Türkiye-AB ilişkileri ve demokratik reformlar…


İtici güç niteliğindeki fasılların süratle açılması gerekmektedir!

demokrasi_unsurlar

AB üyeliği hedefinin üç temel boyutu var: demokrasi, sosyal kalkınma ve küresel ekonomik rekabet gücü. Ekonomik kalkınma için demokrasi, hukuk devleti, özgür vatandaşlar, çoğulcu bir sivil toplum, teknolojik yenilikçilik ve girişimci bir özel sektör önemli etkenler. Kadın erkek eşitliği, işyeri güvenliği, sağlık, tüketici hakları, çevre standartları ve saydam kamu ihaleleri gibi birçok alanda AB üyeliği hedefi Türkiye’de ilerici bir gündemin seferberlik gücüdür.

***

İş dünyasıyla diyalog , uluslararası yatırımlar ve yatırım ortamı.

symes

TÜSİAD için Türkiye’nin AB üyeliği mutlak bir önceliktir. Türkiye açısından AB üyeliği hedefinin ise bize göre üç temel boyutu var: demokrasi, sosyal kalkınma ve küresel ekonomik rekabet gücü. Ekonomik kalkınma için demokrasi, hukuk devleti, özgür vatandaşlar, çoğulcu bir sivil toplum, teknolojik yenilikçilik ve girişimci bir özel sektör önemli etkenlerdir. Kadın erkek eşitliği, işyeri güvenliği, sağlık, tüketici hakları, çevre standartları ve saydam kamu ihaleleri gibi birçok alanda AB üyeliği hedefi Türkiye’de ilerici bir gündemin seferberlik gücüdür.

Önce Türkiye-AB ilişkileri perspektifinden birkaç başlığa değinmek istiyorum:

Son dönem AB’nin resmi açıklamalarında ve üye ülke liderlerin söylemlerinde Türkiye’ye atıfların üyelik müzakerelerinden ziyade, gümrük birliğinin derinleştirilmesi, mülteci sorununda işbirliği, vize-geri kabul süreçleri, ekonomi ve enerji diyaloğu gibi konulara odaklanmasını eksik buluyoruz. AB ile ilişkilerimizi herhangi bir üçüncü ülke örneğinde makul sayılabilecek işbirliği, diyalog, ortaklık gibi yollardan değil tam üyelik için katılım perspektifinden yürütmek gerekiyor.

Türkiye-AB ilişkileri demokratik reform perspektifinden muaf bir şekilde sürdürülebilir değildir. Bunun için de 23 ve 24 numaralı başlıklarının süratle açılması Türkiye’nin demokratikleşme ihtiyaçlarına katkı sağlayacaktır. Aynı şekilde önlerinde teknik bir engel bulunmayan Sosyal Politika, Kamu Alımları ve Rekabet Politikası gibi başlıklar da açılmalı. Bu başlıklar Türkiye’nin siyasal, sosyal ve ekonomik reform dinamiğinin itici gücüdür.

AB-Türkiye Ekonomik Diyaloğu’nu Gümrük Birliği sürecinden ve ekonomik etkili müzakere başlıklarından ayrı düşünmek mümkün değil. Bu nedenle Gümrük Birliği’nin derinleştirilmesi, müzakere başlıklarının açılması bu diyaloğun sağlıklı şekilde yürütülmesi için önemlidir. Bu çerçevede, Türkiye’nin hazırladığı 2016-2019 Dönemi AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı ile 64. Hükümet’in hazırladığı 2016 Yılı Eylem Planı temel referans belgeleridir. Bu belgelerde belirtilen yasal ve idari düzenlemelerin hayata geçmesi için her türlü destek ve katkıyı sağlamaktayız, bu yöndeki çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Keza AB iş dünyası kadar Türk iş dünyasını da yakından ilgilendiren yatırım ortamının iyileştirilmesi çalışmalarına da tüm birikimimiz ile kesintisiz destek vermekteyiz. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen YOİKK toplantısı; YOİKK’in yeni yapısıyla konunun en üst seviyede sahiplenildiğini ve yatırım ortamını iyileştirecek reformlar için işbirliğine açık ve kararlı bir yaklaşımın ortaya konduğunu göstermesi bakımından oldukça önemliydi.

Gümrük birliği ve süregiden teknik uyum süreci temelinde, Türkiye bugün esas itibariyle Avrupa tek pazarının bir parçasıdır. Ticaret, yatırım, turizm, teknoloji, sosyal programlar, imalat sanayi, hizmet sektörü ve günlük yaşam standartlarımız açısından AB bir ağırlık merkezidir. AB politikaları ve düzenlemeleri Türkiye’de zaten benimsenmiş ve uygulanmakta olduğuna göre, bunların kararlaştırıldığı AB’nin dışında kalmak gibi bir seçenek Türkiye açısından gerçekçi olmaz.
Gümrük Birliği’nin derinleştirilmesi hem AB üyelik hedefi açısından avantaj sağlayacak bir gelişme hem de Türkiye’nin ileride TTIP’e dâhil olması için önemli bir hazırlıktır. Bu süreçte anlaşmazlıkların halli konusunu özellikle önemsiyoruz. Geçen yıl Ekim ayında hazırladığımız raporda bu konuyu ayrıntılı şekilde inceledik. Yeni oluşturulacak mekanizma Gümrük Birliği’nin işleyişinde birikmiş olan birçok sorunun çözüme kavuşturulmasının önünü açacaktır.

Türkiye’nin ileri teknoloji ve yüksek katma değere dayalı ekonomik dönüşümünü sağlayabilmesi, rekabet gücü yüksek ülkeler arasında yerini alabilmesi için dijital teknolojiyi ve yaratıcılığı merkeze alan Sanayi 4.0 uygulayıcısı ülke olması hayati önemdedir. Ayrıca, yüksek katma değere dayalı ekonomik dönüşümü sağlayacak insan gücünün yetkinlikleri konusunda özellikle “fen, teknoloji, mühendislik, matematik”, kısa adıyla STEM eğitiminin önemini vurgulamayı sürdürmekteyiz. AB iş dünyası ile bu konuları ele alan çalışmalar yapmayı hedefliyoruz.
Türkiye-AB ilişkilerine dair son madde olarak, toplam 14 başlığın blokajında kritik etken olan Kıbrıs sorununda geçtiğimiz yıl yeniden hareketlenen müzakere sürecinin bu yılın ilk yarısında bir çözüme kavuşturulması kaçınılmazdır. AB’nin ve Türkiye’nin çözüm yönünde verdikleri desteğe devam etmelerini bekliyoruz.

İkinci başlık olarak kısaca AB’nin gelişimine yönelik birkaç hususa da değinmek isterim:

Avrupa ile ekonomik bağları güçlü olan bir ülke olarak Avrupa ve Euro Bölgesindeki ekonomik durumdan endişeliyiz. Dünya ekonomisi kriz sonrasında ortaya çıkan yapısal sorunlarını çözmekte zorlandı. Küresel talep ve yatırımlar olması gerekenden çok daha zayıf. Avrupa’nın kendi yapısal sorunlarını çözmek için çaba harcadığını ve kolay olmadığını biliyoruz. Ancak süreç uzadıkça ekonomik sorunlar, sadece ticaret ortağı olarak değil sosyal alanlarda da Türkiye’yi etkilemeye başlıyor.

Bizler TÜSİAD olarak AB değerlerine inanıyor ve sahip çıkıyoruz. Ancak gerek Türkiye’de gerekse Avrupa’da, özellikle bazı bölgelerde, gençlerin AB’ye karşı giderek duyarsızlaştığını, farkındalık ve aidiyet duygularının zayıfladığına şahit oluyoruz. AB Türkiye’de büyük bir kesim için yüksek refah seviyesi ve demokratikleşmenin birbirinden ayrılmaz bir ikili olduğunun sembolüydü. Ekonomik ayağın zayıflamış olması gençlerde bu ideali inanılır olmaktan çıkarıyor. Bu nedenle Avrupa Birliği’nde ekonomik gelişmeler yakın dönem ticaretimiz açısından olduğu kadar, uzun vadede gençlerimizin AB değerlerini içselleştirebilmeleri için de önemlidir. Görüldüğü üzere Avrupa ve Türkiye’nin öncelikli konuları ortak. Bu iş dünyası için de geçerli. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes [tam metin]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: