Değişmeli miyiz?


Evet, ama…

kurt-kuzu

© photocredit

erhan_tiğli

© Erhan Tığlı

Politikacılar halkı kandırmak için değiştiklerini söylüyorlar, eski söylediklerini yalanlıyorlar. İktidara geçip çoğunluğu sağladıktan, fırsatını bulduktan sonra da onları ısıtıp tekrar ortaya koyuyorlar. Seçim zamanında kuzu postuna bürünüyorlar, ağızlarından bal damlıyor. Başa geçince hemen değişiyor tavırları; postu üstlerinden atıyorlar, kurt kesiliyorlar. Kimi zaman politikacılar değişiyorlar, iktidara değişik partiler geliyor ama nedense vatandaşın durumunda bir değişiklik olmuyor. Ezilen ezilmeye devam ediyor…

***

İki arkadaş yıllar sonra karşılaşırlar. Çocukken çok bencil ve çıkarcı olanı artık değiştiğini söyler. Arkadaşı inanmaz, onu denemeye karar verir. Bir süre sonra mektup yazarak oğlunun iş bulamadığını, kendisinin de maddi durumunun iyi olmadığını belirterek oğluna iş vermesini ister. Arkadaşı iş veremeyeceğini, yardım edemeyeceğini söyler. Bizimki arkadaşına bir mektup daha yollar, mektupta oğlunun hâlâ iş bulamadığını ama amcasından miras kaldığını, eğer ona iş verirse sermayesine katkı sağlayabileceğini anlatır. Arkadaşı hemen, “Öyleyse yarın, işe başlasın. Gel bir yemek yiyelim de bu konuyu konuşalım” der.

Yemekte bizimki arkadaşına döner, “Sana üç şey söyleyeceğim” diye söze başlar. “Birincisi oğlum iş aramıyor. İkincisi ona miras falan kalmadı. Üçüncüsü ve en önemlisi de şu: Benim oğlum yok. Değiştim demiştin ama hiç değişmemişsin.”

“Kırk yıllık kani olur mu yani?” diye bir söz vardır. Değişemeyen, değişmiş gibi görünüp aynı alışkanlığı, inancı sürdüren kişiler için söylenen bu söz şuradan çıkmıştır: “Kani adında bir kişi bir Hıristiyan güzeliyle evlenmek ister ama babası kızıyla evlenebilmesi için onun din değiştirmesini, adının Yani olmasını şart koşar. Çaresiz kalan ve kızı çok seven Kani ister istemez bu teklifi kabul eder. Evlendikten sonra kilisede namaz kılarken görülür. Baba kızar, niye böyle yaptığını sorar. Damat dayanamaz, “Ne yapayım? İnsan alışkanlıklarından kolay vazgeçemiyor. Kırk yıllık Kani olur mu yani? ” diye konuşur.

İki dost yolda giderlerken bir hayvanın yere pislediğini görürler. Biri alayla şöyle konuşur: “Sen ölünce mezarında otlar bitecek, o otları böyle bir hayvan yiyecek ve yere pisleyecek. Ben o pisliğe bakıp amma da değişmişsin, diyeceğim.”

Öbürü, “Sen ölünce de mezarında otlar bitecek, o otları bir hayvan yiyecek, yere pisleyecek. Ben o pisliğe bakarak hiç değişmemişsin dostum, sen yaşarken de böyleydin, diyeceğim.” Diyerek gereken cevabı vermiş ona.

Politikacılar halkı kandırmak için değiştiklerini söylüyorlar, eski söylediklerini yalanlıyorlar. İktidara geçip çoğunluğu sağladıktan, fırsatını bulduktan sonra da onları ısıtıp tekrar ortaya koyuyorlar. Karakolda doğru söylüyorlar, mahkemede şaşıyorlar! Bir de şöyle oluyor: Seçim zamanında kuzu postuna bürünüyorlar, ağızlarından bal damlıyor. Başa geçince hemen değişiyor tavırları; postu üstlerinden atıyorlar, kurt kesiliyorlar. Yapılan eleştirilere kızıyorlar, vatandaşlarına, “Beğenmiyorsan çek git” ya da, “Ananı al da git!” diyorlar…

Kimi zaman politikacılar değişiyorlar, iktidara değişik partiler geliyor ama nedense vatandaşın durumunda bir değişiklik olmuyor. Ezilen ezilmeye devam ediyor…

Devrim köklü değişiklik demektir. Anayasamızdaki devrim yasaları değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez ama politikacı onu işine geldiği gibi yorumlamaya kalkar, ucundan kıyısından bir şeyler koparmaya çalışır.

Devir değişince hükümler de değişir ama kimi sabit fikirliler, zaman sana uymuyorsa, sen zamana uy kuralına uymazlar, değişmezler, değişiklikleri reddederler. Söz gelişi zamanla kılık kıyafet değişmiş, insanlar modern kıyafetlere bürünmüşlerdir ama kadınları, kızları eskiden olduğu gibi başı ve vücudu tamamen örtülü gezdirmek isteyen erkekler vardır. Kendileri iklim şartlarına göre kısa kollu, şortlu, atletli dolaşırlar da kadınların saçlarının bir tek telini bile göstermesini günah sayarlar, sıcakta terlemelerine aldırmazlar.

Günümüzdeki gençler değişmeye, değiştirmeye çok meraklı, ikide birde saçlarını boyuyorlar, kirpi gibi kabartıp dikleştiriyorlar, değişik kıyafetler giyip değişik biçimlere bürünüyorlar. Piercingler, değişik küpeler takıyorlar. Çamaşır değiştirir gibi sevgili değiştiriyorlar. Cep telefonları değiştiriliyor, arabalar, takılar değiştiriliyor…

Hastalara tebdili hava yani hava değişikliği iyi gelir. Atalarımız, “Tebdili mekânda ferahlık vardır” demişlerdir. Turizm, insanların çevre, yer değiştirme, yeni ve değişik yerler görme özleminden doğmuştur. Tarihi, turistik yerlere yaptığımız geziler sıkıntımızı dağıtır. Hele doğal güzellikler içimizde değişik duygular uyandırır…

Karadenizlilerin türküleri genellikle birbirine benzer, tınıları aynıdır. O yöreden birine kaymakam olarak atanan kişiye karşılama töreni yapmışlar ve başlamışlar çok bildikleri “Saksağanın kuyruğu” türküsünü söylemeye. Aynı havayı dinlemek adamcağızı sıkmış. Bunu anlayan uşaklardan biri, “Kaymakam sıkıldı. Havayı değiştirelim” diye arkadaşlarını uyarmış. Olur demişler ve şöyle devam etmişler: “Yere değiyor yere! Yere değiyor yere…”

Karamsar yorumcular bunca çabanın boşa gittiğini pek bir şey değiş- mediğini belirtmek için, “Eski hamam, eski tas; sadece tellaklar değişti” derler.

Dünya değiştiğine göre biz de değişmek zorundayız. Değişmemekte inat etsek bile çocuklarımız, dost ve arkadaşlarımız, çevremiz değişecek, aralarında ayrık otu gibi kalacağız. Sonunda ya onlar gibi olacağız ya da yadırganacak, eski kafalı olarak suçlanacağız.

Değişelim ama doğruya, iyiye, güzele doğru olsun bu değişmemiz.
Değişelim ama mutluluğumuzu, huzurumuzu hiçbir şeyle değişmeyelim. Erhan Tığlı.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: