Brüksel’de Türkiye Zirvesi öncesi, Rusya Krizi ve AB ile ilişkiler…


Uluslararası topluma güven verme, yatırımcılar için güvenli bir liman olma !!

putin-erdogan

Önemli ortağımız ve bölgesel işbirliği bakımından önem taşıyan bir ak¬tör olan Rusya ile ilişkilerimizin dinamiği, merkezinde bulunduğumuz geniş coğrafyayı yakından ilgilendirmektedir. Önümüzdeki dönemde, enerji ve ticaret başta olmak üzere, Rusya’yla ilişkilerimizi karşılıklı has¬sasiyetlere saygı içerisinde ve müşterek menfaatler doğrultusunda güçlendirmeye gayret gösterilecek.

***

Devletler ve milletler ancak ve ancak onları oluşturan bireylerin aidi¬yet bilinciyle tarih içindeki varlıklarını sürdürebilirler. Vatandaşların ülkelerine duydukları aidiyet bilinci ve hiçbir vatandaşı veya vatandaş grubunu dışlamayan ve ötekileştirmeyen bir siyaset anlayışı, devletlerin bekasının en temel garantisidir. Eşit vatandaşlık ilkesi ise çağdaş siyasal meşruiyetin temelidir ve bu temel hiçbir surette ve hiçbir gerekçe ile zayıflatılamaz, göz ardı edilemez.

Türkiye pasif bir izleyici değil, inisiyatif ve sorumluluk alan bir ülke¬dir. Bölgemizdeki gelişmelere cevap üretmenin ötesine geçerek, küresel meselelerde pozisyonlarını belirlemiş olan Türkiye, insanların hak ve hukuk taleplerini merkeze koyan, ahlaki ve vicdanî yaklaşımı samimi¬yetle içselleştiren çok boyutlu dış politikasıyla, son derece çalkantılı bir dönemde unutulmuş veya dışlanmış mazlum halklar için bir ümit ışığı olmuştur.

Dış politikamız vizyona dayalı ve çok boyutlu olmuştur, çok boyutlu ol¬maya devam edecektir.

Avrupa Birliği

Türkiye’nin Avrupa Birliği hedefini stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Ancak Avrupa Birliğiyle ilişkilerimizi, diğer ilişkilerimizin bir alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak tanımlıyoruz.

Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliğimiz stratejik hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Hükûmet olarak AB müktesebatına uyum sürecini hız¬landıracağız. Ancak Hükûmetimizin göstermiş olduğu samimi yaklaşı¬ma AB kurumlarının ve üye ülkelerin de gerekli karşılığı vermesi gerek¬mektedir. AB müktesebatına yüksek oranda uyum sağladığımız halde, belirli fasılların siyasi mülahazalarla açılmaması AB’nin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Önümüzdeki dönemde AB ile uyum sürecini devam ettirirken Meclis¬teki tüm partilerimizin desteğini göreceğimize inanıyoruz. Geniş bir ka¬bul gören üyelik hedefimiz, yasal düzenlemelerde partiler arası işbirliği için güçlü bir zemin oluşturmaktadır. Hükûmetimizle birlikte AB üyelik sürecine destek olan diğer siyasi partilerin de bu konuda anlayış birliği sergilemesi ve ortak çabalar göstermesi önem taşımaktadır.

Ekonomik ilişkilerimizin yanı sıra tam üyelik müzakereleri yürütmekte olduğumuz AB kurumları ve üye ülkeleriyle iyi ilişkilerimizi geliştir¬meye devam edeceğiz. Bir yandan Avrupa ülkeleri ile ikili ilişkilerimizi geliştirirken, diğer yandan Balkanlar, Kuzey Afrika ve Ortadoğu başta olmak üzere yakın coğrafyalarımızda istikrar ve refah için işbirliğimi¬zi artıracağız. Avrupa Birliği üyeliğimizin, ekonomik dinamizm başta olmak üzere, birçok alanda Birliğe önemli katkılarda bulunacağı gerçe¬ğiyle, devletlerarası ilişkilerin yanı sıra toplumdan topluma ve iş dünya¬ları arasında ilişkileri geliştirerek yeni bir süreç başlatacağız. Vizelerin kaldırılması, Gümrük Birliğimizin güncellenmesi, mali işbirliğimizin derinleştirilmesi gibi yeni inisiyatiflerle Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif gündemi güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Ekonomik ilişkilerimizin yanı sıra tam üyelik müzakereleri yürütmekte olduğumuz AB kurumları ve üye ülkeleriyle iyi ilişkilerimizi geliştir¬meye devam edeceğiz. Bir yandan Avrupa ülkeleri ile ikili ilişkilerimizi geliştirirken, diğer yandan Balkanlar, Kuzey Afrika ve Ortadoğu başta olmak üzere yakın coğrafyalarımızda istikrar ve refah için işbirliğimi¬zi artıracağız. Avrupa Birliği üyeliğimizin, ekonomik dinamizm başta olmak üzere, birçok alanda Birliğe önemli katkılarda bulunacağı gerçe¬ğiyle, devletlerarası ilişkilerin yanı sıra toplumdan topluma ve iş dünya¬ları arasında ilişkileri geliştirerek yeni bir süreç başlatacağız. Vizelerin kaldırılması, Gümrük Birliğimizin güncellenmesi, mali işbirliğimizin derinleştirilmesi gibi yeni inisiyatiflerle Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif gündemi güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Son dönemlerde Suriye’de yaşanan iç çatışmaların etkisiyle artan mül¬teci akını, bölge ülkelerini aşarak başta AB olmak üzere uluslararası öl¬çekte bir meseleye dönüşmüştür. Bu alanda AB ile Türkiye diyaloğu ve işbirliğinin önemi giderek artmaktadır. AB ile sürdürdüğümüz ilişkiler bütünlüğü içinde bu alanda da yeni inisiyatifler geliştirilmesi önem arz etmektedir.

AB sürecine yeni bir ivme kazandırmak ve her alanda reform çalışmalarını hızlandırmak amacıyla hazırlanan ‘AB’ye Katılım İçin Ulusal Eylem Planı’nı titizlikle hayata geçireceğiz.

AB sürecine ve bu süreçte yaşanan değişime, dönüşüme inanan Hükû¬metimiz AB üyeliği konusunda kararlı ve istikrarlı politikasını sürdü¬recektir

Sürecin tüm zorluklarına rağmen, bizim için AB ile yürütülen müzakerelerin amacı tam üyeliktir. Hedefimiz, Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü AB üyeliği ile taçlandırmaktır.

Ülkemizin stratejik bir hedef olarak belirlediği Avrupa Birliği üyeliği doğrultusundaki kararlılığını, bu süreçte esasen halkımızın yaşam stan¬dartlarının yükseltilmesine katkıda bulunacak reform sürecini daha da ileri götürmek hususunda irademizi korumaktayız. AB katılım sürecin¬de siyasi nedenlerden kaynaklanan tıkanıklıkların aşılması ve katılım müzakerelerinin yeni fasıllar açılarak canlandırılması yönündeki çalış¬malarımıza devam edeceğiz.

Son dönemde, vize muafiyeti hususunda her iki tarafça kabul edilecek bir çözüm bulunmasına yönelik olarak AB Komisyonu’yla karşılıklı ya¬pıcı bir anlayış içinde gerçekleşen yoğun temaslarımız sonucunda 2013 yılında başlatılan Vize Muafiyeti Diyaloğu süreci tamamlanacaktır.

AB katılım müzakereleri ve müktesebata uyum çalışmalarının sürdü¬rülmesi, katılım öncesi mali yardımların etkin şekilde kullanılması ve Türkiye’nin yeni AB iletişim stratejisinin uygulanması öncelikli hedefle¬rimiz arasında yer alacaktır.

Rusya

Önemli ortağımız ve bölgesel işbirliği bakımından önem taşıyan bir ak¬tör olan Rusya ile ilişkilerimizin dinamiği, merkezinde bulunduğumuz geniş coğrafyayı yakından ilgilendirmektedir. Önümüzdeki dönemde, enerji ve ticaret başta olmak üzere, Rusya’yla ilişkilerimizi karşılıklı has¬sasiyetlere saygı içerisinde ve müşterek menfaatler doğrultusunda güç¬lendirmeye gayret göstereceğiz.

Dış politikada elde ettiğimiz kazanımlar, öncelikli olarak ticareti ve uluslararası doğrudan yatırımları artırarak ekonomik refahımızı ileriye taşımakta ve karşılıklı etkileşime dayalı olarak sosyal gelişimimizi bes¬lemektedir.

Etkin, Hakkaniyetli, İtibarlı Dış Politika

Adil bir dünya tasavvurumuz dış politikamızı hem güçlendirmiş, hem de zenginleştirmiştir. Bugün Türkiye’nin dünyanın her tarafındaki maz¬lumların, mağdurların, mültecilerin ve muhtaçların yardımına koşma¬sının temelinde tarihi misyonumuz olan adalet ve yardımlaşma ilkeleri yatmaktadır. Bu açıdan ülkemizin ısrarla takip ettiği ‘değer odaklı dış politika’, dünyada giderek yükselen uluslararası sistemin demokratikleş-tirilmesi; adalet ilkesinin hem siyasete, hem de ekonomiye hâkim kılın¬ması taleplerine önemli bir güç katmaktadır.

Türkiye’nin insanı, adaleti ve demokrasiyi temel alan dış politikası, böl¬gesinde ve dünyada hem takdirle karşılanmakta, hem de toplumlar nez¬dinde büyük kabul görmektedir.

64. Hükûmet döneminde de uzun dönemli bir perspektifle sağlam de¬ğerlere dayalı olarak geliştirdiğimiz dış politikamızı önümüzdeki dö¬nemde de dünya ve ülke şartlarını da dikkate alarak geliştirmeye devam edeceğiBölgedeki kriz ve çatışmalara adil, kalıcı ve sürdürülebilir siyasi çözüm¬ler üretilmesi yönündeki çabalarımız da devam edecektir.

Ortadoğu

Ortadoğu’da etnik ve mezhebi ayrılıklara dayalı çatışmaların ve dışlayıcı yaklaşımların karşısında sosyal bütünleşmeyi ve kapsayıcı siyasi birliği destekleyeceğiz.

Suriye’de dört buçuk yıldır devam eden ihtilaf, her geçen gün daha da derinleşen insani yıkıma ilave olarak, bölgesel olarak başlayan ve giderek küresel bir hâl almakta olan güvenlik ve istikrar açısından oluşturduğu tehditler bakımından da gündemimizde en öncelikli konumda bulun¬maktadır. Bu ülkede, siyasi bir dönüşüm sağlayacak gerçek bir geçiş sü¬recinin hayata geçirilmesi için çabalarımız kararlılıkla sürdürülecektir. Tarih önünde doğru yerde bulunuyoruz. Bu duruşumuzu daha geniş, etkili ve fazla çaba ile önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.

Kıbrıs

Kıbrıs’ta müzakere edilmiş bir çözüm ve Kıbrıs Türk Halkının uluslara¬rası toplum içerisindeki haklı yerini alabilmesi, temel önceliklerimizden biridir. KKTC’nin ekonomik altyapısının güçlendirilmesi ve refahının artırılması için bugüne kadar kararlılıkla attığımız adımlara devam ede¬ceğiz. Kıbrıs’ta, her iki halkın asli kurucu iradelerini, siyasi eşitliklerini ve Ada’nın ortak sahibi olmalarını temel alan, müzakere edilmiş, adil ve kalıcı bir çözüm için garantör ülke olarak yapıcı katkımızı sürdüreceğiz ve Birleşmiş Milletlerin bu yöndeki çabalarını destekleyeceğiz.

Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar ve Akraba Topluluklar

AK Parti iktidarları olarak, yurt dışında yaşayan insanımıza “Milleti¬ne hizmeti esas alan Devlet” anlayışıyla yaklaşmaktayız. Yurtdışında¬ki vatandaşlarımızın ve akraba topluluklarımızın bütün farklılıklarını sahiplenerek menfaatlerini koruyabilmek, dil ve kültür birikimini ge-liştirmek, yurtdışına hizmetlerimizi kalıcı ve sağlıklı bir şekilde götüre¬bilmek dış politikamızın ana unsurlarından biridir. Bu yaklaşımla, yurt dışındaki vatandaşlarımız ve akraba topluluklar olarak farklı ülkelerde yaşamakta olan kardeşlerimizin sadece başı sıkıştığında değil, her daim yanında olmayı ve onlarla birlikte yeni kültürel ve ekonomik inisiyatifler geliştirmeyi benimsiyoruz.

Önümüzdeki dönemde de bütüncül bir strateji çerçevesinde, yurtdışın¬da yaşayan vatandaşlarımıza yönelik farklı kurumlarımız tarafından yü¬rütülen hizmetlerin koordinasyonunu sağlamayı temel önceliklerimiz arasında görüyoruz.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın, soydaş ve akraba toplulukla¬rın, içinde bulundukları topluma entegre olmalarını; ekonomik, sosyal ve siyasi yaşama aktif katılımlarını desteklemekteyiz. Bununla birlikte, asimilasyon politikalarına karşı, kültürel kimliklerinin korunmasına azami önem gösterecek ve gerekli desteği vermeye devam edeceğiz. Bu kapsamda, yeni dönemde de yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın; kültürel aidiyetlerinin korunmasını, STK’larının daha etkin hale getiril¬mesini, topluma aktif katılım kapasitelerinin geliştirilmesini ve vatan¬daşlık haklarının kullanımının güçlendirilmesini destekleyeceğiz.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız için maddi yük olan yürürlükte¬ki dövizli askerlik bedelinin 6 bin Avro’dan bin Avro’ya düşürülmesini sağlıyoruz.

Türkiye’den borçlanarak emekli olan yurtdışındaki emeklilerin bulun¬dukları ülkelerde yarı zamanlı çalışabilmeleri için ikili anlaşmalarımız çerçevesinde gerekli çalışmaları yapacağız.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın tanıma ve tenfiz davalarının on¬ları mağdur etmeyecek bir sürede sonuçlanması için gerekli yasal dü¬zenlemeleri yapacağız.

Yurtdışından alınan meslek diplomalarının Türkiye’de meslek lisesi dip¬lomasına denk olarak tanınması ve yurtdışı vatandaşlarımızın bulun¬dukları ülkelerde edindikleri meslek diplomaları ve ustalık belgelerinin Türkiye’de kazanılmış diplomalarla denk kabul edilmesi için gerekli ça¬lışmaları tamamlayacağız.

İhtiyaç duyulan bölgelerde yeni başkonsoloslukların açılması ve yetersiz kalan başkonsolosluklarımızın binalarının yenilenmesi ve genişletilme¬si için gerekli adımları atacağız.

Yurtdışındaki eğitim kurumlarına ve okullara yönelik, o ülkelerde ya¬şayan eğitmenlerin yerinden görevlendirilmesi ile ilgili çalışmalar ta¬mamlanacak ve yurtdışı öğretmen sayısını artıracağız. Anadil eğiti¬minin yaygın olarak verilmesi ve kültürel kimliklerin korunması için yurtdışındaki sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini destekleyecek, bu amaçla eğitmen ve materyal desteği sağlayacak, proje destek bütçesi¬ni ihtiyaca cevap verebilecek oranda artıracağız.

Yurtdışında yaşayan gençlerimizin Türkiye’nin engin tarih ve kültürünü bizatihi tecrübe etmeleri için kültürel gezi ve kamp programlarını yay¬gınlaştıracağız.

Yurtdışı din hizmetlerinin kapasitesinin geliştirilmesi, tüm topluma ve onları temsil eden STK’lara ulaştırılması, yerel dini öğretim kurumları¬nın desteklenmesi ve yerinden görevlendirme yapılmasını teşvik edece¬ğiz.

Üniversitelerin yurtdışında yerleşke/kampüs açabilmesi için yasal dü¬zenlemeleri gerçekleştireceğiz. Devlet üniversitelerinin vatandaşlarımı¬zın yoğun yaşadığı ülkelerde hizmet vermesini sağlayacağız.

Yurtdışında yaşayan insanlarımızın bulunduğu ülkelerde, okulların kreş ve orta öğretim seviyelerini de barındırır bir şekilde kurulmasını teşvik edeceğiz.

Üniversiteler bünyesinde Diaspora Araştırma Enstitülerinin kurulması ve geliştirilmesini destekleyeceğiz.

Yurtdışında yaşayan insanlarımızın ülkemize yerleşmeleri durumunda olası entegrasyon sorunlarına karşı programları teşvik edeceğiz.

Bilhassa yeni nesillerin Türkçe ve kültürümüzü korumaları noktasında mevcut hizmetlerimizi geliştirecek yeni adımlar atacağız. STK ve vakıf¬lar aracılığıyla yaygın dil ve kültürel eğitimlerin hazırlanıp uygulanması için destek sunacağız.

Aile birleşiminde yaşanan sıkıntıları gidermek amacıyla, toplumlar ara¬sı ilişkilerin artırılması ve aile değerlerinin yaşatılması için ilgili ülkeler nezdinde girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz.

Tüm insanlık için büyük tehdit oluşturan ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı ile mücadelede ilgili ülkelerle birlikte ha¬reket ederek, yurt dışındaki insanımızı da yakından ilgilendiren insani değerlerin korunması hususunda çalışmalarımızı artıracağız.

Önümüzdeki dönemde önemli oranda Türkiye kökenli nüfusu barındı¬ran tüm Batı Avrupa ülkelerinde kültür anlaşmalarının güncellenmesi¬ni; anlaşma olmayan ülkelerle anlaşma yapılmasını sağlayacağız.

Yenilenen kültür anlaşmaları çerçevesinde, Yunus Emre Enstitüleri’nin dünya genelinde daha etkin bir şekilde tesis edilmesini sağlayacağız.

Yurtdışındaki vatandaşlarımız arasından içinde yaşadıkları ülkede kül¬türel alanda öne çıkacak seçkin kişilerin yetiştirilebilmesi için özellikle gençlere yönelik özel programlar geliştireceğiz. Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu
Başbakan – [Programın tamamı.]

*

Related:

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: