Ey Fatma bacı hele bi gel, 2015 nelere gebe?


Bak bi bakla falı, aç bi iskambil falı, kürenin içine dal ve söyle…

falcı1

© photocredit

Bir çingene geldi yanıma, bakayım dedi şu falina, gel falcı gel al işte elim oku da hepsini bileyim sürsün mü ümitlerim bitsin mi hayallerim? Bir vakit mi desem üç vakit mi desem, beni de aşıyor mevcut durum allasen…

***

YIL 2015 PKK’NIN ANADOLU’YU İŞGALİ !

Pehlivanoğlu2

©Özcan Pehlivanoğlu

paris

1919 yılının 15 Mayıs’ında Yunanlılar; İngiliz, Fransız ve ABD’nin isteği ile Türk yurdu Anadolu’yu işgale başladı.
Bu devletlerin Yunan işgaline yol vermelerinin nedeni; kendi toplumlarına duyurdukları gibi Batı Anadolu’daki Rumların katledilme tehlikesi değil, Anadolu’yu Türklerden tümden temizlemek ve bu bölgelere göz dikmiş olan İtalyanların işgaline izin vermemekti.
Yani duygusal ve emperyal nedenler?
Şimdi bu işgal, ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’sunda Pkk tarafından hayata geçiriliyor.

yunan_işgali

Yunan işgali süresince, Türklerin varlığını yeryüzünden silmek gayesinin bir aşaması olan Anadolu’yu Türklerden temizleme projesi için; köy, kasaba, cami, fabrika, ev dinlemeden yakıp yıktılar. Pkk da yıkıp yakmadı mı? Bu günümüzde de devam etmiyor mu?

izmir

Yunanlılar, işgale ve giriştikleri soykırıma, temel teşkil eden görüşleri; “Türklerin, Küçük Asya’ya hakim olmasından sonra, buralarda yaşayan büyük Yunan kitlelerinin dinlerini ve milliyetlerini değiştirdikleri” idi. Benzer iddia, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Kürtleri asimile ederek yok ettiği yönünde değil mi? Bunu hem Pkk hem de arkasında olan küresel güçler söylemiyor mu?

Hedefte bugün olduğu gibi o zaman da, yine Türk Ordusu ve komutanları vardı. Çünkü onlar veya yönlendirdikleri silahlı Türk grupları, hristiyanları “kesmeye” hazırlanıyordu. 2007 yılından itibaren Türk Ordusu’na karşı yürütülen planlı saldırı ve ordunun kışlaya hapis edilmesi bunun için mi acaba? Kürtleri mi keseceklerdi? Tarihte kimi kesmişiz ki; onları keselim. Hem biz onlarla bir millet değil miyiz? Kürtlerin de Lozan’da iradesi böyle değil miydi?
Örneğin Nurettin Paşa, o dönemde Yunan ve Ermenilerin bütün faili meçhul suçları kolaylıkla üzerine attığı bir hedef olmuştu. Bugün de Türk Ordusu’nun ve emniyet güçlerinin kahraman mensupları, faili meçhul uydurmacası ile hedef değiller mi?

Yunan kaynaklarına göre 15 Mayıs 1919 öncesinde, İzmir’in nüfusunun % 50’sinden fazlası Rum’du. Yunan unsurunun sayısal çoğunluğu ve sosyal yaşamdaki baskısı, kentte bir Yunan havası esmesine neden oluyordu. Yani İzmir, Rum’undu ve Türklerin elinden alınmalıydı! Diyarbakır’ın bir Kürt şehri olduğu iddiası ile ne kadar benzeşiyor değil mi?
zmirde-yunan-askerleri_3Hristiyan ahalinin, “can ve mal güvenliğini korumak” için İzmir’e çıkan Yunan askerleri, önlerine çıkan her Türk’ü katletmekten çekinmediler. Askerlerin bu insanlık dışı hareketlerine, Rum ve Ermeniler de iştirak ettiler. Son günlerde kendileri gibi düşünmeyen insanlara ve koruculara; Pkk’nın neler yaptığını biliyorsunuz! Benzemiyor mu?

Hükümet Konağı ve kışladan çıkarılan sivil memurlar ile askerlere, yerli Rumlar; taş sopa ve demirlerle saldırmış ve bir çok kişiyi feci şekilde katletmişlerdir. Kordon ve rıhtımda öldürülen ve yaralananların çoğu denize atılmıştı. Denizden günler sonra çıkartılan cesetlerin birbirine zincirle, demir telle bağlı oldukları görülmüştü. Pkk’nın yaptığı katliamların vahşeti arşivlerde duruyor. İsterseniz bir bakın! Nice öğretmen, hakim, savcı, kaymakam, asker ve polis benzer akibete uğramamış mıdır?

İşgalde ilk önce, Türk ahalinin tamamen silahsız kalması için, silahlarını teslim etmeyenlerin kurşuna dizileceğini ilan ettiler. Türklerin oturdukları yerleri yakmadan önce, su kaynaklarını kestiler. Gayr-ı Müslim halkı, Müslüman Türklerden ayırmak için onlara fes yerine şapka giydirerek, ev ve iş yerlerini işaretlediler. Yağma da yanlış yapılmasın diye, levhaların Rumca yazılmasını emrettiler. Biliyorsunuz “çözümcü hükümet”; halen Pkk’ya silah bıraktıramadı. Oslo görüşmelerinde de 1.5 milyon silahın Türkiye’de halka dağıtıldığını kabul ettik. Pkk’nın bu silahları kime karşı kullanacağını Cizre’de bir kez daha görmedik mi?

Sadece Aydın’da öldürülen binlerce insanımızın dışında; 11.500 ev, 50 cami ve mescit, 400 kadar mağaza ve dükkan, 130 yağ ve pamuk fabrikası, 160 okul ve 20 resmi bina yakılmış ve yıkılmıştır. Germencik’te isimleri tespit edilebilen 1800 Türk genci öldürülmüştür. Günümüzde de Pkk tarafından bu yakma ve yıkma olayları devam ediyor. Acaba ne kadar okul, cami, belediye ve hükümet binası, araç, gereç, iş makinası Pkk tarafından yakılmıştır?

1919’da meydana gelen olayları araştırmak için Paris Konferansı Yüksek Konseyi’nin kararı ile bir “İnceleme Komisyonu” kuruldu. İngiliz, Fransız, İtalyan, ABD, Osmanlı ve Yunan temsilcilerinin bulunduğu bu komisyonun, 13 Ekim 1919’da sunduğu raporun 6. maddesinde Yunan kuvvetlerine “Çıkarma esnasında Türkler, en küçük bir mukavemet dahi göstermemiştir” diye yazıyordu. Hep söylüyorum, bugün de Türk Milleti, Pkk’ya ve çözülme sürecine ses çıkarmıyor diye.

Gördünüz değil mi? Yunan’ın Anadolu’yu işgal nedenleri ve işgal sırasında yaptıkları ile Pkk’nın stratejisi ve yaptıkları arasında nasıl da benzerlikler var. Aslında Pkk ile Yunanlılar arasında fikri ve duygusal bağlar da bulunuyor. Yoksa günümüzde bunların arasındaki işbirliğini, başka ne şekilde izah etmek mümkün?

2015 yılına girerken geçmişe ve 2014’e dair güzel şeyler anlatmak isterdim. Ancak ne yazık ki, öyle yapamıyorum. Çünkü gerçekler acıtıcı!

Biliyorum ki; siz emekli maaşınıza zam, atama, vergi affı, bedelli askerlik, sosyal yardımlar, ballı teşvikler yada çiftçiyi, köylüyü, hayvancılığı destekleyen kolay krediler peşindesiniz… Belki uyandınız ama tercihleriniz, geçmişte Selanik ve İzmir’de olduğu gibi suskun kalmak!
Pembe hayatınız, bölücü işgal başarıncaya kadar küresel güçlerin desteği ile sürecek ve işgal tamamlanınca acı gerçeklerle karşı karşıya kalacaksınız.

Bütün bunlara rağmen ben, 2015 yılından ümitliyim çünkü mücadele ediyorum. Ama biliyorum ki; siz benim kadar ümitli değilsiniz. Eğer böyle devam ederseniz ve ben de mücadelem ile kazanırsam, başarıyı sizle paylaşmak gibi bir niyetim olmadığını da biliniz.

Unutmayınız ki, Türkiye ve Türk Milleti; yaşadığı bu topraklardaki tek çakıl taşına varıncaya kadar sahip olduklarının bedelini fazlasıyla ödedi. Fırsat buldukça üstüne çullanan Yunanlılar, Ermeniler, hainler, vatansızlar ve bu ülkenin toprağında yetişip de köklerine ihanet edenleri gördü, yaşadı ve halen de yaşamakta.

Vesselam, 2015 ümidin, zenginliğin, varlığın, sıhhatin ve Pkk ile arkasındaki şer güçlerin darma duman edildiği bir yıl olsun. İnşallah başaracağız! 9 Eylül’de yaşadıklarımız önümüzü aydınlatıyor…

*

email

twitter

rubasam

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: