Suriyeli Mülteciler…


Sözde «özgürlükler ve haklar alanı» olan AB’nin yeni «Şamar Oğlanı!»

refugees

Danimarka ve Belçika gibi, temel amacı, göçü ve iltica taleplerini azaltmak olan haksız ve adaletsiz uygulamalar ve yasa değişiklikleri, kamuoyunda oluşan mülteci karşıtı ortamın üzerine âdeta benzin döküyor. AB’nin bu tutumu, 2011’den beri bir iç savaş yaşayan Suriye gibi çatışma bölgelerinden kaçan mültecilere sığınma hakkı tanınması ve korunma sağlanmasını öngören uluslararası hukuk hükümleri ile bariz bir çelişki oluşturmaktadır. Sorunun insani boyutu ile ilgili olarak, son günlerde sıklıkla rastlanan duyarsız bu uygulamalara AB derhal son vermeli ve Türkiye’nin bugüne kadar yaptıklarından örnek almalıdır!

Türkiye bir Avrupa ve bölge merkezi midir?

Turkey’s Role as a European and Regional Hub!

***

AB Ülkeleri Göç ve İltica Politikalarını Gözden Geçirirken Mülteci Haklarını Göz önünde Bulundurmalıdır

ayhan_zeytinoglu

Ayhan Zeytinoğlu – Son günlerde bazı AB üyesi devletlerin, büyük çoğunluğu Suriyeli mültecilere yönelik haksız ve adaletsiz uygulamalar a giriştiğini gözlemliyoruz. Temel amacı, göçü ve iltica taleplerini azaltmak olan bu uygulamalar ve yasa değişiklikleri ile mültecilerin para ve diğer değerli eşyalarına el koyulması, bileklik takma zorunluluğu, aile birleşmelerinin kısıtlanması, sosyal haklarının azaltılması gibi önlemler alınıyor. Bunun yanında, saldırı, darp gibi bazı talihsiz olaylar gerekçe gösterilerek, kamuoyunda oluşan mülteci karşıtı ortam körükleniyor. Toplumun başka kesimleri arasında da meydana gelebilen bu tür suçlara dayanılarak, göçmen ve sığınmacıların günah keçisi haline getirildiğini görüyoruz.

Bu tür uygulamalar, 2011’den beri bir iç savaş yaşayan Suriye gibi çatışma bölgelerinden kaçan mültecilere sığınma hakkı tanınması ve uluslararası korunma sağlanmasını öngören uluslararası hukuk hükümleri ile çelişmektedir. AB’nin, göç akınlarını önlemek için Türkiye gibi transit konumdaki ülkeler ile güçlendirilmiş işbirliğinin gerçekleştirmek istemesi anlaşılabilir bir talep olmuştur. Nitekim bu doğrultuda ülkemiz ile AB arasında, mülteci eylem planı üzerinde anlaşmaya varılmıştır.

Ancak AB, bu sorunun sadece transit ülkelerin çabaları ile kontrol altına alınamayacağını bilmelidir. Sorunun insani boyutu ile ilgili olarak, son dönemde sıklıkla rastladığımız duyarsız uygulamalar AB’nin bir özgürlükler ve haklar alanı olarak imajına zarar vermektedir.

Türkiye’nin 2011’den beri sayıları 3 milyona yaklaşan sığınmacıyı kabul etmesi ve elindeki imkanları sığınmacıların hizmetine sunması takdire şayandır. Suriyeli mültecilerin entegrasyonu, barınma, eğitim ve iş ile ilgili sorunlarının çözümlenmesi için hala yapılması gereken çok şey bulunmaktadır. Ancak, Türkiye kendi ekonomik ve sosyal sorunlarına rağmen, ülkelerini terk etmek zorunda kalan bu insanlara kucak açmıştır. AB’nin de bu konu ile ilgili olarak Türkiye’nin yaptıklarını örnek alması ve güvenlik endişelerinden çok insani saiklerle hareket etmesi beklenir.

Ayhan ZEYTİNOĞLU
İKV Başkanı

Konuya ilişkin: Türkiye – AB ilişkilerinde mülteci konusunda ilerleme beklenirken, özgürlükler alanındaki sorunlar süregeliyor.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: