Özerklik, Özyönetim ve Makyevilizm…


Demokrasi” ve “Özgürlük” masalları ile maskelenen kalkışma çağrısı!

independence-road
munir_kebir2

© Münir Kebir – Bu ülke, Allah göstermesin diyerek, ne zaman ki elden çıkarsa o zaman en başta şu Anti-kürtçülükle Türklüğünü ispatlamayı kendilerine kurtuluş modeli kabul edenler, daha sonra da Kürtler, Aleviler, tabi bunları sözde sahiplenenler yaptıklarının ihanet olduklarını inkâr edemeyeceklerdir. Ama ne fayda, asıl zorluğu acıyı yaşayanlar yine Kürtler ve Türkler olacaktır.

Hayatımda hiç bir zaman siyasal gelişmelerde rol alanları tribünlerden desteklemedim ve eleştirmedim. Ama ne yazık ki, Diyarbakır’lı kimliğimden dolayı çoğu kez şüpheli (PKK yanlısı gibi)konumdan da kendimi kurtaramadım.

HDP’nin açıkladığı Özerklik [ayrıntı ve maddeler] -melanet özerklik diyeceğim- anlayışını madde madde ancak TV’dan izleyebildim. Ve dudak ısırdım… Çık açıkça konfederasyon de, daha sonra da sayım suyum yok ben ayrılıyorum de, kur devleti gitsin o zaman…

Diyarbakır Halkı ne diyor?

IMC televizyonunda izledim. Diyarbakır’lı diyor ki; ” Kürt Türksüz olamaz…Türk te Kürtsüz olamaz”

Şimdi soruyorum, Sayın HDP Yöneticileri…..
Siz kimi temsilen bu özerklik maddelerini ortaya koydunuz?…
Efenim RTE de bir ara dedi ki ; “Eyalet Sistemi tartışmaya açılmalıdır” …

Sayın HDP yetkilileri,

RTE’ye TCK’nun 45 maddesi [mevzuat] doğrultusunda işlem yapılması gerektiğini deklare eden Psikiyatrist doktor, Savcılık tarafından göz altına alınınca, bu iddiasının doğruluğu için, iddiasının Türk Tabibler Birliğinden bir heyete havale edilmesini, iddiası bu heyet tarafından doğrulanmadığı takdirde doktorluk mesleğinden ihrac edilmesini kabul ettiğini beyan etti. [savunma]
Sonuç?
Sonuç, doktor susturuldu.

Yine RTE, 14 Ağustos 2015 tarihinde Cuma günü Rize’nin bir köyünde yaptığı konuşmada :
“..(..)..Ben Milletimin oyuyla Cumhurbaşkanı oldum. Bana yerinde otur, sus , konuşma diyemezler….. Ben Konuşurum!…. Fiili olarak ben başkanım. Yasal yönden benim fiili durumum için Hukuki çerçeve hazırlansın!…” [konuşma-ayrıntı] çıkışında bulundu.

En başta Yargıtay Başsavcısı olmak üzere, ne CHP,Ne MHP ve ne de HDP bu sözlere karşı gıkını çıkardı. Şimdi HDP, RTE’nin Eyalet lafını ortaya atarak daha açığını söyliyim RTE’nin 17-25 Aralık olayından sonra TCK’nunun 45 maddesinde sayılan 7 şıkkı taşıyan bir psikolojisinden faydalanarak, tam bir konfederasyon şartını kalkıp ta masum bir özerklik talebine dönüştürmesi, kelimenin tam anlamıyla Makyevelist bir yaklaşımdır. [Amaca ulaşmak için her türlü araca başvurmanın uygun olduğu.” savı]

Belki satır arası olacak ama, yine de söyleyeyim.Türkiye öyle bir konuma sokuldu ki, AKP’yi eleştiren, lânet The Cemaatin reklamını yapmış durumda algılanıyor. The Cemaatin nasıl bir bulaşıcı ve öldürücü mikrop cemaat olduğunu söyleyen de AKP’nin reklamını yapıyor algısıyla resmen etiketleniyor.(!?)

AKP’nin zaferinin temelinde de The Cemaat taraftarlığından kaçınma saiki en büyük unsur…..

Konuya dönelim.

EY HDP!… BUNU YAPMA… MAKYEVELCİLİĞE SAKIN SIĞINAYIM DEME…
Başka bi şey demiyorum.
Sadece, sözü güven, ve saygı duyduğum İstanbul Barosunun bu özerklik deklerasyonuna karşı yaptığı açıklamaya bırakıyorum [açıklama metni] .

Saygılarımla,

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: