En büyük eseri : Çağdaş Yaşam Tutkusunu Yansıtan, Cumhuriyet…


Türkiye Cumhuriyeti, Laik Ve Demokratik Bir Devlet Olarak Çağdaşlık Yolunda İlerlemeye Devam Edecektir

Aziz Atatürk, En büyük eserin, Türkiye Cumhuriyeti bugün 92. yılına ulaşmış bulunuyor. Yıkılan ve parçalanan bir imparatorluktan, senin çağdaş anlayışının ürünü olarak ortaya çıkan bu yeni yapı Türk Ulusuna kazandırdığın en büyük değerdir. Öyle inanıyorum ki gelecek kuşaklar çok daha mutlu, huzurlu ve güzel günlere ulaşacaklardır.

Aziz Atatürk, En büyük eserin, Türkiye Cumhuriyeti bugün 92. yılına ulaşmış bulunuyor. Yıkılan ve parçalanan bir imparatorluktan, senin çağdaş anlayışının ürünü olarak ortaya çıkan bu yeni yapı Türk Ulusuna kazandırdığın en büyük değerdir. Öyle inanıyorum ki gelecek kuşaklar çok daha mutlu, huzurlu ve güzel günlere ulaşacaklardır.

***

mustafa_akinci

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı.
29 Ekim 2015, Perşembe – Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu halkıyla birlikte verdiği çetin mücadele sonucunda ortaya büyük bir eser çıkardı: Bu eser onurlu bir halkın, özgür ve çağdaş yaşam tutkusunu yansıtan demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Türkiye Cumhuriyeti, uzandığı derin tarihsel kökler ve dayandığı modern ilkeler sayesinde bugün bölgesinin en önemli ve potansiyeli en yüksek ülkeleri arasında yer almaktadır.

Mustafa Kemal’in pek çok veciz sözünün arasında özellikle bir tanesi ayrı öneme sahiptir: Bu söz, kendisinin liderlik vizyonunu ve mücadele rotasını berrak bir biçimde özetlemektedir: Atatürk, “yurtta barış; dünyada barış” demektedir…

Her yandan kuşatıldığı ve esir alınmak istendiği için silahlı savunmaya mecbur olan bir ülke, savaşla elde ettiği özgürlüğü, barışla kutsayan bir lidere sahipti.
Bugün özellikle yakın coğrafyaya bakan herkes, barışın değerini bir kez daha kolaylıkla anlayabilir.

Kendi birliğini tesis etme yolunda iç barışa büyük önem atfeden Atatürk’ün, o gün bir dünya savaşı geçiren ve yeni bir dünya savaşına daha hazırlanan dünyaya yaptığı çağrı bugün de karşılığı olan güçlü bir yankıya sahiptir…
Yurtta barış, dünyada barış!.. Son yüzyılda söylenmiş belki de en yalın ama en anlamlı söz bu…

Türkiye Cumhuriyeti, çok zorlu bir mücadele sonucunda kuruldu. Askeri kuşatma altında, varını yoğunu ortaya koyarak kendini mücadeleye adayan yoksul Anadolu, olağanüstü bir başarı elde etti.

Fakat belki de esas destan savaştan sonra yazıldı. Dönemin koşullarına ve savaşın yol açtığı yıkıma rağmen, Türkiye Cumhuriyeti halkı, ciddi bir reform sürecine girdi.
Anadolu, savaştan sonra dünyaya sırtını dönmedi. Bilakis dünyaya açılmanın ve saygın bir konum edinmenin yollarını aradı ve buldu.
Muasır medeniyetler seviyesine ulaşma” ilkesi, büyük bir toplumsal dönüşüm projesine rehberlik etti.

Atatürk’ün ve liderlik ettiği halkın “medeniyet” özlemi, ülkenin gelişmesini sağlayan temel unsur oldu.
“Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır” diyen Mustafa Kemal, dönüştürücü ve ilerici bir lider olarak halkına önderlik etti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türkler için ne denli önemli olduğunu ifade etmeye sanırım gerek bile yoktur.
Kıbrıslı Türklerin Türkiye’ye duydukları yakın, sıcak ve samimi duygular tarihsel ve kültürel damarlardan beslenmektedir.
Türkiye’deki her iyi gelişme Kıbrıslı Türkleri mutlu etmekte; her kötü gelişmeyse derinden üzmektedir.
Tarih kitapları, Osmanlı İmparatorluğu’nda meşrutiyet ilan edildiğinde, bunun ilk önce İngiliz sömürgesi altındaki Kıbrıslı Türkler arasında coşku yarattığını yazmaktadır.
Meşrutiyeti kutlayanların Lefkoşa’daki fener alaylı kutlamaları İstanbul’un dikkatini çekecek kadar renklidir…

Kurtuluş Savaşı yıllarında burada sayısız destek yürüyüşü yapılmış; Anadolu’da savaşanlara karınca kararınca destek sağlayabilmek amacıyla yardım kampanyaları başlatılmıştır.

Kıbrıslı Türklerin Atatürk devrimlerine verdiği büyük destek de tesadüfi değildir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş mücadelesi ve kuruluş ilkeleri, Kıbrıslı Türklerin çağdaş, dünyalı, özgür ve kendi kendine yeten bir toplum olma iradesine ilham vermiştir.

Kıbrıslı Türkler de biliyor ki hedef “çağdaş medeniyetler seviyesi” olmalıdır ve “medeniyet yolunda elde edilecek başarı, yenileşmeye bağlıdır.”

Türkiye Cumhuriyeti bugün 92 yaşında… Büyük, güçlü ve potansiyel yüklü bir devlet olarak bölge ve dünya dengeleri içinde çok önemli bir yere sahip…
Böyle bir ülkeye olan tarihsel, kültürel, duygusal ve coğrafi yakınlık Kıbrıslı Türkler bakımından önemli fırsatlar ve avantajlar sağlıyor.

Bizler, Atatürk’ün “Yurtta barış dünyada barış” ilkesini içselleştirmiş bir toplum olarak, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı barışın temellerini atma uğraşı içindeyiz.
İki kesimli, iki toplumlu, iki kurucu devletin siyasal eşitliğine dayalı, birleşik federal bir yeni yapının sadece Adamız için değil, bölgemiz için de yararlı sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.
Bu gayretimizde Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar büyük katkılar sağlamıştır.
Eminim ki bundan sonra da sağlamaya devam edecektir.
Umarım, çabalarımız sonuç verir ve Kıbrıslı Türkler gerek Adamızda gerekse dünyada hak ettikleri saygın konumu elde ederler.
Barışa kavuşmuş, çağdaş, Avrupalı ve dünyalı bir Kıbrıs’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası ilişkilerini kolaylaştıracağı ve büyük küresel hedeflerine ulaşma konusunda da yardımcı olacağı muhakkaktır.

Buradan, başkent Lefkoşa’dan tüm Anadolu’ya en içten dileklerimi gönderiyorum.
Kıbrıslı Türkler olarak sevincinize ortağız. Tüm halkım adına daha nice Cumhuriyet Bayramları diler, sevgi ve saygılarımı sunarım.

*

Aynı konuda:

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: