AB – Türkiye Bildirisi.


Uygulamaya İlişkin AB Komisyonu Raporu
21.04.2016

 Türkiye Bildirisi sonuç vermeye başladı . 18 Mart’tan bu yana yasadışı yollarla Türkiye’den Yunanistan’a geçme girişiminde bulunan göçmen veya sığınmacı sayısında önemli bir düşüş yaşandı. Peki sonrası? Sürece ilişkin tüm ayrıntılar neler?

Türkiye Bildirisi sonuç vermeye başladı . 18 Mart’tan bu yana yasadışı yollarla Türkiye’den Yunanistan’a geçme girişiminde bulunan göçmen veya sığınmacı sayısında önemli bir düşüş yaşandı. Peki sonrası? Sürece ilişkin tüm ayrıntılar neler?

***

 

Son Durum

* AB – Türkiye Bildirisi sonuç vermeye başladı

* 18 Mart’tan bu yana yasadışı yollarla Türkiye’den Yunanistan’a geçme girişiminde bulunan göçmen veya sığınmacı sayısında önemli bir düşüş yaşandı

Uygulama öncesi : 26.878 [18 Mart kararlarının uygulama tarihinden önceki üç haftalık dönemde Türkiye’den Yunanistan’a yasadışı yollarla geçiş yapan göçmen ve sığınmacı sayısı]

Uygulama sonrası: 5.847 [Uygulamanın başlangıcını takip eden üç hafta içerisinde Türkiye’den Yunanistan’a yasadışı yollarla ulaşan göçmen ve sığınmacı sayısı]

* Göçmen kaçakçıları için Türkiye’den Yunanistan’a geçiş gittikçe zorlaşmakta.

* Yeni göç rotaları ortaya çıkması durumuna karşı AB Komisyonu hemen harekete geçebilecek durumda bulunmakta.

* AB – Türkiye Bildirisi’nin operasyonel açıdan yürürlüğe konulmasında iyi bir ilerleme sağlandı.

* Yunanistan’daki sığınma başvurularının bir çerçeveye oturtulması konusunda ilerleme kaydedildi.

* Yasadışı göçmenler güvenli bir şekilde Türkiye’ye iade edilmekte, sığınmacıların Türkiye’de gerekli korumayı elde edecekleri güvence altına alınmakta. Bu kişilerin gerekli durumlarda yeniden yerleştirme çerçevesinde yasal yollardan Avrupa’ya ulaşmaları mümkün.

 

Öncelikler

* Günlük operasyonlar olan geri dönüş ve yeniden yerleştirme konularının AB müktesebatı ve uluslararası kurallara uyması için tamamlanması gereken konular bulunmakta. AB Komisyonu bu noktalarla ilgili gerekli yardım ve desteği sağlayacak.

* Türkiye uluslararası koruma ihtiyacı içinde olan sığınmacılara gerekli yardımın verileceğini güvence altına almalı.

* AB ülkeleri, Yunanistan’a destek konusunda çabalarını artırmalı. Sadece adalardaki sığınma başvurularının işleme koyulma sürecinin iyileştirilmesinde değil, Yunanistan’ın insani durumu iyileştirme çabalarına da katkı sağlanmalı. Sığınmacıların üye ülkelere dağıtımı konusundaki ülke taahhütleri yerine getirilmeli.

* Avrupa Sığınma Destek Ofisi (EASO) ve Frontex’e destek için üye ülkeler söz verdikleri katkıyı sağlamalı. Çevirmenlerin görevlendirilmesine öncelik verilmeli.

* Sığınmacıların yeniden yerleştirilme sürecinin işletilmesi için AB ülkeleri kabul edecekleri sığınmacı sayısını artırmalı ve sığınmacıları kabul etmeye hız vermeli.

* Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi, Komisyon’un 21 Mart tarihli yasa tasarısını kabul ederek, daha önce öngörülen 54.000 kişilik sığınmacı yeniden yerleştirme kontenjanının kullanılmasının önünü açmalı.

* Türkiye, vize serbestleştirilmesine Haziran ayı sonunda başlanması için geri kalan kriterleri Nisan ayı sonuna kadar karşılamalı.

* Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, G. Kıbrıs, Yunanistan, Litvanya, Malta, Polonya, Romanya, Slovenya ve İspanya, Türkiye Sığınmacı Fonu’na katkı sertifikalarını hemen göndermeli.

Gözetim Mekanizması

* Yunanistan Hükümeti’ne lojistik, malzeme ve uzmanlık desteği sağlamak üzere oluşturulan AB Komisyonu ekibinin yanı sıra Yapısal Reformlar Destek Hizmetleri Genel Direktörü AB Koordinatörü olarak atandı ve Yunanistan’da hizmet veren AB Komisyonu personelinin sayısı artırıldı.

* Başkanlığı AB Komisyonu tarafından yürütülen, Yunanistan, EASO, Frontex, Europol, AB Hollanda Dönem Başkanlığı temsilcileri, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın katılımıyla oluşturulan Yürütme Kurulu, AB – Türkiye Ortak Bildirisi’nde belirlenen iade, geri kabul ve yeniden yerleştirme süreçlerinin uygulamasının gözetimini yürütmektedir.

Yasadışı Göç ve Göçmen Kaçakçılığı Üzerine İşbirliği

* Frontex ve NATO tarafından Ege Denizi’nde sürdürülen operasyonlar, erken uyarı ve gözetim faaliyetlerini, Yunan ve Türk Sahil Güvenlik Teşkilatları ile operasyonel bilgi paylaşımını güçlendirdi.

* Frontex mevcut durumda Türkiye sahillerinden hareket eden göçmen botlarının %80 – %90’ını tespit edebilmekte.

* Türk Sahil Güvenlik Teşkilatı Ege Denizi’ndeki kapasitesini artırdı. AB fonlarından sağlanan 14 milyon € ile hızlı müdahale botları ve mobil radar sistemleri alımı gerçekleştirildi.

* Türk Polis Teşkilatı ve Jandarma, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti üzerine birimler kurdu.

* Göçmen kaçakçılığına yönelik cezaların artırılmasına ilişkin yasa değişikliği önerisi TBMM’de.

* Sınır yönetimi ve ilgili diğer makamlar arasında veri paylaşımı ve Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi oluşturulması dâhil olmak üzere ortak risk analizine yönelik faaliyetler son dönemdeki olumlu gelişmeler arasında.

* İrtibat görevlisi atama kararları ile AB – Türkiye işbirliği güçlendi.

* Frontex irtibat görevlisi 1 Nisan 2016’da bilgi paylaşımı, ortak analitik çalışmalar ve belirli operasyonlara yönelik işbirliğini güçlendirme yönünde Türkiye’deki çalışmalarına başladı.

* Europol ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında işbirliğinin artırılması ve irtibat görevlisi atanması üzerine anlaşma 21 Mart’ta imzalandı. Örgütlü suçlar, kaçakçılık ve terörle mücadele irtibat görevlilerinin öncelikli çalışma konuları arasında yer alıyor.

* Ankara’da bulunan AB Delegasyonu, uluslararası kuruluşlar ve üye ülkeler tarafından atanan göç irtibat görevlileri Türkiye ile işbirliğinin geliştirilmesine yönelik ağa destek oluşturmakta. (Örneğin AB polis irtibat memurları Türk Polis Teşkilatı’nın oluşturmaya hazır olduğu İrtibat Ofisleri ile doğrudan iletişime geçerek şüpheli seyahat belgeleri üzerinde görüş alışverişinde bulunabilecek.)

* NATO’nun Ege Denizi’ndeki faaliyetlerinden faydalanarak hâlihazırda yüksek olan tespit oranının ve göçmen kaçakçılığı vakaları, rotaları ve yöntemleri üzerine bilgi paylaşım hızının daha da artırılması gerekiyor.

* Türkiye kısa zaman içerisinde Frontex Genel Merkezi’ne irtibat memuru atamasını gerçekleştirecek.

İletişim ve Farkındalık Yaratma

* Yunanistan’a yasadışı yollarla ulaşmayı değerlendirebilecek göçmenlerin AB – Türkiye Bildirisi’nin maddelerine ilişkin bilgilendirilmesi gerekmekte.

* AB Komisyonu kurumlar arası Göçmen İletişim Stratejisi üzerine görev gücü oluşturarak sığınmacı ve göçmenlerin bilgi aldığı kanalları ve iletişimde kullanılacak ana mesajları belirleyecek, içeriğin dağıtımından sorumlu olacak.

* Türkiye projenin pilot uygulaması için seçilen beş ülke arasında bulunuyor.

* AB Komisyonu bu alanda insan kaçakçılığı ve insan ticareti mağdurlarının hikâyelerinin anlatıldığı videolar hazırlanmasını sağlayan UNHCR (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri) gibi kuruluşlarla ortak çalışmalar yürütüyor.

* İletişim stratejisi kapsamında sosyal medya, görsel – işitsel medya ve farklı dillerde hazırlanan broşürler ile AB – Türkiye bildirisinde belirlenen şartların göçmenler için sonuçlarına ilişkin bilgiler paylaşılıyor.

* Frontex, Yunan Adaları’nda görev yapacak ve ana görevi göçmenlere bilgi sağlamak olan bir görevli atayacak.

* EASO göçmenlere yeniden yerleştirmelere ilişkin düzenli bilgi sağlamakta.

* AB – Türkiye Bildirisi’ne ilişkin yayılan yanlış bilgilere karşı etkili bir iletişim kampanyası yürütülmeli.

AB – Türkiye Bildirisi Uygulamasında İlerleme

I. Yunanistan’a Yasadışı Yollarla Ulaşan Göçmen ve Sığınmacıların Türkiye’ye Dönüşleri

AB 1- Türkiye Bildirisi 20 Mart’tan itibaren Yunanistan’a yasadışı yollarla ulaşan ve sığınma başvuruları kabul edilmeyen göçmen ve sığınmacıların Türkiye’ye geri gönderilmesini öngörmekte. Uygulama, AB ve uluslararası hukuk ve sınır dışı etmeme ilkesi ile uyum içerisinde yürütülmekte.

AB – Türkiye Bildirisi çerçevesinde belirlenen uygulama kapsamında Yunanistan’dan Türkiye’ye iadeler Yunanistan ve Türkiye ikili Geri Kabul Anlaşması uyarınca gerçekleştirilmekte.

İade operasyonlarının masrafları AB bütçesinden karşılanıyor. Önümüzdeki altı ay için 280 milyon € aktarılması planlanıyor. Yanı sıra Frontex üye ülkelerde sürdürülen iade operasyonlarının finansmanı için 66,5 milyon €’luk bütçe ayırdı.

Uzun değerlendirme prosedürleri halihazırda baskı altında olan Yunan Sığınma Hizmetleri’nin üzerindeki iş yükünü artıracağından Yunan Adaları’nda mülakatlardan temyiz süreçlerine tüm aşamalarda hızlandırılmış prosedür işletilmekte. Hızlandırılmış prosedürler Sığınma Prosedürleri Yönetmeliği ile uyum içerisinde gerçekleştirilmekte.

Son Durum :

* Yasadışı yollarla Yunanistan’a ulaşan göçmenlerin Türkiye’ye geri dönüş işlemleri 4 Nisan’da başlatıldı.

* 20 Mart tarihinden sonra Yunanistan’a yasadışı yollarla giriş yapan ve sığınma başvurusunda bulunmayan 325 kişi Türkiye’ye gönderildi.

1

* Yunanistan – Türkiye Geri Kabul Anlaşması kapsamında 2016 yılı içerisinde Türkiye’ye iade edilen toplam göçmen sayısı 1.292’dir. İade operasyonlarının büyük bölümü Mart ayında gerçekleştirildi.

Gelişmeler:

Hukuki boyut

* Yunanistan, güvenli üçüncü ülke ve güvenli ilk sığınma ülkesi kavramlarının tam olarak uygulanması ve temyiz süreçleri dâhil olmak üzere sığınma başvurularının hızlı bir şekilde değerlendirilmesi için hukuki zemini oluşturan yasayı 3 Nisan’da kabul etti.

* İlgili yasa ek komiteler oluşturulması ve sığınma prosedürlerinde telekonferans ve videokonferans yöntemlerinin kullanılması olanağı sağlamakta.

* 20 temyiz komitesi, ikinci incelemede olan tüm sığınma başvuruları değerlendirmelerini 2016 sonuna kadar bitirmeyi hedefliyor. Yeni yasa uyarınca komiteler 4 Nisan itibarıyla geçici bir süre için tüm temyiz dosyalarından da sorumlu olacak. Bu görevin en geç altı ay içerisinde kurulacak olan Temyiz Makamı ve Temyiz Komitesi’ne devredilmesi planlanıyor.

* Türkiye 6 Nisan’da Yunanistan’dan Türkiye’ye iade edilen Suriye vatandaşlarının (daha önce Türkiye’de kayıt altına alınmış olan veya kayıt işlemi yapılmayan Suriyelileri kapsayacak şekilde) geçici koruma talebinde bulunması ve bu kişilere geçici koruma statüsü tanınmasına imkân sağlayacak yasal düzenlemeyi onayladı.

* Ek olarak Türkiye 12 Nisan’da gönderdiği mektupta Türkiye’ye geri dönen Suriyelilere geçici koruma statüsü sağlanacağına ilişkin güvence verdi.

* AB – Türkiye Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanmasına yönelik ilerleme kaydedildi. Anlaşma’nın 1 Haziran’da yürürlüğe girmesi ile Yunanistan – Türkiye ikili Geri Kabul Anlaşması geçerliliğini kaybedecek. (Göç alanında ortak eylem planı öncesinde Geri Kabul Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için öngörülen tarih Ekim 2017 idi.)

* 1 Nisan’da AB – Türkiye Ortak Geri Kabul Komitesi TBMM tarafından onaylandığı an uygulanmaya başlanacak olan üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulüne ilişkin maddelerin 1 Haziran 2016’da yürürlüğe girmesi üzerine karar aldı.

* Türkiye ve Almanya AB – Türkiye Geri Kabul Anlaşması ikili uygulama protokolü üzerinde anlaşma sağladı.

* Bulgaristan ve Yunanistan ile ikili protokoller üzerine görüşmeler sürüyor.

Operasyonel boyut

* AB Komisyonu uygulamaya yönelik konularda iyileşme sağlanması için Yunan ve Türk makamlarıyla yakın çalışma yürütmekte.

* Yunan yetkililere uzmanlık desteği ve AB bütçesinden mali destek sağlanmakta.

* Yunan Adaları’nda AB Koordinatörü, AB Ajansları ve üye ülkeler destek sağlamakta.

* Yunan yetkililer Yunan Adaları’na 20 Mart öncesi ulaşan göçmen ve sığınmacıların büyük bir bölümünü bir hafta içerisinde anakaraya taşıdı.

* AB Komisyonu ve Frontex desteği ile kabul ve kayıt merkezlerinin Yunan Adaları’ndan Türkiye’ye iadelerin hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için yeni şartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları sürüyor.

* Ek olarak merkezlere iade ve sığınma alanında uzman yetkililer atanıyor.

* Yakın zamana kadar Yunanistan’da bulunan az sayıda göçmen sığınma başvurusunda bulunmuştu. Ancak Türkiye’ye iade uygulamasının başlamasını takiben sığınma başvurularının sayısında artış gözlemlendi. Son iki haftada 2.000 sığınma başvurusu iletildi.

* Yunan makamlara destek sağlamak üzere EASO ve Frontex 19 Mart’ta iki ayrı uzman çağrısında bulundu. Bu doğrultuda üye ülkeler sağlayabilecekleri uzman desteğini belirledi.

* EASO sığınma memurları atamalarını sürdürmekte. Hedef, Mayıs ayının ortalarında günde 200 dosyalık işlem kapasitesine ulaşılması.

* 20 Mart sonrası Yunanistan’a yasadışı yollarla giriş yapan göçmenlerin iadesi için Yunan Polis Teşkilatı, Frontex aracılığıyla üye ülkelerden sağlanan geri kabul uzmanlarıyla desteklenmekte.

* Geri kabul ofisleri arasında gerçek zamanlı ve etkili iletişim sağlanmasının yanı sıra geri kabul operasyonlarının koordinasyonu için Yunanistan’da bulunan kabul ve kayıt merkezlerinde (hotspots) 25 Türk irtibat görevlisi, Türkiye’deki varış noktalarında ise 5 Yunan irtibat görevlisi görev yapmakta.

* Frontex geri dönüşlerin ulaşım boyutunu güvence altına aldı. 24 otobüs, beş feribot, bir uçak geri dönüş operasyonlarına tahsis edilirken, ek 329 memur görevlendirildi.

AB finansmanı

* Yunanistan’a 2015’ten bu yana 181 milyon € acil durum finansmanı sağlandı. Bu rakam ulusal program kapsamında Yunanistan’a aktarılan 509 milyon €’ya ektir.

2

 

Sonraki Adımlar:

*AB – Türkiye Geri Kabul Anlaşması’nın uygulamasına 1 Haziran’da başlanması için gerekli hazırlıklar tamamlanmalı.

*AB Komisyonu Anlaşma’nın Türk vatandaşlarına ilişkin maddelerinin uygulamasını gözetmeye devam edecek. Üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulüne ilişkin konularda çalışmalar sürdürülmekte. Nisan ayı içerisinde bu konuda bir toplantı gerçekleştirilecek.

*Türkiye, AB – Türkiye Bildirisi çerçevesinde belirlenen uygulama kapsamında Yunanistan’dan Türkiye’ye iade edilen ve Suriye vatandaşı olmayan kişilere geçici koruma sağlanmasına yönelik hukuki temeli oluşturmak üzere çalışmaları tamamlamalı.

*Türkiye’den Yunanistan’a yasadışı yollarla ulaşan kişi sayısı azalmakla birlikte, Yunan Adaları’nda kabul kapasitesi üzerindeki baskı, devam etmekte olan yeni girişlerle artmakta. Yunanistan ve Türkiye geri dönüşler için hızlandırılmış operasyonlar yürütülmesini sağlamak üzere gerekli unsurlar üzerine görüşmekte.

*Yunan Sığınma Hizmetleri’nin kapasite geliştirme çalışmaları sürdürülmeli.

*Yunanistan’da gözaltı veya kapalı kabul merkezlerinin sayısının sığınma başvurularındaki artış ile orantılı şekilde artırılması ve merkezlerde uygun şartların güvence altına alınması gerekmekte.

*Kabul ve kayıt merkezlerinde iade operasyonlarına yönelik tüm prosedürlerin gözetimi sürdürülmeli.

*Üye ülkelerin taahhütte bulunduğu uzmanların hızla görevlendirilmesi gerekmekte.

*Türkiye tarafından iade edilecek göçmenlere yönelik muhtaç grupların tespiti ve desteklenmesi çalışmaları sürdürülmeli.

*Frontex ve EASO’ya geri dönüş operasyonlarına yönelik ek kaynak aktarılması planlanıyor.

*Yunanistan’da kabul merkezleri, iade operasyonları ve Yunan Sığınma Hizmetleri öncelikli olmak üzere ek personel, Yunan Polis Teşkilatı’na dış sınırlarda operasyonel destek, çevirmen işe alımları, beklemede olan dosyalar için Temyiz Komitelerine destek için ek finansman sağlanacak.

II. “Bire Bir” Kuralı Çerçevesinde Türkiye’den AB Ülkelerine Yeniden Yerleştirme

AB – Türkiye Bildirisi kapsamında karara bağlanan “bire bir” kuralı uyarınca yeniden yerleştirmeler, üye ülkeler arasında Temmuz 2015’de üzerinde uzlaşı sağlanan yeniden yerleştirme planı doğrultusunda en kısa zamanda uygulanacak.

Üye ülkelerin üçüncü ülkelerden yeniden yerleştirmelere ilişkin belirlediği toplam sayı 22.504 idi. Bu sayı Lübnan ve Ürdün’de bulunan sığınmacıların yeniden yerleştirilmesini de kapsamakta.

Ek yeniden yerleştirme kontenjanına ihtiyaç duyulması durumunda üye ülkeler arasında gönüllülük temelinde yeni bir plan oluşturulacak. Bu kapsamda ek 54.000 kişi için yeniden yerleştirme planı oluşturulabilir.

Yeniden yerleştirme boyutunun hızlandırılması için AB Komisyonu, üye ülkeler, EASO, UNHCR ve Türkiye’nin ortak çalışmaları sonucu Standart Operasyonel Prosedürler’in belirlenmesi süreci tamamlanmak üzere. Bu sistem çerçevesinde Türkiye UNHCR’a yeniden yerleştirme programı adayları listesi sunacak. UNHCR yeniden yerleştirme programı kapsamına dahil olmak isteyen kişilerin, durumlarının hassasiyetinin ve yeniden yerleştirilecekleri üye ülkelerin belirlenmesi sürecine destek sağlayacak. Yeniden yerleştirme programına dâhil olacak kişiler üzerinde son karar yetkisi üye ülkelerde. Güvenlik kontrolleri de üye ülkeler tarafından gerçekleştirilecek.

Son Durum:

* Planın hızla uygulanması için AB Komisyonu, AB ajansları, üye ülkeler ve UNHCR tarafından bir mekanizma oluşturuldu.

* 4-5 Nisan’da ilk yeniden yerleştirme gerçekleştirildi. Bu kapsamda Türkiye’de kayıtlı bulunan 74 Suriyeli Almanya, Finlandiya ve Hollanda’da yerleştirildi.

* Bugüne kadar 103 Suriyeli sığınmacı Türkiye’den Almanya, Finlandiya, Hollanda ve İsveç’te yeniden yerleştirildi.

* Üye ülkeler arasında Temmuz 2015’te üzerinde uzlaşı sağlanan yeniden yerleştirme planı çerçevesinde mevcut durumda 16.800 kişilik yeniden yerleştirme kontenjanı bulunmakta.

Gelişmeler:

Hukuki boyut

* AB Komisyonu 21 Mart’ta AB içerisinde yeniden yerleştirmeler için öngörülen 54.000 kişilik kontenjanın Türkiye’de kayıtlı Suriyelilerin yeniden yerleştirme, insani kabul veya insani vize, burs, aile birleşimi programları gibi diğer yasal yöntemlerle AB’ye kabulüne ilişkin kullanımına yönelik bir öneri sundu.

Operasyonel boyut

* Yeniden yerleştirme boyutunun hızlandırılması için AB Komisyonu, üye ülkeler, EASO, UNHCR ve Türkiye’nin ortak çalışmaları sonucu Standart Operasyonel Prosedürler’in belirlenmesi süreci tamamlanmak üzere.

 

Sonraki Adımlar:

21 Mart’ta sunulan AB Komisyonu önerisinin acil olarak AB Konseyi tarafından kabul edilmesi beklenmekte. (Böylece yaklaşık 70.800 kişinin yeniden yerleştirmesine yönelik planın önemli bir adımı tamamlanmış olacak.)

Yunanistan’dan Türkiye’ye iade edilen Suriyeliler ile Türkiye’den AB üye ülkelerine yeniden yerleştirilen Suriyelilerin sayısının uyumlu bir şekilde ilerlemesi için süreç yakından gözetilmeli.

Üye ülkelerin geri kabul taahhütlerini UNHCR ve yeniden yerleştirme programı adaylarına azami öngörülebilirliği sağlayacak şekilde belirlemeleri gerekmekte. Ek olarak, yeniden yerleştirme prosedürlerinin normal şartlar altında 12 ay olan süresinin birkaç haftaya indirilmesi gerekmekte.

“Bire bir” kuralına ilişkin Standart Operasyonel Prosedürler’in hızla tamamlanması gerekmekte.

Türkiye’nin başlatılan sığınma prosedürlerini tamamlaması ve gerekli şartları karşılayan kişilere mülteci statüsünü hızla sağlaması gerekmekte.

III. Yasadışı Göçmen Akışları İçin Yeni Denizyolu ve Karayolu Rotaları Oluşturulmasının Önüne Geçilmesi

* AB – Türkiye Bildirisi’nin ana hedefleri arasında olan Doğu Akdeniz rotasının kontrol altına alınması ile mevcut diğer rotaların kullanımının artması riski bulunmakta.

* Mevcut durumda AB – Türkiye Bildirisi tedbirlerinin uygulanması ile ilişkili olarak yeni rotalar oluştuğuna dair bir delil bulunmamakta.

* Oluşması riski bulunan rotalar şu şekilde: Yunanistan – Arnavutluk kara sınırı, İtalya – Yunanistan ve Arnavutluk denizyolu rotası, Türkiye ve Bulgaristan / Yunanistan kara sınırı, Yunanistan – Bulgaristan kara sınırı ve Orta Akdeniz rotası.

* Frontex ve AB Komisyonu, Karadeniz ve Ukrayna, Arktik rota (Finlandiya, Norveç ve Rusya), yanı sıra Batı Akdeniz rotasının yakından gözetimini sürdürmekte. Bugüne kadar yasadışı göçmen akışlarında önemli bir kayma gözlemlenmedi.

* Avrupa Sınır Gözetimi Sistemi çerçevesinde Frontex bildirim ve operasyonel bilgi paylaşımı gerçekleştirmekte; göç rotalarının değişmesi riskine yönelik risk analizlerini sürdürmekte.

* Orta Akdeniz Triton operasyonunun kapsamı Adriyatik Denizi’nin Yunanistan, İtalya ve Arnavutluk arasında kalan bölgesini kapsayacak şekilde genişletildi.

* Triton kapsamında İtalya ve Arnavutluk arasındaki bölgede havadan gözetim faaliyetleri sürmekte.

IV. Gönüllü İnsani Kabul Programı

*Türkiye ile Gönüllü İnsani Kabul Programı’na AB ve Türkiye arasında yasadışı göç akışlarının sona ermesi veya en azından önemli oranda ve sürekli olarak azalması ile eşzamanlı olarak işlerlik kazandırılmasının sağlanması için Standart Operasyonel Prosedürler’in tamamlanması çalışmaları sürmekte.

* AB Konseyi ile üye ülkelerin gönüllülük temelinde programa katkıları görüşülmekte.

V. Vize Serbestleştirilmesi

AB – Türkiye Bildirisi, Türkiye tarafından Vize Serbestleştirilmesi Yol Haritası’nda öngörülen tüm kriterlerin yerine getirilmesi durumunda vize serbestleştirilmesi sürecinin Haziran 2016’da tamamlanmasını öngörmekte. AB Komisyonu tarafından bu yönde ilerlemenin değerlendirildiği ikinci raporun Mart ayında yayımlanmasını takiben kriterlerin yerine getirilmesine yönelik farklı alanlarda adım atıldı. Öne çıkan unsurlar şu şekilde:

* Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kabul edildi.

* Sınır Yönetimi Alanında Kurumlar Arası İşbirliği ve Koordinasyon Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girdi.

* Pakistan ile Geri Kabul Anlaşması onaylandı.

* Suçluların iadesine ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin üç ek protokolü imzalandı.

* Europol ve Türkiye arasında irtibat memurları görevlendirilmesine ilişkin anlaşma imzalandı.

* Türkiye ve Yunanistan arasında geri kabul yükümlülüklerinin uygulamasına ilişkin önemli ilerleme kaydedildi.

 

Sonraki Adımlar:

Beklemede olan 140.000 sığınma başvurusu sayısının azaltılması ve yeni sığınma başvurularına ilişkin kararların ilgili yasalarda belirlenen uygun süre içerisinde tamamlanmasının güvence altına alınması;

Sığınmacıların işgücü piyasasına yasal erişimi için Ocak ayında geçici koruma altında olan Suriyelilere yönelik atılan adımların benzerlerinin uygulanması;

AB’ye yönelik yüksek oranda yasadışı göçe kaynak oluşturan ve Türkiye’nin vize uygulaması kapsamının dışında tuttuğu ülkelerin vatandaşlarına vize gerekliliği getirilmesi dâhil olmak üzere vize politikası kapsamında gerekli değişikliklerin tamamlanması;

Ayırım gözetmeden tüm üye ülkelere Türkiye’ye vizesiz giriş hakkı tanınması;

Kamu düzeni ve güvenlik alanında AB ile işbirliğinin güçlendirilmesi için Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun AB kurallarıyla uyumunun güvence altına alınması;

Temel haklar alanında AB Komisyonu vize serbestleştirilmesi süreci ikinci raporunda tespit edilen geriye kalan kriterlerin tümünün yerine getirilmesi;

Türk vatandaşlarının geri kabulü dahil olmak üzere AB – Türkiye Geri Kabul Anlaşması’nın tüm üye ülkelere yönelik uygulamasının iyileştirilmesi çalışmalarının devam ettirilmesi ve üçüncü ülke vatandaşlarının mevcut ikili geri kabul anlaşmaları temelinde geri kabul süreçlerinin etkili bir şekilde işletilmesi;

AB – Türkiye Geri Kabul Anlaşması’nın üçüncü ülke vatandaşlarına yönelik maddelerinin 1 Haziran’dan itibaren uygulamaya geçirilmesi için gerekli şartların oluşturulması.

AB Komisyonu bir sonraki değerlendirme raporunu 4 Mayıs’ta sunacak.

Türkiye’nin tüm kriterleri yerine getirdiğinin değerlendirilmesi durumunda Türkiye’nin vize muafiyeti uygulanan ülkeler listesine alınması için gerekli yasal düzenleme değişikliği önerisi hazırlanacak.

VI. Türkiye Sığınmacı Fonu

* AB bütçesinden sağlanacak olan 1 milyar €’ya ek olarak 16 üye katılım sertifikalarını gönderdi. Bu tutar 2016-2017 dönemi için Türkiye’ye söz verilen 2 milyar €’nun 1.61 milyar €’luk bölümünü karşılayabilecek. Türkiye’ye ek mali katkı için henüz adım atmayan Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, G. Kıbrıs, Yunanistan, Litvanya, Malta, Polonya, Romanya, Slovenya ve İspanya’nın ilkbahar sonuna kadar adım atması gerekiyor.

* Türkiye Sığınmacı Fonu’ndan 2016 yılında AB bütçesinden öngörülen 250 milyon €’luk kaynak için 77 milyon €’luk kontratlar 4 Mart’ta imzalandı ve ilk ödemeler 18 Mart’ta yapıldı.

* Fon kapsamında programlama ve projelendirme süreçleri hızlandırıldı.

* İhtiyaçlar ile ilgili AB-Türkiye ortak değerlendirmesinin Nisan ayı sonuna kadar tamamlanması ve 12 Mayıs’ta Yürütme Kurulu’na sunulması gerekiyor.

İnsani yardımlara ilişkin üç kategori bulunuyor:

1. AB Komisyonu bütçesinden sağlanan 165 milyon €, mevcut insani yardımların sürdürülmesinde kullanılmalı. 90 milyon €’luk ilk dilim ödeme 16 ortağa gerçekleştirildi; 75 milyon €’luk ikinci dilim ise Temmuz sonuna kadar aktarılacak. Bu operasyonlarla çocukların korunması, kadınların sağlığı, eğitime erişimde acil ihtiyaçlar karşılanacak.

2. En çok korunmaya muhtaç göçmenlerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için elektronik kart aracılığıyla aylık para aktarımı gerçekleştirilmesi planlanmakta. (gıda, barınma, eğitim ve sağlık giderleri için)

3. Kamplardaki ya da kamplar dışındaki sığınmacılara çadır, yatak gibi gıda dışı ayni ihtiyaçların sağlanması. Örgün eğitim ve tamamlayıcı sağlık projeleri de bu kategoride yer almakta.

 

Toplam 435 milyon € tutarında maliyeti olacağı tahmin edilen 2 ve 3 numaralı kategoride yer alan insani yardımlar Temmuz ve Ekim 2016’ da uygulamaya geçecek.

Eğitim, Sağlık, Altyapı ve Sosyo-Ekonomik Destek

Bu alanlarda yapılması gerekli yardımlar 4 başlık altında incelenebilir.

1. Suriye İçin Güven Fonu kapsamında 76 milyon € maliyeti olacak 6 ek projenin Nisan sonuna kadar sözleşmeye bağlanması gerekiyor. Hazırlık aşamasındaki 88 milyon €’luk iki projeye Temmuz ayında başlanacağı tahmin edilmekte. Bu projeler sığınmacıların ve ev sahibi toplumun geçimlerini sürdürebilmelerini desteklemeyi hedeflemekte. Yüksek eğitim, örgün eğitim, psiko-sosyal destek ve sağlık bu başlık altındaki projelerin yoğunlaşacağı alanlar.

2. Fon kapsamı içerisinde yer alan ve “özel önlem” olarak tanımlanan yardım başlığı altında Türkiye’ye iade edilen mültecilerin barınma, gıda ve sağlık hizmetleri için 60 milyon € ayrıldı. Söz konusu kaynak Türk İçişleri Bakanlığı ile doğrudan anlaşma çerçevesinde aktarılacak. “Özel önlemler” Türkiye için AB’ye Katılım Öncesi Kaynak’tan (IPA) aktarılacak. Bu kapsamdaki yardımlar doğrudan ilgili bakanlığa aktarılacak. AB-Türkiye Bildirisi’nin uygulamaya konulma tarihi olan 4 Nisan’dan itibaren geçerlidir.

3. AB Komisyonu, sığınmacıların eğitim ve sağlığı için özel önlemler belirleyecek.

4. AB Komisyonu, altyapı ve sosyo-ekonomik destek konularında ilerleme sağlanması için uluslararası mali kuruluşların mali katkılarını güvence altına almayı hedeflemekte.

VII. Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi

AB Komisyonu ve Türk Hükümeti’nin Mayıs 2015’te anlaşmaya vardığı Gümrük Birliği’nin güncellenmesi süreci çerçevesinde AB Komisyonu Etki Değerlendirme çalışması başlattı ve 16 Mart tarihinde başlayan ve 9 Haziran’da sona erecek olan bir kamuoyu danışma süreci açtı.

VIII. AB’ye Katılım Süreci

33 numaralı müzakere başlığı olan mali ve bütçesel hükümler başlığıyla ilgili 2008 yılı tarama raporu geçerliliğini korumaya devam etmekte. AB Konseyi Türkiye’den müzakere tutumunu iletmesini istedi.

AB Komisyonu’nun Nisan ayı sonuna kadar Ortak Tutum Taslağı’nı hazırlayarak Nisan 2016 sonuna kadar AB Konseyi’ne iletmesi bekleniyor.

AB ülkelerinin tutumlarından bağımsız olarak beş müzakere başlığının daha açılması için hazırlıklar hızlandırılmış durumda. AB Komisyonu ilkbahar sonuna kadar belge hazırlıklarını tamamlamayı taahhüt etmekte:

1. 15 numaralı enerji başlığında hazırlıklar son aşamada. Nisan 2016 sonuna kadar AB Komisyonu tarama raporunun güncellenmesini tamamlayacak.

2. 23 ve 24 numaralı başlıklar olan “yargı ve temel haklar” ve “adalet, özgür ve güvenlik” başlıklarında Nisan sonuna kadar alt komisyon toplantıları ile teknik istişareler gerçekleştirilecek. Bu kapsamda, ifade özgürlüğü, yargı, yolsuzlukla mücadele politikası, göç ve sığınma politikaları, vize kuralları, sınır yönetimi, polis işbirliği, terörizm ve örgütlü suçlarla mücadele konuları ele alınacak. AB Türkiye’nin demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel özgürlüklere saygı ve ifade özgürlüğü alanlarında en yüksek standartlara uymasını beklemekte. AB Komisyonu 23 ve 24 numaralı başlıkların güncellenmiş tarama raporlarını Mayıs sonuna kadar tamamlayacak.

3. Türkiye 26 numaralı eğitim ve kültür başlığında güncellenmiş müzakere tutumunu 24 Mart’ta sundu. AB Komisyonu güncellenmiş tarama raporunu Nisan sonuna kadar tamamlayacak.

4. Avrupa Dış Eylemler Dairesi 31 numaralı “dış politika, güvenlik ve savunma politikası” başlığıyla ilgili tarama raporunu güncellemeye devam ediyor. Raporun Nisan sonunda tamamlanması öngörülüyor.

IX. Suriye’de İnsani Durum

AB ve Türkiye, daha fazla Suriyelinin ülkesini terk etmesinin önüne geçmek için insani durumu iyileştirmek üzere ortak yardım sağlamak hedefiyle 16 Mart’tan itibaren önemli kaynak aktarımı gerçekleştirdi.

1,3 milyar €’su AB bütçesinden gelen 3,8 milyar €’luk insani yardıma ek olarak AB ülkeleri de 1,9 milyar € tutarında yardım sağladı.

Suriye’deki kişilere yardım ulaştırma faaliyetleri zorluklar içermekte. Uluslararası Suriye Destek Grubu İnsani Yardım Görev Gücü tüm Suriye’de ihtiyaç içindeki bireylere insani yardımları ulaştırmakta güçlük çekmekte. Türkiye de dâhil olmak üzere Suriye’ye komşu ülkelerin bu çalışmalara katkısı önem taşıyor.

Suriye’nin kuzeyinde Türkiye ile sınır olan bölgede kalan ve sayılarının 60 bin olduğu tahmin edilen kişilere acil yardım ulaştırılması önem taşımakta. AB hayat kurtarıcı faaliyetler için 2016 yılında 140 milyon € ayırdı.

*

Vize serbestleştirilmesi hedefinin yol haritasında son durum

1

2

3

4

5

6

7

8

9

vize_tusiad_ek2

ek2

* [pdf format]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: