini sağlayabilir, Ermeniler’e de kabul ettirebilir ise; bu, Ankara-Bakü ilişkilerinin gevşemesine ve de Bakü’nün Moskova’nın etki alanına daha çok açılmasına yol açabilir. Türk Diplomasisi, çok ciddi bir süreçten geçiyor. İsrail, Rusya, Mısır ve Suriye ile ilgili olarak yaşanan/konuşulan ilişkileri “tazeleme”, gerçekte öyle olmayabilir; aksine, Türkiye’nin yalnızlığı daha da “derinleşebilir.”

© photocredit

***

DAĞLIK KARABAĞ ANLAŞMAZLIĞINDA AZERBAYCAN LEHİNE GELİŞME OLABİLİR

Azerbaycan’a bağlı Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi’nin Ermenistan’a bağlanmak istemesi ile 1988 yılında başlayan Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki savaş, 1994 yılında Ateşkes Antlaşması ile sona ermişti. O tarihten bu yana, Dağlık Karabağ bütünüyle ve Azerbaycan topraklarının bir kısmı, Ermenilerin işgali altında bulunmaktadır. Gerek BM Güvenlik Konseyi, gerekse eski adıyla AGİK bugünkü adıyla AGİT de, Ermenilerin işgal ettikleri topraklardan çekilmelerini ve Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a ait olduğunu öngören kararlar almıştı. Hatta sorunun barışçıl yoldan çözümüne yönelik olarak, eş başkanlıklarını ABD’nin, Rusya’nın ve Fransa’nın yaptığı AGİT Minsk Grubu [tr] [en] oluşturulmuştu. Süreç içinde, Almanya da, zaman zaman eş başkanlar kadar, bu grup içinde öne çıkan ülke oldu.

Sorunun barışçıl yoldan çözümüne ilişkin olarak yürütülen ve bugüne kadar gelen barış görüşmelerinde, çok genel olarak, görüşmelere katılan aktörlerin çoğu, Azerbaycan da dahil, Dağlık Karabağ’ın Belçika Modeli’ne benzer ileri bir özerkliğe sahip olarak, Azerbaycan’a bağlı kalması yönünde bir eğilim ortaya çıkmıştı. Yine geçen süre içerisinde, zaman zaman, ateşkes ihlalleri ve sınırlı/küçük sıcak çatışmalar da yaşanmıştı.

Kamuoyuna yansıdığı kadarı ile, Putin’in içinde bulunduğumuz günlerdeki bazı görüşmeleri ve kabulleri ile, önümüzdeki birkaç hafta içinde yapacağı bazı görüşmeler ve kabuller, Karabağ anlaşmazlığında bugüne kadar gelen bu tabloda bir değişimin yaşanabileceği ihtimalini öne çıkarmıştır. Bu ihtimal, aşağıda sıralanan mevcut ve muhtemel hususların bir çağrışımı olarak belirmiştir.

Birinci husus, Türkiye’nin Kasım 2015’te hava sahası ihlali gerekçesi ile bir Rus askeri uçağını düşürmesi, bunun üzerine Ankara-Moskova ilişkilerinin bozulması ve gerginliğin yaşanması, Azerbaycan’ın bu süreç içerisinde soyunduğu rol, sergilediği güç ve performans ile ilgilidir. Azerbaycan’ın bu süreç ile ilgili duruşu, Moskova’nın, Azerbaycan’ı yeni bir değerlendirmeye konu yaptığı düşünülmektedir.

İkinci husus, geçtiğimiz Nisan (2016) ayında ateşkes hattında yaşanan ve 1994’ten bu yana yaşananların en şiddetlisi olarak kabul edilen Azeri-Ermeni sıcak çatışması ile ilgilidir. Bu çatışmada Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri bazı yerleşim yerlerini Ermenilerden geri alma başarısını göstermiştir ki, bu, aynı zamanda Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin ateş gücü, askeri imkân ve yetenek olarak geldiği noktaya işaret etmesi açısından oldukça önemlidir. Nisan 2016’daki çatışma, Moskova açısından, Azerbaycan karşısında Ermenistan’a verdiği desteğin maliyetinin giderek artacağı anlamına gelmiştir. Bu çatışma sonrasında Bakü’den, işgalin kademeli bir şekilde kaldırılması yönünde açıklamalar gelmiştir ve bu açıklama da, işbu çalışmanın konusu itibarıyla oldukça önemlidir.

Üçüncü husus, Ankara’dan en yetkili makamdan giden mektup üzerinden “süper güç” Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşeceği beklentisinin doğmuş bulunması, ancak bunun gerçekçi olmaktan çok, dış politikada fazla yeri olmayan “duygusal” bir beklenti olması ve Moskova’nın “maruz kaldığı” itibarını zedeleyici uçak düşürme olayına “uygun” ve “ağır” bir cevap vereceği düşüncesi ile ilgilidir. Azerbaycan, hem Ankara-Moskova ilişkilerinin bozulduğu süreç üzerinden, hem de Nisan 2016’da yaşanan Azeri-Ermeni çatışması üzerinden, Ankara için ne anlam ifade ettiğini ortaya koymuş ve Moskova da bunu görmüştür. Moskova, eğer Bakü’nün açıkladığı/istediği şekilde Dağlık Karabağ anlaşmazlığında “ilk adım” olarak bazı yerlerin Azerbaycan’a iadesini sağlayabilir, bunu Ermeniler’e kabul ettirebilir ise; bu, hem Ankara-Bakü ilişkilerinin gevşemesine, hem de Bakü’nün Moskova’nın etki alanına daha çok açılmasına yol açacaktır.

Dördüncü husus, Suriye’de Şam’ın yavaş yavaş ülkesinde kontrolü ele geçirmeye başlamasının ve Rusya ile ABD liderliğindeki çok uluslu koalisyon gücünün etkili olmaya başlamasının, buradaki İslami direnişin/cephenin zayıflamasına yol açacağı ile ilgilidir. İslami cephedeki daralma/gerileme, İslami direnişçilerin Anadolu’ya ve Kafkasya’ya kaymalarına yol açacaktır. Yani önümüzdeki dönemde, Anadolu ile Kafkasya’nın ciddi şekilde kaosa sürüklenme ihtimali söz konusudur. Moskova, Dağlık Karabağ anlaşmazlığında müzahir bir görüntü ile Azerbaycan’ı yanına çekmek suretiyle, Kafkasya’daki konumunu sağlamlaştırmış ve kaos riskini aşağıya çekmiş (azaltmış) olacaktır. Bu, aynı zamanda, eskisi gibi Azerbaycan’ın desteğine sahip olamayacak Türkiye’nin içine düşeceği kaosla mücadelesini olumsuz etkileyeceği gibi, Moskova’nın Ankara’dan “rövanş” ı istediği gibi almasına elverişli bir ortamı da sağlayacaktır. Ayrıca, Moskova’nın, Azerbaycan’ı yanına çekmek ve etkisine daha çok açmak suretiyle, Türkiye’nin kaos ortamını Azerbaycan üzerinden Kafkasya’ya ihraç etmesinin önüne geçmiş olacağını ve bunun Gürcistan’ı etkileyeceğini de görmek gerekir.

Beşinci husus, aynı zamanda AGİT Minsk Grubu Eş Başkanlarından biri olan Fransa’nın ciddi Ermeni diasporasını içeren bir ülke olması ve Ermeni diasporasının etkisinde Paris’in Rusya’nın Azeri-Ermeni anlaşmazlığına ilişkin olarak bu çalışmaya konu yapılan muhtemel politikasının önünde bir engel olarak gözükmesi ile ilgilidir. Ancak arkasında Rusya’nın olduğu ima edilmemekle beraber, en sonuncusu 14 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen Nice kentindeki kanlı terör saldırısı olan, arka arkaya yaşadığı ciddi/kanlı terör saldırıları, Fransa’nın Dağlık Karabağ konusuna Ermeniler lehine müzahir olma durumunu zayıflatacaktır. Başka bir ifade ile, terörizmin yoğun ve kanlı eylemli yüzü, Dağlık Karabağ “denklemin”de Paris’in ağırlığını hafifletecektir.

Altıncı husus da, Rusya’nın Dağlık Karabağ anlaşmazlığına ilişkin bu çalışmaya konu muhtemel yaklaşımının ABD (Batı) tarafından görüldüğü ve Ermeniler lehine bunun dengelenmek istendiği varsayımı ile ilgilidir. Bir taraftan ABD Dışişleri Bakanının Moskova’dan ayağını çekmez olması, diğer taraftan Almanya’nın asılsız Ermeni iddialarına müzahir bir kararı almış olması bu varsayım bağlamında değerlendirilebilir. Bu noktada, Ortodoks Dünyasındaki Fener Rum Patrikhanesi ve Moskova Kilisesi arasındaki çekişmeyi ve bu çekişmede ABD’nin Fener Rum Patrikhanesinin yanında durduğunu hatırlamak uygun olacaktır.

Yukarıda sıralanan mülahazalar ışığında, Putin’in içinde bulunduğumuz günlerdeki bazı görüşmeleri ve kabulleri ile önümüzdeki birkaç hafta içinde yapacağı bazı görüşmelerden ve kabullerden; Moskova’nın, Dağlık Karabağ anlaşmazlığı konusunda Azerbaycan lehine bazı gelişmeleri kotarma; özellikle ABD’nin de, bunu önleme peşinde olduğu izlenimi edinilmektedir. Eğer öyle ise, bu, önümüzdeki Ağustos (2016) ayı içinde kendisini gösterecektir.

Türk Diplomasisi, çok ciddi bir süreçten geçiyor. İsrail, Rusya, Mısır ve Suriye ile ilgili olarak yaşanan/konuşulan ilişkileri “tazeleme”, gerçekte öyle olmayabilir; aksine, Türkiye’nin yalnızlığı daha da “derinleşebilir.”
15 Temmuz 2016.

*

ascmer

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: