21 soruda Vize Serbestisi…


AB ülkelerindeki Türk vatandaşlarının durumu !

vize

Anlaşma, sadece AB ülkelerinde düzensiz göçmen konumundaki
vatandaşlar bakımından geçerli. Çünkü, Anayasanın 23. maddesi vatandaşların yurda girme hakkından yoksun bırakılamayacağı hükmünü içeriyor. Diğer deyişi ile; sadece, AB ülkelerine yasadışı yollarla giriş yapan veya AB ülkelerinde ikamet ederken herhangi bir sebeple düzensiz göçmen durumuna düşenlerin Türkiye’ye iadeleri söz konusu. Ancak, bu durumdaki bir Türk vatandaşı konuyu yargıya taşımışsa, AB yargı süreci tamamlanmadan önce iade edemeyecek.

***

İçindekiler:

1. Türkiye-AB Vize Serbestisi Diyaloğu nedir?
2. Türkiye-AB vize serbestisi süreci hangi aşamalardan
oluşmaktadır?
3. Vize Serbestisi Yol Haritası nedir?
4. Vize serbestisi süreci ile Geri Kabul Anlaşması neden
ilişkilendirilmektedir?
5. Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması temelde neleri içermektedir?
6. Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması tüm AB ülkelerini
kapsıyor mu?
7. Vize Serbestisi Yol Haritası’nda yer alan yükümlülükler
nelerdir?
8. Meşruhatlı (Açıklamalı) Yol Haritası’na neden ihtiyaç
duyulmuştur?
9. Vize Kolaylığı Anlaşması ile Vize Serbestisi Diyaloğu
arasındaki farklar nelerdir?
10. Türk vatandaşları için Schengen ülkelerine vizesiz
seyahat ne zaman başlayacaktır?
11. Vize serbestisi ile Türk vatandaşları hangi ülkelere
vizesiz olarak girebilecektir? Schengen Alanı’na dahil
olmayan ülkelerin durumu ne olacaktır?
12. Türk vatandaşlarının ortaklık hukuku ile kazanılmış
hakları bulunmaktayken, neden vize serbestisi sürecine
girilmiştir?
13. Vize serbestisi süreci ve Geri Kabul Anlaşması
ABAD’ın ortaklık hukukuna dayanarak Türk vatandaşları
lehine vermiş olduğu kararlara halel getirmekte
midir?
14. Türkiye, vize serbestisi sürecinde, transit vize uygulaması
da dahil AB’nin üçüncü ülkelere yönelik vize
politikasını uygulamak zorunda mıdır? Daha önce
başka ülkelerle imzaladığımız vizesiz seyahat anlaşmalarının
akıbeti ne olacaktır?
15. Üçüncü ülke vatandaşlarının Türkiye’ye geri kabulü
nasıl uygulanacaktır?
16. AB ülkelerindeki vatandaşlarımızın durumu ne olacaktır?
17. Türkiye, AB ülkelerinin geri gönderdiği tüm üçüncü
ülke vatandaşlarını almak zorunda mı kalacaktır?
18. Türkiye, BM Cenevre Sözleşmesi’ne koyduğu “coğrafi
sınırlama”yı kaldırmak zorunda kalacak mıdır?
19. Geri Kabul Anlaşması Türkiye’den AB ülkelerine giden
Suriyelilerin durumunu etkileyecek midir?
20. Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nın ülkemize mali
yükü ne kadar olacaktır? AB bu konuda Türkiye’ye
mali destek sağlayacak mıdır?
21. Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanması konusunda
ülkemizin hukuki ve idari kapasitesi ne durumdadır? [yanıtlar]

*

Reform Eylem Grubu Üçüncü Toplantısı

Third Meeting of the Reform Action Group [statement]

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği (AB) Reform Eylem Grubu toplantısının ardından Çankaya Köşkü'nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İçişleri Bakanı Efkan Ala (solda), AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır (sol2), Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan (sol3), Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (sağ2) ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ (sağ3) katıldı. (Murat Kula - Anadolu Ajansı)

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği (AB) Reform Eylem Grubu toplantısının ardından Çankaya Köşkü’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İçişleri Bakanı Efkan Ala (solda), AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır (sol2), Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan (sol3), Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (sağ2) ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ (sağ3) katıldı. (Murat Kula – Anadolu Ajansı)

Hükümetimiz bugüne kadar gerçekleştirilen köklü dönüşümler zemininde ve 2023 hedeflerimiz doğrultusunda inşa edeceği yeni reformlar ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini genişletmeye devam edecektir.

Reform sürecimizin başlıca itici unsurlarından biri Avrupa Birliği’ne üyelik hedefidir. AB’ye katılım yolundaki irademiz hiçbir zaman dönemsel olmamıştır. Tercihimiz ve irademiz stratejik bir yaklaşımın sonucudur.

Mevcut sınamalar karşısında Türkiye ve AB’nin birlikteliği, sorunlara köklü ve kalıcı çözümler bulunmasını kolaylaştıracaktır. Evrensel değerlerin terörün her türlüsü tarafından tehdit altında olduğu ve yaşam hakkının insanların ellerinden alınmak istendiği kritik bir zaman kesitinde temel önceliğimiz, insan onurunu korumak ve insan odaklı politikalar üretmektir.

29 Kasım 2015 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi geleceğimizin inşasında ortak sahiplenmeyi öne çıkarmıştır.

Sözkonusu Zirve, sadece ülkemiz ile 28 AB üyesi ve üç AB Kurumu’nun Başkanlarının (AB Konseyi, AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu) katılımıyla düzenlenen bir toplantı olması açısından bir ilki teşkil etmiştir.

Bu kapsamda, Türkiye-AB ilişkilerinde, karşılıklı güven temelinde yeni bir dönem açılmıştır. Bu dönemin iyi değerlendirilmesi bakımından Türkiye üzerine düşeni kararlılıkla ve sonuç alıcı adımlarla yapacaktır.

Zirve’de Türkiye-AB ilişkilerine ivme kazandırılması, müzakere sürecinin yeniden canlandırılması, fasılların açılması, yüksek düzeyli diyalog mekanizmalarının oluşturulması, sığınmacılara yönelik insani yardımlar ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusundaki hazırlıklar dahil olmak üzere ilişkiler tüm veçheleriyle değerlendirilmiştir.

Zirve’de müzakere sürecimizin canlandırılması konusunda ortaya konan siyasi iradenin ilk somut göstergesi olarak, 14 Aralık tarihinde Türkiye-AB Hükümetlerarası Katılım Konferansı toplanacak ve Ekonomik ve Parasal Politika Faslı (17.Fasıl) müzakerelere açılacaktır.

64. Hükümet Programı, Hükümetimiz tarafından 10 Aralık 2015 tarihinde açıklanan Eylem Planı ve bu çerçevede güncellenecek olan AB’ye Katılım İçin Ulusal Eylem Planı, 2016 yılının “Reform ve AB Odaklı Yıl” olacağının en güçlü işaretleridir.

Reform Eylem Grubumuzun üçüncü toplantısı iki gündem maddesi etrafında şekillenmiştir. Toplantımızda ilk olarak, vatandaşlarımızın Schengen bölgesine seyahatlerinde Ekim 2016 tarihi itibariyle vizeden muaf olmaları hedefi çerçevesinde yapılması gerekenler ele alınmıştır. Bu bağlamda, Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması ve Vize Serbestisi Yol Haritası kapsamında hayata geçirilmesi gereken yasal düzenlemeler ile operasyonel tedbirler görüşülmüştür. Söz konusu öncelikli düzenlemeler, 10 Aralık 2015 tarihinde açıkladığımız Hükümetimizin Eylem Planı’nda önemli ölçüde yer almaktadır.

Vatandaşlarımızın Schengen bölgesine vizesiz seyahatini temin için Hükümetimizin Eylem Planında yer alan tedbirler ve bu tedbirleri tamamlayıcı mahiyette atılması gereken diğer öncelikli adımlar aşağıda yer almaktadır.

§ Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,

§ Siyasi Etik Kanunu,

§ İnsan ticaretinin önlenmesi ve mağdurların korunmasına ilişkin mevzuat düzenlemesi,

§ Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan Üçlü Temas Merkezi Anlaşması’nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,

§ Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulma Sürecinde Bireylerin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve 181 sayılı Ek Protokolü’nün Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,

§ İnsan Ticaretine Karşı Eyleme İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,

§ Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konulması ve Müsaderesi ile Terörizmin Finansmanı Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,

§ Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 7 No.lu Protokol’e taraf olunmasının uygun bulunduğuna dair kanun,

§ Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne ek 1997 tarihli Protokol’e taraf olunmasının uygun bulunduğuna dair kanun,

§ Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik,

§ Biyometrik veriye sahip kimlik kartlarına geçişin tamamlanması için gerekli kanun değişiklikleri,

§ Ülkemizde geçici korumadan yararlanan Suriye vatandaşlarının iş piyasasına erişimlerini sağlayacak Bakanlar Kurulu kararı,

§ Cezai konularda adli yardımlaşmaya ilişkin kanun,

§ Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun,

§ Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması, Araştırılması, Ele Geçirilmesi, El Konulması ve Terörizmin Finansmanına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin iç hukuka aktarılması için gerekli yasal düzenleme,

§ Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu’nda değişiklik,

§ Siber suçlarla mücadele konusunda yasal düzenleme,

§ Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kanunu,

§ Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’ne Ek 1975, 2010 ve 2012 tarihli Protokollere taraf olunmasının uygun bulunduğuna dair kanun,

§ Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi’ne Ek 2001 tarihli Protokol’e taraf olunmasının uygun bulunduğuna dair kanun,

§ Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunmasına Yönelik Tedbirler Yönünden Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İşbirliği Hakkında Lahey Sözleşmesi’nin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun,

§ Çocuğun Desteklenmesi ve Aileyle İlgili Diğer Nafaka Alacaklarının Milletlerarası Tazmini ile İlgili Lahey Sözleşmesi’nin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun, çıkarılacaktır.

§ Hukuki düzenlemelerin yanı sıra aşağıdaki operasyonel tedbirler hayata geçirilecektir:

§ Ülkemizin geri gönderme kapasitesinin arttırılmasına yönelik ihtiyacın karşılanabilmesi amacıyla geri gönderme merkezi sayısının arttırılması,

§ Düzensiz göçün önemli bir kısmının deniz yoluyla gerçekleştiği dikkate alınarak, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın kapasitesinin arttırılması,

§ Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanması için gerekli olan Uygulama Protokollerinin hazırlanması ve ilgili AB ülkeleriyle imzalanması,

§ AB üye ülkeleri ile mevcut ikili geri kabul düzenlemelerimiz çerçevesinde işbirliğinin sürdürülmesi,

§ Neticelendirilmeyi bekleyen uluslararası koruma başvurularının ivedilikle sonuçlandırılması,

§ Roman vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne yönelik daha önce atılmış adımlar değerlendirilerek yeni çalışmaların başlatılması, Strateji ve Eylem Planı’nın en yakın zamanda hayata geçirilmesi.

REG toplantımızın ikinci gündemi olarak, siyasi reform sürecimiz bütün boyutlarıyla ele alınmıştır. Bu kapsamda, özellikle Yargı ve Temel Haklar (23.Fasıl) ve Adalet, Özgürlük ve Güvenlik (24. Fasıl) fasıllarının bir an evvel açılması AB ile ortak ve öncelikli hedefimizdir. Her iki fasılda da, Türkiye’ye gayriresmi olarak iletilen tüm açılış kriterleri yerine getirilmiştir. Fasıllar zemininde kazanılan yeni ivme çerçevesinde AB Komisyonu ile güncel müktesebat temelinde ortak çalışmalar başlamıştır. Türkiye – AB ilişkilerinin girdiği bu yeni dönemeçle beraber, siyasi reform sürecimiz ile 23. ve 24. Fasıllar kapsamında devam edecek reform çalışmaları hızlandırılarak hayata geçirilecektir.

Türkiye’nin çoğulcu, özgürlükçü ve katılımcı demokrasi hedefi çerçevesinde demokrasinin tabanını genişletecek siyasi reformlar, 12 Eylül darbesi döneminin izlerini tamamen silecek, yeni bir Anayasa ile taçlandırılacaktır.

Yine bu kapsamda, ifade özgürlüğü, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile insan haklarının korunması alanındaki reformları daha da ileri bir seviyeye taşımak, geliştirmek, kalıcı ve daha sağlam hale getirmek için yapacağımız çalışmalar değerlendirilmiştir.

Yargı alanında atılacak adımlarımıza, geçtiğimiz yılın Nisan ayında kamuoyuyla paylaşılan Yargı Reformu Stratejisi temelinde devam edilecektir.

Temel hak ve özgürlükler kapsamında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı’nın uygulanma süreci yakından takip edilecektir.

24. Fasıl, Vize Serbestisi Diyaloğu kapsamında yürütülen çalışmalar paralelinde ele alınmıştır. Bu kapsamda, Geri Kabul Anlaşması’nın üçüncü ülke vatandaşları için uygulanma tarihi Ekim 2017’den Haziran 2016’ya alınacaktır. Ayrıca sınır güvenliği konusunda atılacak adımlar ile Organize Suçlarla Mücadele Eylem Planı konusu değerlendirilmiştir.

Öte yandan, Suriye’de devam eden kriz nedeniyle, 2011 yılında başlayan ve tırmanışa geçen göçmen krizi hem Türkiye’yi hem AB ülkelerini etkilemektedir. Bu kapsamda AB yetkilileriyle son dönemde yoğun temaslarda bulunulmuştur.

Suriyeliler konusunda Türkiye bugüne kadar elinden gelenin en iyisini yapmış olup, önümüzdeki dönemde eğitim alanı öncelikli olmak üzere, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, gıda kartı uygulamasının finansmanı, barınma imkânlarının iyileştirilmesi ve ekonomiye katılımları konularında gerekli adımları atmayı hedeflemektedir.

Öte yandan, Türkiye-AB ilişkileri göç sorununa indirgenmeyecek ölçüde tarihi, kültürel ve ekonomik bir derinliğe ve zenginliğe sahiptir. Bu zenginliğin farkında olarak, bölgesel ve küresel sorunlara Türkiye ve Avrupa’nın birlikte bulacağı çözümler, bölgemizde kalıcı barışın tesisine ve insan haklarının korunmasına sağlam bir zemin hazırlayacaktır.

Önümüzdeki süreçte Türkiye-AB ilişkileri, Türkiye’nin AB üyeliği hedefi doğrultusunda, paradigmanın değiştiği yeni bir düzlemde yeni bir ivmeyle daha da derinleşecek ve güçlenecektir.

Reform Eylem Grubu’nun (REG) üçüncü toplantısı, Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu başkanlığında REG üyeleri Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Volkan Bozkır, Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ve İçişleri Bakanı Sayın Efkan Ala’nın katılımları ile 11 Aralık 2015 tarihinde Başbakanımızın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Toplantıya, Başbakan Yardımcısı Sayın Lütfi Elvan, TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Sayın Kasım Gülpınar, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Başkanı Sayın Ahmet Berat Çonkar, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Sayın Taha Özhan ve Başbakanlık Müsteşarı Sayın Kemal Madenoğlu da katılmışlardır. [kaynak]

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: