4.Sanayi Devrimi’nde önemi artan ama…


Gümrük Birliği kapsamı dışında kalan sektör; ‘Hizmetlerin Serbest Dolaşımı!’

Türkiye ve AB arasındaki hizmet ticaretine ilişkin müzakereler üyelik müzakereleri kapsamında ele alınıyor. ikvÇünkü; 50 yıllık bir geçmişi olan ilişkilerde bu sektör 2005 yılından bu yana üyelik müzakereleri kapsamına girmiş bulunuyor. Konunun bütününü kavrayabilmek için hizmetlerin serbest dolaşımı çerçevesinde ele alınması gerekiyor. AB mevzuatının ve AB’deki uygulamaların incelenmesi büyük önem taşıyor. Çalışma, hizmetler sektörünün Gümrük Birliği’ne dâhil edilmesinin de ötesinde, bu alandaki AB mevzuatını ve uygulamalarını incelerken Türkiye’nin üyelik müzakereleri kapsamında AB’ye uyumunu değerlendirerek hizmetlerin serbest dolaşımı konusuna daha bütüncül bir açıdan yaklaşmayı amaçlıyor.

© photocredit

***

Hizmetlerin Serbest Dolaşımı: Türkiye-AB Üyelik Müzakereleri ve Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi

Büşra_Çatır

Büşra Çatır – Türkiye ve AB arasında yürürlüğe girdiği günden bu yana herhangi bir değişime uğramadan uygulanan Gümrük Birliği 2015 yılında 20’nci yılını geride bıraktı. Her ne kadar Gümrük Birliği başta Türkiye ekonomisinin yapısal dönüşümü olmak üzere, Türkiye ve AB arasındaki ticaretin gelişmesine büyük ölçüde katkıda bulunsa da bugün gelinen noktada hem Türkiye ve AB’deki dönüşüm hem de küresel ticaret sistemindeki değişikliklere cevap veremiyor.

Gümrük Birliği’nin yapısındaki asimetrinin yanı sıra, bu durumun en temel nedenlerinden birini Gümrük Birliği’nin yalnızca sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsaması oluşturuyor. Bilindiği üzere, Gümrük Birliği bugünkü kapsamıyla Türkiye ekonomisinin yalnızca yüzde 20’sini oluşturan bir alanı etkiliyor. Fakat, teknolojik gelişmelerin ön plana çıkması ve hatta son yıllarda 4’üncü Sanayi Devrimi’nin konuşulur olmasıyla tüm dünyada önemli bir ticaret kalemi haline gelen hizmetler sektörünün Gümrük Birliği’nin kapsamı dışında kalması, Gümrük Birliği’nin Türkiye ve AB arasında ticareti daha fazla geliştirebilme potansiyelinin altında kalmasına neden oluyor.

Öte yandan, günümüzde AB’nin küresel hizmet ticaretinde lider pozisyona gelmiş olması ve dahası 2006 yılından bu yana üçüncü ülkelerle müzakere ettiği serbest ticaret anlaşmalarının (STA) hizmet ticaretini de kapsayacak şekilde tasarlanması Türkiye’nin AB ile olan ticari ilişkilerinde büyük bir ticaret sapmasına neden olmaya başladı. Özellikle 2013 yılında küresel hizmet ticaretinin lideri konumundaki AB ve ABD’nin hizmet ticaretini de içerecek şekilde Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı’na (Transatlantic Trade and Investment Partnership – TTIP) ilişkin müzakerelere başlaması üzerine, Türkiye de karar alma mekanizmalarına ilişkin hâlihazırda büyük bir asimetri içeren Gümrük Birliği’nin hem güncellenmesi hem de ticarete konu yeni alanların da dâhil edilerek genişletilmesi için çalışmalara başladı. 2014 yılının başında Türkiye’nin girişimiyle başlayan Avrupa Komisyonu ile görüşmelerin 2015 yılının Mayıs ayında tamamlanmasıyla Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin anlaşmaya varıldı.

Son olarak, 12 Mayıs 2015 tarihinde dönemin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Avrupa Komisyonu’nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström arasında mutabakat zaptının imzalanmasıyla iki tarafın da etki analizlerini tamamlamasının ardından 2017 yılının ilk çeyreğinde müzakerelere başlanmasına karar verildi.

Gümrük Birliği’nin hizmetler sektörü, tarım ürünleri ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde güncellenmesi hiç şüphesiz Türkiye ekonomisi üzerinde büyük bir etkisi yaratacak. Henüz bu etkinin hangi ölçüde olacağı bilinmese de söz konusu etkinin olası büyüklüğünü ölçmeye yönelik çalışmalar başlamış durumda.

Bu alanda başlatılan çalışmalara bir katkı sağlaması hedeflenen ve İKV tarafından hazırlanan bu çalışmada hizmetler sektörü inceleniyor. Bu doğrultuda, hizmetler sektörünün Gümrük Birliği’ne dâhil edilmesine ilişkin olası senaryolar ele alınırken Türkiye’de hizmetler sektörünün durumu inceleniyor ve Gümrük Birliği’nin hizmetler sektörünü kapsayacak şekilde genişletilmesinin Türkiye açısından sunduğu fırsatlar ve zorluklara ilişkin değerlendirmelerde bulunulması amaçlanıyor.

Öte yandan, Türkiye ve AB arasında hizmet ticaretine ilişkin müzakerelerin hâlihazırda üyelik müzakereleri kapsamında ele alındığını unutmamak gerekiyor. Her ne kadar hizmet ticareti müzakereleri son dönemde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ile gündeme gelmeye başladıysa da bu alandaki girişimlerin esasında Türkiye ve AB arasındaki ortaklık ilişkisinin kurulduğu yıllara dayandığını söylemek mümkün. Bu açıdan değerlendirildiğinde, Türkiye ve AB arasında 50 yıllık bir geçmişi olan ve 2005 yılından bu yana üyelik müzakereleri kapsamında devam eden hizmet ticaretine ilişkin müzakerelerin konunun bütününü kavrayabilmek adına hizmetlerin serbest dolaşımı çerçevesinde ele alınmasında fayda var.

Bu durumda, bu alandaki AB mevzuatının ve AB’deki uygulamaların incelenmesi büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, söz konusu çalışma hizmetler sektörünün Gümrük Birliği’ne dâhil edilmesinin de ötesinde, bu alandaki AB mevzuatını ve uygulamalarını incelerken Türkiye’nin üyelik müzakereleri kapsamında AB’ye uyumunu değerlendirerek hizmetlerin serbest dolaşımı konusuna daha bütüncül bir açıdan yaklaşmayı amaçlıyor.

Yayının pdf dokümanına ulaşmak için tıklayınız.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: