Ah, Tamara’dan…


Akdamar’a!

***

Akdamar Island

Çok eskiden Akdamar’da yaşayan keşişler badem ağaçlarıyla dolu adaya kimsenin çıkmasına izin vermezlermiş.

Adada güzel bir kız varmış ki dillere destanmış. Adı Tamara imiş. Çevre köylerden bir delikanlı bu kıza sevdalıymış. Gece ilerleyince Tamara bir fener yakıp işaret verir, delikanlı ışığa doğru kulaç sallarmış. İki genç her gece başkeşişten gizli buluşurmuş.

p_2761_o

Böylece sürüp giderken durumu öğrenen başkeşişin kızı, biraz da kıskançlıktan olacak, babasına arkadaşının sırrını ihbar etmiş.

O gece sıkı bir fırtına çıkmış, Tamara, gölü tehlikeli gördüğünden feneri yakmamış. Başkeşiş de fırsatı yakalamış, bir fener yakıp kıyıya çıkmış. Delikanlı feneri görünce fırtınaya aldırmayıp atlamış suya. Genç, fenere doğru kulaç atarken keşiş feneri adanın etrafında dolaştırırmış. Bütün gece dolaşıp durmuş gencimiz gölde. Ama gücü, dermanı kalmamış, dalgalarla başedemez olmuş sular onu dibe çekerken bağırmış: Ah, Tamara… Tamara çığlığı duyup koşmuş ki, sevdiği yitip gitmiş dalgaların arasında. Başkeşişin oyununu anlamış ve o da kendini atmış sulara. İki sevgilinin cansız bedenleri Van Gölü’nün çırpınan sularında birbirine kavuşmuş.

İşte adaya o günden sonra Ah Tamara denilir olmuş, sözcük zamanla Akdamar’a dönüşmüş.

Böyle bir efsane anlatılır buralarda.
Mehmet Emin Efe

akdamar-island-01

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: