AKP iktidarını «köşeye sıkıştırmak» varken..


Avrupa Konseyi’nin teptiği «FIRSAT!»

 

Amiyane tabiri ile «bla bla»dan öteye gitmeyen ve kâğıt üzerinde kalmaya mahkum tespit ve talepler…coe_erdogan Ama kime söylüyorsunuz! Anlat…anlat…iyi oluyor zihniyetindeki, bildiğini okuyanlara mı? Avrupa Konseyi’nin danışma kurumu olan Assamble bir kez daha eline geçen fırsatı heba etti ve Türkiye’yi Venedik Komiyonu gözetimine alacak kararı veremedi. Zira Türkiye’deki iktidarı asıl sıkıştıracak ve reformları hızlandırıp, yürürlüğe geçirecek mevzuat değişikliklerini yaptırtacak olan bu kararın alınması olacaktı. Avrupa Konseyi bir kez daha, Erdoğan’a âdeta «güven tazeleyici» bir tavır sergilemekle yetindi!

***

Avrupa’nın Türkiye üzerindeki denetim ve baskısını yitireli yıllar oluyor. Şimdi kalkıp, şu veya bu Türkiye içi siyasî , demokratik ve özgürlükleri ilgilendiren sorunlardan dolayı devreye girmesini beklemek, abesle iştigâl etmekten başka bir şey değildir!

Ankara’nın, kurucu tam üyesi olduğu namıdiğer «Demokrasiler Kulübü», Avrupa Konseyi siyaseten gücü olan tek kuruluş. Ancak, askeri darbelerde dahi biçare kaldığı anımsanırsa, sandıktan çıkmış ve halkın yarısından fazlasının her türlü baskı, korku, yıldırma yöntemlerine; hak ve özgürlük ihlâllerine karşın desteğini sürdürdüğü bir iktidar karşısında çıkıp; ‘Ey asil üyem, ayağını denk al, kurucu devlet sıfatınla diğerlerine örnek olacak şekilde, Konsey ilke ve kurallarıyla uyumlu politikalar izle!’ diyebilme gücü olsa da kullanabilmekten acizdir.

Son örneği yaz dönemi genel kurul toplantılarını yapan AKPA (Avrupa Konseyi Parlamenterler Assamblesi) tarafından alınan kararda bariz bir şekilde görülüyor. Türkiye’de demokratik kurumların işleyişinin tehdit altında olduğu görüşünde ekseriyetin oyunu toplamış olsa da, «siyasî denetim» altına alma iradesi sergileyemedi. Sadece; «yakından izleme»yi kararlaştırmakla yetindi. Ki, Avrupa Konseyi çalışmalarını izleyenler bilirler, bu tür kararlar «havanda su dövmek»ten öteye gitmez.

Türkiye görüşmesine ve oylamasına temel teşkil eden, Norveçli Ingebjørg Godskesen ile Sırp Nataša Vuckovic adlı parlamenterlerin birlikte hazırladıkları rapordu. [Rapor, karar ve değişiklik önergelerinin metinleri]

vote

Asıl tartışmalar siyasî denetleme görevi yapan, gerektiğinde üyeliği dondurma veya ihraç kararı alınmasında etkili rol oynayan, Venedik Komisyonu’nun devreye sokulması talep edilen 16 numaralı değişiklik önergesi üzerinde odaklandı. TBMM’nin Assamble’de temsil edilen muhalefet partileri temsilcilerinin bile lehte oy kullandığı önerge reddedildi. [The functioning of democratic institutions in Turkey is under threat, PACE decides to ‘closely follow’ the situation]

Sunulan Karar tasarısı 10 çekimser, 24 red oyuna karşılık 96 parlamenterin desteğiyle kabul edildi. [metin ve diğer değişiklik önergeleri üzerine yapılan oylamaların sonuçları]

Resmiyet kazanan kararda altı çizilen hususlar ve AKP iktidarından yerine getirmesi istenilenler şöyle:

 

Temel hak ve özgürlükler üzerindeki kısıtlamalar vahim ve ciddi endişe kaynağı

100 binin üzerinde internet sitesi yasaklı, Twitter gibi sosyal medya kuruluşları tehdit altında

Yolsuzluklar ile etkili, güçlü ve ciddi mücadele edilmiyor

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin gerekçeler makul değil ve demokrasi kurallarını çiğniyor

Terörle mücadelede asker ve polis sınırları aşıyor, sivil halka zarar veriyor

Sivilleri hedef alan ölümler endişe verici

Hukuk Devletine yönelik saldırılar ciddi kaygılar uyandırıyor

Kin ve nefretin yayılmasına karşı mücadele edilmiyor

Cumhurbaşkanına hakaret suçu kapsamına sadece gazeteciler, akademisyenler değil, sivil halkın sokulması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlâl edici nitelikte

Dışişleri Bakanı’nın yurtdışındaki Türk vatandaşlarına yönelik hedef gösterme, vatandaşlıktan çıkarma ve çeşitli yöntemlerle tehdit etme politikası üye bir devlete yakışmayan davranışlar

Üniversiteler ve akademisyenler hakkında açılan davalar, yürütülen soruşturmalar ciddi endişeler yaratıyor.

Sonuç olarak; basın ve ifade özgürlüğü, hukuk ihlâlleri, terörle mücadelede güvenlik güçlerinin görevlerinin dışına çıkmaları Türkiye’de hukukun üstünlüğünü, demokratik kurumların işleyişini tehdit ettiği gibi Avrupa Konseyi üyesi bir devletin saygınlığını da azaltıyor. Assamble 2017 yılında sunulacak inceleme raporunda Türkiye’deki gelişmeleri yeniden değerlendirecektir.

Türkiye:

TCK’nın 299. maddesini kaldırsın

TCK’nın Türk ulusunu aşağılama suçuna ilişkin 301. Maddesini kaldırsın

TCK’nın 216. Maddesini sınırlandırılsın ve orantılı cezalar verilsin

TCK’nin 314.Maddesi nin kapsamına giren suçlara ifade, düşünce ve gösteri özgürlükleri dahil edilmesin, güvence altına alınsın

Avrupa Konseyi ile ilişkilerin sürdürülmesi güvenilir bir yargı sistemi ile mümkündür. Bağımsız ve tarafsız bir yargı kurulması, yolsuzluklarla mücadelede GRECO’nun tavsiyelerine eksiksiz uyulması şarttır.

Hukukun üstünlüğüne tam riayet edilsin, hukuka aykırı ihlâllerden kaçınılsın. Yargıyı hedef alan Cumhurbaşkanı ve hükümet kaynaklı açıklamalar, suçlamalara son verilsin. Yargı bağımsızlığını zedeleyici müdahaleler kesilsin. Yürütmenin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üzerindeki etkisine son verecek şekilde yasa değişikliği yapılsın.

Uzun lafın kısası amiyane tabiri ile «bla bla»dan öteye gitmeyen ve kâğıt üzerinde kalacak tespit ve talepler… Avrupa Konseyi’nin danışma kurumu olan Assamble bir kez daha eline geçen fırsatı heba etti ve Türkiye’yi Venedik Komiyonu gözetimine alacak kararı veremedi. Zira Türkiye’deki iktidarı asıl sıkıştıracak ve reformları hızlandırıp, yürürlüğe geçirecek mevzuat değişiklikleri yaptıracak olan bu kararın alınması olacaktı. Ancak Türkiye’nin ‘Konsey üyeliğimizi dondururuz’ tehdidine boyun eğildi. Oysa Türkiye’nin ne bu tür bir karar alması mümkün ne de Avrupa Birliği ile sürdürülen üyelik müzakereleriyle ilgili referanduma gitmesi. Zira bu tür kararların doğuracağı vahim siyasî, ekonomik, sosyal, ve toplumsal sonuçların neler olacağını Türkiye’yi yönetenler son derece iyi biliyorlar. Kuru gürültü koparan, kuru sıkı atmalar, tehditler ve kamuoyundaki dışa yönelik kin ve nefreti arttırıcı nutuklar yerine, yukarıda seceresi çıkarılanları yapmaları, yerine getirmeleri çok daha yapıcı, saygınlıklarını artırıcı ve Türkiye’nin dışarıda eksi düzeylerde seyreden imajını yükseltici unsurlar olacak. Ama kime söylüyorsunuz! Anlat…anlat…iyi oluyor zihniyetindeki, bildiğini okuyanlara mı?

Nusret Özgül

Brüksel – 23 Haziran 2016

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: