Akıllara ziyan davranış psikolojisi…


Akılllı mıyız; akıllı mısınız; akıllı olan kimler?

32-File3

© Patricia Piccinini

Aklın buyruğuna girmeden, yaşamın kötülüklerine karşı başarı kazanılamaz – Arthur Schopenhauer; Akıllı insan aklını kullanır, daha akıllı insan başkalarının da aklını kullanır – Bir insanın aklı bilgisine göre değil, bilgi edinme yeteneğine göre ölçülür – Bernard Shaw; İnsanın akıllıca hareket edebilmesi için üç yolu vardır; yapacağı şey üzerine düşünmek, önceden yapılmış iyi bir şeyi yorumlamak ve deneyerek, uğraşarak bulduğu yol. Akıllı insanlar kendilerini heyecana kaptırmazlar, erdemli olanlar kuşku içinde olmazlar, cesur olanlar hiçbir şeyden korkmazlar – Confucius; Aklın ve bilginin üç büyük düşmanı vardır: Kötülük, bilgisizlik ve tembellik – Haeckel; Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen, akıllı bir insandır – Epictetos; Akıllılar istedikleri şeyi, akılsızlar başkalarının istediklerini öğrenir – Sadi Şirazi; İnsan, aklın sınırlarını zorlamadıkça, hiçbir şeye ulaşamaz – Albert Einstein; Akıllı bir insanın dünyası, bütün dünyadır – Aristoteles; İslam’ın temeli ahlâk, ahlâkın özü bilgi, bilginin özü de akıldır – Hacı Bektaş-ı Veli

***

ÖZGÜVEN VE YENİLİKÇİ ÖZGÜR DÜŞÜNCE
8 Aralık 2015-ANKARA

nurullah_aydin

Prof.Nurullah Aydın – Ülkede kin, nefret, öfke fırtınası yaşanıyor. Tabi bu fırtına belli çevrelerce bilinçli bir şekilde yaşatılıyor. Bu çevreler toplumun bir kesimini rencide edici, kırıcı, yaralayıcı ifadeleri kullanmaktan hiç kaçınmıyor.

Bilinçli ya da değil gerçekleştirilen çirkinlik kimin eseri diye sormak gerekir.

İnsanlar; etnik köken, din araştırmasına yönelmiş durumda. Güvensizlik, ayrışma hızla artıyor. Birlik ve beraberlik söylemleri ciddiye bile alınmıyor. Kamplaşma artıyor. Toplumda küllenmiş geçmişe ait ne varsa tartışma konusu ediliyor. İnsanlar şaşkınlık içinde! Ne adına bunlar yapılıyor, demokratikleşme ve özgürlük adına. Acaba gerçekten öyle mi?

Gerçekleşen rezillikten sadece partiler, gazeteciler, akademisyenler mi, aydınlar mı sorumlu?
Suç işleyenlere yaşa varolan diyenlerin, hiç bir işlem yapmayanların hiç suçu yok mu?

Reyting canavarına kurban verdiğiniz topluma aşılanan zehir, etkisini gün geçtikçe arttırıyor.

TV’deki programların, gazete manşetlerinin, köşe yazılarının, TV’de konuşanların, hayatımızı işgal etmesi; hatta sadece hayatımızla sınırlı kalmayıp hayallerimizi bile işgal altına alması sıkıntılı bir süreç. Düşünen ve üreten beyinler yetiştiremezsek, gençlerin ellerine hamburger kolayı verirsek, gerçek başarının iç huzuru ve mutluluk olduğunu unutturan hayatlar yaşatırsak, sevmezsek/öpmezsek, kendine saygı kavramını yaşamlarına entegre edemezsek, prensipler geliştirecekleri onurlu hayatlar yaşatamazsak, sadece para ve bilgisayarla oyalanıp zaman öldürmelerine müsaade edersek olacağı bu elbet!

Ne olmak istediğini bilmeyen ve hayatının merkezine dizi karakterlerini oturtan gençler, bizim geleceğimiz.

Ama bizler, bugünümüzü ziyan ettiğimiz gibi geleceğimizi de yok ediyoruz. Bu tabloyu görünce inanıyorum ki, küresel ısınma bile, insanlık kadar dünyaya zarar veremez!

Değerlerine sahip çıkmayan bir toplumda çözülüş kaçınılmazdır.
Girişimciliğin en önemli gereklerinden biri özgür düşünce dir. Kafalar ne kadar özgür olursa düşünceler de o kadar güçlü olacaktır. Özgürlüğün önü açıldıkça girişimcilik te gelişecektir.

Unutulmamalıdır ki; topluma ve insanlara gem vurulduğunda onlardan yenilikçi düşünme leri beklenemez. Amaçsız idealsiz hedefsiz, özgürlükte ekmekte olmaz!

Bugün dünyada; gıda, su, enerji güvenliği, döviz kuru savaşları tartışılırken, daha fazla nasıl zenginleşiriz, işsizliği nasıl çözeriz sorularına yanıt aranırken, Türkiye’de anlamsız gereksiz konular tartışılıyor. Enerjimizi o kadar lüzumsuz şeylere veriyoruz ki. Doğru şeyleri tartışmalıyız, gereksiz konulara takılıp kalmamalıyız.

Dünya’da aydınlanmanın ışıkları tekrar yansımaya başladı. Bu ışıklar; Anadolu coğrafyasına doğru geliyor. Eğer biz iyi hazırlanabilirsek o ışık bu topraklardan doğacak.

‘Başarılı bir girişimci olmak’ için nelere ihtiyaç vardır, sorusunu herkes soruyor. Özgüvene, paraya, yenilikçi düşünceye, iyi eğitime ihtiyaç vardır.

Gençler kendilerine güvenmeli ve kendilerinden daha akıllı insanlarla çalışmalıdır.

Başarı için; hedef belirleyecek ve hayal kurulacak, çalışılacak. Çünkü çalışmadan belirlenen hedefe ulaşmak mümkün değildir. Yılmadan çalışmak gerekir.

Zenginlik önemlidir. Ülkeler zenginleştikçe işsizlik azalır. Ancak asıl zenginlik güç ve vicdandır. Herkes birbirini mutlaka sevmesi gerekir. Ayrılıkta azap birlikte rahmet vardır.

Empati yapmayı öğrenmeliyiz. Birbirimizi, dışlamaya hakkımız yok. Bu bizim zenginliğimiz ve birbirimizi kucaklamak zorundayız.

Bunları sağlayacak ülkenin duyarlı bilinçli insanları, ortak değerlerde buluşarak, birlikte hareket etmek zorundadırlar.

GÜNÜN SÖZÜ: Hayalleri, hedefleri olan insan çalışarak başarıya ulaşır.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: