«Yeni» Anayasa Süreci…


Anayasa, milletin tamamıyla arzularını ve meclisin mahiyetini ve gerçek şeklini gösterir bir kanundur – MKA

yeni_anayasa

© komikzede.com

Angara’ya ses verecek dilimiz yoh
Ganadımız, golumuz yoh
Bu ne biçim memlekettir hooy babooov ?
Yerin, yurdun adresesin bilmirem
Angara’da: Anayasso !
Ellerinden öpiy Hasso
Yap bize de iltimaso
Bu işin mümkini yoh mi hooy baboov ? – Şemsi Belli
[Şiirin tamamı]

***

DAYATMA ANAYASASINA “HAYIR”…

ozcan_pehlivanoglu

Özcan Pehlivanoğlu – Türkiye’de halka dayatılan konulardan biri de “Yeni Anayasa”… Diğerleri de bununla beraber barış, özgürlük, demokrasi, çözüm, devlet başkanlığı ve iki partili sistem gibi tartışmaya açılan hususlar!

Kimse çıkıp da, niye “Yeni Anayasa” ya neden ihtiyacımız var diye sormuyor. Ya da kiminle barış yapacağız, kimin özgürlüğü yokta özgürlük bahşedeceğiz, kimlerle çözümü bulacağız, niye iki partili bir yapıda devlet başkanlığı modelini tercih edeceğiz diye düşünmüyoruz.

Bunu sorgulayanların da yarım ağızla sorguladığı öylesine belli ki, hiç biri hafızamızda kalmıyor ve aklımızda yer etmiyor.

Türk topraklarında 1800’lü yılların başından beri yapılan anayasal denemeler veya anayasalar, 1924 Anayasası [ayrıntı] hariç hepsi dış dayatmalarla yazılan hukuksal metinlerdir.

Sened-i İttifak, [29 Eylül 1808] Tanzimat Fermanı, [3 Kasım 1839] Kanuni Esasi, [23 Aralık 1876] İkinci Meşrutiyet, [24 Temmuz 1908-11 Nisan 1920] 1961 [9 Temmuz 1961] ve 1982 [18 Ekim 1982] Anayasaları hep dış müdahaleler sonucu yapılmıştır. Şimdi yapılmak istenen “Yeni Anayasa” da dış dayatmalar sonucu gündemdedir ve başarılı olurlarsa Türkiye bölünecek hatta parçalanacaktır.

Nereden bu sonuca varıyorsun diyenler, 1800’lü yılların başında itibaren Türk Milletinin başına neler gelmiştir ve bunların anayasal metinler olarak kabul edilebilecek hukuki düzenlemelerle ilgisi nedir, bir incelesinler!

Örneğin ilk anayasamız olan Kanuni Esasi’nin kabulü ile birlikte eş zamanlı olarak İstanbul’da yabancı devletlerin yaptığı toplantı sonucunda, Balkanlarda bulunan iki bölgemiz bağımsızlığını, iki bölgemiz de özerkliğini ilan etmiştir.

Bunlara ek olarak hiç düşünmez miyiz ki; İngiltere’nin gözlemciliğinde varılan Oslo [içerik] ve sonrasında Dolmabahçe Mutabakatları, [28 Şubat 2015] “Yeni Anayasa” ile hukukileştirilmek istenmektedir.

Türkiye’de yapılan askeri darbeler ve verilen muhtıralar hep dışarıdan yapılan istekler üzerine gerçekleştirilmiştir. Hatta Adnan Menderes’in asılması yolu ile toplumun arasına fitne yerleştirilmesi, hep bu dış mihrakların eseridir.

2007 yılından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yürütülen Ergenokon, [arka bilgi] Balyoz, [arka bilgi] Casusluk [arka bilgi] ve benzeri davalarla temayüz eden eden saldırılar karşısında ordunun çaresizliği hepimizin malumudur. 27 Mayıs ve 12 Eylül’ün şartları daha mı ağırdı ki, ihtilal yaptılar? “Yeni Anayasa” nın ve “Yeni Türkiye” nin en büyük savunucusu Akp’nin iktidarda kalışını sağlamlaştıran 27 Nisan e-muhtırasının gerekçesi ve yöntemi [arka bilgi] hala bir muammadır.

1961 ve 1982 Anayasaları; her ne kadar dış destekli askeri darbelerin ürünü de olsa, bu topraklar üzerinde her zaman balans yapmayı başarmış olan vatan ve milliyet severlerin gayreti ile milli hususlar da içermektedir. Anayasal metin içinde yer alan bu milli hususlar şimdi “Yeni Anayasa”cıların baş hedefidir.

Yürürlükte bulunan 1982 Anayasası’nın nerede ise tamamı değişmiştir. Onun için bu anayasaya artık bir darbe anayasası demek büyük zorluklar içerir. Ancak içinde Türk Milletinin ve devletinin varlığı ile ilgili öyle maddeler vardır ki; bunlar iç ve dış düşmanları ziyadesi ile rahatsız etmektedir.

“Yeni Anayasa” ile G.Fuller’in dediği gibi “Yeni Türkiye” hedeflenmektedir. Nedir bu “Yeni Türkiye”? Tabiri caizse Sevr şartlarına dönmektir. Yani hain Öcalan özgürlüğüne kavuşacak, pkk legalleşerek halkın arasına katılacak, Türk topraklarını da içine alan bir Kürdistan kurulacak, Türkiye ne idüğü belirsiz etnikçilere “ortak vatan” haline getirilecek, ana dilde eğitim zırvası ile yeni bir döneme geçilecek, pkk’nın dediği gibi doğu ve güneydoğumuz onlara bırakılacak kalan kısımda bir ortak yönetim kurulacak ve bunları kolaylaştırmak için devlet başkanlığı ve iki partili bir sisteme geçilecek!

Tabii halk bunların hiç birini doğru dürüst bilmiyor. Ne tarih ne de anayasa bilgisine sahip. Halka bunları anlatması gereken eğitimciler, din adamları, kanaat önderleri ya bilgisiz ya da ihanete ortak olmuş durumdalar. Yani yeni bir gaflet, dalalet ve ihanet vaziyeti… Bir vatan “Yeni Anayasa” dayatması ile elimizden gidiyor ve biz bu konuda bir mukavemet oluşturamıyoruz, ne acı!

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kanla bedelini ödeyerek kurduğu bu cumhuriyeti “Yeni Anayasa” safsatası ile heba etmeyelim. Hatırlayın analar ağlamasın diye yalancılarca önümüze getirilen “Çözü(lme)m Süreci” nin [arka bilgi] nelere mal olduğunu; Şırnak, Cizre, Sur, Nusaybin, Dargeçit, Silopi gibi yerleşim yerlerimizde 7 Haziran’dan bu yana verdiğimiz iki yüzün üzerindeki şehitle görüyoruz…

Kim ne derse desin ben bu “Yeni Anayasa”ya hayır diyorum .Türklükle ilgili maddeler değiştirilmeyecekse böyle anayasa yapımına hiç bir gerek yoktur. Islah edersiniz olur, biter… Gelin bu aldatmaya karşı hep beraber mukavemet oluşturalım… Yoksa bu topraklarda geleceğimiz olmaz!

*

ozcan_pehlivanoglu1

email

twitter

rubasam

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: