Günâh Eskizinde Bir Yaşam Daveti


Ama basit kesir, yalnızlık, sevgi düğümlü!

ben kalbimle sevmem bayım
biz ayrı dünyaların kuyrukları kesilmiş
yalanlarıyız
ben beynimle severim
beyin ölümü gerçekleşen kalp sevemez
ben unutmak için sevmem bayım
en iyisi siz hep yabancı kalın
batıl inançlarım olmadı
mesela nazar değmesin diye mi
kurşun döküyordu kalleşler
masum çocuklara hilkat_garibesi
kısır topraklara dilekler ektim
en görkemli umutlarımdan
hiç olmayı öğrendim
sihirli bir dünyada
çok gerçek kaldım
ve gerçek bana hiç yakışmadı.
Doğruyu söylediğim
doksandokuzuncu köyden de kovulup
derme çatma kelimelerimle
kendi köyümü kurdum
Onikiden sonra
balkabağına dönüşebilir şiir
asıl mesele
o zamana kalmadan
bir şeylerin değişebilmesi
ben size bayım demiş olabilirim
ama siz lütfen üzerinize alınınız…

© photocredit

***

Antika sızılarımı açık arttırmaya çıkardım
üç kuruşluk gerçekleri
paha biçilmez yalanlarla örtbas ettiler
bilmediğiniz her şeyi biliyorum
suç aletim inancım bayım
ve bilin ben en çok kendime inandım
bildiklerimi bilseniz şimdi
ve ben bilmesem

Bu şiir unutulmak için yazıldı
son cümlede kendi intiharını yazmak
ve bir daha hatırlanmamak
unutmayın her şiir kendi kalemiyle vurulur
Ben unutmak için sevmedim bayım
hangi tene uyduysa tenim
yoldan çıktı
kimle konuştuysa biberler sürüldü
vücut dilime
sevgiyle açıldı sandığım kollarda
gerildim çarmıha
ve duvarlar örüldü
kalbimin hicret emri aldığı
her kalbe
ben kalbimle sevmem bayım
biz ayrı dünyaların kuyrukları kesilmiş
yalanlarıyız

Benim de aklım tutuldu zamanında
kalbim lades
aklımı kaçırıp aşık oldum
düş kırıklarımı kalbimle topladım kanadım
kalp çarptığı kadar yaşar
insan ve beyin yaşadığı kadar sever
ben beynimle severim
beyin ölümü gerçekleşen kalp sevemez
ben unutmak için sevmem bayım
bundan en çok tanımadığım insanları sevdim
en iyisi siz hep yabancı kalın
Suni sancılarla doğurduğum şiirlerle uymuyor

DNA’nız şiirlerin Meryem anasıyım,
icabında masalların bekareti çalınmış güzel Pollyanna’sı acısını alsın diye tuza yatırırım düşlerimi geceden
düş biterse ölüm gelir bayım
düşlüyorum öyleyse varım
Ben anne de olamam bayım
kundakta acılar büyütürüm en fazla
umut dayarım ağızlarına ağladıklarında
acıların Meryem anasıyım,
icabında filmlerin kötü kadını,
üvey annesi,
Aliye Rona’sı
insanlığın hudut kapısından elimi kolumu sallayarak çıkar şeytana iltica edebilirim
yediğim çanağa pisler
sonra kırar şeytanın bacağını
Pollyanna senaryolarımdan
bir çift değnek sunabilirim huzuruna

Acılar eskidikçe sızısı ucuzluyor
değeri artıyor seneye de giyerim diye
bir boy büyük hüzünler seçtim kendime
hacimsiz mutlulukların tadı
damağıma varamadı hiç
batıl inançlarım olmadı
mesela nazar değmesin diye mi
kurşun döküyordu kalleşler
masum çocuklara
kısır topraklara dilekler ektim
en görkemli umutlarımdan
kuyulardan boş hayaller kaçırdım
tahtalara hiç vurmadım
kara kedilerle samimi oldum
Tanrı’yla saklambaç oynadık
merdiven altlarında
ben ebe oldum ne zaman dokunmaya kalksam
O ki dokunmayan ve dokunulamayan
yok oldu
hiç yoktan iyidir bayım

hiç olmayı öğrendim
sihirli bir dünyada
çok gerçek kaldım
ve gerçek bana hiç yakışmadı.
Gerçeğinden ayırt edilemeyen
muazzam yalanlar diktim dudaklarıma
ne zaman gerçeği söylesem
gerildi dikişlerim kanadım
katında yerim olsun diye
Tanrı’nın gözüne girmek için
hiç uğraşmadım
kork dediler
korkmadım bayım, sevdim
günahım ne büyük
Tanrı’nın etkisiz elemanı olmam istendi
pi sayısı gibi sabit,
cahil ruhsuz,
dilsiz,
tam anlamıyla beyinsiz
beceremedim
Tanrı’yla güldük insanlığa, ağladık bayım
ne büyük günah Tanrı gülmez
ancak hesap sorardı
İnsanlık öldü bayım
Tanrı dayanamayıp – bu yüzden- intihar etti inanmazsınız, Tanrı öldü bayım
ruhuna el mucize

Doğruyu söylediğim
doksandokuzuncu köyden de kovulup
derme çatma kelimelerimle
kendi köyümü kurdum
ki siz buna şiir diyorsunuz
benim hiç şiirim olmadı bayım
son cümlede intihar eden
tüm yaşamlar gibi yalnızca bir düştü,
geldi ve geçti
geçerken acıttıysa eğer
üzgünüm bayım
Ölümleri temize çekmek isterken
karaya bulanan hayata
ölü taklidi yapıyorum
bir darbe daha almamak için
bu bir şiirse eğer
susa susa şiirbaz oldum bayım
ve unutmayın ben hep kendi silahımla vuruldum Onikiden sonra
balkabağına dönüşebilir şiir
asıl mesele
o zamana kalmadan
bir şeylerin değişebilmesi
ben size bayım demiş olabilirim
ama siz lütfen üzerinize alınınız

Dilek Akın/Kosova – Günâh Eskizinde Yaşam Daveti

*

Kimdir ozan
Belki biraz fazla pay almış olandır fırtınadan
Belki güneşe biraz daha yakın
Belki bir sokak lambasıdır
Gündüz de yanan
Belki göğün sevgisini biraz daha çok kazanmıştır
Bu yüzden onun evinin damına yağmur daha çok yağar Sözcüklerin uyumu bozulmasın diye
Daha bir usludur damlalar
Göğe güneşe yakındır da
Yalvaç değildir ozan
Çağırmaz kendi yoluna kimseyi
Belki daha yalnızdır
Tanrı’dan
Yani sözün kısası
Bizden biridir ozan
Tek farkı
Kıtlık günlerinde
İçten bir gülümseme karşılığında
“Ekmek arası şiir” satan

A.Kadir Paksoy – Ozan

*

basit kesir yalnızlık
benden büyüklere bölündüm
çekilesi sancılar devrettim
sağıma sıfıra yakın uçuşum bundandır
sonsuzlar semahına
o tekil sayı ile çağrıldım
basit kesir aşk
gözlerim saklambaç oynardı korkardım,
yüzünün sobelemesinden aşk,
ayağıma dolanan bir imgeydi
ebesiz bir oyuna
o tekil sayı ile çağrıldım
basit kesir düğüm
bir acemi dilek ağacıydım
gözyaşlarıyla basardım toprağa
yalınayak
umutlar düğümlendi parmaklarıma
çaputlu yüreklere
o tekil sayı ile çağrıldım

Yücel Şenyer – Basit Kesit Dizin

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: