Riyakârlığın «kaşarlanmışı…»


Wallahi Ben değil, sen değil, Billahi, O!

ac914c81a51c144600d323433b51e909f7a25ba1

‘Suriye krizinden ne Türkiye sorumludur ne AB sorumludur.’ Bir yöneticinin bu sözleri sarfetmesi için 1) Bellek kaybına uğraması, 2) Bellek kapasitesi zaten olmayan, okumasını, idrak etmesini, düşünmesini bilmeyen ve egemenliğini zaten ruhu ile beraber sandık başında «satmış» olan bir ulusun gözünün içine baka baka (kameralar aracılığıyla) aldatmaya devam etmesi, 3) Gerçekleri çarpıtması ve/veya 4) «Müslüman» kimliğine karşın, utanmaksızın yalan söylemesi gerekmiyor mu? Daha geçen gün, itiraf gibi suçluluk duygusunu ifşa ederek, Suriye’nin günümüzdeki duruma gelmesinde rol oynadıklarını söylemedi mi? Avrupa’ya gelince; başta Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya bile bile «arı kovanı»na ‘bal araklamak’ gayesiyle parmak sokanlar yoksa Başkan Tusk’un temsil ettiği birlik üyesi devletler değiller mi? Başbakana peki ‘kim sorumlu?’ diye sormayın, yanıtını vermiş zaten; sabık kardeşimiz Esed…’ Sizler inanmaya devam edin!–

Nusret Özgül

***

Bu eylem planıyla Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri yeni aşamaya geçti. Birincisi, Türkiye-Avrupa Birliği entegrasyon sürecinin hızlanması, nitekim hemen daha sonra bir fasıl açıldı, diğer fasılların önü açılacak şekilde devreye girdi.

İkinci önemli unsur, geri kabul anlaşmasıyla Şengen sisteminin, vize muafiyetinin birlikte devreye girmesi konusunda ortaya çıkan güçlü iradedir. Bu irade yönünde kuvvetli adımlar atıldı ve Türkiye üzerine düşen bazı sorumlulukları yerine getirmek için de bu vize muafiyeti için gerekli reformları Meclis’e sevk etti.

Üçüncü ana unsur, özellikle Gümrük Birliği’nin tabiri caizse yeni şartlara uyumlu kılınması yönünde genişletilmesi ve yeni çerçeve kazanması, transatlantik yatırım ve ticaret ortaklığı kavramının gelmesiyle Gümrük Birliği’nin yeni bir muhteva kazanması ihtiyacı vardı. O konuda da müzakereler başladı.

Dördüncü ve bunlara ivme katan husus da özellikle Suriye başta olmak üzere uluslararası alanda yaşanan sorunların Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir çerçeve çizmesiydi. Bunda da mülteciler sorunu, Türkiye’nin ve Avrupa’nın birlikte karşı karşıya kaldığı sorun olmak bakımından çok daha yoğun çalışmamızı gerektiren bir ortamı ortaya çıkardı.

Özellikle Suriye’deki gelişmeler ve mülteciler sorununu, Türkiye-Avrupa Birliği üzerinde oluşturduğu baskı ve çözüm yollarını ortak bir mesele olarak ele aldık.

Her şeyden önce her ikimiz de Türkiye-AB olarak da bu meselenin Türkiye ile AB’nin sorumluluğunda gelişmemiş ama Türkiye ve AB’nin önüne gelmiş ortak bir mesele olduğu konusunda mutabıkız.

Suriye krizinin sorumluları halkına zulmeden bir rejim ve bu şartlarda ortaya çıkan terör örgütleri ve bu rejime destek veren uluslararası bazı aktörler ve bu terör örgütlerine destek verenler. Fakat bunun bedelini Türkiye ve AB ödüyor. Türkiye’de 2,7 milyon Suriyeli kardeşimiz var. Avrupa’ya da yüz binlerce insan geçebilmek için büyük çaba içinde.

Ayrıca Suriye’deki bu durumu istismar eden, başka ülkelerden gelerek aynı ortamdan istifade etmek suretiyle ekonomik niyetle gelen istismarcılar da var. Başka mülteci görünümlü istismarlar. Bu, sektör oluşturdu bütün dünyada. Başbakan Ahmet Davutoğlu – [tamamı]

Remarks by President Donald Tusk

Thank you Prime Minister for your hospitality and for the good and productive meeting. Thank you for your engagement. Without your dedication we would have had no chance to prepare and develop our EU-Turkey cooperation.

My visit today in Ankara is part of my mission to prepare the European Union’s next steps in responding to the migration crisis. We need to continue building consensus in this crisis, between Member States as well as with our key partners, like your country.

On 7 March I have invited the Prime Minister Davutoglu to again meet with the EU leaders, when we will take stock of where our cooperation stands and set common priorities for the coming weeks and months.

We discussed today the state of implementation of our Joint Action Plan. I welcomed Turkey’s recent decision to open its labour market for refugees and I believe we will be able to announce good progress on readmission arrangements and strengthened liaison arrangements. We agreed on the need to swiftly implement priority actions under the EU Trust Fund for Syria and the Facility for Refugees in Turkey based on a shared needs assessment.

The European Union appreciates our good and growing cooperation with Turkey to prevent irregular migration. We welcome stepped up efforts of the Turkish coastguard, intensified police controls to combat human trafficking and the tightening of visa requirements. We also welcome the recent decision to begin NATO support activities in the Aegean Sea.

At the same time, we agree that the refugee flows still remain far too high and that further action is needed. It is for Turkey to decide how best to achieve such a reduction. To many in Europe the most promising method seems to be a fast and large-scale mechanism to ship back irregular migrants arriving in Greece. It would effectively break the business model of the smugglers.

Beyond our cooperation on the migration crisis, we took good note of the general momentum created in EU-Turkey relations since our last summit, including on the accession and visa liberalisation processes, the recent successful high-level energy dialogue and the upcoming high-level economic dialogue.

On Syria we discussed common efforts to help create the conditions for intra-Syrian talks to resume as soon as possible under the auspices of the United Nations and for the need to keep humanitarian aid flowing to Syria. All parties must use their influence to give the ceasefire a chance to succeed.

We also underlined the importance of reaching a comprehensive settlement to the Cyprus problem, which will be beneficial to the wider security and stability of the region and in particular to the strategic relationship between Turkey and the EU. Thank you.

Konuya ilişkin görüntüler/Related videos :

* [Preliminary remarks by Donald TUSK President of the European Council, following his meeting with Ahmet DAVUTOĞLU]

* [Preliminary remarks by Ahmet DAVUTOĞLU, Prime Minister of Turkey, following his meeting with Donald TUSK]

* [Part 2]

* [Part3 (Q&A)]

* [Part 4 (Q&A)]

*

Related:

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: