İnsanları aldatmanın yöntemleri…


…ve de «Paralı Askerler»i!

Her taassupta katledici bir mahiyet vardır; tarihin taassubu hakikati öldürür; felsefenin taassubu fikri öldürür; dinin taassubu dini öldürür – Cenap Şahabettin; Bağnazlık; şu ya da bu düşünceye değil, düşünen kişiye,düşünmeye garazdır – Şevket Esendal; legion_romeHayatın felsefesi, tarihin garip tecellisi şudur ki, her iyi, her güzel, her yararlı şey karşısında, onu ortadan kaldıracak bir güç belirir – Atatürk; Tarih içinde akıl ve bilim dışı,bağnaz eğitimle gelişen yükselen,huzur bulan bir toplum yoktur.Akıl ve bilim dışı eğitimin sonu yıkımdır – Anonim; Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmasında fayda var – Nietzsche; Doğruluğunu apaçık olarak bilmediğimiz hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmemek, acele hüküm vermekten ve peşin hükümlere saplanmaktan özenle kaçınmak, bağnazlıkla mücadelede şarttır – Decartes; Bilinende sınır vardır, bilinmeyende sınır yoktur – Thomas Henry Huxley; Zulüm bizdense ben bizden değilim – Rachel Corrie;

***

ALDATICI YANSITICILAR
18 Şubat 2016-ANKARA

nurullah_aydin

Prof.Nurullah Aydın – Birçok insan; siyasetçileri, patronu, gazeteciyi gülerken gördüğünde bilinçaltında sırıtıyor mu, gerçek mi, içten mi yoksa maskeli sinsice yanıltma amaçlı mı diye düşünür.

Sokaklarda, metroda, arabalarında, günün ayık oldukları hemen her saatinde ellerinde cep telefonları sevgililerinden haber bekleyen genç kızları veya dinsel kisveye bürünmüş bir genç kızı gördüğünüzde veya genç erişkin bir kızın babası iseniz, bu kızlara has ortak davranışı anlarsınız. Onların içten içe haykırışları vardır. Dışa yansıyan tebessüm aldatıcıdır.

Tıp biliminde adına Obsessive Compulsive Neurose denilir. Kişi (aşık kız) sergilediği davranışın doğru veya normal olmadığını, yani anormal davrandığının farkında ve bilincindedir. Ancak kendini bir türlü bu bağımlılıktan kurtaramaz, o gücü kendisinde bulamaz. Belirli bir kişiye (sevgili) odaklanan beyin, bir nevi uyuşturucu madde bağımlılığı gibi kontrolden çıkar.

Beyinler; kuşku, şüphe, yalnızlık, terkedilme korkusu, ümitsizlik, kendine güvenin yok olması, kendini değersizleştirme gibi duygular içine girer. Bu özellikle sexüel ve fiziksel yakınlık ile beyinde salgılanan neurohormonların etkisinde, kimyasal madde bağımlılığı benzeri klinik bir tablodur.

Hergün günlük hayatta etrafınızda gördüğünüz genç kızların büyük bir kısmı, günlerini, işte bu duygular altında sürdürürler. Alkole ya da sevgiliye odaklanan genç kızın, din’e odaklanan genç kızın beyinsel saplantıları arasından fark yoktur.

Bu durum bir ideolojiye, bir dine odaklanan beyinler içinde geçerlidir.

Önceki yüzyıllar din savaşları
ile geçmişti. Geçen yüzyıl ideolojiler savaşı ydı. Şimdi kapitalizmin ezen-ezilen savaşına dönüşmüş durumda. Öylesine ki artık din’ler sömürü aracı haline gelmiştir. Bunun içinde biat ettirme, göz boyama ile kitleleri haline razı etme çabasından kaynaklanmaktadır.

Dincilerin ve ideoloji bezirganların, sömürü ajanlarına dikkat!

Biat’ı teşvik eden şartlanan ajanların asıl amaçları, hedefleri, gayeleri, finans kaynakları, gizli gündemlerinin neler olduğu bilinmeli ve anlaşılmalıdır.

Biat etme, batılıların genelde bütün dünyada özelde ise İslam Coğrafyası’nda Müslümanlar arasında dünyevileşmeyi yayıp, bu milletler üzerinde hakimiyetlerini artırmak gayesiyle ortaya çıkardıkları gizli ve açık hareketin adıdır.

İslam ülkelerine uygulanan biat anlayışının dinî, siyasî sosyal ekonomik hedefi, Müslümanları dinî ve sosyo-kültürel alanlarda yozlaştırmak, özlerinden asıllarından uzaklaşmalarını sağlamak, İslam hakimiyetinin kırılmasına zemin hazırlayarak, Müslümanların da kimliksiz ve kişiliksiz yığınlar haline gelişmesini sağlamaktır.

Biat, inanç ve hoşgörü adı altında yürütülen faaliyetlerinin perde arkasına bakıldığında yanıltıcı olduğu görülmektedir. İnsanları kurnazca, bir sömürü sistemi şekliyle aldatmaya çalışan bir faaliyetin neresinde hoşgörü, sevgi, saygı olabilir ki?

Misyonerler; dün nasıl bir çalışmanın içerisinde iseler, bugün de aynı çalışmanın içerisindeler. Her ne kadar misyonerler masumane görünseler de onlar; Afrikalıların ellerine İncili verip topraklarını alan kimselerdir. Ortadoğuluların eline Kur’an’ı, demokrasiyi verip petrollerini alanlardır.

Biat şartlanma ile gençler; din istismarcılarının kıskacındadır. Hemen her yerde ajanlarla karşılaşmak mümkündür. Gençlerin zihinlerini bulandırmak isteyen, onların yüreklerine fitne tohumu ekmeye ve dinlerine yabancılaştırmaya çalışan ajanların fitne tuzaklarına karşı insanlık ve kardeşlik bilinci ile mücadele etmek gerektiğini söylemekte fayda vardır.

Kimliksizleştirme ajanları nasıl çalışıyor? Faaliyetleri nelerdir?
Fanatizm; biat algısı ile zihinleri köleleştirilmiş insanlar tarih boyunca bela olmuştur.

Ajanların; misyon kurnazlıkları, insani değerleri, inançları nasıl çarpıtmaya çalıştıkları bilinmelidir.

Sömürü Dünyasının Lejyonerleri; dinciler, ideoloji bezirganlarıdır. Sömürü sisteminin nasıl işlediği açıktır.

Bu sistemde; Biat, istismar, telkin, zihinsel kirlenme, saplantı, araçlardır.

Aydınlanmış beyinlerle istismarcılık önlenebilir. Akıl ve bilim öncülüğünde, gerçeklerin algılanması yeni bir uyanışın dirilişin kapılarını açacaktır.

Günün Sözü: Rakibini bertaraf etmek isteyen herşeyin farkında olmalıdır.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: