LAİK DİN


Saldırı Özgürlüğü!

©Erol Erdoğmuş.

Yasalar hak saysa da, saymasa da herkes doğal olarak; kendi iç dünyasında düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Kimse kimsenin zihnindekini bilemez. 21Herkes istediği gibi düşünür, hiç kimse müdahale edemez. Peki, insanları cehennemle korkutarak din ve inanç dayatabilme özgürlüğü din ve inanç özgürlüğü müdür!. Korkutulan kişi, “ya öyleyse?” kaygısıyla aklını gözardı ediyor, cehennemden kurtulmak amacıyla boyun eğiyorsa; düşünce, vicdan ve din özgürlüğünden söz edilebilir mi?

© photocredit

***

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ: [MADDE 18]

Herkesin; düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne Hakkı vardır.

Bu hak; din ya da inancını değiştirme özgürlüğünü ve din ya da inancını, tek başına ya da topluca ve açık ya da özel olarak öğretme, uygulama ibadet ve gözetim yoluyla açıklama özgürlüğünü içerir.

SALDIRI ÖZGÜRLÜĞÜ

Yasalar hak saysa da, saymasa da herkes doğal olarak; kendi iç dünyasında -bilincinde- düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Kimse kimsenin zihnindekini bilemez. Herkes istediği gibi düşünür, hiç kimse müdahale edemez.

Zihindeki doğal özgürlük, %100 koruma altındadır. Ancak; zihindeki özgür duygu ve düşünce, eylemleşerek dış dünyada somutlaşınca, övülebilir ya da yerilebilir. İnsanla insan ilişkisi bu nedenle yatay niteliktedir.

Oysa bizi, yeryüzündeki organik maddeye bilinçli enerji ekleyerek oluşturan; süresini kendisinin belirlediği ömrümüzün sonunda, arkamızda sadece iskeletimizin kalmasına izin veren Tanrı adlı yüce güç ile ilişkimiz; yatay değil, hiyerarşik -dikey -ilişkidir.

Vicdanımızla gökyüzünün sonsuzluğu arasında oluşturabildiğimiz dikey ilişkiyi; düşünce, vicdan ve din özgürlüğü adına etiketleyerek, insanlar arası yatay ilişki düzeyine indirgemek; ticari ve siyasi çıkar çevrelerinin çıkarına, halkın zararına olmuş, maddi çıkar amaçlı manevi sömürü ortamı yaratılmıştır.

Vicdandaki din; vicdandan dış dünyaya çıkarılarak metalaştırılmıştır. Gösteriş ve riya ile abartılarak çıkar sağlayanlara fırsat verilmiştir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 18. Maddesinin ilk cümlesi, herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü Hakkı’nı tanırken; ikinci cümlesiyle bu Hakkı korumayarak bindiği dalı kesmiştir.

Nasıl mı?

İnsanları cehennemle korkutarak din ve inanç dayatabilme özgürlüğü (?!) din ve inanç özgürlüğü sayılarak… [Bu hak, din inancını değiştirme özgürlüğünü ve din ya da inancını, tek başına ya da topluca ve açık ya da özel olarak öğretme, uygulama, tören ve ibadet yoluyla açıklama özgürlüğünü içerir]

Korkutulan kişi, “ya öyleyse?” Kaygısıyla aklını gözardı ediyor, cehennemden kurtulmak amacıyla boyun eğiyorsa; düşünce, vicdan ve din özgürlüğünden söz edilebilir mi?

*

erdogmus_books

[Bilge Çocuk] [Altıokrasi]

TurkLider_logo

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: