Arrivederci/Lebewohl/Adieu/Elveda « Gizli Hesap Cenneti» İsviçre…


Geri Sayım Başladı: Türkler nasıl etkilenecek!

Tax-ruling1

2017’de başlayacak olan tedbirler Türkiye’nin «güvenliği» dışarıda arayan zenginlerini de yakından ilgilendiriyor! Eh ne de olsa 60 milyar $/€’l(ı/u)k «tasarruflarına» yeni «cennetler» aramak zorundalar. Yoksa; İsviçre’de gizli hesabı bulunan Türkler paralarını beyan edip vergisini ödemek zorunda kalacaklar. Ne kadar vahim bir durum değil mi! Türkiye’nin bu sektörün uzman ve sivil toplum kuruluşları ise kuşkulu… Neden? Çünkü; Tıpkı yasaları «delmek» için siyasî erk ve malî güçlerini kullanmada «ustalaşan»larının, “banka gizliliği dönemi sona ermiştir” sözüne uymamak için mutlaka başka bir yol bulacaklarına inanıyorlar. Elbette, diğer ülkelerde olduğu gibi. Eh Fransız ünlü aktör Gerard Depardieu gibi Rusya’yı «yeni vatan» seçenler de varsa… Benim gibi, ayda 41 € emeklilik maaşını her yıl maliyeye beyan edenlere herhalde vergi kaçakçılığı avcıları iki şekilde yaklaşıyorlardır: Bu herif mutlaka dalgasını geçiyor, derinlemesine araştıralım; veya bu gezegende böyleleri gerçekten var mı? Peki neyle geçiniyorlar, yine de araştıralım. Ne de olsa sürekli tırtıkladıkları düşük gelirliler değil mi? Oturup ağlayacakları halleri yok herhalde! Peki 2017’de yürürlüğe girecek tedbirler, yasaklamalar, yaptırımlar neler getirecek ve götürecek?

(Nusret Özgül)

***

GİZLİ BANKA HESAPLARI TARİH Mİ OLUYOR?
OBD İÇİN GERİM SAYIM BAŞLADI

mehmet_poyrazli

Mehmet Poyrazlı

*

Genel Tespitler

* Otomatik bilgi değişim (OBD) sistemi (automatic exchange of information), vergi mükelleflerinin kazançlarını ve finansal bilgilerini, gelir sağladığı kaynak ülkeden ikamet ettiği ülkeye düzenli ve sistematik bir şekilde paylaşılmasını hedefliyor.

* AB Konseyi, 8 Aralık 2015 tarihinde, İsviçre ve Lihtenştayn ile imzaladığı anlaşmaları onaylamasının ardından, OBD Sisteminin devreye girmesi için geri sayım başladı.

* OBD ile birlikte, ünlü İsviçre’de gizli banka hesabı kavramı tarihe karışacak.
AB ile İsviçre arasında, vergi kaçakçılığının önlenmesi amacıyla vergi şeffaflık anlaşması imzalaması, G20 Antalya Zirvesi’nde bu konuda verilen sözlerin

* Liderler tarafından teyit edilmesi ve OECD BEPS Eylem Planı’nın anlaşmaya taraf ülkeler tarafından kabul edilmesiyle konu farklı bir boyuta taşındı.

* OBD’nin temel hedefi, vergi kaçakçılığını önlemek ve vergiye tabi gelirleri kayıt altına alabilmek için finansal hesapların detaylarını karşılıklı bilgi değişimi yoluyla paylaşmaktır.

* Sistem mükelleflerin finansal bilgilerinin anlık (instant) bilgi değişimi vasıtasıyla kontrol ederek denetim altında tutmayı ve mükelleflerin varlıklarını beyan etmesi teşvik ederek, caydırıcılık ilkesine katkı sağlamasını amaçlıyor.

* Mükelleflerin vergi yükümlülüklerine uymamasına ilişkin durumların tespitine yardımcı olunması da sistemin başka bir hedefidir.

* İsviçre finans sektörü, dünyanın en büyük iki bankasına ev sahipliği yapmasının yanı sıra, finans sektörünün GSYİH’ye yapmış olduğu katkı yüzde 10,5 ile dünyada en fazla olduğu ülke.

* İsviçre finans sektörünün yaratmış olduğu istihdam oranı yüzde 5,8 ile dünya genelinde ikinci sırada yer almakta.

* Sistemin devreye girmesiyle, İsviçre’de gizli hesabı bulunan Türkler de dâhil olmak tüm ülke vatandaşları, burada kazandıkları parayı beyan edip vergisini ödemek zorunda kalacaklar.

Son yıllarda tüm dünya ekonomilerini derinden etkileyen küresel mali kriz, vergi konusunun daha sık gündeme gelmesini sağladı. Özellikle AB’de kemer sıkma önlemleri neticesinde uygulanmaya başlayan vergiler ve kaynak yaratılması için artırılan vergi oranları, orta ve alt gelir grubunda yer alan kişiler tarafından ağır şekilde eleştirilirken, vergi sistemlerinin bireyler ve siyasetçiler tarafından sorgulanmasına yol açtı. Bilhassa zengin vergi mükelleflerinin, vergi ödememek için açtıkları gizli banka hesapları ve usulsüz şekilde kaçırdıkları varlıklar, küresel anlamda vergi gelirleri ve sosyal refah kavramlarını adeta tahribata uğratmakta.

Her ne kadar vergi alınması için yasal yaptırım ve yetki, devletlerin elinde olsa da, bu gücü hukuki bir şekilde kullanabilmesi için doğru bilgiye zamanında ulaşmaları da bir o kadar önemli. Bu bağlamda çözümü sağlayacak, devletlerarası işbirliğinin artırılması ve adil vergilendirmenin sağlanması için bir bilgi değişim mekanizması kurulması fikri üzerinde 2000’li yıllardan itibaren durulmaya başlanmış, OECD tarafından “Vergilendirmede Otomatik Bilgi Değişim Sistemi” [Exchange-Financial-Account-Information] oluşturulmuştur.

AB İsviçre ile geçtiğimiz mayıs ayında vergi kaçakçılığının önlenmesi amacıyla tarihi bir vergide şeffaflık anlaşması [Fighting tax evasion: EU and Switzerland sign historic tax transparency agreement] imzalaması, akabinde AB ile Lihtenştayn arasında 25 Ekim 2015 tarihinde benzer bir anlaşmanın imzalanması, G20 Antalya Zirvesi’nde bu konuda verilen sözlerin Liderler tarafından nihai bildiride teyit edilmesi ve OECD BEPS Eylem Planı’nın anlaşmaya taraf ülkeler tarafından kabul edilmesiyle konu farklı bir boyuta taşınmış oldu. Son olarak, AB Konseyi’nin, 8 Aralık 2015 tarihinde, AB’nin İsviçre ve Lihtenştayn ile imzaladığı anlaşmaları onaylamasının ardından, OBD Sisteminin devreye girmesi için geri sayım böylece başlamış oldu. Bu değerlendirme notunda OBD Sistemini, özelde ise AB ile İsviçre arasında imzalanan vergide şeffaflık anlaşmasını mercek altına alacağız.

Otomatik Bilgi Değişimi (OBD) ( [ Automatic Exchange of Information ] ) Nedir ? [DE] + [FR]

Otomatik bilgi değişim sistemi (automatic exchange of information), vergi mükelleflerinin kazanç ve finansal bilgilerinin, gelir sağlanan kaynak ülkeden ikamet edilen ülkeye düzenli ve sistematik bir şekilde paylaşılmasını hedefleyen bir sistemdir. Konu özellikle küresel mali kriz sonrasında gündeme gelmişti. Etkileri 2008 itibariyle Avrupa’da hissedilmeye başlayan küresel mali kriz, hükümetlerin vergi konusunun daha dikkatli ele alınması gerektiğinin farkına varmalarına yol açtı. Aşırı bütçe açıkları, hızla artan kamu borcu, işsizlik ve durgunluk gibi sorunlarla karşılaşan hükümetler, milli gelirin kaybının önlenmesinde verginin önemini bir kez daha anımsadılar. Özellikle vergi kaçakçılığının önlenmesi ve yurtdışına servet kaçışı ile mücadele konuları vergi adaleti ve şeffaflık gereğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Küresel mali krizin etkilerini bertaraf edilmesi çerçevesinde ön plana çıkan bir küresel yönetişim platformu olan G20 devletleri, vergi konusunu gündeme aldılar. Vergi adaleti ve vergide şeffaflık konusunun sık sık gündeme gelmeye başlamasıyla, G20 liderleri, kapsamlı bir bilgi değişiminin önemini vurgulamaya başladılar. Nisan 2012’de yapılan toplantıda Maliye Bakanları ile Merkez Bankası Başkanları özellikle otomatik bilgi değişiminin geliştirilmesine ilişkin bir ara rapor talep ettiler. 19 Nisan 2013 tarihinde G20 ülkeleri Ekonomi Bakanları ve Merkez Bankası başkanlarının katıldığı toplantıda, konu ilk kez ciddi anlamda gündeme geldi. Uluslararası OBD’nin oluşturulması için karar, 2013 yılında Rusya’da gerçekleştirilen zirvede alınarak OBD için model anlaşma geliştirme çalışmaları başladı.

OBD’nin temel hedefi, vergi kaçakçılığını önlemek ve vergiye tabi gelirleri kayıt altına alabilmek için finansal hesapların detaylarını karşılıklı bilgi değişimi sistemi sayesinde paylaşmak olarak özetlenebilir. OBD aracılığıyla finansal kurumların düzenli olarak bilgi paylaşımında bulunması, hem vergi kaçırmanın önüne geçilmesi, hem de anlaşmaya taraf olan ülkeler arasında finansal şeffaflık sağlanması hedefleniyor.

Rusya’da düzenlenen G20 Liderler zirvesi sonrası başlayan OBD modeli üzerinde çalışmalar, OECD tarafından 28-29 Ekim 2014 tarihlerinde Berlin’de yapılan OECD Küresel Forumu’nda açıklandı ve 98 ülke bu modeli uygulayacaklarını kamuoyu ile paylaştı. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 98 ülkenin yarısından fazlası, OBD’yi 2017 yılı itibariyle uygulamayı taahhüt ederken, geriye kalan ülkeler ise 2018 sonrası uygulamaya başlayacaklarını açıkladı [A Brief History Of AEOI] .

OBD Sistemi Neyi Hedefliyor?

Vergi kaçakçılığı ile mücadelede en etkili araçlardan biri olarak kabul edilen OBD ile anlaşmaya taraf ülkeler arasında herhangi bir talebe gerek kalmaksızın mükelleflerin bilgilerin paylaşılması ve bir başka ülkede bulunan beyan edilmemiş varlıklardan doğan vergilerin tahsil edilmesi amaçlanıyor.
OBD Sistemi ile;

§ Mükelleflerin finansal bilgilerini anlık (instant) bilgi değişimi vasıtasıyla kontrol ederek denetim altında tutmak;

§ Mükelleflerin vergi yükümlülüklerine uymamasına ilişkin durumların tespitine yardımcı olunması;

§ Mükelleflerin varlıklarını beyan etmesini teşvik ederek, caydırıcılık ilkesine katkı sağlanması;

§ Mükelleflerin vergi kaçırmasının önüne geçerek, vergi gelirlerinin artması ve vergi adaletinin tesisini hedefleniyor [Automatic Exchange of Financial Account Information ] .

OBD, Ülkeler, Bankacılık ve Finans Sektörlerini Nasıl Etkiler?

OBD sisteminin devreye sokulmadan önce hem ülkelerin karar mekanizmalarına hem de finansal kurumlara bazı sorumluluklar düşüyor.
Yasa koyucular;

§ Mükellef tespiti, kabulü, sınıflandırması ve bilgi değişimine ilişkin mevzuatı güncellemek ve yasal boşlukları gidermek;

§ Bankalar ve finans şirketlerinin, OBD mekanizmasının işlemesini engelleyecek farklı yöntemleri hayata geçirmelerini engellemek;

§ Paylaşılması planlanan finansal bilgilerin, hem ülke içinde hem de anlaşmaya taraf olan ülkeler arasında güvenilir ağ paylaşım sistemi ile dolaşmasını sağlamak;

§ Yasa yapıcıların, mükelleflerin eksik ya da yanlış bilgi vermeleri durumunda oluşacak hukuki yaptırımları belirlemek;

§ OBD’yi uygulaması gereken kurumların sistemi doğru kullanıp kullanmadığına ilişkin denetim mekanizmasının oluşmasını sağlamak ile yükümlüler [A.g.e] .

Finansal kurumların, OBD kapsamında oluşturulacak sistem için sağlanacak mekanizma için gerekli alt yapı çalışmalarının tamamlaması gerekiyor. Ayrıca finansal kurumların yeniden gözden geçirmesi gereken bazı alanlar mevcut. Bu alanlar;

§ Müşteri kabul;

§ Mevcut müşterilerin sisteme adapte edilmesi;

§ Bireysel ve kurumsal hesap tanımlaması;

§ Raporlama.

Gizli Banka Hesabı Dönemi Bitiyor Mu?

c63eb70649f07092aa37c6ceec8022d927174a90e647d4f434c36c112514da86

AB ile İsviçre arasında, geçtiğimiz mayıs ayında vergi kaçakçılığının önlenmesi amacıyla tarihi bir vergi şeffaflık anlaşması imzalamasının [Fighting tax evasion] . ardından, 27 Ekim 2015 tarihinde, AP’de yapılan oylama ile konu farklı bir boyut kazandı plenary_parliament_vote_tax_evasion [Ending EU citizens’ bank secrecy] Oylama neticesinde AP’nin pozisyonunun olumlu olduğunu ifade eden bir karar kabul edildi. 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girecek anlaşma ile 2018 başı itibariyle AB ve İsviçre karşılıklı olarak vergi mükelleflerinin bankalarda bulunan finansal kayıtlarını, OBD sistemi aracılığıyla paylaşmak mecburiyetinde kalacak. Böylece AB vatandaşlarının, vergi kaçırmak için kendi ülkelerinde beyan etmedikleri ve İsviçre bankalarında bulunan varlıkları uygulanacak otomatik mali bilgi paylaşım sistemi sayesinde tespit edilebilecek. Bu anlaşma ile AB vatandaşları için ünlü İsviçre’de gizli banka hesabı kavramı tarihe karışacak. Vergi kaçırmak isteyen mükelleflerin İsviçre Banka hesaplarında bulunan mevduatlarını gizlemelerinin önüne geçilmesi öngörülüyor.

Avrupa Komisyonu’nun Ekonomik ve Mali İşler, Vergilendirme ve Gümrüklerden Sorumlu Üyesi Pierre Moscovici, anlaşma ile vergi şeffaflığı ve işbirliği açısından AB ile İsviçre arasında yeni bir döneme girildiğini ifade ederek, anlaşmanın vergi kaçıranlara yönelik büyük bir darbe olduğunu söyledi [New Europe ] . Avrupa Komisyonu, 8 Aralık 2015 tarihinde San Marino ile aynı anlaşmayı imzaladığını ve halen benzer anlaşmaları imzalamak için Andorra ve Monako ile görüşmelerin devam etmekte olduğunu açıkladı [Historic tax transparency agreement] .

coffre-fort

İsviçre Neden Böyle Bir Anlaşma İmzaladı?

Gizli hesap cenneti İsviçre, bankalarının gizlilik ilkesinde çalışması ve mahkeme kararı olmasına rağmen hiçbir müşterisinin bilgisini paylaşmaması sebebiyle uzun yıllardır eleştiriliyor. Kriz içinde olan ülkeler, vergi kaçakçılığıyla etkin mücadele konusunu ön plana çıkarmaya başladıkça, bu alanda yapılan çalışmalara hız verilmeye başlandı. OECD’nin vergi kaçakçılığı ile mücadele başlatması, İsviçre’nin bu alanda hedef ülkelerden biri olmasını sağlayarak gri listeye girmesine yol açtı. Amerikan Senatosu’nda kurulan araştırma komisyonu, İsviçre bankalarının işlem hareketlerini mercek altına alarak oluşturdukları raporda, ABD vatandaşlarının hesaplarında toplam 12 milyar franklık vergilendirilmemiş bir gelirleri olduğunu ortaya koydu. 2009 yılında ABD ile yaşadığı bu krizi sonlandırmak için İsviçre, ABD Maliye Bakanlığı ile 4000’den fazla banka müşterisinin hesap bilgilerini paylaşmak zorunda kaldı. Uluslararası finans sektörünün baskısı altında kalan İsviçre, birçok ülke ile bilgi paylaşım anlaşması imzalamak için görüşmelere başladı. AB üyesi olmayan İsviçre, AB’nin finans piyasalarına erişiminden mahrum kalmamak için, OECD’nin bu alanda attığı adımı, Mayıs 2014’de yayınladığı bildiri ile taahhüt ederken, OBD’yi kabul eden ilk ülkelerden biri oldu.

2

İsviçre finans sektörü, dünyanın en büyük iki bankasına ev sahipliği yapmasının yanı sıra, finans sektörünün GSYİH’ye yapmış olduğu katkıyla, yüzde 10,5 ile dünyada en yüksek olduğu ülke.

1

İsviçre finans sektörünün yaratmış olduğu istihdam oranı dünya genelinde yüzde 5,8 ile ikinci sırada yer almakta [Switzerland really the country of bankers?] .

Türkiye’ye Etkileri

İsviçreli bankaların, 2017’de başlayacak olan OBD için şimdiden harekete geçtiği ve Türk vatandaşlarının da yaklaşık 60 milyar dolarının bulunduğu konuşulan İsviçre bankalarının müşterilerine kazandıkları paranın vergisini Türkiye’de ödeyip ödemediğini sormaya başladıkları konunun uzmanları tarafından belirtiliyor. [Türk vatandaşlarının da yaklaşık 60 milyar doları bulunuyor] Artık İsviçre’de gizli hesabı bulunan Türkler, burada kazandıkları parayı beyan edip vergisini ödemek zorunda kalacaklar.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde ülkeler arasında mükelleflere ilişkin tam ve otomatik bilgi değişiminin hayata geçeceğini belirtirken, 15-16 Kasım 2015 tarihinde Antalya’da yapılan G20 Liderler Zirvesi [Nihai Bildiri] nihai bildirisinde OBD’ye yönelik daha önce verilen taahhütleri yinelediklerini kaydetti.

Öte yandan, Türkiye’nin AB ile yürüttüğü müzakere sürecinde de vergilendirme konusu önemli yer teşkil ediyor. AB, aday ülkelerden vergilendirme faslı kapsamında, vergi kaçakçılığını önleme amaçlı bilgi değişimi dâhil olmak üzere vergi idareleri arasında işbirliğinin artırılması için düzenlemeler yapılmasını beklemekte. Avrupa Komisyonu’nun 2015 Türkiye İlerleme Raporu’nda bu alanda bazı ilerlemelerin kaydedildiği belirtilirken Türkiye’nin bu fasla uyum düzeyinin orta olduğu yazıldı.

Ayrıca Türkiye ile ABD arasında imzalanan benzer bir anlaşma ile Green Card sahibi olan Türk vatandaşlarının kazançlarının ABD’de vergilendirilmesi söz konusu. ABD Maliye Bakanlığı’nın 1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren uygulamaya başladığı kısa adı FATCA (Foreign Accaunt Tax Compliance Act) olan sistem ile Bankalar ABD ile bu bilgileri paylaşmaya başladı. Türkiye de bu konu üzerinde hassasiyet göstererek ABD ile bilgi paylaşımını içeren anlaşmayı imzaladı.

Küresel Sivil Toplum “Şüpheci”

G20’nin resmi açılım gruplarından biri olan Sivil Toplum 20 (C20), > [Nihaî Bildiri] OBD Sistemi hakkında bu yıl bazı eleştiriler getirdi. C20 Türkiye’nin “Vergi Adaleti” Çalışma Grubu tarafından oluşturulan politika önerileri arasında, gelişmekte olan ülkelerin OBD’ye geçişi sırasında bilgi edinme sisteminden tam olarak yararlanması yer alıyor [C20 Türkiye Vergi Adaleti Politika Belgesi]

C20 Türkiye tarafından getirilen bir diğer eleştiri ise, gelişmekte olan ülkelerin OBD’ye katılımlarını kolaylaştıracak bir süreç olmadığı takdirde, G20’nin verdiği “banka gizliliği dönemi sona ermiştir” sözünün tutulmamış olacağı yönünde. Ayrıca ülkelerin OBD bilgi alışverişinde bulunacakları ülkeleri seçmesine müsaade edilmesinin daha zayıf ülkeler için ciddi dezavantajlar oluşturacağı eleştirisini getiriyor.

Sonuç

OBD Sistemi her ne kadar vergi kaçırmayı önlemek açısından önmeli bir kararlılığı yansıtsa da, bu sistemin yetersizliğini ve uygulamadaki zorlukları hedef alan birçok eleştiri öne sürülüyor. Bunlardan bazıları aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

§ Gerekli insan kaynağının kısa zamanda nasıl sağlanacağı;

§ Yasal mevzuatın ülkeler tarafından hazırlanıp yasalaştırılması;

§ Sistemin dijital olması sebebiyle bilgi teknolojisi alt yapısının nasıl ve kimler tarafından oluşturulacağı;

§ Sistemin siber saldırılara karşı nasıl kontrol altında tutulacağı;

§ Kişisel verilerin hangi koşullarda ve nasıl korunacağı;

§ Bilhassa gelişmekte olan ülkelerin sistemi uygulayabilmesi için yeterli kaynağa nasıl ulaşacağı gibi konuların netlik kazanmaması konuya şüpheyle yaklaşanların sayısını artırmakta.

Son olarak, OBD’nin yürürlüğe girip küresel finans sisteminde işleyen bir mekanizma haline gelmesiyle, vergi kaçakçılığıyla mücadelede etkin bir araç olarak kullanılmasının yanı sıra yolsuzluk ve kara para aklama gibi çözüm bekleyen küresel sorunların çözümüne katkı sağlayacak. Yukarıda belirtilen hususlara netlik kazandırılmasıyla, OBD’den elde edilmek istenen başarı daha kapsamlı ve sürdürülebilir olacaktır.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: