AAYB : Başvuru süresi yarın bitiyor…


Come, whoever you are, come! Ours is the portal of hope, come – Mevlâna

12

© photocredit

***

ABD’nin Batılı ülkeleri engelleme çabaları boşa çıktı. Neler oluyor? Avrupa’nın ABD ile çıkar birliği sona mı eriyor?

Asya Altyapı Yatırım Bankası (AAYB) kuruluş çalışmaları son haftalarda dünya çapında yankı yarattı. Banka şimdiden büyük itibar kazandı. AAYB, “Asya’nın Davos’u” olarak adlandırılan ve 26 Mart’ta başlayan BOAO Asya Forumu‘nun da ana gündem konularından biri.
İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Lüksemburg ve İsviçre dahil birçok Batılı ülke iki hafta içinde kurucu üye olarak AAYB’ye katılma niyetlerini açıkladı. Başvuru sayısı 34’e ulaştı. Türkiye de başvuran ülkeler arasında. Avusturalya birkaç gün içinde kararını açıklayacak. Güney Kore’nin de katılabileceği konuşuluyor. Kuruluş sürecinde AAYB’ye Genel Sekreter olarak atanan Jin Liqun, kurucu üye sayısının Mart ayı sonuna kadar 35’i aşacağını söylemişti.
ABD’li yetkililerin, genel ve özel çeşitli kanallardan, bankanın kuruluşuna katılmamaları konusunda Batılı ülkeleri markaja aldığı biliniyor. Ancak ABD’nin Batılı ülkeleri engelleme çabaları boşa çıktı. Neler oluyor? Avrupa’nın ABD ile çıkar birliği sona mı eriyor?

“Ortak çıkarlar”da bir sapma

İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana Avrupa ile ABD’nin özel bir ittifaka sahip oldukları bilinir. Ancak AAYB konusunda ortaya çıkan bu farklı tutumlar, Avrupa ve ABD arasındaki “ortak güvenlik ve ekonomik çıkarlar”da bir sapmayı yansıtıyor. ABD’nin paniğe kapılmasının nedeni de aslında Çin’in AAYB yoluyla nüfuzunu artıracağını görmesi.
Çin Uluslararası Ekonomi Borsaları Merkezi’nden Ekonomist Xu Hongcai, Büyük ekonomileri art arda kurucu üyelik başvurusu yapması, Banka’nın küresel temsil gücünü artırmasına yardımcı oldu ve çok taraflı finansal kurumların da ilgisinin artmasını sağladı” dedi.

Avrupa, ekonomik çıkarına bakıyor

Avrupa ülkeleri AAYB’e katıldı, zira Çin ekonomisinin sağladığı refahtan bir süredir yararlanıyorlar. Çin’in 2014 yılında Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yaptığı doğrudan yatırımlar, 2013’e göre iki kat artarak 18 milyar dolara ulaştı. Bu, Avrupa’nın, Çin yatırımlarının en büyük hedef bölgelerinden biri haline geldiğini gösteriyor.

Renminbi’nin uluslararasılaşmasındaki umut verici gelişmeler de Avrupa ülkelerini bu noktaya getirdi. Öte yandan AAYB, Çin’in Asya’da yuanın etkisini genişletmesine yardımcı olacak. Yuanın uluslararasılaşması Çin para birimini ABD dolarının güçlü bir rakibi haline getirecek. İngiltere gibi “akıllı” ülkeler zaten Çin ile döviz swap anlaşmaları imzalayarak hazırlıklarını erkenden yaptılar.

Çin Sosyal Bilimler Akademisi, Dünya Ekonomi ve Siyaset Enstitüsü araştırma görevlisi Wang Yongzhong’a göre de katılma talebi, sadece ekonomik hedeflerle yükseldi. Wang “Asya, dünyanın en hızlı gelişen bölgesi. Bölgenin büyük altyapı talebi, Avrupa ülkelerinin ilgisini bu bölgeye çekiyor ve AAYB’ye katılma talebini teşvik ediyor. Karar yetkisinden, kurucu üye olarak yararlanabilirler”dedi.

Avrupalı uzmanlar da AAYB’ye katılmanın, “en hızlı büyüyen bölgede büyük girişim olanakları” yaratacağını görüyor. Brüksel Çağdaş Çin Araştırmaları Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı Duncan Freeman, Xinhua haber ajansının yayınladığı demeçte, AAYB’ye katılmanın Avrupa ülkelerine Çin’de, bölgede ve gelişmekte olan önemli bir kurumda rol kazandıracağını söyledi.

Freeman, ABD’nin bankanın gelişimini sınırlama çabalarını
“politik bir hata”
olarak değerlendirdi. Avrupa ülkelerinin, müttefik ABD’nin telkinlerini dinlememesini ise “Avrupa kendi politikasında ısrar ederse, müttefiği ABD’nin yönlendirmesi sonuç vermeyecektir” biçiminde yorumladı.

AAYB, Avrupa ve Çin arasındaki ticari ilişkileri güçlendirecek, sermaye girişlerinin artmasına yardımcı olacak. Kuşkusuz Avrupa ülkeleri de AAYB’ye sermaye taahhüdü ve deneyim aktararak katkıda bulunacak.

Bakan Taro Aso: Japonya da katılmayı düşünebilir

AAYB’nin cazibesi Japonya’yı bile etkiliyor. Japonya Maliye Bakanı Taro Aso, 20 Mart günü Reuters tarafından yayınlanan demecinde, eğer kredi sağlama konusunda güvenilir bir mekanizma garanti ederse, Japonya’nın da AAYB’e katılmayı düşünebileceğini söyledi. Yine Reuters’in haberine göre, Japonyalı diğer yetkililer, ABD-Japonya ilişkileri nedeniyle, ayrıca Asya Kalkınma Bankası (AKB) ile AAYB’nin potansiyel rakipler olacağı endişesiyle daha temkinli.

“ABD’nin de katılması gerekir!”

Japon bilim adamı ve Canon Küresel Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Kiyoyuki Seguchi, 20 Mart günü Global Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, Japonya’nın en kısa süre içinde kurucu üye olarak AAYB’ye katılması gerektiğini savundu. Çin ile Japonya arasında kurulucak bir işbirliğinin Asya’ya büyük faydalar getireceğini belirten Seguchi, Asya’nın gelişmesinin de Japonya’ya yatırım, makine ve inşaat alanlarında fırsatlar yaratacağını kaydetti. Japon bilim adamı şöyle yazdı:

“Asya-Pasifik bölgesinde ABD’nin kilit bir müttefiki olan Japonya, kurucu üye olarak AAYB’ye katılırsa, ABD baskı yapacaktır. Ancak hem ABD’nin hem Japonya’nın, kendi ekonomileri için AAYB’ye katılmaları gerekir.”

Yeni banka Asya’yı canlandıracak, Asya’da gelişme için gerekli finansman boşluklarını doldurmaya yardımcı olacak. AKB’nin tahminlerine göre, Asya’da 2010 ve 2020 yılları arasında altyapı yatırımları için 8 trilyon dolar fona ihtiyaç var. AKB ise sadece yaklaşık yılda 10 milyar dolar sağlayabileceğini söylüyor. Dahası, AAYB tüm bölge ekonomilerine kalıcı bir ivme kazandırabilir, Asya ülkeleri arasındaki bağlantıyı güçlendirebilir.
Batı güdümündeki IMF ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik çıkarlarını ve itirazlarını görmezden gelerek AAYB’nin kuruluşunu hızlandırdı. Aslında AAYB dünyanın çok kutuplaşması, küresel ekonomik ve siyasi iktidarın demokratikleşmesi yönündeki eğilimin kaçınılmaz bir parçası.

Çin’in rolü ayrıcalık değil sorumluluk!

AAYB yetkilileri, Çin’in, kendi önerisiyle kurulan AAYB’de en büyük hissedar olmasının ona ayrıcalıklı bir konum kazandırmadığını, tersine sorumluluk yüklediğini söylüyor. Banka, belirlenen temel ilkeler çerçevesinde çalışacak; Çin’in veto hakkı devam edecek.

AAYB Genel Sekreteri Jin Liqun, 22 Mart günü Beijing’de düzenlenen Çin Kalkınma Forumu’nda, Banka’nın en büyük hissedarı olarak Çin’in pozisyonunun, ülkenin Asya’daki ekonomik önemine bağlı olduğunu söyledi ve ekledi: “Ama bu önem, Çin’e ayrıcalık yerine sorumluluk yüklüyor.”

Çin’in bankayı önerdiğini, böylece Asya kıtasında altyapı tesislerinin inşası için gerekli finansman ihtiyacının karşılanabileceğini belirten Jin, başka ülkeler katıldıkça Çin’in hisse oranının azalacağını kaydetti. Genel Sekreter ayrıca AAYB’nin karar alırken oybirliği arayacağını, anlaşmaya dayalı olarak karar almaya çalışacağını bildirdi. Jin Liqun, AAYB’nin ilkeler çerçevesinde çalışacağını, yatırım kararlarının getirisine bakılarak alınmasının bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Dünya Bankası ve AKB’yi “devirmeyeceğiz”!

Genel Sekreter, AAYB’nin, Dünya Bankası ve AKB’yi tamamlayıcı nitelikte olacağını ve onları “devirmek” yerine, mevcut uluslararası finans sistemini geliştirmek için çalışacağını bildirdi. Jin, bankanın dışa açık ve şeffaf olacağına, hoşgörü ilkesiyle çalışan bir uluslararası örgüt olacağına işaret etti. Genel Sekreter, Kuzey Amerika, Avrupa ve diğer bölgelerden finans kuruluşlarının ve yatırımcıların işbirliğini geliştirip, Asya bölgesinde kalkınmanın sonuçlarından faydalanmasını olumlu karşıladıklarını dile getirdi.

AKB Başkanı Takehiko Nakao da aynı forumda yaptığı konuşmada, Çin’in böyle bir bankayı tasarlamasının yerinde olduğunu, çünkü Asya’da altyapı finansmanı için geniş bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Nakao, “AAYB ile birlikte bölge için daha iyi şeyler yapabiliriz” dedi.

İşbirliği yollarını tartışıyoruz, siz de buyrun!

AAYB, Asya’da altyapı yatırımını teşvik etmek amacıyla 2014 yılının Ekim ayında Çin tarafından başlatıldı. Katılmak isteyen büyük ülkelerin aklını çelmek isteyen ABD, AAYB’yi mevcut finansal kurumlar için potansiyel bir “tehlike” olarak lanse etti. Çin Maliye Bakanı Lou Jiwei ise tam tersine, AAYB ve AKB’nin işbirliği yollarını tartıştıklarını söyledi.

IMF Başkanı Christine Lagarde, iki kurum arasındaki işbirliği için büyük bir alan bulunduğunu belirtti. Lagarde, “Altyapı projelerinin finansmanı IMF’nin işi değildir, bu nedenle IMF ve AAYB arasında herhangi bir rekabet olmaz” dedi.

Artık işleri düşünmenin zamanı!

Çin, Hindistan ve Singapur başta olmak üzere yirmi bir ülke, bankayı kurmak için geçen yıl Ekim ayında Beijing’de Mutabakat Zaptı imzalamıştı. Çin Maliye Bakanı Lou Jiwei 6 Mart günü kurucu ülke sayısının 27’ye ulaştığını, son başvuru tarihinin 31 Mart olduğunu açıkladı…
Batılı ülkelerden ilk açıklama 12 Mart’ta İngiltere’den geldi, sonra art arda diğerlerinden… AAYB 2015 yılı sonuna kadar resmi işlemlere başlayacak. Şimdi artık Banka’nın önündeki işleri düşünmenin zamanı: Finansal düzenlemeler, getiri oranları ve risk denetimleri gibi… Kaynak.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: