Türkiye – AB ilişkilerinde soğuk rüzgarlar esiyor!


Bahar havası yerini karakışa mı bırakıyor?

istanbul_brussels

Donald Tusk: The action plan with Turkey, promising, is still to bear fruit

***

SIKINTILAR OLSA DA POTANSİYELİ HAREKETE GEÇİRMEK İÇİN GEÇ DEĞİL

ayhan_zeytinoglu

Ayhan Zeytinoğlu – Türkiye-AB ilişkilerinde son 1 haftaya damgasını vuran iki gelişme Timmermans’ın Türkiye ziyareti ve öncesinde “Türkiye’nin göçmen eylem planını uygulamada henüz yeterli çabayı göstermediği”yönündeki tespitleri ve akademisyenlerin imzaladığı bildiri sonrası soruşturma ve gözaltılar oldu.

Her iki gelişme de 2016 yılının henüz ilk ayında AB ile aramızda soğuk rüzgarlar esmesine neden oldu. İki gelişme de ilişkilerin gidişatı açısından kritik önem taşıyan iki konu ile ilgili: mülteci akınının kontrol altına alınmasında işbirliği ve Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerindeki geri gidişinin önlenmesi. Son dönemdeki gelişmeler ve AB’nin bu gelişmeler karşısındaki tutumu ne yazık ki olumlu bir tablo çizmiyor. 2016 yılına girerken, bu şekilde bir uyumsuzluğun ortaya çıkması soru işaretlerine neden oluyor.

İfade özgürlüğü alanında, AB Dış İlişkiler sözcüsü Maja Kocijancic yaptığı açıklamada, “Güneydoğuda devam eden operasyonlar ile ilgili olarak bir grup akademisyen tarafından açıklanan bildiriye karşı atılan adımların son derece endişe verici olduğu, gözaltına alınanlar serbest bırakılsa da, başlatılan soruşturmaların devam ettiğini” ifade etti. Açıklamada, özellikle ifade özgürlüğü üzerinde duruluyor ve Kopenhag kriterleri arasında yer alan ifade özgürlüğünü tehdit eden bir ortamın varlığından bahsediliyor. Son olarak, barış sürecinin Kürt sorununun çözümünde tek yol olduğu hatırlatılıyor.

İKV olarak, terörün her türlüsünü şiddetle kınamakta ve her devlet için terör eylemleri ile mücadelenin meşru bir hak ve görev olduğunun altını çizmek istiyoruz. Bildiride yer alan ifadelerde devlete yönelik “kasıtlı ve planlı kıyım” yapıldığına dair eleştirileri haklı bulmuyoruz. Ancak son aşamada insan hakları ve temel özgürlüklerin korunmasına hukuk çerçevesinde azami dikkat gösterilmesi gerekliliği ve ifade özgürlüğünün korunmasının önemini de vurgulamak istiyoruz. Unutulmamalı ki, ifade özgürlüğü aslında aykırı görüşlerin ifade edilebilmesi için vardır. Tabi ki şiddeti tahrik ve teşvik etmemesi koşulu her zaman akılda tutulmalıdır.

Türkiye’nin AB normlarına ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi alanlarda tam olarak uyum sağlayamamasına karşın, demokrasi ve insan haklarında AB çıpasının önemi hala devam etmektedir. Bunun yanı sıra mülteci akınının durdurulması konusunda da Türkiye’nin iyi niyetli çabasının takdir edilesi olduğunu belirtmek gereği görüyoruz. Zira milyonlarla ölçülen mültecilerin ülke genelinde sistematik olarak topluma kazandırılması ve Avrupa’ya yönelimlerinin bir anda bıçak gibi kesilmesinin mümkün olamayacağı da Avrupalı yetkililer tarafından bilinmektedir. Bu anlamda Türkiye ile AB’nin terörle mücadelede ve mülteci krizinde yapıcı bir işbirliği içinde olmaları büyük önem arz etmektedir.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: