Turkey – EU : In a time where rules reshaped in the global arena.


Brussels and Ankara should bring Turkey closer to its goal of EU membership.

miyopi

Türkiye ve AB ilişkilerinin canlandırılmasına yönelik Yüksek Düzeyli diyalog mekanizmaları ümit verici bir gelişme olsada; ilişkilerde esas çerçeveyi çizen katılım müzakereleri olmalı. Müzakerelerin tek bir üye devlet tarafından bloke edilmesi ve 500 milyonun üzerinde bir nüfus olan AB ve 77 milyonluk Türkiye’nin ilişkilerine zarar vermesi kabul edilebilir değildir. GKRY tarafından bloke edilen yargı ve temel haklar ve adalet, özgürlük ve güvenlik gibi fasılların açılması Türkiye’de siyasi reformların devamlılığı açısından elzemdir.

© photocredit

***

ayhan_zeytinoglu

Ayhan Zeytinoğlu – Türkiye-AB arasındaki katılım müzakereleri sürecinin başarıyla yürütülmesi ve ülkemizin nihai hedefi olan AB üyeliği için Türk iş dünyasının ve sivil toplumun katkısı son derece önemli.

Taraflar arasında ekonomik konularda değerlendirilmesi gereken çok önemli bir işbirliği potansiyeli var. Anahtar TTIP sürecine katılım ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesinden geçiyor. Türkiye ve AB arasında başlatılan siyasi diyalog ve üst düzey enerji diyaloğu sonrasında, üçüncü sütun olan ekonomik diyalog için de ilk somut adım atıldı. Toplantı Türkiye ve AB’den hem bakanları ve Komisyon Üyelerini hem de iş dünyasının temsilcilerini aynı masanın etrafında ilk defa buluşturmasının yanı sıra, ikili ilişkilerdeki mevcut sorunların dile getirilmesi ve ortak çözüm arayışına girilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Hiç kuşkusuz Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ve ticari bağlar son derece güçlüdür. Bugün Avrupa’nın 7’nci büyük ekonomisi olan Türkiye, AB ile ticaret hacmini 2015 yılının ilk 6 ayında 71,2 milyar avroya yükselterek, AB’nin 6’ıncı büyük ticaret ortağı olmuştur. Dış ticaretimizin yaklaşık yüzde 40’ını gerçekleştirdiğimiz AB, 2015 yılında toplam 142,7 milyar dolar ticaret hacmiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürmektedir. Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70’ı AB kaynaklıdır. Gümrük Birliği’nin tesis edilmesiyle Türkiye’nin, İlerleme Raporlarında defalarca ifade edildiği gibi AB ile ticari entegrasyonu oldukça yüksektir.

Ancak değişen koşullar, artan küresel rekabet hem AB’yi hem de Türkiye’yi doğrudan etkilemektedir. Dolayısıyla biz, Türk iş dünyasının Türkiye-AB ilişkileri konusundaki tek ihtisas kuruluşu olarak, küresel oyunun kuralları yeniden belirlenirken iki taraf arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmenin, bu kapsamda Türkiye’nin gerekli yapısal reformları hayata geçirmesinin, iki tarafın Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda hızla yol almasının, Türkiye’nin önceliklerinin AB ile ABD arasında devam eden TTIP sürecine mutlaka yansıtılmasının, taraflar arasında ticaretin ve yatırımların önündeki engellerin kaldırılmasının gerekliliğine inanıyoruz.

Türkiye ve AB ilişkilerinin canlandırılmasına yönelik Yüksek Düzeyli diyalog mekanizmaları ümit verici bir gelişmedir. Ancak ilişkilerde esas çerçeveyi katılım müzakereleri oluşturmalıdır. Müzakerelerin tek bir üye devlet tarafından bloke edilmesi ve 500 milyonun üzerinde bir nüfus olan AB ve 77 milyonluk Türkiye’nin ilişkilerine zarar vermesi kabul edilebilir değildir. Süreçte GKRY tarafından açılması bloke edilen yargı ve temel haklar ve adalet, özgürlük ve güvenlik gibi fasılların açılması Türkiye’de siyasi reformların devamlılığı açısından elzemdir. Vize serbestliği için belirlenen Haziran 2016 hedef tarihine uyulması da Türkiye’de AB’ye desteğin devamı ve sivil toplum diyaloğunun ilerletilmesinin yanında, iş dünyasının AB iç pazarına daha kolay erişim sağlaması açısından da yararlı olacaktır.

İKV olarak Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısında dile getirdiğimiz hususların bir kez daha altını çizmek istiyoruz:

Türkiye ve AB arasında yürütülen üst düzey diyaloglar Türkiye’nin AB müzakere süreci için tamamlayıcı bir nitelikte olmalı, bir başka ifadeyle ülkemizi AB üyeliği hedefine yaklaştırmalıdır.

Önümüzdeki yıl ikili ilişkilerde yeni bir dönem başlayacak ve Gümrük Birliği güncellenecektir. Bu süreçte ülkemizin serbest ticaret anlaşmaları ve ulaştırma kotalarına ilişkin yaşadığı sorunlarına çözüm getirilmelidir.

Vizelerin kaldırılması için açıklanan takvime sadık kalınmalı, Haziran 2016 hedefinden sapma olmamalıdır.

Türkiye’nin müzakere sürecinde çeşitli fasılların bloke edilmesi demokratik bir yaklaşımdan uzaktır ve her iki tarafın da elde edeceği kazanımlara açıkça ket vurmaktadır.

Türkiye’nin mutlak suretle TTIP sürecine dâhil olması gerekmektedir.

Bir sonraki Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısı 2017 yılında Brüksel’de gerçekleştirilecektir. Bu toplantıya kadar Türkiye’nin yapısal reform gündemi ve 2016 yılı programında öngördüğü reformları hayata geçirilmelidir.

THERE IS A VERY IMPORTANT POTENTIAL IN TERMS OF ECONOMIC COOPERATION BETWEEN TURKEY AND THE EU

IKV Chairman Zeytinoğlu assessed the Turkey-EU High Level Economic Dialogue Process as followed: “The contribution of the Turkish business world and the civil society is extremely important for successfully carrying out accession negotiations and achieving the final goal of our country which is EU membership. There is high potential in terms of economic cooperation between the parties. The key is Turkey’s participation to the TTIP process and the revision of the Customs Union.

IKV Chairman Ayhan Zeytinoglu delivered statements regarding the Turkey-EU High Level Economic Dialogue meeting which was held in Istanbul and Ankara on 25-26 April 2016.

IKV Chairman Ayhan Zeytinoğlu underlined that the key to the Turkey-EU High Level Economic Dialogue process is Turkey’s participation to the TTIP process and the revision of the Customs Union and added the following: “After the launch of the political dialogue and high level energy dialogue between Turkey and the EU, the first concrete step has been taken in establishing the third forum of dialogue with represents economic dialogue. The meeting is of tremendous importance as it brings together for the first time on the same table representatives from ministries from Turkey and the EU, Commissioners along with business representatives and is an opportunity to voice the current issues in bilateral relations and to find solutions in that respect.

Undoubtedly, the economic and commercial ties between

Turkey and the EU are very strong. Nowadays, Turkey representing the 7th largest economy in Europe has become the 6th largest trade partner of the EU by raising its trade volume at 71.2 billion euros with the EU in the first 6 months of 2015. The EU where we are performing approximately 40 percent of our external trade is continuing to be Turkey’s largest trade partner with a total trade volume of 142.7 billion dollars in 2015. Approximately 70 percent of FDI coming to Turkey originates from the EU. As it has been pointed out numerous times within the framework of the Progress Reports, thanks to the establishment of the Customs Union, Turkey’s trade integration with the EU is at a high level. However, changing conditions, along with an increased global competition are directly affecting both the EU and Turkey. Therefore, as the only specialised institution of the Turkish business world regarding Turkey-EU relations, in a time when rules are being reshaped in the global arena, we believe that obstacles in front of trade and investment for both parties need to be lifted in order to strengthen economic and trade relations between the parties, for Turkey to successfully implement its structural reforms, to accelerate the revision of the Customs Union and to have Turkey participate in the TTIP process.

We, as IKV, would like to underline once more the following points which we brought to the attention at the occasion of the High Level Economic Dialogue:

High-level dialogues between Turkey and EU must be complementing Turkey’s EU accession process; in other words, it should bring our country closer to its goal of EU membership.

Next year, a new period is about to unfold in our bilateral relations as the Customs Union will be revised. In that process, comprehensive solutions should be brought to problems faced by our country in its free trade agreements and transportation quotas issues.

There should not be any deviation from the agenda fixed towards the lifting of visas with the goal of having visas removed in June 2016.

The fact that some chapters in Turkey’s EU accession process are blocked is in contradiction with a democratic approach and is impeding a sound development of the relations.

Turkey should absolutely be involved in the TTIP process.

The next High Level Economic Dialogue meeting will be held in Brussels in 2017. Until this meeting, Turkey’s structural reform agenda and the reforms it foresees for 2016 should be implemented. [Source/Kaynak]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: