KÖPRÜ KURMAK YA DA DUVAR ÖRMEK!


«Bencil» – «Sencil» dengesi kurabilmek, «Adil» olabilmek mi; yoksa, «Rab bana, hep bana»cılık mı?

© photocredit [1] [2]

©Erol Erdoğmuş.

wall_bridge

‘İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar!’ Duvarı ören kim? Siz ya da ben… Sorumluluk ikiye bölünüyor böylece. Duvar ve köprü, ikisi de ilişkilidir. Köprü, karşılıklı olumlu ya da olumsuz ilişkinin varlığı; duvar ise, olumlu ya da olumsuz ilişkinin yokluğudur. Mutluluk, uzay – zaman bütünü içinde daha etkin ve daha edilgen olabilmektir. Mutsuzluk bencillikte, mutluluk senciliktedir. ‘Güleryüzlü olmayan dükkan açmamalıdır’ der bir Çin atasözü… Toplumlar, fertlerinin kalplerinden kalplerine kurulan köprülerle imar edilir.

***

Ne güzel söylemiş, söyleyen her kim ise;
‘İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar!’
Duvar ve köprü ayrımına göre kurulmuş ilginç bir benzetme. Ne var ki; A ile B noktaları arasındaki yatay köprü, duvar; dikey duvar ise köprüdür.
Demek ki bütün mesele açı farkında…

Sizinle benim aramda yatak köprü varsa, duvar örülmüştür. Duvar, yatay değil de dikeyse, aramızda köprü kurulmuştur.
Duvarı ören kim?
Siz ya da ben…
Ama siz duvar örüyorken, ‘Duvar örme köprü kur’ diyecek olan da ben. Sorumluluk ikiye bölünüyor böylece. Genel bakışla ister duvar, ister köprü olsun, ikisi de ilişkilidir. Köprü, karşılıklı olumlu ya da olumsuz ilişkinin varlığı; duvar ise, olumlu ya da olumsuz ilişkinin yokluğudur. Bilgisayar dilinde O ve I ile gösterilen ilişkidir, köprü ve duvar ilişkisi.

Sizin ve benim benliğimin, klasik fizikçe 3 hali var bir bakıma; katı, sıvı ve gaz. .. Eğer ben egoistsem, bencilsem maddenin 3 halinden katı durumu seçmişim demektir.
‘Rab bana, hep bana’ diyorumdur. Benmerkezciyimdir. Dünyayımdır da, güneşi ve yıldızları etrafımda döndürüyorumdur.
Yok eğer, ‘Sezar’ın hakkı Sezar’a’ diyorsam, bencil değil hakkaniyetçiyimdir. Katı değil, sıvıyımdır. Dengeyi benimsemiş, teraziye gönül vermişimdir.

Yok, yine eğer ‘ben yok, sen var’ diyorsam ve bundan gerçekten samimiysem, bencil değil sencilimdir. Yerde yığılıp kalan katı değil, göklerde uçuşan gazımdır.

Benlik su gibidir, donar katılaşır, buz olur. Erir akar, kaynar buharlaşır uçuşur. İlkin benlik bencildir, katıdır. Benliği oluşturan yapı konsantredir. Sıvılaştırılmaya karşı gelen bir kuvvet taşır. Kohezyon kuvvetidir bu… Kohezyon gücü bir maddenin iç kuvvetler etkisiyle kararlığını koruma özelliğidir.

Kohezyon gücü etkisini biraz azaltınca, benlik sıvılaşır. Bencil değil dengelidir, hakkaniyetperverdir, insanoğlu artık…
Kohezyon gücü, benlikteki etkisini daha da azaltınca, benlik gaz haline girer. Ben yoktur benlik için, sen vardır. ‘Yaradılanı hoş gör, yaradandan ötürü’ bilincidir, bu bilinç aşaması.

Aynı kantitatif yapıdaki ve değerdeki benlik, tıpkı aynı ağırlıktaki su gibi; buz iken az, su iken daha çok, buğu iken en çok hacmi kaplar. Uzay – zaman bütünü içinde daha etkindir, daha edilgendir.

Mutluluk, uzay – zaman bütünü içinde daha etkin ve daha edilgen olabilmektir.
Mutsuzluk bencillikte, mutluluk senciliktedir.

İnsan çevresinde ilgi uyandırmak istiyorsa, çevresiyle ilgilenmeyi bilmelidir. ‘Güleryüzlü olmayan dükkan açmamalıdır’ der bir Çin atasözü… Toplumlar, fertlerinin kalplerinden kalplerine kurulan köprülerle imar edilir. (Haziran 1984)

*

ruh_madde_dergi

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: