Bugün insanlık için ne yaptın?


– En az – bir şiir okudun mu? Öyleyse Dünya Şiir Günü’n kutlu olsun!

 An gelir toprak olur, an gelir sevdalar biter bu memleket boz kırlarında. Çiçekler açar diye dualar ediyorum anne,  karanlığın aydınlığa erdiği yerde, çocuklar görüyorum kara gözleri memleket sevdalı. Özgün türküler söylüyorum anne, yarınlara düşler kuruyorum berrak, masum, ciddi.  Baharlara sevdalanıyorum anne, baharlara hürriyetimi en başına perçinliyorum dağların. Kardeşliğe hasret dallarında yeşeriyorum  Anne!  Memleket…  Memleket bağrın gibi...

An gelir toprak olur, an gelir sevdalar biter bu memleket boz kırlarında. Çiçekler açar diye dualar ediyorum anne, karanlığın aydınlığa erdiği yerde, çocuklar görüyorum kara gözleri memleket sevdalı. Özgün türküler söylüyorum anne, yarınlara düşler kuruyorum berrak, masum, ciddi. Baharlara sevdalanıyorum anne, baharlara hürriyetimi en başına perçinliyorum dağların. Kardeşliğe hasret dallarında yeşeriyorum Anne!
Memleket…
Memleket bağrın gibi…

Bugün bir şiir okuyun

***

Bir defter kapadım sevda yüklü
Bir yaşam gezinir sayfalarında
Kanat çırpışı serçenin
Bir yaşam özledim, gök kuşağı
Renkte âhenk
İnsanı severek
Mutluluğu geçmişten koparmadım
Bugün ördüm, geleceğe serdim
Duldalarda meyve veren
Ne taşlanır, ne okşanır
Açıklarda çağladım
Yaşadım seni gürül gürül
Bir defter kapadım
Sen içinde kaldın
YOKLUĞUNU ÜŞÜYORUM
Yine bir gün bitimi, yine bir akşam
Ben, gözlerinin buğusunda sırılsıklam
En ince kıvrımındayım yolun
Her şeyde sen
Seni düşünüyorum
Kır kafamı, sen akarsın
Yar yüreğimi, sen çıkarsın
Sana neler anlatmak isterim, bir bilsen?
Değer sarraflardan bakkala düşmüş
Başarı olmuş barbaşı
Gelen oynar, giden oynar
Çalanın havasında
Kıyanın duasında
Seni düşünüyorum
Bak, yine bir gün bitimi,
Başlangıcı yeni bir bekleyişin
Mevsimlerden ilkbahar
Ben, sensizliği üşüyorum

Muzaffer Yanık – Yokluğunu Üşüyorum.

Gül yüzünden ey peri sen açtıkça nikâbın
Güler yüzüm, görür gözüm, hükmü kalkar hicâbın
Derd-i aşka kâr eylemez iksiri Lokmânın
Âteş-i sûzâna tesîri olur mu öyle bir âbın
Kim ne ister duasında bilmem amma ben duayı isterim Mülk-i ışkta tahrif olur tarifleri günah ile sevabın
Kaşların hîlali, yanağın âlı hakkıçün rahmeyle şâhım Secdegâh-ı âşıkândır yüz vurup durduğun mihrabın Sermayemiz ümmid-i vefâ, hem zâd-ı râhımız pür cefâ Safâdır sinemize şerh edip hatmeylediğin kitabın
Fatîhâ tarfe-i âyn teveccüh umar zât-ı pâkinden
Ol nazar kim muallâdır ilm-i kesbîsinden Âsâfın

Fatih Okumuş – Gazel

An gelir toprak olur
An gelir sevdalar biter
Bu memleket boz kırlarında
Çiçekler açar diye dualar ediyorum anne
Karanlığın aydınlığa erdiği yerde
Çocuklar görüyorum allı allı
Çocuklar görüyorum kara gözleri memleket sevdalı
Kavruk dudaklarda
Özgün türküler söylüyorum anne
Yarınlara düşler kuruyorum
Berrak, masum, ciddi
Eteğinde oynayan küçük bir çocuğum
Tırtıl mı, kelebek mi?
Baharlara sevdalanıyorum anne, baharlara Hürriyetimi
En başına perçinliyorum dağların
Bayraklar asıyorum
Bayramlara seviniyorum
Kardeşliğe hasret dallarında yeşeriyorum
Anne!
Memleket…
Memleket bağrın gibi
Koşup, ta yüreğine sarılıyorum.

Serkan Ökçe – Memleket.

Tanrıların gözüne girmek mi?
Uluorta sinmiş yalnızlığım suratıma bilenirken hem Kıvırcık saçlarımdan sarkıp, sürmeli gözlerime fısıldarken beni
O alkış tufanına inat, olanca hızımla düşerken avuçlarımdan
Hiç de değil!
Öylesine bir seçilmişlik ki benimkisi
Arp nağmeleri uçuşuyordu kulaklarımda, lir
Tanrı Apollo’nun kaplumbağasından kaçan
O unutsa, ben hiç unutmam…

Murat Demirkol – Kapris

Terkisinde sakladığı hüznü sırtlayıp doğanın
İçine kapandığım deli yorgunluk
Nereye savurur fikrimi
Hücrelerim esnerken hırçınlıkla
Duvarlara sinen bu kan kokusu da ne
Gitme Saria piç etme ömrümü
Bulvara çöken sis saklar yüzünü
Gitmek hep sana mı yakışır Saria
Bekler dururum ayın on dördünü
Zifiri anıtlarıyla kent siler siluetini
Ve üzerime devrilen sesimi karaltan hıçkırık
Kavrar sayrılığıyla bedenimi
Dön Saria mağrur şefkatim aranır
Aranır kanlı elleriyle geçmişini
Yokluk hep sende mi betimler kendini Saria
Kanatır durur kendini içimdeki tilki
Eriyor hüznü gölgemin
Kıyılarıma vuran şavkı gitmelerin
Hep senden mi Saria
Teninde mi fermanı ölmelerin

Özen Esenç – Saria.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: