Yeryüzünün büyüsü


p_0835_o1

Gelme üstüme üstüme!

Sınırsız bir dünya kuracaktık
Kendimize çizdiğimiz sınırlardan
Fırsat bulsaydık
Büyüdükçe ideallerimiz
Biz küçüldük
Bir şey anlayamadık
Herkes doğruysa hâlâ
Kendi mekânında
Sahi biz
Yanlışı nerede yaptık
Oysa ben seni tüm zamanlara savurmuştum yüreğimde
Söyler misin bu ülkenin tekrarı mümkün sokağı nerede?

Akman Gedik

***

Ben seni tüm zamanlara savurmuştum
Yüreğimin parsellenmemiş arazisinde kaldı
Deli dolu bir kısrağın nal sesleri
Heybende umut taşırdın
Koklanası bahara saldığın kendi kokunda
Terlemiştin hayata ve insana
Koşturduğunda bulutların vardı
Poyraz vurgunu
Sağanak akardın ılık ve doyurucuyken hayat
Bir hayale sığdırmıştın beni de
Sana şiir tadında bulaşmamı isterdin her gece
Sonra sıkılıp hayatın monotonluğundan beni de terk ettin bir gece
Oysa ben seni tüm zamanlara savurmuştum yüreğimde Söyler misin bu ülkenin tekrarı mümkün sokağı nerede?

Çığlık Maviyıldız

*

Beğenmiyorsan, yak adının geçtiği şiirleri,
koy torbanın içine, küllerini postala.
Sevmiyorsan, marşlardı ezbere söylediğim, çeteci ruhumla,
dağlarda, öldüğümü geri ver.
İstemiyorsan, geri çekil dudaklarım yaklaşınca,
sıkıştır seviyi çarkların arasına, için buz tutmuşsa,
çarmıhını da getir.
Korkuyorsan, ürküntüsüz sözcükleri düşür dilinden,
yalvaran dualar yakışır ağzına,
söyle arkadaşlara sırt çevirdiğini varınca.
Gelmiyorsan, bilgeliği bırak, işi bilenler yapsın,
ölmüşlüğü üfleyip durma ruhuma,
dostlukları bitmiş iki yolcuyuz seninle.

Zeynel Çok

*

çok eski bir oyun
tüm söylenmiş sözler
bir sonbahar yaprağı sırtında
boşlukta dolanan
bilinmezlik tünelidir
kendi kendime kazdığım
yönümü bulmak için
aldığım nefes,
verdiğin söz
suya yazılan aşk…
yalan bir bardak şaraba
sunarım ben’i
yudum yudum geçmişe içerim…
sözün kısası eski oyun
yaşlı tanrı

Cahit Bozkurt

*

alıp götürmeyeceğim seni
yeryüzünün büyüsü
alıp götürmeyeceğim seni
alıp götürmek için mi yazdıklarım,
geç yazamadıklarımı,
sancılarımı
bunca ter,
bunca düş,
bunca özlem
katılsın diye
benden de bir tat
senden sağdıklarım
alıp götürmeyeceğim
seni ey yeryüzünün büyüsü
kalsan da burda
büsbütün unutur muyum seni hiç

Hayri K.Yetik

*

O kadar güzelsin ki baktıkça sana divaneyim;
Muhteşem bir nursun
senin etrafında pervaneyim.
Derbederim sevdim derim
bir senin yanında yerim
Aşk şarabını içerim
sarhoş değil mestaneyim.
İlahi ey dilber
bu kaş
bu göz
yakar yavaş yavaş
Sanma beni sakın ayyaş
sana kurban bir taneyim.
Her ne desem senden
sözüm seninle güzeldir özüm
A benim canım
can gözüm
aşkınla bir efsaneyim.
Değince kaseye dudak
al rengi almıştır mutlak
Olsam da bir sana uzak
aşkla yazılmış nameyim.
Masumaneyim yoluna
gül sümbül al ki eline
Karafil menekşe derken
gönüllerde bir laleyim.
Asumanı süsler sima
yıldızlar parlar daima
Nazmımda kafiye ima
sunulan bir manzumeyim.
Kafdağından iner peri
seninle artar değeri
Sana yazdım bu eseri
bir seninle şahaneyim.
Ahusun ceylansın
bana mutluluk için cihana
Geldi Ressam Halil sana
belki aşka bahaneyim.

Halil Gülel

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: