Toplumsal yargılar…


İnsanların en kirli elbiseleri!

uzun uzun baktım fotoğraftaki meçhul adama...  yanlız her seferinde göz göze gelmekten kaçındım!  onun her şeyi yaşamış yüzü  günlerce gitmedi gözümün önünden.  Ona her baktığımda  yüzlerce satır aktı gitti içime. aktı ve kayboldu;  kaybolmayan birkaç satırı  ve onun içimi sızlatan  resmini paylaşmak istedim... Gülnur Güçcük

uzun uzun baktım fotoğraftaki meçhul adama…
yanlız her seferinde göz göze gelmekten kaçındım!
onun her şeyi yaşamış yüzü
günlerce gitmedi gözümün önünden.
Ona her baktığımda
yüzlerce satır aktı gitti içime.
aktı ve kayboldu;
kaybolmayan birkaç satırı
ve onun içimi sızlatan
resmini paylaşmak istedim…
Gülnur Güçcük

***

en kirli elbiselerimizdi
toplumsal yargılarımız
üzerimizde yağmur ıslakları
ve eski bir çamurdan kalmış iz
ve biraz da kurşun lekesi
biraz is
biraz barut kokusu
gittikçe kirleniyordu giydiklerimiz
bazı zamanlar unutuyorduk
insan olduğumuzu
sonradan edinilmiş duygular
ve öğretilmişlikler mi
sorguya çekiyordu bizi
bizi kim neden yargılıyordu
gıyabımızda
emirler veriliyordu
zaman zaman infaz ediliyorduk
üstelik kimi gün
bir darağacında buluyorduk
kendimizi
kimi gün düz bir ovada
biz toplumu kirliyorduk
toplum bizi
ama hep temiz kalan birileri vardı
birileri vardı hiç kirlenmeyen
körebe bir oyundu bu!
kısır ellerle oynadığımız
gittikçe kısalıyordu zaman
ve sancılarımız tutuyordu
sık sık
yeni sıkıntılara
gittikçe daralıyordu zaman
içimiz daralıyordu
bu bekleyişlerde
kalplerimizi asıyorduk
dar ağaçlara
ve daha çok kirleniyordu
üstümüz
ve biliyorduk ki
ne kadar değerli olursak olalım
bu kirli elbiseler içinde
tanınmıyorduk…

Gülnur Güçcük
KİRLİ BİR ŞİİR

Acının rengi…
Bulaştı mı bedenine,
Baştan sona acı olur
duyguların.
Düşlerinde görürsün ancak
onu.
Acılarınla döversin
dizlerini.
Düşlerde okşarsın
narin bedenini.
Ve o simsiyah saçlarını,
Kıpkırmızı acılar içinde,
içine çekersin.
Yalanlar söyler
avutursun kendini,
En acıklı hikaye
seninmiş gibi.
Bedeninin hoyratlığı içinde,
Oradan oraya
sürüklersin kendini.
Ama nafile…
Bedenin sende değil,
O başkasının kollarında,
Başka dudaklardan,
Kulağına çınlanan bir iki sözü
duyduğunda,
Gözlerindeki ışıltıyı
başka dudaklar öper…
Yalnız başucunda
kıpkırmızı acıların vardır.
Bütün sevgilerini gömüp,
Kalbinin en ücra köşesine.
Çekilmelisin
bu hayattan,
Gözyaşların
pencereden akarcasına…
Eller boş…
Yüz asık…
Ayaklar yürümüyor…
Ruh ölü…
Dünya paramparça…
Ve acılar…
Kıpkırmızı renginde
yine!

Ahmet Ozan Tarhan
KIPKIRMIZI ACILAR

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: