Gün Işığında Elde Fener, Aramak…


Âşkı, sevgiyi ve bu iki duygunun tadına varabileceği insanı bulabilmek, nihayetinde!

p_0619_o

Karabasanlar çöktü sırtımıza
Sıkıştırdı düğümler
Kadının yazgısı olduk
Olduk dedikçe olduk madem
Çevirelim yüzleri artık yarına
Bitsin bu fotokopi oyun
Dense de
Kadın taşıyor dölünde
Kadın taşıyor kültüründe
Yarını
Ey kadın!
Pupa yelken gidecektik hani güneşe
Ufuk çizgisine martılar çizecektik
Kalk, soyun…
Soyun yarına
Grafik; Üzeyir Lokman Çaycı

***

her çiçeğin bir ağzı vardır,
konuşan dili okşayan elleri…
birer kül kedisidir sanki yapraklar
sokulsan tırmalar belki tenini
dilindeki masalın bittiğini anlarsın
yepyeni sayfa açarsın
kendine bembeyaz çizgilerle dolu
büyükçe bir sayfa.
eğik boyunlu harflerden
birer demet koyarsın içine,
bu senin ellerindir
az hareketli ama,
biraz sarsak ağlamak gibidir yaşamak
öğrendiğini sanırsın sonra göğün eflatun olduğunu;
gidip onu sever okşarsın.
acıdır uykusunu dar ettiğin hayat
gözlerine bağladığın ırmaklar çoğalıp akar
büyürken kendini avuttuğun ağaçlar…
yarıçıplak birer kasımdır varlığını inkâr edemediğin
aşkın ilk öpücüğü diye anlam biçtiğin duygu:
gülün sapsarı saçlarıdır;
biraz sağa yatıktır.
sevip okşayınca öylesine mor dudakları vardır ki,
şarap tadında…
içilen her kadeh bazen sınırsız acıdır
aşksız insanın yaşamında çocuklar
ne yarındır, ne öbür gün
eylülün hüznü kalmıştır güzün dudaklarında
buna kafayı taksan düşersin incinirsin;
hayat kırılır…

Mehmet Sadık Kırımlı – İncinirsin

*

Kırkyamaya işledim sancılarımı
Feryat etti desenler
Kıvrandı soluk düş, mavilerde
Yeniden kanırttı acılarımı
Evde dikiş iğnesi
İşte makine dişlisi olduk
Karabasanlar çöktü sırtımıza
Sıkıştırdı düğümler
Kadının yazgısı olduk
Olduk dedikçe olduk madem
Çevirelim yüzleri artık yarına
Bitsin bu fotokopi oyun
Yazılsın kör tarih ta en başından
Böyle bilmesin devamı soyun
“Ey oğul Soy senin soyun”
Dense de
Kadın taşıyor dölünde
Kadın taşıyor kültüründe
Yarını
Ey kadın!
Pupa yelken gidecektik hani güneşe
Ufuk çizgisine martılar çizecektik
Kalk, soyun…
Soyun yarına
Sıva paçanı
Kırkyamaya değil
Sokaklara işleyim umutlarımı
Kırk düğüm atayım her köşesine
Martıları yüzümün alına bandırayım
Göğün yüzünü göstersin kanatları

Aynur Uluç – Gözümün baktığı yerde kadın

*

gittiniz yıkıldı dilimin köprüsü, konuşamadım
elimi tuttuğunuz gecede kaldı aklım
sesinizden dökülen nağmeler, gözlerimden aktı
şiir mi onarmıştı kırılan yüreklerimizi,
yoksa aşka tutkulu iki günahkâr mıydık?
gittiniz, içinden çıkamadığım bir sessizlik düştü payıma ıslandığımız yağmur dibini gördüğümüz kadeh
kim bilir kaç intihar düştü yolumuza,
yürümeye devam ettik
siz mi yaşınızı almıştınız,
yoksa yaşam dolu olan ben miydim?
gittiniz, devrik bir sızı kıvrıldı dudağıma
seviştiğimiz şarkılar doğum yaparken,
yatağında nöbet tutardık çıplak kavuşmaların
şimdiyse bilmiyorum kahkahanız mı ısıtırdı içimi,
yoksa kollarınızda müjdelenen bahar mı?
gittiniz, isimsiz bir şehir oldum haritanızda
merhaba sevgilim hoşça kal
yâlnızlık daha kaç gece sürer bu heyecan diye, düşünmeden sarıldım nerdesiniz,
karanlıktan korktuğumu nasıl bilmezsiniz?
ama gittiniz,
ağır veda havası çaldı sokak ortasında

Pelin Onay – Veda Yürüyüşü

*

Sen bendeki resimlerinde soldukça
Daha da canlanırsın, yaşarsın içimde
Seni sevmek ah ne güzel baharda çimde
Tazeliğinle, kokunla ruhuma doldukça
Anılarım seninle renkleniyor
Yanımda olmasan da yokluğunla varsın
İçimde bir akşam güneşi gibi kanarsın
Unutuluşun, özlemimde seni deniyor

Sedat Umran – Silinmeyen

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: