İktidarın yeni «psikolojik operasyonu» : Vizesiz Avrupa!


İnan da, ölme!

eu-confusion-cartoon

Halkı fakir ve yoksul Türkiye’nin, mahdut sayıda zengin vatandaşı için kopartılan koca bir yaygaradır, bu… Tıpkı; Kenan Evren’in General Rogers’le dostluk muhabbetine dayalı Yunanistan’ın NATO’ya dönüşünü koşulsuz kabulü, tarihinde Türkiye’yi tek yanlı yükümlülükler içine sokan “AB ile Gümrük Birliği Anlaşması” gibi… Başbakan Davutoğlu kalkmış, Avrupalı dostlarından bahsediyor Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde ve bir takım garantiler veriyor. Kıbrıs ve Ege konularında AB’nin taleplerine evet diyeceksek, Doğu ve Güneydoğu’da ayrıcalıklı federatif statünün tanınmasını kabul edeceksek, ve daha bir çok alanda avrupalının dayattığı tavizleri kabul edeceksek, bırakın Avrupa’ya vizesiz seyahat etmeyelim…

***

VİZESİZ AVRUPA YALANI !

ozcan_pehlivanoglu

Özcan Pehlivanoğlu – Türkiye’nin kara bulutlarla kaplı gündemini dağıtmak için yapılan son psikolojik operasyonlardan biri, “AB Ülkelerine Vizesiz Seyahat” açıklamaları oldu.

Bu konuda ilk bakmamız gereken şey, Türkiye’de kaç kişinin pasaportu olduğu ve pasaportu olanların kaçının yurtdışına ve de özellikle Avrupa’ya seyahat ettiğidir.

78 milyonluk bir nüfusa sahip koca Türkiye’nin, onda biri yani 7.5 milyon civarında insanımız pasaport sahibidir.

Buna yurtdışına işçi statüsünde gidenler ile Hac ve Umre ziyaretleri için pasaport almış olanlar da dahildir.

Yani kendisi zengin ama halkı fakir ve yoksul düşmüş olan Türkiye’nin, mahdut sayıda vatandaşı için kopartılan bir yaygaradır; bu Avrupa’ya vizesiz seyahat!

Ben bir yalan olarak nitelediğim Avrupa’ya vizesiz seyahat hayalini; 12 Eylül’den sonra, Kenan Evren’in Amerikalı General Rogers’le arkadaşlık muhabbetine dayalı olarak, Yunanistan’ın NATO’ya üyeliğine yeniden kabulünü koşulsuz onaylamasına ya da 6 Mart 1995 tarihinde imzalanan ve Türkiye’yi tek yanlı yükümlülükler içine sokan “AB ile Gümrük Birliği Anlaşması”na benzetiyorum. Şimdi de Başbakan Davutoğlu, Avrupalı dostlarından bahsediyor ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde bir takım garantiler veriyor. Bu söylemde, geçmiş ile büyük bir benzerlik görüyorum.

Vizesiz seyahat için, 72 faslın Haziran 2016 sonuna kadar ikmali halinde, bize Avrupa kapıları açılacak. Kime açılacak? Halkı, fakir ve yoksul bırakılmış Türkiye’de, bir kısım mutlu azınlığa! Çünkü daha %90’nımızın pasaportu bile yok…

Avrupalılar; yalancı, korkak, düzenbaz, ikiyüzlü, ırkçı, katil, soykırımcı bir karaktere sahiptir. Buna karşılık Türkler; dürüst, doğru, temiz ve saf insanlardır. Her şeye inanırlar! Eğer böyle olmasaydı, Avrupalılar bugün Güneydoğu Avrupa denilen Balkanlardan ve nihayetinde Anadolu’dan bizi kovmak için plan üstüne plan yaparlar mıydı?

Türkiye, AB ile Gümrük Birliğine girdiği günden bu yana bir sömürge haline gelmiştir. Avrupa’nın, diğer üyeler ile Türkiye arasında uyguladığı çoklu standarda bakılınca, bu çok rahat görülmektedir.

Biz; Kıbrıs ve Ege konularında AB’nin taleplerine evet diyeceksek, ülkemizin Doğu ve Güneydoğusunda ayrıcalıklı federatif bir statünün tanınmasını kabul edeceksek, Fener Patrikhanesi’nin Vatikanlaştırılarak bağımsızlaştırılmasını seyredeceksek, Gümrük Birliği’nin Türkiye’yi esirleştirmesine göz yumacaksak, Türk Silahlı Kuvvetlerini zayıflatacaksak, Ermenilerin sözde soykırım iddialarını tanıyıp, tazminat ve toprak davalarına ortam hazırlayacaksak; bırakın Avrupa’ya vizesiz seyahat etmeyelim… Cennet Türkiyemizi adım adım gezerek, birbirimizle kucaklaşalım…

Nitekim vizesiz Avrupa’ya seyahat yalanından sonra açıklanan AP İlerleme Raporu, bahsettiklerimize benzer şeyler içerdiğinden dolayı, Türkiye tarafından yok hükmünde sayılarak geri iade edilmiştir.

Türk Milleti, saf ve temizdir ama aptal değildir ve kimseninde onu aptal yerine koymaya hakkı yoktur.

Ancak ne talihsizliktir ki; içerinin ve dışarının birlikte oynadığı, siyasi tuluat nedeniyle; Türk Milleti yüzyıllardır yalanlarla oyalanmakta ve aldatılmaktadır. “AB Birliğine Tam Üyelik” ve şimdi de “Avrupa’ya Vizesiz Seyahat” yalanları da bunlardan biridir.

Amaç; mutlu olmayı Batı’da zanneden fakir ve yoksul insanlarımızı, umut dolu bir beklentiye sokmaktan ibarettir. Hem de ülkemizin bir bölümü cayır cayır yanarken ve şehit üstüne şehit gelirken! Birileri ne yazık ki; kafamızı karıştırmak istiyor.

Türk Milletine, bugüne kadar Avrupa ve Avrupa Birliği ile ilgili hep yalan söylendi. Örneğin, 1995’te Türkiye’yi AB’ye tek yanlı bağlayarak “tren kaçmasın” demişlerdi. Şimdi de sakın “Yeni Anayasa” ile AB’nin istedikleri yerine getirilirken “bu son şansımız” denmesin? İnşallah bu yalan, son yalan olur!

*

Konuya ilişkin:

[Vize serbestleştirilmesi hedefinin yol haritasında son durum ]

*

ozcan_pehlivanoglu1

email

twitter

twitter

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: