New Year Messages/Yeni Yıl Mesajları – 2015 : Liderler, STK’lar, Yerelce Yazarları…


2015

© photocredit

***

Yeni eklemeler olabilir/To be continued!

*

2014 yılını artık geride bırakıyor; yeni umutlarla, yeni heyecanlarla, hep birlikte yeni bir yıla hazırlanıyoruz.
Öncelikle, 2015 yılının, ülkemiz, milletimiz, tüm insanlık için hayırlı bir yıl olmasını; ülkemizde ve yeryüzünde, barışa, dostluğa, dayanışmaya vesile teşkil etmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Yeni yılın, öncekilerden çok daha bereketli ve huzurlu, sağlık, afiyet içinde geçmesi; güzellikleriyle unutulamayacak bir yıl olması, gönülden temennimizdir.
2014 yılı, bölgemizde ve ülkemizde yaşanan kimi müessif hadiseler nedeniyle buruk geçse de, geleceğe ilişkin umutlarımızı artıran bir yıl oldu.
Yıl içinde yaşanan sıkıntıları, acı hadiseleri, elim kazaları, millet olmanın verdiği güçle ve dirayetle, hep birlikte aştık.
Bir olarak, beraber olarak, 77 milyon hep birlikte kardeş olarak; karşımıza çıkan badireler karşısında kenetlendik, kucaklaştık, kardeşlik hukuku içinde sorunlarımıza çözümler ürettik.
Allah’a hamdolsun, 2014 yılı, sorunlarımızın çözümü yolunda önemli mesafeler kat ettiğimiz bir yıl oldu.
En önemlisi de 2014 yılı, demokrasi tarihimizde çok sevindirici bir dönüm noktası olarak da kayıtlara geçti.
Cumhuriyet tarihimizde ilk kez, 10 Ağustos tarihinde, sizler, yani aziz milletimiz sandık başına gittiniz ve hür iradenizle, Cumhurbaşkanını sandıkta belirlediniz.
Ülkemizde, geçmişte Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde vuku bulan ve krize dönüşen tartışmaların hiçbiri bu süreçte yaşanmadı; son derece şeffaf bir şekilde, sandıkta Cumhurbaşkanı belirlendi.
Cumhurbaşkanı’nın da halk tarafından tayin edilmesiyle, ülkemizde demokrasi ve milli irade çok daha güçlü hale geldi.
İnşallah, daha güçlü bir demokrasiyle, daha güçlü bir milli iradeyle, artık mevcut sorunlarımızı çok daha kararlı şekilde çözecek, istikbalin daha da aydınlık olmasını temin edeceğiz.
Ülke olarak, enerjimizi sonu gelmeyen tartışmalarda, gereksiz münakaşalarda israf etmeyecek; bundan sonra tüm gücümüzü ülkemizin kalkınmasına, milletimizin refahına seferber edeceğiz.
Aynı zamanda 10 Ağustos seçimleri, 2013 yılı sonunda milli iradeye ve demokrasiye yönelik darbe girişimine de en güzel, en esaslı cevabı teşkil etti.
Türkiye’de hükümetlerin artık sandık dışında yollarla, milletin iradesinin dışında yöntemlerle görevden uzaklaştırılamayacağını; komploların, kumpasların, tuzakların, ahlak dışı darbe girişimlerinin milletin iradesi karşısında eriyip gideceğini herkes görmüş oldu.
2014 yılında, küresel ekonomideki tüm dalgalanmalara rağmen, ekonomimiz sağlam bir zemin üzerinde ilerlemeyi sürdürdü.
Ekonomimize yönelik olarak içerden ve dışardan yapılan tüm algı operasyonları sonuçsuz kaldı; pozitif yöndeki büyümemiz muhafaza edildi.
2014, yakın coğrafyamızda, özellikle de komşularımız Suriye ve Irak’ta acıların zirveye çıktığı bir yıl oldu.
Dünyanın bütün umursamazlığına, ilgisizliğine rağmen, Suriye ve Irak’ta barışın egemen olması için elimizden geleni yaptık, yapıyoruz.
Bu ülkelerden bize sığınan bütün kardeşlerimize de kapılarımızı açıyor, insani, vicdani, üzerimize düşen neyse, hakkıyla yerine getiriyoruz.
2014 yılı, yapılan provokasyonlara, girişilen sabotaj girişimlerine rağmen, Çözüm Süreci’nin, yani, Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizin de hedeflediğimiz doğrultuda kararlılıkla ilerlediği bir yıl oldu.
Türkiye’nin bu en büyük kardeşlik projesini bozmak, bulandırmak, bu süreci yeniden kan ve çatışmaya tahvil etmek isteyenler tekrar hayal kırıklığı yaşadılar.
Şunu burada ifade etmek isterim ki, Türkiye, özellikle Çözüm Süreci’nde, hiç bir tehdide, hiç bir şantaja boyun eğmeyecek, bunun yanında şımarıklığa da asla müsaade etmeyecektir.
Sokak eylemlerinden, çatışmalardan, kandan ve gözyaşından medet umarak ayakta kalmaya çalışan ya da siyaset üretme gayretinde olanlar, demokrasi ve hukuk içinde gereken cevabı mutlaka alacaktır.
Çözüm Süreci, Türkiye’nin en büyük sosyal projesi, en büyük kardeşlik projesidir.
Ülkemizi ve milletimizi bu büyük barış projesiyle kucaklaştırmak için, sabırla, kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.
Aziz vatandaşlarım,
Şurada artık, 2023 yılına, yani Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıldönümüne sadece 8 yıl kaldı.
2023 yaklaşırken, bir yandan heyecanımız artıyor, ama bir yandan da umudumuz, gayretimiz, mücadelemiz güç kazanıyor.
Bu aziz millet, birlik içinde olduğu müddetçe, önüne koyduğu her hedefe mutlaka ve mutlaka ulaşacaktır.
Tarihimiz, bunun güzel örnekleriyle doludur.
Elbette, bizi, ülke olarak, millet olarak, bu kutlu yoldan ayırmak, bu güzel hedeflerden uzaklaştırmak için mücadele edenler de olacaktır.
Kimi zaman içimizdeki hainler, kimi zaman yurt dışındaki hasımlar, büyük bir Türkiye’nin inşa ediliyor olmasından, bölgesinde ve dünyada öncü bir Türkiye’nin yükseliyor olmasından rahatsızlıklarını dile getireceklerdir.
Biz, bu hainlere aldanmayacağız; bu hainlerin ipini elinde tutan karanlık odaklara asla boyun eğmeyeceğiz.
Tarihimiz boyunca, nasıl yılmadan, yıkılmadan, kararlı bir yürüyüş gerçekleştirdiysek, bundan sonra da, güçlü, itibarlı, bölgesinde ve dünyada söz sahibi, etki sahibi, güç sahibi bir ülke olarak geleceğe ilerleyeceğiz.
Umudumuzun, heyecanımızın, millet mefkûremizin ve kardeşliğimizin hiç kimse, hiç bir güç tarafından zedelenmesine izin vermeyeceğiz.
Ekonomimize, demokrasimize, aktif ve barışçı dış politikamıza, içerde huzurumuza, refahımıza, hiç bir karanlık elin dokunmasına göz yummayacağız.
Bu düşüncelerle, 2015 yılının, bir kez daha hayırlara vesile olmasını; inşallah, 2014’ten çok daha huzurlu, bereketli, umut dolu olmasını niyaz ediyorum.
2014 yılında kaybettiğimiz aziz vatandaşlarımızın tümüne Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Soma’da yitirdiğimiz kardeşlerimize, Ermenek’te yitirdiğimiz kardeşlerimize özellikle rahmet niyaz ediyor, yakınlarına bir kez daha sabır diliyorum.
2014 yılının en acı kayıplarından biri, kuşkusuz, Kurban Bayramı’nda alçakça saldırılar neticesinde yitirdiğimiz genç kardeşlerimizdi.
Başta Yasin Börü olmak üzere, bu genç kardeşlerimizi de bugün bir kez daha rahmetle yadediyorum.
Elbette, bugün, tarihimizdeki elim bir hadiseyi de milletçe hatırlamak durumundayız.
100 yıl önce, tam da bugünlerde, Allahu Ekber dağlarında on binlerce askerimizi vatan savunmasında şehit vermiştik.
Şehadetlerinin 100’üncü yıldönümünde Sarıkamış şehitlerimizi de rahmetle anıyor, tüm şehit ve gazilerimizden Allah razı olsun, mekânları inşallah Cennet olsun diyorum.
Ailenizle, sevdiklerinizle, huzurlu, barış, sıhhat ve afiyet içinde bir yıl geçirmenizi temenni ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

*

Millet olarak barış, huzur ve sağlık dilekleriyle başladığımız bir yılı geride bırakırken, aynı dileklerle yeni bir yıla başlıyoruz. Dileklerin gerçekleşmesi için de millet olarak el ele verilmesi gerekmektedir. 2014 yılına ilişkin özel, tüzel her kişi ve kurumun kendi içinde yapacağı vicdani değerlendirmeler, 2015 yılına yön verecektir.
Hedeflerimize ulaşmamız, zamanın şartlarına göre kendimizi yenilememiz ve yeni şartlara uyum sağlamamızla mümkün olacaktır.
Türkiye, dil, din, etnik köken ve mezhep farkı gözetilmeyen demokratik bir ülkedir. Evrensel hukuk kurallarına bağlı, sosyal eşitlik ve adalet ilkelerini benimseyen ülkemizde, halkımızın beklentileri doğrultusunda bugüne kadar olduğu gibi, bugünden sonra da insan hakları, demokrasi ve özgürlükler korunmaya devam edecektir. Milletimizin iradesinin tecelli ettiği TBMM, Anayasa’nın belirlediği çerçevede görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdürecektir.
2014, içeride ve dışarıda önemli sorunlarla karşılaştığımız bir yıl oldu. Soma ve Ermenek’teki maden ocakları başta olmak üzere, maden ocaklarında ve işyerlerinde meydana gelen kazalar, sınırlarımızda yaşanan çatışmalardan kaynaklı sokak gösterileri ve terör eylemleri gibi sebeplerle toplum olarak büyük üzüntüler yaşadık. Bu üzüntülerin 2015 yılında da tekrar etmemesi en büyük dileğimizdir.
Çıkar çatışmalarının, etnik çekişmelerin, nüfuz paylaşımının yoğun şekilde yaşandığı dünyamızda, ülkemizin bulunduğu bölge son derece dinamiktir. Özellikle yakın bölgemizde devam eden çatışmalar maalesef giderek derinleşmektedir. Onbinlerce insanın hayatını kaybetmesine ve milyonlarca insanın evsiz yurtsuz kalmasına neden olan çatışmalar geleceğe ilişkin endişelerimizi artırmaktadır.
21. Yüzyılın Müslümanların ortaçağı olması tehlikesini barındıran İslam ülkelerindeki bu çatışmaların kısa sürede sona erip, barış ortamının tesis edilmesi en büyük temennimizdir.
2015 yılının ‘Tek Millet, İki Devlet’ diye tarif ettiğimiz Azerbaycan topraklarındaki Ermenistan işgalinin sona ermesi ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne kavuştuğu, Suriyeli sığınmacıların ülkelerine döndüğü, Doğu Türkistan ve Myanmar’da yaşanan insan hakları ihlallerinin sona erdiği bir yıl olması bir başka beklentimizdir.

Bu düşüncelerle, bütün halkımızın yeni yılını kutluyor, barış ve huzur dolu bir yıl diliyorum.”TBMM Başkanı Cemil Çiçek.

*

Hiç şüpheniz olmasın. 2014 demokrasimizi için nasıl parlak bir yıl olmuşsa 2015’te ikinci kalkınma hamlemiz açısından da 2023 hedefleri açısından da ayağa kalktığımız yürüdüğümüz koştuğumuz ve geleceğe hazırlandığımız bir yıl olacak.
Başbakan Ahmet Davutoğlu.

*

Yeni yıl yepyeni bir başlangıç olarak önümüzde duruyor. Yeni umutlar, yeni hedefler ve yeni bir yolculuk bizi bekliyor. Önümüzde sadece yeni günler değil, kendimizin ve ülkemizin kaderini değiştirebilecek yepyeni fırsatlar, yeni kararlar ve seçimler var.
2014 yılında neler yaşandığına baktığımız zaman acı verici manzaralarla karşılaşıyoruz. Soma’dan yükselen feryatları duyuyor, Ermenek’teki drama seyirci oluyor, Yalvaç’ta hayatını kaybeden tarım işçilerinin hatırasıyla üzülüyoruz. Yırca’da toprağı gözyaşları suluyor, Van’da naaşı babasının sırtında bir çuvalda taşınan 3 yaşındaki Muharrem’in hatırası vicdanımızı sızlatıyor, 15 yaşında hayatını kaybeden Berkin Elvan hala adalet arıyor. Uğur Kurt, Yasin Börü ve daha nicesinin yeni yıla giremeyeceğini bilmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.
2015 yılının eşiğinde Türkiye’nin mahkemeleri zorbalık manzaralarına seyirci oluyor, sokaklarımız biber gazı kokuyor, seçimlerde elektrik trafolarına kediler giriyor. Hırsızlık yapanlar ellerini kollarını sallayarak gezerken, gencecik çocuklar sadece fikirlerini açıkladıkları için kovuşturmalara uğruyor.
Fakat bütün bu karanlık manzaranın içinde yükselen bir ses var. Türkiye’nin büyük çoğunluğuna ait bir ses… Bu ülkenin namuslu, onurlu ve çalışkan babalarına ait bir ses… Çocuğuna iyi bir eğitim verip güzel bir gelecek kurmak isteyen annelerine ait bir ses…
Her sabah işine giderken daha iyi bir hayat hayali kuran taşeron işçilere, ailesine bakmak için yer altına inen madencilere, alın teriyle çalışmak isteyen gençlere ait bir ses.
Bu ses yenilik diyor, bu ses değişim diyor, bu ses hepimizi umuda çağırıyor.
Onlar farklı bir Türkiye hayali kuruyorlar. Onlar sokakların özgür olduğu bir Türkiye istiyor, onlar güçlülerin üstün olduğu değil hukukun üstün olduğu bir Türkiye talep ediyor. Onlar işsizliğin ve yoksulluğun azaldığı, gelir adaletsizliğinin yok olduğu bir Türkiye özlemiyle yaşıyor.
Onlar kimsenin ayrımcılığa uğramadığı, herkesin birinci sınıf vatandaş olduğu bir Türkiye mümkün diyor.
Onlar yasaklarla değil özgürlük, haksızlıkla değil adalet, ayrımcılıkla değil eşitlik içinde yaşamak istiyor.
Bu ses Türkiye’nin gerçek sesidir.
Bütün eksikliklerine, bütün zorluklara ve bütün yaşananlara rağmen Türkiye büyük bir ülkedir. Çünkü insanlarımız büyüktür.
Biz imkansız denilenlerin mümkün, hayal denilenlerin gerçek olabildiğini gösterdik. Biz tarihin en umutsuz zamanlarında, en zor koşullar altında, mucize denilen başarılara imza attık.
Büyük hayaller kurduk, bu hayallere erişmek için büyük bir cesaret ve ona eşit büyüklükte bir fedakarlık gösterdik. Karanlığı gördük ve aydınlığa ulaşacak güce sahip olduğumuzu defalarca ispatladık.
Bugün Türkiye’nin boğuştuğu sorunlar halkımızın başarısızlığından değil, yönetimin başarısızlığından kaynaklanıyor. Bu yüzden Türkiye kendi büyüklüğüne ve gücüne yakışır bir yönetimi hak ediyor.
Eğer Türkiye sokaklarında huzursuzluk varsa, eğer dünyanın en büyük ülkelerinden biri yolsuzluk, yalnızlık ve yasaklarla anılıyorsa, eğer tarihe adalet örnekleriyle geçmiş bir halk, her gün yeni bir adaletsizlik manzarasıyla karşı karşıya kalıyorsa, eğer bereket ve zenginlikle anılan bu topraklarda insanlar yoksulluk pençesinde yaşıyorsa artık Türkiye’de yeni bir yönetim vakti gelmiş demektir.
Türkiye gelişmiş bir demokrasiyi, zengin ve güçlü bir ülke olmayı hak ediyor. Bu ülke her alanda dünyanın en gelişmiş ülkeleriyle rekabet etmeye, bu ülkenin insanları da dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki insanlar gibi yaşamaya layık.
Yaşadığımız hiçbir şeye mahkum değiliz, geçmişin tüm sorunlarını çözme gücüne de yepyeni bir Türkiye inşa etme kuvvetine de sahibiz.
Şimdi önümüzde yeni bir yıl ve yeni bir seçim var. Bizim seçimlerimiz ve bizim kararlarımız geleceği belirleyecek.
Bir umut yılı başlıyor Türkiye’de. Haksızlığa karşı hakkın, adaletsizliklere karşı adaletin, fakirliğe karşı bereketin yılı başlıyor.
Edip Cansever bir şiirinde diyor ki:
“Bütün iyi kitapların sonunda
Bütün gündüzlerin,
Bütün gecelerin sonunda,
Meltemi senden esen
Soluğu sende olan,
Yeni bir başlangıç vardır..”
2015 yılında yeni bir başlangıç yapalım. 2015 yılında kendimiz ve çocuklarımız için yepyeni bir sayfa açalım.
Tüm insanlığa huzur, ülkemize özgürlük, adalet, barış ve bereket getirsin 2015 yılı. Aydınlığın, sevginin, özgürlüğün yılı olsun 2015. Halkımıza mutluluk getirsin bu yıl.
Sevgi ve saygılarımla.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.

*

2014 yılının bitmesine, yepyeni bir senenin başlamasına yalnızca saatler kalmıştır.
Türk milleti ve insanlık zorluklar içinde geçen bir yılı geride bırakmıştır.
2014; tarihte eşine ve benzerine az rastlanır olayların vasat bulduğu bir yıl olarak akıllarda kalmıştır.
Takvim yapraklarının 2015’i göstermesine az bir süre kala geçmiş gün ve ayların etraflıca muhasebesini yapmak, geleceğe dönük umutları yeni baştan güncellemek zannediyorum en akılcı yoldur.
Türkiye 2014 yılında yerinde saymak şöyle dursun, gerilemiş, gerginliklere hapsolmuş ve önünü görememenin ağır sancılarını yaşamıştır.
Önceki yılların fevkinde olacak şekilde, 2014 yılında adalet susmuş, hukuk yerlerde sürünmüş, insaf ve vicdan rafa kalkmıştır.
İşbirliği kanalları tıkanmış, uzlaşma ve diyalog yolları kapanmıştır.
Ahlaki ilkeler, demokratik teamüller, milli ve manevi değerler 17-25 Aralık failleri, rüşvet ve yolsuzluk zanlıları tarafından ötelenmiş, ölümcül operasyonlara tabi tutulmuştur.
2014 yılı; hırsızların, soygun çetelerinin, haram kadrolarının, devlet hazinesini yağmalayan, milli kaynakları zimmetine geçiren suç şebekelerinin taarruz, tahrik ve tertibine sahne olmuştur.
Ne yazık ki, yetim malına el uzatan, fakir fukara hakkına göz koyan gayri milli ve gayri ahlaki zihniyet, 2014 yılını zehir etmiş, her değere, her emanete savaş açmıştır.
Bu itibarla Türkiye’miz 2014 yılında hiç olmadığı, hiç görülmediği kadar yorulmuş ve hırpalanmıştır.
Geride kalan aylar göstermiştir ki, ülkemiz çok kötü bir yönetimin baskı ve şantajı altında kıvranmıştır.
AKP Hükümeti, milletimizle gönül ve mensubiyet bağını tamamıyla koparmıştır.
Milli irade; haksızlığın, hukuksuzluğun, ilkesizliğin ve usulsüzlüğün kılıfı, saklandığı kisvesi haline getirilmiştir.
2014’de AKP’nin kirli çamaşırları, karanlık ilişkileri, kapalı devre sürdürdüğü irtibatları birer birer açığa ve ortaya çıkmıştır.
Yolsuzluk batağına saplanan, yozlaşma çukuruna düşen Hükümet, doğruları çarpıtmak, adalet mekanizmasını çürütmek için inkar ve yalan yoluna başvurmuştur.
Rüşvetçiler korumaya alınmış, kaçakçılar, kasacılar, kutucular, vurguncular, yüzdeciler, havuzcular güvenceye kavuşturulmuştur.
2014’de adalet kaybetmiş, ahlaksızlık kazanmıştır.
Yolsuzluk şantiyesinin başında duran, organize soygunu sevk ve idare eden saray müdavimleri milletimizin güvenini kötüye kullanmış, hukuki süreçlere ‘darbe yapılıyor’ iftirasıyla kara çalmıştır.
Esasen darbe hukuk insanlarına yapılmıştır.
Gerçek darbe emniyet güçlerini, milli beka ve demokrasiyi hedeflemiştir.
Millet evlatları bir yanda yırtık ayakkabı giyip sefalet ve mağduriyet yaşarken, diğer yanda saraylar yaptırıp içine doluşanlar haksızlığın sembolü, vicdansızlığın numunesi olmuşlardır.
Başta Soma ve Ermenek olmak üzere, bir dilim ekmek uğruna yerin metrelerce altında hayatını kaybeden kardeşlerimizin acısını yüreğinde duymayan, yasını kalben tutmayan kim varsa; kolay yoldan kazanmanın, çalarak servet elde etmenin peşine takılmıştır.
Çalışmadan zenginleşmeyi, tasarruf etmeden kalkınmayı, yatırım yapmadan büyümeyi, sürekli borçlanarak refah içinde yaşamayı, dahası yolsuzluklara alışmayı kurumsallaştıran bir siyaset anlayışının bedelini gelecek nesiller ağır bir biçimde ödeyecektir.
Bu yakın tehlikenin önlenmesi, Türkiye’nin adalet rayına tekrar oturması 2015 yılında mutlaka sağlanmalı, rüşvet ve yolsuzluk çamuruna bulaşanlar adil ve bağımsız yargı önünde kesinlikle hesap vermelidir.
Diğer yandan, 2014 yılı bölücü terörün zirveye tırmandığı, ihanet sürecinin ve melanet müzakerelerin hız kazandığı kayıp bir dönem olarak hafızalarda kalacaktır.
Hükümet PKK’ya ve bölücü çevrelere Türkiye’yi ikram etmek, milli varlığımızı ve kardeşliğimizi peşkeş çekmek için işbirlikçilerle beraber kuyruğa girmiştir.
Şu anda Türkiye, çok ciddi risk ve tehditlerle boğuşmaktadır.
Milli güvenliğimiz aşırı tehlikelerle karşı karşıyadır.
Süreç ihaneti PKK’yı umutlandırmış, bölücülere ve bölücülüğe moral vermiş, motivasyon sağlamıştır.
Cizre’de çıkan olaylar, PKK ile Hüda-Par arasındaki kanlı çatışma ülkemizin ne hallere düşürüldüğünün, egemenlik haklarımızın nasıl çiğnendiğinin çok açık delili olmuştur.
‘Kandil’e nanik yapılıyor’ diyen çürümüş iktidar mensupları, Türkiye’nin çıkarları yerine PKK’nın hain emellerini savunacak kadar milli ahlak ve ruhtan uzaklaşmışlardır.
Tıpkı Ayn el Arap bahanesiyle Ekim ayının ilk haftasında çıkarılan vahşet manzaraları gibi, Cizre ve hatta Silopi’de de terör kapkara yüzünü bir kez daha göstermiştir.
Buna rağmen AKP Hükümeti vatan topraklarındaki terörist hesaplaşmasını sadece izlemekle, uzaktan uzağa seyretmekle yetinmiştir.
Türkiye ateşe verilirken, Hükümet kısır gündemlerin, sonu olmayan hezeyanların, vahim nitelikli akıl tutulmalarının girdabına düşmüştür.
Cizre’deki hain ve kanlı kamplaşmayı karanlık ellerin provokasyonu veya paralel yapılanmanın tezgahı olarak tevil ve izah edenler, aslında Türkiye’ye en büyük hüsranı yaşatan aciz ve teslimiyetçi zihniyettir.
Ne acıdır ki, kaçak ve karanlık sarayda Atatürk resmini asmadan toplanan MGK’nın gerçek ve hakiki gündemi sanaldır, millet ve devlet menfaatiyle asla bağdaşmamaktadır.
Beklentimiz ve dileğimiz; 2015 yılında geçmişteki yanlış politikaların ve hatalı uygulamaların bir daha tekrarlanmaması, Türk milletinin tavizkar ve terör sevdalısı iktidardan kurtulmasıdır.
Çözülme ve çöküşe neden olan sorunlardan arınabilmenin tek çaresi şüphesiz milletimizin azim ve kararında ki sarsılmaz isabete bağlı olacaktır.
Bu çerçevede Türk milletinin muhteşem mazisinde göstermiş olduğu asil mücadelesinin bir benzerini 2015’de de ortaya koyacağına ve bunu onurlu tercihiyle tekrarlayacağına yürekten inanıyorum.
Yeni yılda ve daha nice yıllarda büyük milletimizin gücüne inanarak, ümidimizi canlı tutarak, karamsarlığa kapılmadan, yorulmadan, kardeşlik hukukuna sadık kalarak medeniyetimizi hak ettiği mevkilere çıkaracağımızdan kimse kuşku duymamalıdır.
Yeni ümitler ve yeni beklentilerle girilen yeni yılda öncelikle temennim ülkemiz ve tüm dünyada huzurun, sevginin ve hoşgörünün egemen olmasıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimin, Türk-İslam aleminin yeni yılını tebrik ediyor, Cenab-ı Allah’tan huzur ve esenlik içinde geçecek bir sene diliyorum.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli.

*

2014 yılı, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin kazanılması doğrultusunda önemli adımların atıldığı, barış ve eşitlik mücadelesi açısından önemli siyaset olanaklarının geliştiği bir yıl oldu.
Ortadoğu’da, Irak ve Suriye’de yaşanan tüm olumsuzluklara karşı, Rojava’da, Şengal’de, Mahmur’da, Kobanê’de IŞİD barbarlığına karşı tarihsel direniş örnekleri yaratıldı. Türkiye’de Kürt sorununun çözümü doğrultusunda, özgürlük hareketinin inisiyatifi gelişti. Alevi hareketi, demokrasi mücadelesinin önemli dayanaklarından biri olduğunu gösterdi. Emek hareketi, işçi ve emekçi katliamlarına, vahşi sömürüye karşı; kadın hareketi, erkek egemenliğine ve şiddetine karşı mücadelesini sürdürdü, Kürt kadın hareketinin evrensel düzeye yansıyan kazanımları ortaya çıktı. Çevre ve ekoloji hareketleri çok ciddi yerel ve hukuki başarılar elde etti.
HDP’nin ve bileşenlerinin yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elde ettikleri sonuçlar demokrasi, barış ve emek güçleri açısından ‘Yeni Yaşam’ın inşası için önemli mesajlar oluşturdu. Daha fazla demokrasi ve özgürlük elde etmek, iktidar blokunun geliştirdiği yolsuzluk ve hukuksuzlukları önlemek, çözüm ve barış mücadelesini geliştirmek, eşitlik ve emekten yana güçlü bir mücadeleyi sürdürmek için örgütlülüğümüzü arttırmanın adımları atıldı.
2015 yılının, demokrasi, barış, emek, özgürlük ve eşitlik güçlerinin birlikteliğinin gelişeceği; halkların adalet taleplerine ulaşılacağı bir yıl olması için hep birlikte mücadele edeceğiz.
2015 yılının tüm farklı halklar ve inançlar, emekçiler, ezilenler, emekliler, kadınlar ve gençler için sağlıklı, başarılı ve toplumsal kazanımların elde edileceği umut dolu bir yıl olmasını diliyoruz. HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ

*

yeni_yil_mesaji

2014 Türkiyesi, korku, düş kırıklığı, umut ve aldanma ile geçti…
2015′in de böyle geçmemesi; yurttaşların, aklı yerinden oynatıp ayaklar altına almamasına bağlı…
Esenlikler dilerim.

*

2014 yılının son günlerini Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış işçi eylemleriyle tamamlıyoruz. Bir yanda DİSK öncülüğünde düzenlenen asgari ücret mitingleri diğer yanda üye sendikalarımızın işyerlerinde ve meydanlarda sürdürdükleri direnişler devam ediyor. DİSK bayrağı işçi direnişlerinde dalgalanıyor, sendikal mücadele işçi ailelerinin umudu olmaya devam ediyor.
2014 yılında hemen hemen her gün iş cinayetlerine tanık olduk. Başta madenler, inşaatlar, enerji ve metal sektörü olmak üzere pek çok işkolunda arkadaşlarımız katledildi. Çok sayıda arkadaşımız yaralandı veya meslek hastalığına yakalandı.
Yıl boyunca Irak, Suriye ve Filistin’de silahlı çatışmalar devam etti. İnsani bir kriz boyutuna varan göçler yaşandı. Özellikle kadınlara yönelik insanlık suçları işlendi.
Her şeye rağmen 2015 yılına iradenin iyimserliğiyle başlamak istiyoruz. Çünkü işçi sınıfının gücünün; iş cinayetlerini durdurmaya, ülkemizde ve Ortadoğu’da yıllarca süren savaşa karşı kalıcı barışı sağlamaya, insanca bir yaşamı kurmaya yeteceğini biliyoruz. Yeter ki bu iradeyi gösterelim ve yeter ki işçi sınıfını örgütleyelim.
2015 yılında önümüzde kazanılacak büyük bir dünya var. 2015, AKP’nin yıkım politikalarına karşı emek cephesinin mücadele yılı da olacaktır! Herkese bu konuda görev düşmektedir. DİSK olarak görevimizin bilincindeyiz ve görev başındayız. Bunu başaracak ve 2015’i yükselen emek cephesinin güçlü sesiyle inşa edeceğiz!
İnsanca yaşanacak bir ülkeye kavuşmak için yaptığımız yürüyüşümüzü tüm engellere, zorluklara rağmen sürdüreceğiz, yılmadan yola devam edeceğiz.
Yeni yıla direnişte giren bütün işçileri, emperyalizme ve faşizme karşı direnenleri selamlıyoruz…
Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet dolu bir ülkeyi elbirliğiyle, örgütlü gücümüzle, inancımızla kurabileceğimize inanıyor; işçi sınıfının, tüm emekçilerin ve halkımızın yeni yılını kutluyoruz.DİSK Genel Başkanı Kani Beko

*

2014 yılının son altı aylık döneminde Soma’da ve Ermenek’te yaşadığımız büyük maden kazaları, İstanbul başta olmak üzere inşaat sektöründe yaşadığımız büyük iş kazaları büyük bir travma etkisi yaratmıştır. 2015 yılında en büyük beklentimiz, iş kazalarının olmadığı, ihmaller nedeniyle can kayıplarının yaşanmadığı bir çalışma hayatıdır.
Ülke olarak iş sağlığı ve güvenliği alanında çok hassas bir dönemden geçiyoruz. İş sağlığı ve güvenliği konusu işveren-devlet ve sendikanın ortak sorumluluk konusu olmakla birlikte ülkemizin tüm bireylerinin meselesi olduğuna inanıyoruz.
Merkezine insanı ve insan hayatını koyan önlemlerin uygulamaya geçirilmesi ile iş kazalarının son bulmasını ümidediyoruz. Ancak biz biliyoruz ki mevzuat sorunu çözmüyor. Önemli olan iş sağlığı ve güvenliği konusunda bir kültürün oluşmasıdır.
İş sağlığı ve güvenliği konusunda mevzuatın getirdiği yeni yaklaşım olan “koruyucu ve önleyici kültürün” benimsenmesi ve davranışa yansıması gerekmektedir. Önleme kültürü toplumun her kesimi tarafından bütünüyle kavranmadan ve hayatımıza transfer etmeden kaza ve hastalıları en aza indirmemiz mümkün değildir.
Önce üretim anlayışı yerine, insana saygı temelinde önce güvenlik anlayışı benimsenmeli ve bunun gerekleri işverenden işçiye kadar üretim sürecinde her kademede görev alanlara anlatılmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşması Devletin, işverenin ve işçinin sorumluluğunda bir alandır. Tüm kesimler bu sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir.
Hükümetimiz tarafından açıklanan önlemlerin uygulamaya yansımasını sağlamak için ilgili tüm taraflar yoğun bir çaba içine girmelidir. Bu konuda HAK-İŞ olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmek için gayret ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Yeter ki 2014 yılında yaşadığımız kayıplar yaşanmasın, iş kazaları son bulsun.
HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, 2015 yılının, örgütsüzlüğü; güvencesiz çalışmayı, kayıtdışını, kuralsızlığı tetikleyen, insan onuruna yaraşır düzgün iş tanımını yok sayan taşeron, geçici ve mevsimlik işçilik, 4C, kamudaki statü karmaşası, ücretlerdeki ağır vergi yükü, örgütlenmenin önündeki engeller, asgari ücret, kayıtdışı istihdam ve işsizlik gibi konuların çözüme kavuştuğu bir yıl olmasını diliyoruz.
HAK-İŞ olarak, daha demokratik, daha özgür, yeni sivil ve demokratik bir anayasayı hayata geçirmiş bir Türkiye istiyoruz.
Ayrıca, başta bölgemizde ve Ortadoğu’da olmak üzere bütün dünyada sürmekte olan katliamların, acı ve gözyaşının bir an önce dindirilmesi ve çevre ülkelerdeki kardeşlerimiz için de istikrar ortamının oluşması öncelikli dileğimizdir.
Bu duygu ve düşüncelerle 2015 yılının ülkemize, milletimize, insanlığa ve büyük HAK-İŞ ailesine hayırlar getirmesini diliyorum.” HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut ARSLAN

*

TÜRK-İŞ topluluğu olarak, yeni umutlar ve heyecanlarla karşıladığımız 2015 yılının başta işçi kardeşlerimiz olmak üzere, ülkemize, dünyamıza ve tüm insanlığa barış, kardeşlik, huzur ve mutluluk getirmesini diliyoruz …

*

2015 Ülkemiz için, Halkımız için, Mesleğimiz için, Örgütümüz için Mücadelelerle dolu Yeni bir yıl olsun! TMMOB Yönetim Kurulu

*

İnsanlık, kapitalist modernitenin küresel düzeyde geliştirdiği baskı, sömürü, açlık, işsizlik, haksız çatışma ve savaşlara karşı verdiği barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesiyle yeni yılla daha büyük umutlarla girmektedir.
Ortadoğu halkları, ulus – devletçi oligarşik rejimlerin ve IŞİD faşizminin baskı, saldırı ve katliamlarına karşı, demokrasi ve özgürlük için mücadelede büyük bir uyanış, bilinçlenme, birlik ve dayanışma düzeyini ortaya çıkarmıştır.
Türkiye’de AKP rejiminin neden olduğu işçi katliamları, ekonomik sömürü, demokrasi, özgürlük, kadın ve Kürt düşmanlığı politikaları tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmış; anti – kapitalist, anti – AKP, emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesi yükselerek devam etmiştir.
Kürdistan özgürlük mücadelesi, Ortadoğu’daki politik dengeleri sarsmış, etkili ve belirleyici bir konum kazanmıştır. Şengal ve Kobanê direnişi tüm halklar için büyük bir umut, moral – güç ve öncü olma düzeyini kazanmıştır.
2014 yılı, Kürdistan özgür kadın ideolojisinin zirveleştiği bir yıl olarak tarihe geçmiştir. Kürdistan kadını sadece Şengal’de ve Rojava’da – Kobanê’de değil, evrensel düzeyde kazanımlar ortaya çıkarmıştır. Her türlü sınıf ve ulus özgürlüğünden daha değerli ve anlamlı olan kadın özgürlük devriminin 2015 yılını kadının gerçek özgürlüğüyle birlikte, insanlığa barış, demokrasi ve özgürlüğün daha yakın olduğu bir yıla dönüştüreceği kesindir.
Reber Apo’nun, Demokratik Konfederalizm ve Demokratik Özerklik paradigması Ortadoğu ezilen halkları ve kültürleri için umut ve güvence olmuştur. Kürt halkı 2014 yılı kazanımları temelinde 2015 yılında Reber Apo’yla birlikte, özgür Kürdistan ve Demokratik Özerklik statüsünü gerçekleştirme kararlığıyla mücadelesini daha da yükseltecektir.
Bu temelde başta Reber Apo ve şehit aileleri olmak üzere, halklarımızın, Ortadoğu halklarının ve tüm yoldaşların yeni yılını kutluyor, 2015 yılının halklarımız ve tüm insanlık için barış, demokrasi ve özgürlük yılı olmasını diliyoruz. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı

*

kar-topu
arzu_bıyıklıoğlu_logo

*

ataa

ATAA Wishes You and Your Families
Joyful Holidays and
Good Health, Happiness and
Prosperity in the New Year.

Peace Beyond Faith by Metin Bereketli

*

2015-new-year-e-card-s

Bircan Ünver.

*

bteu

BTEU Yönetim Kurulu
Adına Başk. Ahmet Güler

BTEU – Hamburger Allee 43, , 30161 Hannover , , Germany
t: +49-511-7853767 | f: +49-511-7853769
e posta:
Web:

*

Europalia-voeux-2015-animés620

*

141231123539_0_1_267360_o

Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bırakıyoruz.
Gündem haber ailesi olarak yeni yılınınızı kutlar daha nice sağlıklı, başarılı, şanslı, mutlu, huzur dolu yıllar geçirmenizi dileriz.

Hüseyin Dönmez

*

info_turc3

Ateliers du Soleil
53, rue de Pavie – 1000 Bruxelles
Tél: (32-2) 736 78 95 – Fax: 742 04 06
E-mail:
Web:

*

DEĞERLİ HDB-DOSTLARI,
OLUMLU GELİŞMELERİN YANINDA BİZLERİ ACILARA BOĞAN OLAYLARLA DA YOĞUN GEÇEN BİR YILI GERİDE BIRAKTIK. YENİ YILIN ESKİSİNDEN DAHA GÜZEL GEÇMESİNİ, HEPİMİZE SAĞLIK, BAŞARI, BARIŞ VE MUTLULUK GETİRMESİNİ DİLİYORUZ.
HDB-BERLİN YÖNETİM KURULU OLARAK BU DÖNEMDE ÇALIŞMALARIMIZA VERDİĞİNİZ KATKI VE DESTEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYOR, 2015 YILINDA DA BİRLİKTE YARARLI VE BAŞARILI ÇALIŞMALARI SÜRDÜREBİLMEK ARZUSUYLA,

HOŞ GELDİN 2015! DOSTÇA SELAMLARIMIZLA

Ahmet İyidirli – Canset İçpınar – Nazmiye Şenyuva – Efe Üner – Neşet Özevin – Necip Erman – Mario Helwig – Haluk Şenyuva – Muharrem Aras – Mümtaz Ergün

HDB
Halkçı Devrimci Birliği
Progressive Volkseinheit der Türkei in Berlin e.V.
Alte Jakobstr. 12
10969 Berlin
Email.
Web.
Facebook.

*

ikv

We wish you joyous holidays and peace and happiness for the New Year. We hope that 2015 will be a year during which conflicts will be resolved and harmony and dialogue will prevail all around the World.
Best wishes,

Ömer Cihad VARDAN
Chairman

*
info_turc

info_turc2

hu

*

Dear Friends,
I wish you a HAPPY NEW YEAR / GELUKKIG 2015
Yarın bir yılı daha geriye atıp yola yenisiyle devam etmeye başlamadan önce,
sizin için seçtiğim ve üzerine tıklandığında çalışacak olan aşağıdaki bağlantıya lütfen tıklayınız.l
Gelecek günler en güzel ezgiler ve sevgiyle dolu olsun.

Kreisler plays Kreisler – Schön Rosmarin

Yine görüşmek kısmet olsun.
Hoş kalın.
HU

*

Her türlü ayrımcılıktan, ötekileştirmekten uzak, bütün insanlarla, bitkilerle, hayvanlarla barışık, yaşamın varlık ortamı olan doğayı koruyan insan olma bilincine sahip olarak;
Akıl ve bilim öncülüğünde;
hak, adalet, özgürlük ve eşitliğin temel kabul edildiği,
dostluk, dayanışma, kardeşlik, barış, ve yardımlaşmanın pekiştiği;
Dargınlıkların,
düşmanlıkların, çatışmaların, çekişmelerin, ayrışmaların ve savaşların
giderildiği,
sevginin, saygının, hoşgörünün ve bütün güzelliklerin ülkemizde, dünyada ve
galaksimizde olması umuduyla,
sağlıklı, başarılı, mutlu günler diler, Yeni Yılınızı içtenlikle kutlarım.

Nurullah AYDIN
(Hukukçu-yazar-akademisyen)

*

Hepinize ve ailelerinize mutlu, sağlıklı, barış, dostluk ve başarı dolu bir yıl dilerim.

Selam ve saygılarla.
Tayfun Özkaya

*

Yeni Yılınız Kutlu Olsun * Sala we ya nû pîroz be * Среќна Нова Година – Srekjna Nova Godina * Sretna nova godina * Sheta Brikhta *

Kali xronia eutichismenos o kainourgios chronos * שנה טובה * Shana tova * shnorhavor nor tari * A gut yohr *

Gëzuar vitin e ri * честита нова година * Chestita Nova Godina * Gilocavt akhal tsels *

Bonne Année* Happy New Year * Ene boune anéye, Ene boune sintéye * Gelukkig Nieuwjaar * Ein gutes neues Jahr *

Yeni İliniz Mubarek * Yangi Yil Bilan * Zhana zhiliniz kutti bolsin * С Новым Годом * Yaña yıl belän *

S Novim Godom * سال نو مبارک * Saale Nao Mubbarak * Naya Saal Mubbarak Ho * Nave sal di mubarak * Subho nababarsho * Sanah Jadidah * Sal -e- no mobarak * Kul ‘am wa antum bikhair * xin nian kuai le * Vav varsh ki subhkamna..

yerelce

*

New-Year

Should old acquaintance be forgot,
and never brought to mind?
Should old acquaintance be forgot,
and old lang syne?
For auld lang syne, my dear,
for auld lang syne,
we’ll take a cup of kindness yet,
for auld lang syne.
And surely you’ll buy your pint cup!
and surely I’ll buy mine!
And we’ll take a cup o’ kindness yet,
for auld lang syne.
We two have run about the slopes,
and picked the daisies fine;
But we’ve wandered many a weary foot,
since auld lang syne.
We two have paddled in the stream,
from morning sun till dine†;
But seas between us broad have roared
since auld lang syne.
And there’s a hand my trusty friend!
And give me a hand o’ thine!
And we’ll take a right good-will draught,
for auld lang syne.

* * *

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: