Bizler ve haniler…


Ötedekiler, beridekiler, g.t altına gidenler

Hani Anadolu, içinde yaşayan tüm ”unsurlar’ın Anavatanı”ydı! Türkü, Kürdü, Çerkez’i, Abaza’sı, Laz’ı, Rum’u, Ermeni’si ile bir bilim ve uygarlık yuvası olacaktı! Biz değil miydik, uygarlıkların beşiği topraklarda, çağdaş uygarlığı kurmayı amaçlayan! sleepy
Bizleri yönetenler niçin Türkiye insanını, genelde de tüm insanlığı aşağılayanlara «onurlu» tavır sergilerken, en basit bir eleştiriyi bile kendilerine yöneltilmiş devasa bir hakaret olarak algılayıp, haysiyetlerine ağır darbe indirmiş bir suç eylemi görerek, mahkemelerin yolunu gösteriyorlar? Peki ne oldu bizlere? Ha pi de pakayum!

***

DÜŞÜNÜN!

akin_onen

© Akın Önen – Ey Türkiye Vatandaşı, ey Atatürk’ün “çalışkan ve namuslu” diye tanımladığı Türkiye Cumhuriyeti’nin sade yurttaşı! Şöyle bir kendine dön ve “neredeyim, ne yapıyorum” diye sor!

Beceriksizlikler, şaşkınlıklar, suskunluklar, tepkisizlikler Türkiye’ye hiç mi hiç yakışmıyor. Yirminci Yüzyılda Atatürk’le yaşanan yönetim dönemlerini düşününce, son olaylar insanın ağırına gidiyor! İnanın üzülüyorum. İnsanlarımızın korkular içinde suskunlaşmasını anlayamıyorum!

Hani “bir Türk dünyaya bedeldi! Hani biz “yedi düvele meydan okumuş” ve emperyalizmi İzmir’de denize dökmüştük! Sonra’da kalkıp Cumhuriyeti kurup, çağdaş bir ulus olmuştuk…

Hani biz Ulusal Kurtuluş Savaşı ile “mazlum uluslara “ örnek olmuştuk! Onlarda da bağımsızlık ateşi tutuşturmuştuk!

Hani Yunan kıralı Konstantin Kurtuluş Savaşı sonrası, Atatürk’e barış elini uzatmış ve elini sıkmak için Türkiye’ye kadar gelmişti!

Hani İngiltere Kıralı, Dolmabahçe’de iskeleye çıkarken -Atatürk “Türk insanına uşaklığı öğretemediği için” – eliyle “Anadolu toprağına dayanmak” zorunda kalmıştı!

Hani biz de Birleşmiş Milletler’e ve Nato’ya barış için katılmıştık ve de barış için Kore’de savaşmış dört bin beş yüz Anadolu gencini Kore kırlıklarında bırakmıştık!

Hani biz geçmişi, Orta Asya’ya dayanan sayısız devlet kurarak, devlet kurma deneyimine kavuşmuş, sayılı uluslardan biriydik! Hani “dünya yeniden kurulur ve Türkiye bu yeniden kurulan dünyada yerini bulurdu” !

Hani Anadolu sınırları içinde yaşayan tüm ”unsurlar’ın Anavatanı”ydı!Türkü ile, Kürdü ile, Çerkez’i, Abaza’sı Laz’ı ile Anadolu bir bilim ve uygarlık yuvası olacaktı!

Biz değil miydik , uygarlıkların beşiği, Anadolu’da çağdaş uygarlığı amaçlayan!

Biz değil miydik dünyada ilk kez kadına seçme ve seçilme hakkı tanıyan!

Biz değil miydik; “yurtta barış, dünyada barış” diyerek uluslararası barışı destekleyen!

Biz değil miydik; on yılda onbeş milyon genç yaratan ve yurdu demir ağlarla ören!

Biz değil miydik; üç ayda alfabemizi değiştirerek, Arapça alfabenin karmaşasından kurtulan ve Anadolu’nun her köşesinden milyonlarca sözcük derleyip, Türkçe’yi yeniden kimliğine kavuşturan.

Biz değil miydik, şeyhlikleri, tarikatları, medreseleri ve ağalıkları ortadan kaldırıp, insanımızı bağnazlıktan kurtararak, yüzyıllar sonra demokratik halk yönetimi ile tanıştıran!

Biz değil miydik, Osmanlı’nın Arap’tan çaldığı fesi kafamızdan atarak, çağdaş dünyanın (serpuşunu) şapkasını “beyler buna şapka denir “diyerek kafamıza takan!

Biz değil miydik kadınımızın sırtından çarşafı atarak, dünyayı açık yüzle görmesini ve aydınlanmasını sağlayan!

Neden şimdi, anlamsız bir inatla, bir değirmi bezin altına saklıyoruz?

Biz değil miydik, Köy Enstitüleri ve Halk Evleri ile toplumun kısa sürede aydınlanma dönemini başlatan!.. Üniversitelerimizde bilimle buluşan!

Biz değil miydik yurdu fabrika bacaları ile donatan! Üreten, kullanan ve satıp kazanan!

Biz değil miydik, paramızı dolara karşı güçlü kılıp, mazlum ülkelere de yardım eden!

Biz değil miydik, Kıbrıs’ta Helenizm’in hortlatılmasına meydan okuyup, “Barış Harekâtı“ ile adada insan katliamını önleyen! Kıbrıs Türkünün çilesine son veren!

Biz değil miydik Bosna-Hersek’te, Afganistan’da barışı savunan ve bekçiliğini yapan! Bütün bunlar doğruysa neden “Amerikan Şahinleri” ve AB işbirlikçileri başımıza üşüşüp, bizden neye karşı, ne yapmamızı istiyorlar! Düşünün bu gücü nereden alıyorlar?

Söyler misiniz, “yedi düvele” meydan okuyan Türk’e ve Türk eline (iline) ne oldu? İçten içten yürütülen yıkımı görmüyor musunuz?

Nerede onurumuz?

Ulusal bağımsızlığımız?

Egemenliğimiz, laikliğimiz?

Neden bizi yönetenler, bize hakaret edenlere değil de, bizi aşağılayanlara yumuşak davranıyor?..

Neden bu kadar birbirimize düştük? Nedir paylaşamadığımız?

Neden insanlarımız aç, işsiz, eğitimsiz ve sosyal haklarından yoksun?

Düşünün! Lütfen düşünün! Yoksa bir süre sonra düşünebilmek için bile çok geç kalacağız!

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: