Şiir Pazarı : İnsanca Yaşam…


human_statue

© photocredit

Acaba Mümkün mü?!

yakar ensemi bir afgan çocuğun
boynundan giren şarapnel
yağmur damlası şarapnel deliğini soğutur mu?
soğurken sıcak kan
bir annenin hiçliğe çok benzeyen
o kuzgun ağıtında
yağmur ve ateş nedir ki?
elbette kalbimiz
bütün halkların
kanının karıştığı
o büyük deniz

***

insanca_bir_dünya

bir dünya istiyorum hepimiz için
doyasıya güzel…

bir dünya istiyorum kavgasız
renkler dolu sesler dolu
sevgi dolu bir dünya…

rüyaların gerçek
insanın insan olduğu
bir dünya istiyorum.
M.Halit Umar.

*

aşk_deniz

Deniz ruhum gibi engin
deniz aşkım gibi sonsuz.
Koşalım gel dalgalara
koynunda sevişelim

Kollarım seni sararken,
dudaklarımız yanarken,
aşk uykusuna dalarken,
sular sallasın bizi

Buluşunca dizlerimiz,
tutuşurken hislerimiz,
mavi örtüsüyle deniz
gizlesin ikimizi

Bak mavi sular
bizi kutluyorlar
artık gerçeği biliyorlar…
S.Halûk Umar.

*

bos_kovanlar

Egemen bir dünya maktalesinde
İlk aruz makamında fecrin
Kutsamış yedi kat arzı

Daha beklesem
Bir mavi rüyada
Ve daha beklesem
Karanlık
Bir gece uykusunda
İlk akla gelen kavramların
Kıyamet sabahında
İdam edilir ak güvercinler

Sussamda yine bir dem
Kara hükmün vebali
De artık
Nasıl kavramış tüm bildiklerimi aklın
Lağımlık
İlk çıldırası küfrü

Oysa anlamak faslındayım
Yankısı üzerimde ilk günah

Ve azgın
Bir kuşatma altında
Yığılır boş kovanların sesi…
Ozan Deniz Sarıtop.

*
p_0584_o

Yüreğine işlemiş
İnsan sevgisi…
Seni rüzgâr,
Fırtına,
Gök gürültüsü
Etkilemiyor…

Eğriler arasında
Doğruları ;
Doğrular arasında
Eğrileri
Ayırabiliyorsun…
Sen gerçeklere
Tercümansın.

Kördüğüm haline gelmiş
İlişkilerde
Hiç zorluk çekmeden
Yüreğinle
Zaafların ucunu
Yakalayabiliyorsun…

Gece yarısı
Gündüzün karanlığında
Kalmış insanların
Düşlerken,
Gerçekleri
İsabetli görüşlerle,
Güzel sözlerle
Yansıtabiliyorsun…
Sen güzelliklere
Tercümansın.
Üzeyir Lokman Çaycı.

*

ateş2

denizin kalbi yağmurda atıyor
her damla biraz da bizim kalbimiz
her damla ateşe dönüşür
çünkü ateştir bütün halkların kanı

yakar ensemi bir afgan çocuğun
boynundan giren şarapnel

yağmur damlası şarapnel deliğini soğutur mu?
soğurken sıcak kan
bir annenin hiçliğe çok benzeyen
o kuzgun ağıtında

yağmur ve ateş nedir ki?

elbette kalbimiz
bütün halkların
kanının karıştığı
o büyük deniz

çünkü bütün halklar kankardeştir
Nihat Ateş.

*

p_0194_o

o şarkı nasıl söylenir
ki anlatacak senin yokluğunu
teslimiyetin zaferi hangi bayrağa yaraşır
kurur içimde bir sen
sarı bir yaprak olur düşer
dahil ettin işte kendini
içimin uçurumlarında kaybettiklerime

infaz nasıl bir mahkuma yakışmazsa
deniz dalgasında öyle durulmaz
içimden hangi papatya yolundu
yokluğun bir gece uykuma sokuldu

zaten bu şehir de çürümeye başladı
çöp toplayanlar artarmış gitgide
martılar denizden çok çöplükleri
yuva etmiş kendine

o şiir nasıl okunur
ki atmıştı leşimi bir çöplüğe
bayraklarımı yakıyorum tek tek
yanık kokusu çocukluğum
ömür sancıma iyi gelmişti gözlerin
derin dipsiz yalnızlığımdan
sorgu sual karanlığımdan
çektin çıkardın kendini
seni özgürleştiren beni pusulasız bırakan
bir gemi yolculuğuna benzedi bu ayrılık
boğmam seni içimdeki sorguya

hadi uç kendi göğünde uzaklaş
konuşuruz seni çöplüğümdeki martıyla

zaten bu şehir de çürümeye başladı
çöp toplayanlar artarmış gitgide
martılar denizden çok çöplükleri
yuva etmiş kendine
Ulaş Nikbay.

*

Cigar_and_Bourbon

bourbon bardağımın kenarına
kefçikli duygu cüceleri merdiven dayamış
bu gece.

bir kısmı çivileme dalar
bir kısmı balıklama
bana bakarsan ama
mutluluktan ölmüşüm isli bourbonum
ve yoğunluğunla
döner başım ve durgunum.

en azından yuttuğum kefçikli duygu cücelerim
alkolde sterilize eder kendini

kadehimde boğuldukça
bana saflıkları kalır
tüm kirli özlerini
tennessee’nin bağı bahçesi alır.
Deniz Tarakçıoğlu.

*

urgan1

tüm çelişkiler
tüm erişkiler
sağın
solun
önün
arkan
bir ip üzerine düzenlidir
bilmem eğer fark edebiliyorsan…

hemen çevirme başını
karıştırma kafanı
kurtul kürenin içinden
benimle birlikte bir adım at geri
ve seyret bakalım olanı biteni
dışarıdan…

dünyayı ayırdığımız zaman ikiye
kadın ve erkek diye
hepsinin elinde bir iple dolaştığını göreceksin
çeşit çeşit
tüm mesele uygun olanı bulmak, sıkıca bağlamak
ve ağlamak ölesiye
düştükçe damlalar güçlenmek
vazgeçmemek
serpilmek toprağında…

diyelim bağladın karşılıklı urganı
sağlamlığından da çok emin olarak
bazen çekmeli umudunu kaybetmeden
bazen salıp genişletmeli
bazen bir kapı eşiğinin altından geçirip
birbirini görmemeli
aradaki bağı koparmadan
ama eşik de kesmemeli kararmış gümüş sicimi
tek ihtiyaç biraz cila
istersen parlarsın farkında bile olmadan…

en tehlikeli an
aradaki mesafe artıp açıldığında
ve gerildiğinde
ucu boş kalmış
yaklaşan yalnızlık dolu başka bir urgan
sizinkini çözmeye hazır
gerektiğinde kesmeye
jiletleşmiş kalbiyle
sevgi açlığından…

ne istediğini biliyorsan
ve bağlı ipinle oynamaya
tekrardan döndürüp üzerinde
zıplayıp hoplamaya karar kıldıysan
çek bir elle, yetmezse iki
kurtul etrafından
dört elle sarılarak ona tekrardan…

bazen de dolaşır ayağınıza urgan
yerde sürünürken
fazla içlilikten ve dışlılıktan
o anlar zor anlardır
gersen darılır
sarılsan şımarır
anahtar tecrübe ve olgunluktadır
geçerken en zorlu sınavdan…

düşersen eğer
yorulganlıktan
âşikarlıktan
iyice düşün ve tahlil et
geriliyor mu urgan?
bak bakalım var mı seni kaldıran
yoksa kes at
kır kolu!
zira önce karar ver
çünkü “acıdır” dirayeti arttıran
sevgiyi barındıran

ama hep ipini elinde tut
vazgeçme kendi payından
kendininkini kesip atarsan
bağlanırsan karşıya kişiliğin olmadan
o zaman döktüğün gözyaşları
düşer saksı altlığına
seni toprağından ayıran.
Deniz Tarakçıoğlu.

p_0276_o

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: