Parlamento Kararı’na soğukkanlı yaklaşım gerekiyor!


Eleştiriler, Türkiye’de özgürlükler ve hukukun üstünlüğü alanlarında yoğunlaşıyor!

AP içindeki siyasî gruplar farklı görüşler taşıdıklarından, kararı geniş bir yelpazede bu yaklaşım farklılıklarının ufuk turu şeklinde incelemek gerekiyor. Karar metninde 1915 olaylarının 100’üncü yılına ilişkin Ermeni tezlerine atıfta bulunulması, hükümetin belgeyi AP’ye iade etmesinin temel nedenlerinden birini oluşturuyor.

AP içindeki siyasî gruplar farklı görüşler taşıdıklarından, kararı geniş bir yelpazede bu yaklaşım farklılıklarının ufuk turu şeklinde incelemek gerekiyor. Karar metninde 1915 olaylarının 100’üncü yılına ilişkin Ermeni tezlerine atıfta bulunulması, hükümetin belgeyi AP’ye iade etmesinin temel nedenlerinden birini oluşturuyor.

***

“Avrupa Parlamentosu’nun eleştirileri Türkiye’de özgürlükler ve hukukun üstünlüğü ile AB-Türkiye mülteci anlaşması konularında yoğunlaşıyor”

İKV Başkanı Zeytinoğlu, 2015 AP Türkiye Raporu’nda ilişkilerdeki güncel durum, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve temel haklar üzerinde durulduğunu, bunun yanında çözüm süreci ve Güneydoğu’daki durum, göçmen krizi bağlamında Türkiye-AB işbirliği ve Kıbrıs görüşmeleri temalarının öne çıktığını belirtti.

AB halklarının temsilcisi konumundaki AP’nin raporlarının her sene tartışma yarattığını belirten Zeytinoğlu, raporlara soğukkanlılıkla yaklaşılması gerektiğini hatırlattı. Zeytinoğlu şunları söyledi:

“AP’nin Türkiye raporları, her sene Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Türkiye ilerleme raporlarını ele almaktadır. Bu raporlar, AB siyasi parti gruplarının birbirlerinden çok farklı görüşlerini içerdikleri için, geniş bir yelpazede çeşitli yaklaşımları kapsayan bir ufuk turu niteliği taşır. Neredeyse bir karma doküman denebilir. Raporların, bu gözlükle incelenmesi doğru olur”.

“Rapor bu yıl da tepki uyandıracak bazı unsurlar içeriyor”

Zeytinoğlu, raporun giriş kısmında, AP’nin 15 Nisan 2015 tarihinde 1915 olaylarının 100’üncü yılına ilişkin Ermeni tezlerini savunan ilke kararına atıfta bulunulduğuna dikkat çekti ve bunu geçtiğimiz yıl kabul edilen 2014 AP Türkiye Raporu’nun AP’ye iade edilmesinin temel nedenlerinden biri olduğunu hatırlattı. “Bu sene de raporun iade edilmesi, Hükümetimiz ve AB Bakanımızın aynı tutumu devam ettirdiğini göstermektedir” dedi.

“Rapora rekor sayıda değişiklik önerisi verildi”

Raporun bir diğer özelliğinin de rekor sayıda değişiklik önergesi alması olduğunu belirten Zeytinoğlu, rapora, komite aşamasında 545, genel kurul aşamasında ise 47 değişiklik önergesi verildiğini kaydetti.

Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve temel özgürlükler bölümü, AP Türkiye Raporu’nun şüphesiz en eleştirel bölümü olarak dikkat çekiyor. Türkiye’de yargı ve temel haklar ile adalet, özgürlük ve güvenlik alanlarında reform ihtiyacına dikkat çekilerek, bu konuları kapsayan 23’üncü ve 24’üncü fasılların Üye Devletlerin tutumuna halel getirmeksizin açılış kriterlerinin karşılanmasının akabinde açılması çağrısı yapılıyor.

“AP, demokrasi ve temel haklarda geri gidişe dikkat çekiyor”

İKV Başkanı Raporda aşağıdaki noktaların kritik olduğunu vurguladı:

“AP raporunda, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki geri gidiş ve genel anlamda reformların hızında yaşanan yavaşlamadan söz ediliyor. Türkiye’deki durum; yargının bağımsızlığı, toplanma ve ifade özgürlüğü ile insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü konularında gerilemelerin yaşandığı ve Kopenhag kriterlerinden uzaklaşıldığı ifadeleriyle özetleniyor. Türkiye’nin bu konularda ilerlemesine ön ayak olacak şekilde, müzakerelerde ilgili fasıllar olan 23 ve 24. Fasılların açılması da AP raporunda öneriliyor.

“Raporda, Türkiye’nin AB Katılım Sürecine Atıfta Bulunulması Olumlu”

Bunun yanında, Türkiye’nin AB için kilit öneme sahip bir stratejik ortak olduğu ve etkin işleyen katılım müzakereleri sürecinin Türkiye ile ilişkilerin tüm potansiyelinin ortaya çıkarılması için en uygun çerçeveyi oluşturduğunun belirtilmesi, üyelik sürecine referans yapılması açısından olumlu değerlendirilebilir. Ayrıca Parlamento’nun, TTIP başta olmak üzere, AB ile üçüncü ülkeler arasında STA akdedilirken Türkiye’nin çıkarlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulaması ve Türkiye-AB enerji işbirliğinin gecikmeksizin geliştirilmesi gerektiğine değinmesi de yine Türkiye açısından önemli bir katkı oluşturuyor.

“Raporda terörle mücadeleye destek verilirken, insan hakları vurgusu yapılıyor”

Raporda, terörle mücadelenin Türkiye’nin meşru hakkı olduğu kabul edilirken, güvenlik önlemlerinin insan hakları ve hukukun üstünlüğü dikkate alınarak uygulanması gerektiğine ve terörle mücadele operasyonlarında orantılılığa dikkat çekiliyor.

AB terör örgütleri listesinde yer alan terör örgütü PKK’nın güvenlik güçlerini ve sivilleri hedef alan saldırılarının kınandığı ifade ediliyor.

Hükümete çözüm sürecinin yeniden başlatılması için üzerine düşeni yapması, terör örgütüne ise silah bırakması ve terörist taktiklerine son vermesi çağrısında bulunuluyor.

Mülteci/Göçmen Krizi Bağlamında Türkiye’nin çabaları takdir edilirken, AB ve Türkiye arasındaki anlaşmanın uzun vadeli bir çözüm sunmadığı saptamasında bulunuluyor.

Mülteci/Göçmen Krizi Bağlamında Türkiye’nin çabaları takdir edilirken, AB ve Türkiye arasındaki anlaşmanın uzun vadeli bir çözüm sunmadığı saptamasında bulunuluyor.

Mülteci krizi bağlamında, Türkiye ile AB ilişkilerindeki canlanmaya AP tarafından destek veriliyor. Dünyadaki en kalabalık mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan Türkiye’nin insani açıdan muazzam katkısı not edilirken, Türkiye’nin, Suriye ve diğer ülkelerden AB’ye giden göçmen ve mülteciler için başlıca transit ülkelerden biri olduğu hatırlatılarak, bu alanda Türkiye ile işbirliğinin önemine dikkat çekiliyor.

Türkiye-AB mülteci eylem planına destek verilirken bunun katılım müzakerelerinden ayrı ele alınması; müzakere sürecinin içeriği, koşulları ve takvimi ile ilişkilendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Mülteci krizinin ele alınmasının Türkiye’den beklenmesinin mülteci krizine uzun vadeli bir çözüm teşkil etmediğinin altı çizilerek, AB üye ülkelerine mültecilerin yeniden yerleştirilmesinde dayanışma ruhu gösterme çağrısı yapılıyor.

Kıbrıs Müzakerelerinde İlerleme

Kıbrıs meselesinin çözüme kavuşturulmamış olmasının Türkiye-AB ilişkilerinin gelişimini (olumsuz) etkilediği vurgulanarak, Kıbrıs’ta Mayıs 2015’te yeniden başlayan BM arabuluculuğundaki müzakere sürecinde kayda değer ilerleme kaydedilmesinden övgüyle söz ediliyor. Raporda, Türk tarafı ile Rum tarafı liderlerinin yapıcı yaklaşımı ve bir an önce adil, kalıcı ve gerçekçi çözüme ulaşma yolunda kararlı çabalarından övgüyle söz edilerek Kıbrıs meselesinin çözüme kavuşturulmasının bölge ve AB için önemi vurgulanıyor. [Kaynak]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: