Sizler «Uçkur Davası» güderken…


Hiç merak etmeyin, «mabad»ınız çok emin ellerde!

Türkiye’nin ‘Atış kontrol sistemleri’nin modernizasyonu zulüm ile anılan ülkelere yaptırılıyor. Oysa, Türkiye’de bu teknoloji mevcut, ASELSAN gibi kurum, kuruluş ve ulusal savunma firmaları işin üstesinden gelecek yeteneğe sahip. Türkiye, NATO üyesi olmasıyla birlikte, tavuk-aldatirsagöbekten ABD, İngiltere ve İsrail’e bağlandı. Teknik donanım, haberleşme ve tüm iletişim faaliyetleri ortak NATO şifreleme sistemine göre ayarlı. Türk yazılım firmaları devre dışı bırakılıyorlar. MİT’in araç gereçleri Türkiye için risk oluşturan gizli servisler tarafından sağlanıyor. Böyle bir durumda sizler uçkur altındakilerle yakından ilgilenmeye devam edin. Nasıl olsa yaşam gâyeniz de bu değil mi?!

***

ELEKTRONİK İSTİHBARAT
11 Nisan 2016-ANKARA

© Prof.Dr.Nurullah Aydın – İstihbarat örgütleri; dünya pazarlarında rekabet eden uluslararası şirketler, organize suç örgütleri hatta sıradan vatandaşlar bile bugün teknolojik yöntemlerle bireylerin ya da kurumların iletişimine müdahale edebilmektedirler.

Gelişen teknoloji; bireylerin adam adama markaj yöntemiyle izlenmesi metodu yerine teknik takip ya da elektronik harp denilen metotları öne çıkarmıştır.

Elektronik takip, İşitsel takip, (taşınabilir minyatür vericiler, telefon dinleme aygıtları, gizli mikrofonlar ve kaset kaydediciler). Görüntülü takip (fotoğraf makineleri, kapalı devre ve kablolu televizyon, gece görüş araçları veya uydular) ve algılayıcılarla; takipte ise, manyetik algılayıcılar, sismik algılayıcılar, gerilim algılayıcıları, kızılötesi algılayıcılar ve elektro manyetik algılayıcılar kullanılmaktadır.

Silahlarımıza hedef saptırılabilir.

Atış kontrol sistemlerimizin modernizasyonunun asla İsrail’e yaptırılmamalıdır. Atış kontrol sistemlerimizin modernizasyonunun zulüm ile anılan ülkelere yaptırmak büyük yanlıştır. Motor yurtdışından zaten temin ediliyor. Montajı burada yapılacaktır. Yani büyük bir sorun olmaz. Bu sistemler programlanabilir. Yani bizim bilgimiz dışında yazılımlar ve programlar yüklenirse bir savaş durumunda verilen sinyaller ile hedeften sapması sağlanabilir. Diğer taraftan sinyaller aracılığıyla hareketleri modernizasyon yapan ülke tarafından kontrol edilebilir. Hedefler vurulmaz, komuta kontrol sistemleri bir yerlere kod gönderebilir. O bir yerlerde terör ile anılan İsrail olunca tehlikenin boyutu iyice artmış olur.

Savunma sanayimiz bunun üstesinden gelir.

Atış kontrol sistemi elektronik optik esaslı olup tankların en önemli ve teknolojik yeridir. Bu daha önce tank modernizasyonu kapsamında İsrail’e yaptırılmıştı. Oysa Türkiye’de bu teknoloji mevcuttur. Savunma firmalarımız bu işin üstesinden gelecek durumdadır..

Türkiye’nin bu elektronik araç ve gereçler açısından 1951 yılında NATO’ya girmesi ile birlikte ABD askeri ağına fiilen girdi. Türkiye göbekten İsrail, ABD ve İngiltere’ye bağlanmıştır.

Komple bir paket olarak başta tank modernizasyonu olmak üzere araçlarımızın bakım onarımları emperyalist ülkelere yaptırılmamalıdır.

Şifreler ellerinde

NATO doğrultusunda yapılan askeri anlaşmalar ile teknik donanım haberleşme ve tüm iletişim faaliyetlerinin ortak NATO şifreleme sistemine göre şekillenmiştir.

Ağırlıklı olarak hava ve deniz araçlarındaki yazılımlar ABD firmalarınca dizayn edilmiştir. Türk yazılım firmaları bu konuda yer almamıştır. 1990’dan sonra ise İsrail teknoloji transferi ile özellikle hava kuvvetlerinde elektronik mekanizma İsrail teknolojisine dayanmış kara birliklerinde ise tank modernizasyonu İsraillilere verildiği için tank atışlarındaki mekanik yapı şifreleme kodu yine İsrail’in eline geçmiştir..

İnsansız uçak anlaşması da belli ülkelerle yapılmıştır.

2005 yılında ise insansız uçak anlaşması da İsrail ile yapıldı. İsrail ve ABD insansız uçak olayını Lübnan, Filistin, Irak ve Afganistan’da uygulamaktadır. Sadece iddia edildiği gibi bir coğrafi alan fotoğraflaması için değil silah ile donatılarak yerdeki hedefleri de yok etmektedir. Irakta birçok kişi bu yolla katledilmiştir..

MİT’in araç gereçleri de ülkemiz için risk oluşturan gizli servisler tarafından sağlanıyor.

MİT’in tüm istihbarat araç gereçleri tamamen İsrail-MOSSAD, ABD-CIA, İngiltere-MI6 ağına göre dizayn edilmiştir. Dolayısıyla TSK’nın, Emniyet Teşkilatının ve MİT’in ABD, İngiltere ve İsrail elektronik ağı içinde olduğu bir durumda bunlardan ayrı bir şekilde hareket kabiliyetimiz yoktur. İşte Türkiye’nin elini kolunu bağlayan budur. Türkiye hareket edememektedir. Askeri casus uyduları ile Türk güvenlik güçlerinin hareket alanı belirlenebilmekte, koordinatları tespit edilebilmekte ve PKK’ya rahatlıkla yansıtılabilmektedir.

Güvenlik kuvvetlerinin büyük kayıplarının nedeni budur. Ulusal yazılım için ASELSAN artık devreye sokulmalıdır.

Dış güdümlü elektronik sistemleri kontrol dışı bırakılacak, uydu müdahalesini bertaraf edecek yeni elektronik sistemleri geliştirilerek silahlı gücümüz millileştirilmelidir..

Günün Sözü: Olan biteni doğru kaynaktan öğren ki yanılmayasın.

na_istihbarat

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: