Amerikalı bir postahane memuresinin davranışı…


… ve insanlık değerlerine verilen önem!

ahlak

Benim kuşaktaki insanlar sosyal dayanışmayı yaşamın bir parçası olarak içselleştirmişlerdir. Tabi istisnalar kaideyi bozmaz.. 19.yy’da Uluslaşma başlayınca, bu bilinçten yoksun, üretim faaliyetlerinin ulus devlete daralttığı sınırlardaki endüstriyel gelişmeyı hamaset ve ırk üstünlüğüne dayalı olarak ortaya çıkardı. Ve barut Emperyalizmin emrine girdi ve emperyalizmin elinde güçlü bir orduya dönüştü….

***

munir_kebir2

© Münir Kebir – Ben çocukluğumda Fatih SultaN Mehmet’in teftiş hikayesiyle büyüdüm.

Fatih Sultan Mehmet, tebdil-i kıyafet (Padişahlığını tanıtmayan sıradan bir insanın giyimi) ile esnafı teftişe çıkar. Bakkalın birinden ekmek ve peynir almak ister. Bakkal sadece ekmeği satar, peynir için az ilerdeki bakkalın henüz siftah yapmadığını, -dayanışma kabilinden- padişahın peyniri de o bakkaldan almasını söyler.

Onun bu davranışı üzerine Padişah artık kimliğini gizlemez, bakkalı takdir ettikten sonra Allah’a da şükrederek sarayına döner.

Bu kıssayla, benim kuşaktaki insanlar sosyal dayanışmayı yaşamın bir parçası olarak içselleştirmişlerdir. Tabi istisnalar kaideyi bozmaz.

****

Endüstriyel üretimin insanları getirdiği en önemli nokta, 19.yy’da Uluslaşmadır. Uluslaşma ise, yukarıdaki kıssanın kazandırdığı bilinçten yoksun, hamaset ve ırk üstünlüğüne dayalı olarak ortaya çıkınca, Endüstriyel gelişme gösteren ulusların üretim faaliyetleri, her ulus devletin yerleştiği coğrafi alanı o ulus devlete daralttı…

Çünkü, Üretim ham maddeye muhtaçtır. Sonuçta güçlü olan haklıdır şeklinde pragmatik anlayış ortaya çıktı ve Emperyalizm güçlü devletlerin baruttan daha etkili buluşu oldu. Ve barut Emperyalizmin emrine girdi. Bugünlere geldik…..

Bugünlerde barut, emperyalizmin elinde güçlü bir orduya dönüştü. Öyle ki, bu ordu adeta tanrılaşan bir güç olarak dünya üzerinde ulusları rekabete sokmuş durumda.

Bu orduya sahip Uluslar, bulundukları coğrafi alanda/kendi içlerinde Fatih Sultan Mehmet’in olmadığı ama onun zamanında kıssada gösterilen bakkalın bilincinde yaşıyorlar, kendi coğrafyalarının dışında ise ordularıyla gerçek manada caydırıcılıkları para ediyor. Evet Para ediyor…….

Türkiye Mİ?…..

“One Minute!….. ONE MINUTE!!!!……
İş Bankasından neyi eksik!…
Pardon..Pardon…
Baruttan neyi eksik!?…..

***

Bunu niye yazdım.? Aşağıda okuyacağınız, içeriği gerçek bir makaleden dolayı yazdım.
Saygılarımla,

Mikrop, ağaç, insan

neva_ciftcioglu

© Doç.Dr.Neva Çiftçioğlu. İŞ ve eş gereği ABD Houston Teksas’ta yaşıyorum. Geçen hafta başımdan geçen ilginç ve gerçekten çok etkilendiğim olay, evime yakın bir postanede gerçekleşti. Yeni yıl hediyesi olarak internet aracılığıyla satın aldığım kol saati paketten camı çatlamış çıkınca, vakit kaybetmeden derhal iade formunu doldurup soluğu postanede aldım.

Postaneye girdiğimde 20-25 kişi kuyrukta hizmet bekliyordu. Burada Noel de yaklaştığı için marketten bir ekmek bile alınsa mecburen onlarca insan arkasında sıraya dizilip normalden çok daha uzun süre beklemek zorunda kalınıyor. Hizmet eden sayısı sadece 2 kişi olunca, hele bir de hizmet edenler işinden, canından bezmiş bir suratla ve isteksizliğin yansıdığı süratle iş görünce bekleme süresi sabırları zorlayacak düzeye tırmanıyor.

Girdiğim kuyrukta arkama döndüğümde bir 30-35 kişinin daha geldiğini gördüm. “Neyse, en azından ortalardayım” diye sevinme payı çıkardım. Tam 40 dakika sonra sıra bana geldi. Paketi görevliye uzattım, “Adresler üzerinde yazılı” dedim. “Paketi neden bantla kapatmadınız?” diye sordu. Girişteki “Paket içeriğini görmek isteyebiliriz. Lütfen paketlerinizi açık bulundurunuz ” uyarısını gösterdim. Sesini yükselterek sinirle “Kapıda ne yazdığını iyi biliyorum. Derhal paketinizi bantlayın” dedi. Sıradaki herkes artık bizi dinliyordu. Yanı başındaki bantı göstererek, “Rica etsem verebilir misiniz?” dedim. Yanıt yine aynı yüksek sesle geldi: “Hayır, o bant bana ait, müşteri kendi bantını kullanacak!” “Yanımda bant yok, sizin bant için para ödesem…” dediğim an görevli hanım sesini daha da yükseltti. 3 adım ötede, bir ayakkabı kutusu büyüklüğündeki, sadece paketleme servisleri için yapılmış 20 dolarlık bantı işaret ederek satın almamı istedi. “15 santimetrelik kutu için bana o bantı aldırmanız size mantıklı geliyor mu?” diye sordum. “Bantı al ve derhal sıranın sonuna geç!” diye bağırırken sinirden kıpkırmızı kesilmişti. Aynı hışımla kuyruktaki bir sonraki kişiyi ( “Sıradaki” anlamına gelen) “Next!” diye çağırdı. İşte o an dondum kaldım… Çünkü sırada hiç kimse ilerlemedi. Sıranın başındaki beyefendi, “Şu kutuyu derhal bantlayın ve hanımefendinin işini bitirin önce” dedi. Görevli öfkeyle bağırıyordu: “Anyone else… Next!” 30 kişi yerinden kıpırdamıyordu. İkinci görevliye de gitmiyorlardı. Hizmet durmuştu. Sıradan bir yaşlı bayan, “76 yaşındayım ve dizlerim ağrıyor, ama o bayanın paketini bantlayıp görevinizi yerine getirmediğiniz sürece buradan bir adım atmıyorum” dedi. Görevli elimden paketi sinirle çekip kutuyu benim söylediğim postane bantıyla yapıştırdıktan sonra ödememi alana kadar karmakarışık duygularla kalakalmıştım. Neredeyse ağlamak üzereydim. Sıraya dönüp “Thank you all” (Hepinize teşekkürler) diyebildim sadece… Gülü mseyerek el salladılar.

Dışarı çıkıp arabama oturunca kontağı çalıştırmadan bir süre park yerinde düşündüm. Herkesin işi gücü var. Nasıl oldu da tek bir kişi “Acelem var” diyerek sıranın önüne atlamadı? Nasıl oldu da onca kişi bir kişiye yapılan haksızlık için tepki gösterdi? O sırada benden hemen sonraki yaşlı beyefendi işini tamamlamış, dışarı çıkmıştı. Arabama yaklaştı, pencereyi açtım. Gülümseyerek kafamdan geçen soruları yanıtladı: “Size yapılan bu yanlış için üzgünüm. Doğada hayvanlar, ağaçlar ve hatta mikroplar birbirleriyle bağ içerisinde hareket ederken biz insanlar birbirimizden çok koptuk. YANLIŞ, anında tespit edilerek sineye çekilmeden, derhal toplu olarak tepki gösterilmez ise ‘NORMALLEŞTİRİLİR’. O hizmet eden bayan bir dahaki sefere yanlış yaparken iki kez düşünecek. Biz görevimizi yaptık. Hadi size iyi seneler…” [Makalenin devamı]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: