Kerküğem Yaralıyam…


Her Gün Akşam Olur, Yeri Yeri Küsmüşem Sennen, Bekletme Yeter Bunca Zaman

OLYMPUS DIGITAL CAMERA ©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

kerkuk

Kerkük’üm necel Kerkük, Düşüptü saca Kerkük, Allah’dan imdat diler, her gün her gece Kerkük, Kerkük’ün harasına, oh değdi yarasına, Ahtarı tabip tapmaz, derdinin çarasına. Kerkük’ü unutanlar çölde bir taşa benzer, Zalım zalım yarım yarım kalmışam yarım, yarım zalım yarım zalım, Ah Valla Bu Kerkük’e göz diken keserem yarım ayrım. Yıktılar kalamızı sürdüler balamızı, Daha can boğazdayken çektiler salamızı. Türkmeni Hak saklasın Türkmeni, Türkmeni sev kucakla Türkmeni, Allah sevdi de yarattı yeryüzünde Türkmeni, Hiç bilmem hara gidim. Bu dağlar karda kaldı, bu göynüm zarda kaldı, He dedi gellem gellem, Ay Yıdız nerde kaldı.

***

13 Aralık 2010 günü Ankara’da aramızdan ayrılan Kerküklü, Türk Halk Müziğinin büyük ozanı, büyük sanatçı, icracı ve söz yazarı Abdurrahman Kızılay, “Evlerinin Önü Boyalı Direk” [1] isimli türküsünde, “Ölürüm de Ayrılamam Yar Senden” diyor…

Kerküklü sanatçıyı anmak üzere, O4 Şubat 2011 günü, Ankara’da Gençlik Parkı Tiyatro Salonunda, katılımcıların salona sığmadığı bir etkinlik gerçekleştirildi. Üç bölümde icra edilen, birinci bölümde Abdurrahman Kızılay’ı anlatan konuşmaların yapıldığı, ikinci bölümde Abdurrahman Kızılay’ın hayatından görüntülerin yer aldığı kısa bir film gösterisinin yer aldığı, üçüncü bölümde de Abdurrahman Kızılay’ın eserleri ve Abdurrahman Kızılay ile özdeşleşmiş Kerkük halk türkülerinin seslendirildiği etkinlik sonrasında iş bu yazının kaleme alınması ihtiyacı hasıl olmuştur…

Abdurrahman Kızılay, genç yaşta doğduğu Kerkük’ten ayrılarak Ankara’ya gelmiş, Ankara Devlet Konservatuarı’nda öğrenim görmüş, Ankara’ya yerleşmiş ve yine Ankara’da bu dünyadaki hayatına gözlerini yummuştu. Gerek “Evlerinin Önü Boyalı Direk” türküsü, gerekse icra ettiği diğer türküler, bize, O’nun ayrılamadığı yârinin gerçekte Kerkük olduğunu söylemektedir. Türkmen gençlerin etkinlikteki yoğunluğu ve Abdurrahman Kızılay’ı sahiplenişleri, bunu teyit eder bir mahiyetteydi.

Etkinliğin ikinci bölümünde gösterilen kısa filmden de, Abdurrahman Kızılay’ın, eserlerinde ve icra için seçtiği eserlerde, her fırsatta ve vesileyle Irak’taki Türkmen varlığını ve Türkmenlerin sorunlarını işlediği; yaşantısı, söz ve müziği ile, ömrünü, Türkmen kültürünü ve Irak’taki Türk varlığını canlı tutmaya, yaşatmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya adadığı bir kere daha anlaşılmıştır. “Evlerinin Önü Boyalı Direk” isimli türküde yer alan “Göz göz olmuş ciğerlerim kanıyor, Beni gören deli olmuş sanıyor, [2] … Yerden yere vurdun sen beni felek, Her acıya dayanamaz bu yürek” [3] ifadeleri, bize göre, Abdurrahman Kızılay’ın Kerkük sevdasının ve hasretinin derecesini işaret eder.

“Altın Hızma Mülayim”, [4]

“Dağlar Başın Alaydım”, [5]

“Baba Bugün Dağlar Yeşil Boyandı”, [6]

“Mum Kimi Yanan Kerkük”, [7]

“Aç Aç Kolların Digel Yanıma”, [8]

“Ay Havar Değirmenci”, [9]

“Kerküğem Yaralıyım”,

“Aynaya Baktım Saç Beyaz Olmuş”, [10]

“Esmerim Güzel Esmerim”, [11]

“Güler Oynarım”, [12]

“Yazmalı Gelin Yazmalı”, [13]

“Her Gün Akşam Olur”, [14]

“Altın Tabakta Bal Var”, [15]

“Ayağında Dar Şalvar”, [16]

“Bakar Kapı Zarınan”,

“Bağlara Septim Ekin”, [17]

“Damımız Ardı Çöle”, [18]

“Yeri Yeri Küsmüşem Sennen”, [19]

“Ağla Gözlerim Ağla”, [20]

“Bir Tapkır Göğerçinim”,

“Bekletme Yeter Bunca Zaman”,

“Cerrevin Kulpu Burma”, [21]

“Sen Bir Yana Bir Yana”, [22]

“Mene Candan Daha Yakın” gibi daha birçok eserin sahibi ve/veya icracısı olan, bu eserler ile birlikte ismi hafızalara yerleşmiş olan Abdurrahman Kızılay’ın “Altın Hızma Mülayim” eserinde yer alan, türkünün tamamını bilen-bilmeyen herkesin eşlik ettiği “Gün gördüm günler gördüm, Seni gördüm şad oldum” ifadeleri, adeta Kerkük özleminin, Kerkük hasretinin, Kerkük sevdasının, Türkmen’in kendi öz vatanına nasıl bağlı olduğunun bir işareti gibidir.

Bu türküyü yürüklerinde hisseden ve bu hissedişlerini de Abdurrahman Kızılay’a sahip çıkarak gösteren etkinlikteki Türkmen gençleri, önce Saddam’ın sonra da ABD himayesindeki Kürtlerin yol açtığı Irak ve Kerkük konusundaki endişe ve karamsarlığın yanında bizim için yükselen ümit ışığı olmuşlardır. Bu ışık, Kerkük’ün Türk olduğu ve Türk kalacağı yolundaki inancımıza güç katmıştır.

Bir Türkmen olarak Abdurrahman Kızılay denildiği zaman, akla gelen bir diğer Kerkük türküsü de, “Mum Kimi Yanan Kerkük”tür. Hem Abdurrahman Kızılay’ın, hem de Mehmet Özbek’in ismi, “Mum Kimi Yanan Kerkük” türküsü ile adeta özdeşleşmiştir. Abdurrahman Kızılay tarafından icra edilen “Mum Kimi Yanan Kerkük” türküsünde, hem Kerkük’te Türkmenlerin yaşadığı dramın, hem de Irak Türklerindeki vatan sevgisinin ve milli kültürün dışa vurumu vardır. “Yıktılar kalamızı sürdüler balamızı, Daha can boğazdayken çektiler salamızı, Ah Kerkük yüzü ak Kerkük, Her zaman yüzü ak Kerkük, Ölseydim düşmeseydim men sennen uzak Kerkük, Elinde yad elinde öt bülbül yad elinde, Bir diyar mezar olsun kalmasın yad elinde, Can Kerkük canan Kerkük, Her söze kanan Kerkük, Kalıpdı yardan uzak mum kimin yanan Kerkük.”…

Bu türküyü Abdurrahman Kızılay’dan dinlemenin dinleyici üzerindeki etkisinin daha derin ve güçlü olduğunu söylemek icap eder. İnanıyorum ki, O, bu türküyü icra ederken, acı ve ıstırabı ile, hasreti ile, sevgisi ile, yüreğinde hep Kerkük vardı, “can Kerkük, canan Kerkük” vardı… O’ndaki Kerkük sevdasının, en güzel, en anlamlı ve en derin şekilde “Bir diyar mezar olsun kalmasın yad elinde” sözlerinde ifadesini bulmuş olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. [23]

O’nun, Hoyratlarda yer alan “Türkmeni Hak saklasın Türkmeni, Türkmeni sev kucakla Türkmeni, Allah sevdi de yarattı yeryüzünde Türkmeni, Hiç bilmem hara gidim” sözlerini, acaba yorumlamaya gerek var mı!… O’nun Türkmen sevgisi, etkinliğe katılan gençlerin yoğunluğunda ve coşkusunda ifadesini bulmuş olduğunu, herhalde O da, izleyiciler arasında ve yanımızda bizimle beraber görmüştür. Buna inanıyorum…

O, eserlerinde ve icrasında dışa vurduğu sözler üzerinden dinleyicilerin yüreğine giren, girmekle kalmayıp yüreklerdeki milli hisleri kabartıp şaha kaldıran, her sanatçıya nasip olmayacak sanat gücüne/kudretine sahip, mümtaz bir sanatçıydı.

Abdurrahman Kızılay, son yıllarda genelde Irak’ın ve özelde de Kerkük’ün içine düştüğü durumdan rahatsız olmuş ve yaşananlardan büyük üzüntü duymuş bir sanatçıydı. Son dönemde icra ettiği eserler arasında “Kerkük’üm necel Kerkük, Düşüptü saca Kerkük, Allah’dan imdat diler, her gün her gece Kerkük, Kerkük’ün harasına, oh değdi yarasına, Ahtarı tabip tapmaz, derdinin çarasına” sözlerini içeren eserin yer alması dikkat çekicidir. Aynı şekilde, “Baba bugün Kerkük ateşe benzer, sönmez güneşe benzer, “Kerkük’ü unutanlar çölde bir taşa benzer, Zalım zalım yarım yarım kalmışam yarım, yarım zalım yarım zalım, Ah Valla Bu Kerkük’e göz diken keserem yarım ayrım” sözlerinin yer aldığı Kerkük’ün anonim ağıtını da yine son dönemde O’nun ağzından sıkça duyar olmamız oldukça anlamlıdır. O, son dönemde özellikle dillendirdiği bu eserler ile, genelde Irak’taki Türkmenlerin, özelde de Kerkük’teki Türkmenlerin durumuna sanatçı inceliği ile dikkat çekmeye çalışmış; Kerkük’te yaşananlardan duyduğu üzüntüyü dışa vurmuş ve yaşananlara sanatçı kimliği ile tepki koymuştur.

O’nun, “Bu dağlar karda kaldı, bu göynüm zarda kaldı, He dedi gellem gellem, [24] Ay Yıdız nerde kaldı” sözlerini içeren ağıtı, bu tespiti doğrulayan bir başka işarettir.

O’nun bu ağıtlarına kulak vermeyenlerin, O’nun için anma etkinlikleri düzenlemesini, herhalde, garip ve çelişkili bir durum olduğu kadar, Abdurrahman Kızılay’ın sanat gücünü ve kudretini, O’nun mümtaz sanatçı kişiliğini teslim ve kabul ediş anlamına da almak icap eder.

Türk Halk Müziğinin Kerküklü büyük ozanı, büyük sanatçı, icracı ve söz yazarı Abdurrahman Kızılay’ı, bu vesileyle rahmetle ve şükranla anıyorum.

Yine bu vesileyle, sırf Türk oldukları ve Türkmen davasına sahip çıktıkları için işkence yapılarak katledilen Türkmen şehitleri, işgal sırasında hayatını kaybeden bütün Türkmen kardeşlerimi, Irak’taki ve Kerkük’teki Türk varlığını ayakta tutmak için Türkiye’den Irak’a gidip orada hayatlarını kaybeden bütün şehitlerimizi hatırlıyor, onları da rahmetle anıyor, hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum.

Ruhları şad olsun.

Abdurrhaman Kızılay’ın seslendirdiği türküler sayesinde, Türkmenler sonsuza kadar yaşayacak ve Kerkük de her koşulda Türk kalacaktır.

Yaşasın Türkmenler, Yaşasın Türk Kerkük. [Son gelişmelerin nedeniyle, 2011 yılında yazılan makalenin tekrarıdır!]

*

ascmer

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: