Sizleri zehirleyenlerin gezegeninde…


İyi uykular «insanoğlu!»

Bilinçli zehir depolanmış tarımsal gıda ürünlerini yediğinizin farkında mısınız? Giderek yayılan bu tehlike karşısında neler yapabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Tarıma, ekolojik gelişmeye destek verilmesinde yıllardır amansız bir mücadele sürdüren Amazon yerlilerinin başlarına gelenlerden haberdar mısınız? [Kayapakos Soykırımı] Afrika’da siyahî ırkı, Amerika ve Avrupa gibi kıtalarda yaygınlaşan eşcinselliği yok etmek amaçlı AIDS/HIV virüsünden sonra şimdi de [Zika Virüsü belâsı]nın gezegenimizin en güzel, bakir ve geçmişte huzur içinde yaşayanların merkezi çıkışlı olması da mı sizce sadece bir tesadüf? zehirlemek-ff2bdf32-smraa Ya Türkiye’miz? Şu veya bu hayvanın adı verilen griplerden ölenlerin katilleri kimler? Düşündünüz mü hiç! Yoksa, ’vur patlasın, çal oynasın, bize bir şey olmaz abi…’ kuşağı mensubu olup, taktığınız at gözlükleri ile futbol maçlarını, tv dizilerini seyrederken atıştırdıklarınızla hem zihnen, hem de bedenen zehirlenmeniz, çocuklarınızın, en sevdiklerinizin zehirlenmeleri de hiç mi hiç umurunuzda değil! Vakit geç olmadan, uyan Türkiye’m ve de uyandır! Nusret Özgül

***

KENDİ PARAMIZLA HERGÜN ZEHİR TÜKETİYORUZ. FARKINDA MISINIZ?

© Prof.Dr.Tayfun Özkaya – Change.org’da “Zehirli sebze ve meyve istemiyoruz. Belediyeler hallerde laboratuvar kursun.” başlığı ile üç önce bir [] başlattık. İmza sayısı 1500’ü geçmek üzere. [Web adresi ve ilgili kısa metin]

Bu web adresine tıklıyarak sayfaya girip imzalayabilirsiniz. İmzaladığınızda, facebook, twitter veya email yolu ile arkadaşlarınızla da paylaşırsanız seviniriz.
Kısa bir da burada bulunuyor.

İsteklerimiz aşağıda. Bir taraftan sebze, meyve hallerini yöneten büyükşehir belediyelerinden isteklerimiz var. Diğer yandan ekolojik bir tarım için belediyeler ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının yapacağı şeyler var. Şüphesiz asıl başarı bu alanda çalışan sizlerin çabaları ile gelecektir.

Kampanyayı kişisel ve arkadaşlarınızla desteklemenizi bekliyoruz. Bu alanda çalışan her gıda grubu, dernek vb. kuruluş bu kampanyayı kendi kampanyaları olarak görürse çok seviniriz.
Ekte konu ile ilgili Akdeniz Üniversitesi Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi araştırmasının Bülent Şık tarafından hazırlanan bir özetini, ayrıca konu ile ilgili üç yazımı bulacaksınız.

Temel gıda fiyatlarının arttığı, artan fiyatların üreticiye yansımadığı ortamda Akdeniz Üniversitesi Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan araştırma, tükettiğimiz gıdaların bedelini sadece paramızla değil sağlığımızla da ödediğimizi göstermiştir.

Araştırma sonuçlarına göre 2014 yılında semt pazarlarından tesadüfi olarak toplanan ve en çok tüketilen domates, kabak, portakal gibi değişik sebze ve meyvelerden alınan örnekler laboratuvarlarda pestisit (tarımsal ilaç) analizine tabi tutulmuş ve maksimum kalıntı limitlerini aşan gıdaların oranı % 25 olarak bulunmuştur. Bu limitleri (pestisit düzeylerini) aşan gıdalar resmi kuruluşlarca da tüketilemez kabul edilmektedir. Ayrıca araştırmada analiz edilen örneklerin % 85’inde birden çok pestisit kalıntısı tespit edilmiştir. Bazı ürünlerde on üçe kadar çıkan pestisit saptanabilmiştir. Tek başına bakıldığında kalıntı limitinin altında kalmakla birlikte toksik kimyasalların bir arada olduğu bir durumda ne tür sağlık riskleri yaratacağının belirsizliğini koruması nedeniyle ürünlerde kalıntı limitlerini aşmasa bile birden fazla sayıda pestisit çıkması ayrı bir tehdit oluşturmaktadır. Bu araştırma aslında malumun ilanı niteliğindedir. Zira kamuoyunda, tükettiğimiz gıdaların sağlığımız üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dair uzun zamandır yaygın bir kanı bulunmaktadır.

Gıdalarımızın üzerindeki bu zehirlerin çok çeşitli sağlık etkileri vardır. Kanserler başta olmak üzere, hormon sistemimizi ve doğurganlığımızı, kalp-damar, sinir ve bağışıklık sistemlerimizi olumsuz etkilemektedir. Üstelik birçok sayıda kimyasalın birleşik etkisi bu sağlık sorunlarının şiddetini ve çeşitliliğini artırmaktadır.

Bu konuda birçok önlem alınabilir.

Temel insan hakları kapsamında bulunan sağlıklı yaşam ve gıdaya ulaşma hakkı çerçevesinde bu metinde imzası bulunanlar olarak halk sağlığı adına merkezi ve yerel yönetimlerden aşağıda belirtilen temel uygulamaları öncelikle ve ivedilikle hayata geçirmelerini talep ediyoruz.

*

Prof.Dr.Tayfun Özkaya’nın konuya ilişkin olarak önceki makaleleri:

*

(!) Önemli not: Türk Hükümeti’nin Yerelce’ye Türkiye çıkışlı erişim yasağı uygulaması, konu başlıklarının açılmasında zorluk yaratabilir

(!) Notice : Internet access ban by Turkish Government to Yerelce, may create difficulties in opening of topics

(!) Avertissement : L’interdiction d’accès via Internet par le gouvernement turc à Yerelce peut créer des difficultés dans l’ouverture de sujets !

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: