SAYILAN OY MU? TARTILAN OY MU?


Yoksa «Tıbbî Demokrasi» mi!

©Erol Erdoğmuş.

Herkesin oyu eşit olduğuna göre; herkes tıp ve mühendislik konularında karar verebilir, doktorluk ve mühendislik yapabilir mi? TartıErol Evgin; “Bir manken kızımız dağdaki çoban ile benim oyum bir mi olacak?” örneğini hatırlattıktan sonra, mankene arka çıkmış… Vay sen misin arka çıkan?! Evgin’in şarkıcılığına toz kondurulmuş. Fikir beyan etmekle, şarkı söylemek arasında ilişki kurulmuş. Oysa bugün Türkiye’de iktidarı belirleyecek sayıda çoban olduğu söylenemez. Ortalama Halkın; hangi düzeyde bilgi, hangi düzeyde akıl yürütme ile; ülke sorunlarını kimlerin Nasıl çözebileceğine karar verebilmesi ne kadar isabetli olabilir? İyi de «Tartısız Demokrasi» acaba kimlerin yararına?

***

ÖNSÖZ

Serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve gözetimi altında yapılan seçim ve hakoylaması sonucunda;

Seçmenlerin çoğunluğu 5×5=25 değil, 5×5=23’tür kararını verdiklerinden; bundan böyle divanda dergahta 5×5=23 olacaktır!.. Denilebilir mi?

Herkesin oyu -kararı- eşit olduğuna göre; herkes tıp ve mühendislik konularında karar verebilir, doktorluk ve mühendislik yapabilir mi?

Ülke sorunlarının çözümünde oy’un 25’ten büyük ya da küçük olduğunu; herkesin doktor veya mühendis olduğunu görmüyor muyuz?

TARTISIZ DEMOKRASİ. KİMİN YARARINA?

Yanıt: Politikacıların… Halkın niteliği -yetenekleri- ve niceliği -fiziksel gücü- gereği refleksleriyle -düşünemeden- hareket ettiğini bilen politikacıların yararınadır tartısız demokrasi…

Tartısız demokrasi, halkın değil politikacıların yararınadır.

Halk politikacılar tarafından dolduruşa getirilmektedir. Sorumluluğu halka yükleyip yakayı paçayı kurtarmaya çalışırken; “Halk istedi bizi seçti. İstemiyorsa bir daha seçmez” pişkinliğindedirler.

SAYMAK VE TARTMAK

1 ile sınırlanan insan somut değil soyuttur ve sözgelişi şu bilinmeyenleri içermektedir:

Erkek mi? Kadın mı?

Genç mi? Yaşlı mı?

Şişman mı? Zayıf mı?

Zengin mi? Yoksul mu?

Böylece sürer gider…

Bu nedenle, “1 İnsan” derken; 1 insanı genelleyerek, soyutlayarak, ölçmeyerek saymış oluyoruz.
Oysa; sayısal sayımın dışında yüzölçümü, hacim ve ağırlık ölçüleri var.

1 oy kaç metrekare, kaç metreküp veya kaç kilogramdır?

Bir oy’un -kararın- oluşumunda; bilgi’nin, bilgiyi işleyen aklın, iyi niyetin veya kötü niyetin etkinliği ne kadardır, belli mi? Belirsiz.

EROL ACİL -EVGİN- GÜNDEMİ

EVGİN TDK sözlüğünde acil anlamındadır. Bay EVGİN. Balçiçek İlter’in röportaj sorusunu yanıtlarken; “Bir manken kızımız dağdaki çoban ile benim oyum bir mi olacak?” örneğini hatırlattıktan sonra, mankene arka çıkmış… Oy; sorulan soruya yanıttır. 1’den çok seçenek arasında daha doğrusunun, daha iyisinin, daha güzelinin önerilmesidir.

Vay sen misin arka çıkan?! Evgin’in şarkıcılığına toz kondurulmuş. Fikir beyan etmekle, şarkı söylemek arasında ilişki kurulmuş.

Oysa bugün Türkiye’de iktidarı belirleyecek sayıda çoban olduğu söylenemez.

Oy; sorulan soruya yanıttır. 1’den çok seçenek arasında daha doğrusunun, daha iyisinin, daha güzelinin önerilmelidir.

Önce sorulan soruya bakmak gerekir. Mankenlikle ilgili sorularda mankenin, çobanlıkla ilgililerde çobanın yanıtları doğal olarak daha doğru, daha iyi, daha güzeldir.

Ortalama Halkın; hangi düzeyde bilgi, hangi düzeyde akıl yürütme ile; ülke sorunlarını kimlerin Nasıl çözebileceğine karar verebilmesi ne kadar isabetli olabilir?

ÇÖZÜM: MEDİKAL. DEMOKRASİ

Diyelim ki; halk hasta, yönetici hekim. Halkın çözüm bekleyen şikayetleri vardır, tedavi bekleyen hasta gibi.

Hasta şikayetlerini söyleyecek. Hekim muayene edecek, tahliller isteyecek; teşhis koyacak ve tedavi edecektir.

1. Seçmen, referandumda ülke sorunlarıyla ilgili 10 seçenekten 5’ini işaretleyecek.

2. Hangi sorunların % kaç oranında önemli olduğu, referandum sonucunda belirlenerek kamuoyuna duyurulur.

3. Yurtdışı kaynaklardan tek kuruş alınmadan, ülkenin özkaynaklarıyla finanse edilen PROGRAM BÜTÇE‘ler hazırlayan Düşünce Kuruluşları, Projelerin ibu işlerle görevli Üniversitelerarası Kurula teslim ederler.

4. Kurul; her projenin yapılabilirliğini, yapılanamazlığını belirleyerek kamuoyuna duyurur.

5. Yapılabilir projeler, Her projeye eşit Zaman, eşit süre tanınarak, TRT aracılığıyla halka tanıtılır. TRT dışında başka propaganda yapılamaz.

6. Seçimleri kazanan Düşünce Kuruluşu Hükümeti oluşturur.

RASYONEL DEMOKRASİ’DE HALK’A; NEYİ NE ÖLÇÜDE İSTEDİĞİ SORULMUŞ, BUNU GERÇEKLEŞTİRECEK PROGRAM BÜTÇE’LER BELİRLENMİŞ VE HALKIN TERCİHİNE SUNULMUŞTUR.

*

DENEME Mİ? BENCE Mİ? NE DEMELİ?

Oldum olası, bir düzyazı türüne “Deneme” denilmesini yadırgamışımdır. Yazı ortamında Fiziksel ya da kimyasal deneyler mi yapabiliyoruz ki, bir yazı türüne “Deneme” adını verebiliyoruz?

Batı Dilleri Sözlüklerinde; “Essay, bir düzyazı türüne verilen ad, denemek, yapmaya kalkışmak” olarak anlamlandırılır. Bu ad; Nurullah Ataç üstadımız tarafından dilimize aynen çevirilerek ithal edilmiştir.

Batılı ne diyorsa, onu aynen çevirmek zorunda mıyız? Kavramı kendimiz kendi dilimizde anlamlandıralım, başka dillerin kavramları dilimize destek olamıyorsa, köstek olmasın. “Yap, yaşayan Türkçeden Türkçeyi incitmeden”.

Batılı atlı arabaya motor takmış ve adına “Automobile -Kendigiden- demiş. “Ahmet kendigideniyle geldi” mi diyoruz, yoksa “Ahmet otomobiliyle geldi” mi?

“Otomobil” Türkçe değil. “Otomobil” ‘im, “Otomobil” in vb. Düpedüz Türkçe. “Otomobil” yabancı söz iken; “Otomobil” im, “Otomobil” in Türkçe uyruğuna girmiş, Türkçeleşmiş.

1533 ile 1592 yılları arasında yaşayan Fransız yazarı Montaigne; sözünü ettiğimiz düzyazı türünün babası.

Bir dostuyla sohbet edercesine konularını işlerken, kendi böbrek sancısından, kızlarından, eşinden, evinden, bağından bahçesinden söz eder. Bunlar bizim için Montaigne’in kendince’leri; Montaigne için bence’leri değil midir?

Ağdalı ağırlığı hafifletilerek sohbete indirgenmiş, yazarın okuru ilgilendirecek günceliyle ilişkilendirilmiş bilim ve felsefe konularının edebi bir tür olabilmesi için kişisel nitelikte; bence, sence, onca vb öznellikte olması gerekir. Bilim bilimdir, felsefe felsefedir; edebiyat da edebiyat.

İzninizle “Deneme” demiyor “Bence” diyorum: “Erol Erdoğmuş, ALTIOKRASİ -Politik filozofik Bence’ler, Cinius Yayınları

*

erdogmus_books

[Bilge Çocuk] [Altıokrasi]

TurkLider_logo

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: