177 yıl aralıktan sonra «MERHABA» Belçika!


Bonjour, Hallo, Hi Belgique, België, Belgium 177 jaar later, 177 ans plus tard, 177 years later!

rte_belgium

Puslu havada kendilerini dev aynasında görenler etraf aydınlandığında gerçekle yüzleşecekler.

We will never forgive those, who target the unity and integrity of our nation

President Erdoğan at Belgian Royal Palace

Cumhurbaşkanı Erdoğan Belçika Kraliyet Sarayı’nda

Avrupa’nın Kaderini ve Geleceğini Türkiye’den Ayrı Düşünmek Mümkün Değildir

***

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ile baş başa görüştükten sonra ortak basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aday ülke olarak AB ile etraflı görüş alışverişinde bulunmak ve bölgemiz için ortak politikalar geliştirmek her iki tarafın da faydasınadır” dedi.

AB Konseyi binasında gerçekleşen görüşmeden sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AB Konseyi Başkan Tusk, düzenledikleri ortak basın toplantısında, basın mensuplarının karşısına çıkarak yaptıkları görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada, Konsey Başkanı Donald Tusk ile görüşmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, bölgesel sorunların farklı boyutlar kazanarak arttığı bir dönemde gerçekleştirdiği bu ziyaretinin, son derece önemli olduğuna inandığını söyledi.

“AVRUPA BİRLİĞİ İLE DİYALOG VE İSTİŞARELERİN DERİNLEŞMESİNİ ARZU EDİYORUZ”

AB ile diyalog ve istişarelerin derinleşmesini arzu ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aday ülke olarak AB ile etraflı görüş alışverişinde bulunmak ve bölgemiz için ortak politikalar geliştirmek her iki tarafın da faydasınadır. Avrupa’nın kaderini ve geleceğini Türkiye’den ayrı düşünmek mümkün değildir” dedi.

Yaptıkları görüşmede, Başkan Tusk’a Türkiye’nin AB üyeliğinin stratejik bir tercihi olduğunu vurguladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları ikili görüşmenin içeriğine ilişkin şu bilgileri verdi: “Türkiye-AB ilişkilerini ele aldığımız görüşmede, AB’nin en etkin politika araçlarından biri olan genişleme politikasının devam etmesi ve neticelendirilmesi gerektiğini ifade ettim. AB ile müzakere sürecimizin suni siyasi engellerden arındırılarak, tekrar canlandırılması gerektiğini belirttim. AB ile vize serbestisi, enerji ve ekonomi alanlarındaki diyaloğumuzun geliştirilmesine önem atfediyoruz. Bu konularda Sayın Tusk ile mutabık kaldık. Kendisinin Konsey Başkanı olarak göstereceği liderliğe güveniyoruz.”

GÖÇMEN SORUNU VE ÇÖZÜM YOLLARI

Görüşmelerinde ele aldıkları konulardan birinin göçmen sorunu olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 4 yılı aşkın bir süredir Suriye ve Irak’taki çatışmalardan kaçan komşularına hiçbir ayrım yapmadan sahip çıktığını hatırlatarak şunları söyledi: “Şunu büyük bir iftihar vesilesi olarak belirtmek isterim: Türkiye, baştan beri uluslararası toplum adına bu yükü tek başına omuzlamış, insani ve vicdani duruşunu açıkça ortaya koymuştur. Milletimiz sofrasını, evini, gönlünü ihtiyaç sahiplerine sonuna kadar açmıştır. Suriye krizinin sebep olduğu sığınmacı akınıyla son dönemde AB ülkelerinin de daha yoğun bir şekilde yüzleşmeye başladıklarını görüyoruz. Avrupalı dostlarımız bu konuda ortak bir tutum belirleme çabası içindeler. Türkiye olarak, bu alanda her türlü iş birliğine açık olduğumuzu Sayın Tusk’a bir kez daha ifade ettim. Yapılan önerilerin dikkatlice ele alınacağına inanıyorum.”

Başkan Tusk ile terör konusunu da ele aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin DEAŞ, PKK ve DHKP-C terör örgütleriyle kararlı bir mücadele yürüttüğünü, vurgulayarak, “Hem eli kanlı teröristlere karşı vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayamaya çalışıyor, hem de “özgürlük-güvenlik” dengesinin korunmasına azami hassasiyet gösteriyoruz” diye konuştu.

“MÜCADELEMİZİN HEDEFİ, ELİ KANLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BELİNİ KIRMAKTIR”

Türkiye’nin mücadelesinin, belli bir etnik gruba ya da kimliğe yönelik olmadığının altını çizen cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Mücadelemizin hedefi, öncelikle Kürt vatandaşlarımızın hayatına kast ede eli kanlı terör örgütünün belini kırmaktır. 2002’den itibaren attığımız ve bugünlere kadar taşıdığımız demokratik adımlardan, özgürlüklerden ve elde ettiğimiz kazanımlardan asla geri dönülmeyecektir. Terör örgütüne müzahir çevrelerin, kendi cürümlerini örtmek için bilhassa Avrupa’da sürdürdüğü kara propagandalara asla kulak asılmamalıdır.”

Terörle ektin mücadelenin anahtarının, uluslararası iş birliği ve dayanışmanın artırılması olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: “Mülteci krizinin sebebinin Suriye’deki savaş ve adeta devlet terörü estiren Esed rejimi olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Eğer mülteci sorununu engellemek istiyorsak, atılması gereken üç adım var: Bunlardan biri ‘eğit-donat’tır, ikincisi terörden arındırılmış bölge ilanıdır, üçüncüsü de uçuşa yasak bölgenin ilanıdır. Bunlar, işin içinde yaşayan bir ülke olarak bizim tespitlerimizdir. Bizim 911 km. Suriye sınırımız, 350 km. Irak sınırımız var. Burada tehdit altında olan ülke biziz. Bütün bunlar karşısında ülkemize gelen sığınmacılara kapımızı kapatmadık. Burada bir şeyi daha vurgulamak istiyorum: AB ülkeleri PKK terör örgütünü, terör örgütü olarak kabul ettiği halde, bazı ülkelerin uygulamada bunu es geçmeleri bizi üzmektedir. Teröre karşı ortak mücadeleyi tereddütsüz sürdürmek durumundayız. Türkiye bu hususta kararlıdır.”

“PYD DE PKK GİBİ BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR VE BERABER ÇALIŞMAKTADIRLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK terör örgütünün, Suriye’de DEAŞ’la savaş kisvesi altında meşruiyet kazanma çabalarına fırsat verilmemesi gerektiğini sözlerine ekleyerek, açıklamasını şu cümlelerle tamamladı: “PYD de PKK gibi bir terör örgütüdür ve beraber çalışmaktadırlar. Bu noktada ‘iyi terörist’, ‘kötü terörist’ olamaz. DEAŞ da, PKK da, PYD de terör örgütüdür. Bu noktada Avrupalı dostlarımızın da gereken hassasiyeti göstereceğine yürekten inanıyorum. Sözlerime son verirken, bizlere gösterilen ilgi ve alakaya çok çok teşekkür ediyorum.”

AB KONSEYİ BAŞKANI TUSK: “SURİYE’DE TAMPON BÖLGE KONUSUNA DEĞİNDİK”

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk da, Avrupa ile Türkiye arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesini istediklerini, katılım müzakereleri sayesinde de daha ileriye götürülmesini temenni ettiklerini söyledi. Türkiye ile mülteci krizi dolayısıyla temaslarının daha yoğun olması gerektiğine kanaat getirdiklerini ifade eden Tusk, AB’nin Suriyeli göçmenler konusunda çalışmaya hazır olduğunu ve görüşmede Suriye’de tampon bölge konusuna değindiklerini açıkladı. [Haberin Kaynağı]

Resmî ziyaret için gittiği Belçika’da temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schultz ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ile yaptığı görüşmelerin ardından, AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ile de bir görüşme gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşme öncesinde, basına açıklamalarda bulundu. Juncker ile yapacağı görüşmede; Türkiye’nin AB üyeliği ile ilgili olarak fasıllar ve son dönemin en önemli konusu olan mülteciler konusunu ele alma fırsatı olacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Kıbrıs ile Türkiye’nin ‘güvenli bölge’ olma konularının da yer alacağını söyledi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schultz, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ile hep birlikte gerçekleştirecekleri dar kapsamlı çalışma yemeğinde bir araya geleceklerini ve bu konuları detaylı bir biçimde değerlendirme imkânı bulacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın gerçekleştireceği Europalia’nın açılışı ile ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye olarak Europalia’da 200 objeyle bulunuyoruz. Geçmişi bugüne taşıyoruz ve 4 ay süreyle de bu devam edecek. Bu da ayrıca gerçekten Türk halkıyla Belçika halkının kaynaşması noktasında inanıyorum ki farklı bir geleceğe de ışık tutacaktır.”

rte_bel

Brüksel Stefanie Meydanı’nda Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nce düzenlenen “Birlik, Huzur, Sevgi, Barış Buluşması” nda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mülteciler sorununda Türkiye’nin önemli bir yükün altına girdiğini ve ayrım gözetmeksizin herkese kapılarını açtığını belirterek, “Ülkemizdeki bazı siyasiler maalesef Suriye ve Iraklıları, Suriye’ye ve Irak’a geri göndermenin taahhüdü içerisindeler. Biz, bize sığınmış olan bu masum ve mazlumları, gökten yağan varil bombalarına asla teslim edemeyiz” dedi.

Fransa’daki programından sonra, Belçika Kralı Philippe’in daveti üzerine Belçika’ya geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Stefanie Meydanı’nda da binlerce sesin teröre karşı bir araya geldiğini söyleyerek, “Bizler bugüne kadar adaletin tesisi noktasında yürüttüğümüz mücadelemizi bundan sonra da gerek ülkemiz gerek dünyanın her yerinde aynı kararlılıkla devam ettireceğiz” dedi.

“BİZDE AYRIMCILIK, BÖLÜCÜLÜK YOKTUR”

Türkiye’nin 2 milyon Suriyeli ve Iraklıyı sığınmacı kabul ettiğini, Avrupa’nın tamamındaysa 250 bin civarında mülteci bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde barınanlara adeta bir ensar muamelesiyle muamele ediyoruz. Kamplarımızda, çeşitli vilayetlerde bu devam ediyor. ‘Bu Ezididir, Hristiyandır, Müslümandır’ demedik. Herhangi bir ayrıma tabi tutmaksızın sadece ‘bu insandır’ dedik ve kabul ettik. Çünkü bizde ayrımcılık, bölücülük yoktu ve bunu yapmamakta kararlıydık. 5 yıldır da bu devam ediyor. Açık kapı politikamız devam edecek. Bundan sonra da yine aynı şekilde bunu devam ettireceğiz. Ülkemizdeki bazı siyasiler maalesef Suriye ve Iraklıları Suriye’ye ve Irak’a geri göndermenin taahhüdü içerisindeler. Biz, bize sığınmış olan bu masum ve mazlumları, gökten yağan varil bombalarına asla teslim edemeyiz” şeklinde konuştu.

“SIRTINI TERÖR ÖRGÜTÜNE DAYAMIŞ OLANLAR BİZE İFTİRA ATMAYA DEVAM EDİYOR”

Kobani’den gelenlere de Türkiye’nin kapılarını açtığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “220 bin insana kapısını açan biz, kamplarda onları yediren, içiren, giydiren, sağlığına dikkat eden yine biziz. Ama bunda bile şahsımla alakalı, ülkemle alakalı çok çirkin, yalan iftiralar attılar. Şu anda 80-90 bin kişi tekrar Kobani’ye döndü. Diğerleri yine ülkemde. Biz geri göndermedik ama sırtını terör örgütüne dayamış olanlar, onları kendilerinin koruduğunu ifade ediyorlar. Yalan, böyle bir şey yok. Bunları biz güvence altına aldık. Güvenliğimiz altında da devam ediyor” açıklamalarını yaptı.

“BÜTÜN ENGELLEMELERE RAĞMEN HAVALİMANLARINI YAPTIK”

Kendisini dinleyen Belçikalı Türklere, “Siz gurbette ülkemizdeki birliğin, beraberliğin, dayanışmanın hep sırrı oldunuz. Bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Türkiye olduk” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de son 12 yılda önemli gelişmeler yaşandığını belirtti ve sayısal veriler eşliğinde gerçekleştirilen büyük yatırımlardan örnekler verdi. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerine yapılan havalimanlarını da bu örnekler arasında sıralayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün engellemelere rağmen bu havalimanlarını yaptık. Bölücü terör örgütü her tür eylemi yaptı, müteahhitler tehdit edildi, kaçırıldı ama biz yaptık. Bakınız barajlar bombalanıyor ama biz yola devam ediyoruz. Niye? Oradan çıkacak olan su, hem içme suyudur hem enerjidir hem tarım alanlarının sulanması için orada bir hayat yatmaktadır ama bunların kitabında böyle bir şey yok. Bunlar sadece ‘yok’lar için var; ama biz yolumuza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“1 KASIM’DA DEMOKRATİK HAKLARINIZI KULLANIN”

Meydanda kendini dinleyenlere hitaben, “Sizler, cumhurbaşkanlığı seçiminde bu kardeşinize çok destek verdiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Kasım seçimlerinde yüksek katılım sağlanması; oy kullanarak demokratik hakkın kullanılması tavsiyesinde bulundu.

“1838 YILINDAN BU YANA İLK KEZ BELÇİKA İLE RESMÎ GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

Belçika’ya, Kral Philippe’in davetlisi olarak geldiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan,

“1838 yılından bu yana ilk defa Türkiye ve Belçika arasında resmî daveti bu şekilde gerçekleştirmiş olacağız. Temenni ediyorum ki bu görüşmeyle Belçika-Türkiye arasındaki münasebetlerimizi de çok daha farklı bir noktaya taşıma fırsatını bulacağız” değerlendirmesinde bulundu.

“Ülkemizde Yaşadığı Halde, O Topraklarla Hiçbir İrtibatı Kalmamış Olanlar Var”

yd-20151004-fransa-16-strazburg

Fransa’nın Strazburg kentinde bulunan Zenith Arena’da, Avrupa Sivil Toplum Birliği tarafından düzenlenen ‘Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses’ mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, terör meselesini eninde sonunda çözecek, bundan hiç şüpheniz olmasın. Puslu havada kendilerini dev aynasında görenler, etraf aydınlandığında gerçekle bir kez daha yüzleşecekler. Türkiye’nin gücü, büyüklüğü, kararlılığı ve iradesi, terör örgütünü de, arkasındaki güçleri de ezmeye yetecek düzeydedir” dedi.

“Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Kadirşinaslığınız, ahde vefanız, samimiyetiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” sözleri ile konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu etkinlikle, Avrupa’daki milyonlarca nefes adına, teröre karşı ses olunduğuna şahitlik edildiğini söyledi.

“SİZLER, ANADOLU RUHUNU AVRUPA’DA YAŞATAN 21’İNCİ YÜZYIL ALPERENLERİSİNİZ”

“Sizler, Anadolu ruhunu Avrupa’da yaşatan ”21’inci yüzyıl Alperenlerisiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sizler Kars’taki Harakani Hazretleri’nden Ankara’daki Hacı Bayram Veli Hazretlerine, Konya’daki Mevlana Hazretlerinden Bursa’daki Somuncu Baba’ya, İstanbul’daki Eyüp Sultan Hazretleri’nden Bosna’daki Sarı Saltuk’a, Macaristan’daki Gül Baba’ya kadar, nice gönül erinin bugünkü temsilcilerisiniz. Sizler, hangi toplum içinde yaşarsanız yaşayın vatanınıza, milletimize sırtınızı kesinlikle dönmediniz. Sizler, gurbet ateşi yüreğinizi ne kadar yakarsa yaksın, ülkenize hep sahip çıktınız. Ama hamdolsun, ne siz Türkiye’yi unuttunuz, ne de Türkiye sizi unuttu. Bugün de, ülkemizi silahla, bombayla, tuzakla, ateşle, kanla, acıyla terörün karanlık tünellerine sokmak isteyenlere karşı, sizler yine en gür sedayla sesinizi yükselttiniz, tavrınızı ortaya koydunuz.”

Bu buluşmayı destekleyenlerin ve katılanların, Avrupa’da yaşayan ama kalbi, gönlü, ruhu ve her şeyiyle sonuna kadar yerli ve millî olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef, ülkemizde yaşadığı halde, o topraklarla, o coğrafyanın tarihiyle, kültürüyle, birikimiyle hiçbir irtibatı kalmamış olanlar var. Bunların kimi siyasetçi, kimi medya mensubu, kimi işadamı, kimi şu, kimi bu sıfatı taşıyor olabilir. Önemli olan nereye hizmet ettikleridir, kimin kılıcını çaldıklarıdır” diye konuştu.

“BU MİLLET, BİRLİĞİNE SALDIRANLARI ASLA AFFETMEYECEK”

Hem vatanın ekmeğini yiyip, suyunu içip, havasını teneffüs edip, hem de milletin birliğine kast edenleri ve bu ülkenin birliğine bütünlüğüne saldıranları asla affetmeyeceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, terör meselesini eninde sonunda çözecek, bundan hiç şüpheniz olmasın. Puslu havada kendilerini dev aynasında görenler, etraf aydınlandığında gerçekle bir kez daha yüzleşecekler. Türkiye’nin gücü, büyüklüğü, kararlılığı ve iradesi, terör örgütünü de, arkasındaki güçleri de ezmeye yetecek düzeydedir” değerlendirmesinde bulundu.

Geçmiş dönemlerden farklı olarak sadece teröriste değil, teröre karşı da mücadele yürüttüklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörü ortadan kaldırdıklarında terörist sorununun da kendiliğinden çözüleceğini ifade ederek, şöyle dedi: “Altını çizerek belirtiyorum; biz terörle mücadele ediyoruz, bölgede yaşayan kardeşlerimizle değil. Terör örgütü de, sırtını ona yaslayan parti de kesinlikle Kürt kardeşlerimin temsilcisi değildir.”

Ülkenin bütünlüğü, milletin birliği ve devletin bekası konusunda Kürt kökenli vatandaşların da 78 milyondan farklı düşünmediğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütünün baskıyla, tehditle iradesine ipotek koyduğu Kürt vatandaşları haksız şekilde itham eden, bu ayrımı yapmayan herkesin, karşısında önce kendisini bulacağını belirtti.

“FİTNEYE MAĞLUP OLMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için tehlikenin terör örgütünün eylemleri değil, milletin birlik, beraberlik bin yıllık kardeşlik hukukunun zarar görmesi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Fitneye mağlup olmayacağız. Bu oyunu bozacağız. Bu tezgahı kuranların başına geçireceğiz. Milletimizi mahzun etmeyecek, bayrağımızı yere düşürmeyeceğiz. Minarelerimizi ezansız, mihraplarımızı namazsız bırakmayacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını muazzep etmeyeceğiz. İyiyle kötünün, doğruyla yanlışın, zulümle adaletin, ilk insandan beri devam eden, kıyamete kadar da sürecek olan mücadelesindeki hak bildiğimiz safı asla terk etmeyeceğiz.”

“BİRLİĞİMİZİ MUHAFAZA EDEMEZSEK GELECEĞİMİZİ KARARTIRIZ”

Paralel yapı ve terör yapılanması dahil, legal görünüm altında tüm illegal yapıların inlerine girileceğini ve mücadelenin devam edeceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gücümüzü ortak inancımızdan, ortak tarihimizden, ortak geçmişimizden ve gelecekte de birlikte yaşama irademizden alıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin birliğine, bayrağın onuruna, vatanın bütünlüğüne, devletin bekasına kast eden herkesin can düşmanı olduğunu vurgulayarak, “Birliğimizi muhafaza edemezsek geleceğimizi karartırız. Bayrağımızın onuruna halel getirirsek şehitlerimize mahcup oluruz. Vatanımızın bütünlüğünden taviz verirsek Anadolu’da, Trakya’da barınamayız. Devletimizi kaybedersek diğer her şeyimizi de kaybederiz” ifadelerini kullandı.

Dünyanın en büyük devletini kurup medeniyetimizi zirveye ulaştırdığımızı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Bu şekilde her milletten, her inançtan, her meşrepten insanı asırlar boyunca yan yana, huzur içinde, barış içinde, refah içinde yaşatmayı başardık. Osmanlı coğrafyasının Türkiye dışındaki topraklarında, biz oradan çekildiğimizden beri sadece zulüm var, gözyaşı var, sömürü var. Balkan faciasını, oralarda kaybettiğimiz 2 milyon kardeşimizi unutmadık. Kuzey Afrika’nın, Ortadoğu’nun, Kafkasya’nın hatıraları hafızalarımızda hala canlı… Bugünkü Anadolu, son 200 yılda yaşadığımız acıların, kayıpların, çektiğimiz çilelerin, oralardan arta kalanların ilmik ilmik dokunmasıyla örülmüş bir vatandır. Kurtuluş Savaşımızı verdik, Cumhuriyetimizi kurduk, bu uğurda her türlü fedakarlığı yaptık, ama üzerimizde oynanan oyunları maalesef bitiremedik. Biz vazgeçtiklerimizin üzüntüsünü hep içimize attık, ama sahip olduklarımızdan kalanlara gözlerini dikenler, emellerinden hiç vazgeçmedi.”

“BİZİM KİMSENİN TOPRAĞINDA, MALINDA, MÜLKÜNDE, ZENGİNLİĞİNDE GÖZÜMÜZ YOK”

“Bizim kimsenin toprağında, malında, mülkünde, zenginliğinde gözümüz yok; kimsenin de bizim üzerimizde hesap yapmasına tahammülümüz yok. Hele hele birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize saldırılmasına hiç müsamahamız yok” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’in açılışında söylediği ve geniş yankı bulan sözlerini tekrarlayarak devamında şunları söyledi: “Terör örgütleri akrep gibidir, eninde sonunda kendilerini taşıyanları, destekleyenleri, kullananları da sokarlar. Çünkü karakterleri budur. Gelin bu insanlık düşmanı örgüte karşı hep birlikte mücadele edelim. Teröre karşı sesimizi hep birlikte yükseltelim. İnanın bana, o zaman sadece çok daha güvenli bir Türkiye’ye değil, aynı zamanda çok daha güvenli bir Avrupa’ya, çok daha güvenli bir dünyaya kavuşacağız.”

Fransa’da yaşayan 650 bin Türk vatandaşı olduğuna ve bunların 350 bininin Fransa devletine vatandaşlık müracaatında bulunup çifte vatandaşlık hakkı kazandığına dikkat çekerek, Fransa’da yaşayan Türkleri Fransız vatandaşlığı başvurusunda bulunmaya çağırdı ve şu tavsiyelerde bulundu: “Son mahalli seçimlerde, belediye başkan yardımcısı, belediye meclis üyesi ve il meclis üyesi olarak 194 kardeşimizin aktif siyasi pozisyonlara seçildiğini öğrendim. Her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Ancak, 650 bine yakın nüfusa 194 kişi çok az. Üstelik Fransa Meclisi’nde ve Senatosu’nda tek bir temsilcimiz dahi bulunmuyor. Bu durumu değiştirmek mecburiyetindeyiz. Gerek ulusal, gerek yerel meclislerde çok daha fazla sayıda, çok daha etkin pozisyonlarda temsil edilmelisiniz. Bunun için de ülkedeki Türk toplumu olarak birlik içinde hareket etmeli, hatta diğer kardeş toplumların da desteğini almalısınız. Fransa’da vatandaşlarımızın kurduğu 500’e yakın dernek var. İnancımıza, dilimize, kültürümüze ve haklarımıza sahip çıkma konusunda, bu derneklerin tamamının da birlikte hareket etmesi gerekiyor. Tek tek sesinizi duyuramayabilir, taleplerinize kulak verilmesini sağlayamayabilirsiniz. Ama hep birlikte hareket ettiğinizde, 650 bin kişiyi temsil eden böyle bir güce kimse bigane kalamaz.”

“SİZLER BURADAKİ GÖÇMENLER, YABANCILAR, SIĞINMACILAR DEĞİL; AVRUPALI TÜRKLERSİNİZ”

Avrupa’daki Türk vatandaşlarına, “Sizler, Avrupa’nın en önemli değeri olan çok kültürlülüğün teminatı olacak bir zenginliğe, birikime ulaştınız” diyerek seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Fransa’da ve tüm Avrupa’da, kendi kimliğinizi koruyarak ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal, her alanda varlık göstermek, başarılı olmak için çalışmalısınız. Çünkü sizler artık buradaki göçmenler, yabancılar, sığınmacılar değil Avrupalı Türklersiniz. Türkiye sizin anavatanınız, Avrupa ise geleceğinizi inşa ettiğiniz yeni vatanınızdır. Türkiye, dünyanın hiçbir yerinde vatandaşlarını yolda, darda bırakmamıştır; sizleri de hiçbir zaman yalnız bırakmaz. Her sıkıntınızda, her ihtiyaç duyduğunuzda, her talep ettiğinizde, müşavirlikleriyle, konsolosluklarıyla, büyükelçilikleriyle, Dışişleri Bakanlığıyla, Başbakanlığıyla, Cumhurbaşkanlığıyla Türkiye sizin yanınızdadır; bundan emin olunuz.”

Avrupa’da yaşayan Türk gençlerine de “Her alanda mücadele edin, kendinize hedefler koyun, başarılı olmak için var gücünüzle çalışın. Ama kökünüzü, aslınızı, neslinizi, inancınızı, kültürünüzü, dilinizi asla unutmayın” tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye devletinin ’nin kendilerinin arkasında olduğunu, bilhassa Avrupa’daki sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket ederek getirecekleri projelerin destekleneceği sözünü verdi.

1 KASIM SEÇİMLERİNİN ÖNEMİ

Avrupa’daki Türklerin, yaşadıkları ülkelerdeki siyasi hayata katılımlarının önemli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki seçimleri de ihmal etmemelerini salık verdi ve “Türkiye’nin istikrar ve güven ortamına ihtiyacının olduğu bir dönemde yapılacak 1 Kasım seçimlerinde, ülkemizdeki vatandaşlarımızla birlikte sizlere de çok önemli görevler düşüyor. Terörü sandıkta siz bitireceksiniz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dinleyenlerin destek ve sevgi tezahüratları ile sık sık kesilen konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye, terör örgütüyle anladığı dilden konuşacak iradeye, imkana, kararlılığa sahiptir. Bizi üzen, bu süreçte verdiğimiz şehitler, hayatını yitiren masumlar, onların ailelerinin ve sevenlerinin yaşadığı acılardır. Yoksa terörün üstesinden geleceğimiz konusunda en küçük bir tereddüdümüz yoktur. Ama şu da bilinsin ki, yüreğimize düşen her ateş bizi daha güçlü bir mücadele vermeye yöneltiyor. Sizler, bugün burada, teröre karşı, terör örgütüne karşı, onun hain saldırılarına karşı, terör örgütünü doğrudan veya dolaylı olarak destekleyenlere karşı duruşunuzu net bir şekilde göstererek, bize ve güvenlik güçlerimize büyük moral verdiniz. 1 Kasım seçimlerinde de, teröre karşı bu kararlı duruşunuzu sandığa yansıtarak, dünyaya, Avrupa’ya ve ülkemiz içindeki bir takım kesimlere tarihi bir mesaj vereceğinize inanıyorum.”

FRANSA’DAKİ SEL FELAKETİ

Konuşmasında Fransa’da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenler için Fransa devletine ve halkına baş sağlığı ve sabır dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan mülteci soruna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Suriye’deki zulmün artık kimsenin göremeyeceği, kafasını çeviremeyeceği bir noktaya geldiğine işaret ederek, Türkiye’nin 2011 yılından beri sınırlarını ve gönlünü de bu ülkeden gelen kardeşlerine açık tuttuğunu ve kendilerini misafir ettiğini hatırlattı. Avrupa ülkelerinin ise, gönülleriyle birlikte sınırlarını da Suriye’den ve diğer ülkelerden gelen mültecilere uzun süre kapalı tuttuğuna ve Akdeniz’i, adeta bir mülteci mezarlığına dönüştürdüklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden kat kat fazla milli gelire sahip bu ülkelerin, kendilerine sığınan bu mazlum ve mağdur mültecilere, insani bir yaklaşım göstermesi, insani bir hayat biçimi sunması beklenir, değil mi?” dedi.

“TÜRKİYE, AVRUPA’YA VE TÜM DÜNYAYA İNSANLIK DERSİ VERDİ”

‘Ülkemizde çok sayıda Müslüman istemiyoruz’ diyenlerin karşısına, Peygamberimizin merhametinin, Mevlana’nın hoşgörüsünün, kültürünün kucaklayıcılığı ile çıkarak Türkiye’nin, Avrupa’ya ve tüm dünyaya insanlık dersi verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Ötekini kendinden bilmek, sofrada herkese yer açmak, kimseye kökenini, inancını, meşrebini sormadan el uzatmak bir Anadolu ahlakıdır. Bu ahlakı Avrupa’da yaşatarak, günümüzün en büyük medeniyetine ev sahipliği yaptığı iddiasındaki bu kıtaya, gerçek medeniyetin ne olduğunu gösterdiniz. Yabancı düşmanlığının, İslam düşmanlığının, ırkçılığın bünyesini her geçen gün bir kanser gibi sardığı Avrupa’nın, bu güzel fotoğraftan ders çıkarmasını ümit ediyorum.”

Yaşanan terör sorununa rağmen Türkiye’nin büyümeye devam ettiğini ve yatırımlarını sürdürdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de yapılmış ve yapılmakta olan yatırımlardan ve hizmetlerden örnekler verdiği konuşmasının son bölümünde, “Terör karşısında gösterdiğiniz bu muhteşem birlikteliği, hayatınızın her alanında, her konuda göstermenizi beklediğimi ifade etmek istiyorum” açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarından, “Bölücülük fitnesine, mezhep fitnesine, özellikle “AIi’siz Alevilik” fitnesine karşı birliğinizi, beraberliğinizi, dayanışmanızı güçlendirmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum” isteğinde bulundu.

Programı düzenleyen Avrupa Sivil Toplum Birliği’ne tekrar teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Şair Arif Nihat Asya’nın, “Biz kısık sesleriz, minareleri / Sen ezansız bırakma Allah’ım’ dizeleri ile başlayan ünlü şiirini okuyarak tamamladı.

Türkiye’nin Yaşadığı Süreç, Pek Çok Ülkeye İlham Veren Bir Başarı Hikâyesidir

2015-10-05-belcika-03-basbasa

Belçika Şirketler Federasyonu tarafından düzenlenen Yüksek Düzeyli İş Toplantısı’nda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de ekonomi alanında yaşanan olumlu değişimlerden örnekler vererek, “Dünyanın 17’nci büyük ekonomisiyiz. Tarımsal üretimde ise Avrupa’da 1’inci ve dünyada 7’nci sıradayız. 2023 vizyonu doğrultusunda ülkemizin dünyada savunma sanayiinde gelişmiş ilk 10 ülke arasına girmesini hedefliyoruz” dedi.

Belçika Kralı Philippe’in davetine icabetle Belçika’da bulunan ve ülkedeki temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) tarafından düzenlenen Yüksek Düzeyli İş Toplantısı’na katıldı. Belçikalı şirketlerin CEO’larının katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“BELÇİKALI İŞ ADAMLARININ İSTANBUL’DAKİ YATIRIMLARI 1840’LI YILLARA UZANIYOR”

Konuşmasının başında bu toplantıyı düzenleyerek Belçikalı şirketlerin CEO’larıyla bir araya gelme imkânı sağladığı için FED yöneticilerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçikalı iş adamlarının İstanbul’daki yatırımlarının 1840’lı yıllara kadar uzandığını hatırlatıp Belçika’daki Türk yatırımlarının da sürekli arttığını ekledi ve “Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gelişmesinde, her iki ülkede yatırım imkânlarını araştıran ve emeklerini ortaya koyan müteşebbislerin katkısı büyüktür” dedi.

Son yıllarda iki ülke arasında gerçekleştirilen üst düzey temas ve ziyaretlerin, sağlam temellere dayanan ilişkilerin daha da pekiştirilmesi açısından yararlı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 yılında Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 7 milyar dolar seviyesine çıktığını 2015’in ilk 6 ayında ise yüzde 16’lık bir düşüşü yaşandığını belirterek, “Küresel ekonomik sıkıntılara rağmen, ticari ilişkilerimizi daha ileri aşamalara taşımamız, her iki ülkenin de yararınadır. Bu hususta siz değerli iş adamlarının tecrübelerine ve kabiliyetlerine olan güvenim tamdır” diye konuştu.

2002 yılından bu yana Belçika’dan ülkemize yaklaşık 8,1 milyar dolar doğrudan yatırım yapıldığını, Belçika’nın bu Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan 6’ncı sırada ülke olduğunu; Türkiye’de yerleşik kişilerin Belçika’daki doğrudan yatırımlarının ise 300 milyon doları bulduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu rakamların iki ülke arasındaki gerçek potansiyeli yansıtmadığını ifade etti

TÜRKİYE’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN REFORMLAR

Türkiye, yükselen ekonomik gücüyle her geçen gün artan yatırımlara sahip bir ülke olduğunu belirterek, Belçikalı iş adamlarını, Türkiye’nin sunduğu teşvikleri araştırarak, bunlardan yararlanmaya ve yatırım yapmaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin geçtiğimiz 13 yılda yaşadığı süreç, pek çok ülkeye ilham veren bir başarı hikâyesidir. 2002 yılında 230 milyar dolar olan Gayrı Safi Yurtiçi Hasılamızı 4 kata yakın artırarak 2014 yılında 800 milyar dolara yükselttik. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıldönümü olan 2023 yılında bu rakamı 2 trilyon dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde, 2002 yılında 87 milyar dolar düzeyinde olan toplam ticaret hacmimiz bugün 400 milyar doları buldu. 2023’de toplam ticaret hacmimizin 1 trilyon doların üzerine çıkmasını öngörüyoruz.”

“DÜNYANIN 17. BÜYÜK EKONOMİSİYİZ, TARIMSAL ÜRETİMDE AVRUPA’DA BİRİNCİ SIRADAYIZ”

Türkiye’nin büyük ölçüde Avrupa ekonomik sistemine entegre bir ülke olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, genç ve nitelikli işgücü, dinamik ve istikrarla büyüyen ekonomisi, rekabetçi özel sektörü, büyük ölçekli iç pazarı, yerleşmiş mali disiplini, gelişen altyapısı ile yükselen bir güç konumundadır” dedi ve geçen 13 yılda Türkiye’de ekonomi alanında yaşanan olumlu değişimlerden örnekler verdi: “Dünyanın 17’nci büyük ekonomisiyiz. Tarımsal üretimde ise Avrupa’da 1’inci ve dünyada 7’nci sıradayız. 2023 vizyonu doğrultusunda ülkemizin dünyada savunma sanayiinde gelişmiş ilk 10 ülke arasına girmesini hedefliyoruz. Ülkemizdeki güven ortamı ve istikrar sayesinde, enflasyon ve kamu açıkları gibi temel makroekonomik istikrarsızlık unsurlarının üstesinden önemli ölçüde geldik. Ekonominin kırılganlığı azaltılırken, piyasalarımızı daha rekabetçi bir işleyişe kavuşturduk. Kişi başına millî gelirimiz 2002 yılında 3 bin 500 dolarken, bugün 3 kat artarak 10 bin 500 dolara ulaştı. Satın alma gücü paritesi esas alındığında ise bu rakam 19 bin dolar düzeyindedir. Ancak bunu yeterli görmüyoruz ve 2023 yılında 25 bin dolarlık bir millî gelire ulaşmayı hedefliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgesinde yaşanan insani krizlere karşı gösterdiği duyarlılığın tüm dünya tarafından görülüp takdir edildiğini vurgulayarak, yaşanan mülteci krizine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu: “Suriye’de devam eden siyasi kriz, ülkenin nüfusunun yarısından fazlasının yerinden olmasına yol açtı. Türkiye olarak, 2,2 milyon Suriyeli sığınmacıya, hiçbir dini ve etnik köken ayrımı gözetmeksizin kapılarımızı açtık ve tüm ihtiyaçlarını karşıladık, karşılıyoruz. Türkiye hâlihazırda dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumundadır. Avrupa’nın tamamındaki mülteci sayısı ise 250 bin civarındadır. Biz, hem insani sorumluluklarımız gereği, hem de bölge halkıyla olan tarihi ve kültürel bağlarımız sebebiyle, açık kapı politikamızı devam ettireceğiz.”

“AVRUPA’DAN VE ULUSLARARASI TOPLUMDAN GERÇEK ANLAMDA BİR KÜLFET PAYLAŞIMI BEKLİYORUZ”

Türkiye’nin, krizin ilk günlerinden bu yana sergilediği insani tutumun, tüm Avrupa Birliği ülkeleri için örnek olması gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa değerlerine sahip çıkma konusunda Türkiye, Birlik üyesi ülkelerin çok ilerisindedir” şeklinde konuştu. Suriyeliler için Türkiye’nin yaptığı harcamanın 7,5 milyar doları geçtiğini, bu rakamda uluslararası toplumun katkısının ise sadece 417 milyon dolarda kaldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo sürdürülebilir değildir. Ülkemizdeki Suriyelilere, Avrupa ve uluslararası toplum adına ev sahipliği yaptığımız unutulmamalıdır. Biz Avrupa’dan ve uluslararası toplumdan gerçek anlamda bir külfet paylaşımı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Tüm bu sorunlara rağmen Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarı sayesinde küresel düzeyde bir çekim merkezi haline geldiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yüksek büyüme ve dışa açılmada, özel sektörün çok önemli bir paya sahip olduğunu belirtti. “Türkiye’nin en büyük zenginliği, insanıdır. Ekonomik alanda da en büyük gücü dinamik, nitelikli, çalışkan, kendine güvenen, cesur müteşebbisleridir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayata geçirilen yapısal reformların ve gerçekleştirilen ekonomik kalkınmanın, özel sektörün sergilediği cesur atılımlar sayesinde hedeflerine doğru ilerlediğini söyledi.

“2023 HEDEFLERİMİZE ULAŞMAK İÇİN TÜM GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”

Türkiye’de; yollardan hızlı trenlere, köprülerden havalimanlarına, yapılan ve yapılmakta olan uluslararası ölçekteki yatırımları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kadar geniş sahaya yayılan yatırım hamlelerimiz ülkemizdeki iş imkânlarının genişliğine işaret ediyor. Biten, devam eden ve başlayacak olan daha pek çok projeyle, 2023 hedeflerimize ulaşmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Tüm bu yatırımları, devlet ve özel sektör arasında oluşturduğumuz ahenkli çalışma ortamıyla gerçekleştiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Özel sektörün gücünden ve dinamizminden azami düzeyde faydalanmaya çalıştıklarına; gerek yerel, gerek küresel girişimcilere her türlü desteği verip teşviki sağladıklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlgili kurumlarımız, Belçikalı iş adamlarına her türlü yardımı ve yönlendirmeyi sağlamaya daima hazırdır. Türkiye artık, büyük bir kalkınma hamlesini gerçekleştirmiş, büyük vizyonu olan, bunu gerçekleştirmek için gereken kararlılığa sahip, en önemlisi de kendine güveni bulunan bir ülkedir” açıklamasını yaptı.

“AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİ EN ÖNEMLİ ULUSLARARASI ÖNCELİĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin G-20 dönem başkanlığında yaptıklarını da kısaca özetlediği konuşmasında, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin uluslararası en önemli önceliği ve stratejik tercihi olduğunu vurguladı. Katılım sürecinde desteği için Belçika’ya teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu desteğin, müzakere sürecinde yaşanan tıkanmanın aşılmasında da beklediklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi: “Siyasi engellerin ortadan kaldırılması ve yeni fasılların müzakereye açılması, ilişkilerimizin geliştirilmesi açısında da önem arz ediyor. Önünde bir engel bulunmayan 17 no’lu ‘Ekonomik ve Parasal Politika’ faslının müzakereye açılmasını bekliyoruz. Bu kapsamda Belçikalı dostlarımızın desteğine güveniyoruz. Bölgemizdeki krizler, güvenlik ve dış politika alanlarında iş birliğimizin geliştirilmesini her zamankinden daha gerekli kılıyor. Terörizm ve düzensiz göçle mücadele konularında AB ile iş birliğimiz hayati önem taşıyor. Bu bakımdan 31 no’lu ‘Dış, Güvenlik ve Savunma Politikası’ faslının açılmasına çok ama çok önem veriyoruz. Geri Kabul Anlaşması ve Vize Serbestisi hususlarının da dâhil olduğu 24 no’lu ‘Adalet, Özgürlük ve Güvenlik’ faslı kapsamına giren konularda daha yoğun iş birliğine ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Bu konunun biz adeta pratiğini yaşıyoruz. Asıl bu işi yaşayan biziz. Terörle adeta iç içe olan ve onunla savaşan biziz. Bu faslın en kısa sürede müzakerelere açılmasını istiyoruz. Bir üye ülkeden kaynaklanan siyasi tıkanıklık, böylesine önemli bir konuda daha fazla iş birliğine engel olmamalıdır.”

FEDERAL PARLAMENTOYU ZİYARET

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FEB binasında gerçekleşen bu toplantının ardından, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Federal Parlamento’yu ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan burada, Senato ile Temsilciler Meclisi Başkanları tarafından kendilerinin onuruna verilen öğle yemeğine katıldılar. [Haberin Kaynağı]

*

Videos:

  • Leave a Reply

    Please log in using one of these methods to post your comment:

    WordPress.com Logo

    You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

    Twitter picture

    You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

    Facebook photo

    You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

    Google+ photo

    You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

    Connecting to %s

    %d bloggers like this: