Tekelci fanatikler…


Diversity1

Göründüğü gibi olmayan veya olduğu gibi görünmeyenler!

Değişimler dayatmasız, şiddet, kavga, terör, korku, kavram inkârına yol açmadan gerçekleşiyorsa doğaldır. Toplumda vicdan, düşünce, ifade özgürlüğü, sansürsüz hür basın egemense sorun yoktur. Dinde, dilde, siyasette, tarihte, futbolda kendisi olmasına izin verilmeyen, bastırılmış duygular taşıyan ezik insanlar TV diliyle veya yakın çevresindeki birkaç kişinin telkinleriyle konuşuyorlar. Herkes bir farklılıklar bütünüdür. İnsanların aynı kalıptan çıkmaları, birbirine benzemeleri gerekmez. Önemli olan farklılıklara rağmen, barış içinde, bir arada, mümkünse birlikte, yaşayabilmektir.

***

ÜRETİME KATILMADAN TÜKETİM HASTASI OLMAK…

yakup_yurt

©Yakup Yurt – İkna etme, yani sevmeye veya tüketmeye mecbur etme, gibi görünme ihtiyacı algısı yaratan, son derece ilkel, son derece uygarlıktan uzak, insanı cüzdan veya darphane gibi gören, robotlaşmış, insani duygularınızla oynamayı meslek edinmiş, mantık ve felsefe fakiri, saldırgan, savasçı, dinci, bahisçi, kumarcı, kaderci, ne çıkarsa bahtınacı, böyle gelmiş-böyle giderci, bozuk dünyayı sen mi değiştireceksinci, tele-marketingci, inandırıcılık, tutarlılık ve insanlıktan nasibini alamayan, ben buyum deyip kesip attıran, alınganlık gösterip küsen, size düşman olan, kinci, “göründüğü gibi olmayan veya olduğu gibi görünmeyen”, her kılığa giren, binbir surat misali, bir türlü insan olamayan yaratık o denli çok ki çevremizde…

Tek gayeleri tüketime teşvik…
Tüketim sarmalından pay kapmayı başarmışlarda bir gösteriş, bir gösteriş ki sormayın gitsin!
Sen bizleri onlardan koru yarabbi…

Herkes bir farklılıklar bütünüdür.
İnsanların aynı kalıptan çıkmaları, birbirine benzemeleri gerekmez.
Önemli olan farklılıklara rağmen, barış içinde, bir arada, mümkünse birlikte, yaşayabilmektir.
Bu da üretirken samimiyeti, karşılıklı güveni ve üretileni hakça paylaşmayı getirir.
Farklılıklarımızı koruyarak, üstünlük taslamadan, insanlıkta buluşarak…

Her insanın vazgeçilmez hedefi mutluluk olduğuna göre hedefe nasıl ulaşılacağını önceden planlamak gerekir.

Binayı sağlam temeller üzerine oturtmak ise evrensel ve bilimsel anlamda geçerli olan sağlık ve eğitim kriterleri ortalaması çağdaş uygarlığa giden yolun vazgeçilmezleridirler.

Dünyaya insan olarak geldiğimize göre, insanlık kavramının içini her anlamda iyi doldurmamız, hakkını vermemiz lazım.

Üç organımızın iyi doyması, beslenmesi şart : Mide (iş-aş), gönül (kalp) (sevgi, eş), beyin (eğitim).

Ülkemizde insanların çoğunluğu ilk aşamada, yani mideyi doldurmakla meşgûl.
Üçüncü aşama son derece, netameli, dersaneli, sınavlı, pahalı…
İkinci aşama biraz farklı.
İletişimdeki hızlı değişimle insanlar globalleşen dünyaya ayak uydurma çabasında…
Herkesin elinde akıllı cep telefonları var.
SMS’lerle dijital diyalog kuruluyor, sosyal medyada kafa dengi arkadaş aranıyor, beğeniliyor ve bulunuyor…

Lâkin bulunarak kurulan ilişkiler, nikâhlar uzun ömürlü olmuyor…
Zira insanlar bencil ve kimse kimsenin nazını uzun süre çekmiyor…
Sonuç olarak ilişki ayrılma, kopma, boşanma noktasına varıyor ve olan masum yavrulara oluyor!

Yukarıdaki sözlerimden değişimlere karşı olduğum anlaşılmamalıdır.
Hâşâ…
Gereklidirler bile diyebilirim.
Değişimler dayatmasız, şiddet, kavga, terör, korku, kavram inkârına yol açmadan gerçekleşiyorsa doğaldır.
Toplumda vicdan, düşünce, ifade özgürlüğü, sansürsüz hür basın (medya) egemense sorun pek yoktur…

Dünyanın herhangi bir yerinde bir insanın kendisi olmasına aile, yakın çevre, toplum, kurulu yasal devlet düzeni izin vermiyorsa orada bir sorun var demektir.

Demokrasi ise o sorunu kavgasız, döğüşsüz, uzlaşarak çözme sanatıdır…
Unutulmamalıdır ki sorunlar çoğunlukla çok nedenlidir.
Hiçbir kul veya kurum hiçbir konuda yüzde yüz haklı veya yerden göğe haksız olamaz…

Ve maalesef toplumumuz herşeyi herkesten daha iyi bildiğine inanan (veya inandırılmış) tekelci fanatiklerle dolu…

Dinde, dilde, siyasette, tarihte, futbolda kendisi olmasına izin verilmeyen, bastırılmış duygular taşıyan ezik insanlar TV diliyle veya yakın çevresindeki birkaç kişinin telkinleriyle konuşuyorlar…

Reddettikleri bilgiye yenilmeyi asla kabul etmeyip çirkefleşiyorlar…
Herkes birbirine benziyor, ama nedense bazıları Osmanlı Bankası…
Dünyamızın daha güzel yarınlar yaşaması dileği ve duası ile…

Umurbey-Gemlik, 21-06-2016

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: