AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın I. Aşaması…


AB’ye üyelik süreci için toplumun sorumlu davranması, katılım ve katkısı şart!

49760_1

© photocredit

Türkiye’nin Yeni Avrupa Birliği Stratejisi kapsamında hazırlanan ve iki aşamadan oluşan Eylem Planı’nın I. Aşaması, müzakere fasıllarında Kasım 2014-Haziran 2015 döneminde uyumlaştırılması öngörülen birincil ve ikincil mevzuat ile kurumsal yapılanma ve diğer çalışmaları içeriyor. Ulusal Eylem Planı’nın, Türkiye’deki siyasi reformların ve mevcut sosyo-ekonomik dönüşümün sürdürülmesi ve güçlendirilmesine yönelik öncelikleri ortaya koyan bir yol haritası sayılıyor.

Turkey’s National Action Plan for the EU Accession (Phase-I)

***

30 Ekim 2014, Ankara – Daha önceki toplantılarda dile getirdiğimiz üzere, Türkiye’nin AB sürecindeki anayasası olan Yeni Avrupa Birliği Stratejisi Reform, Dönüşüm ve İletişim kavramları üzerinde yükselmektedir. Temel yaklaşımımızı ve hedeflerimizi ortaya koyan AB Stratejimizi hayata geçirebilmek için ihtiyacımız olan yol haritası ise “AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı” ile “AB İletişim Stratejisi”dir. Hatırlanacağı üzere, geçmişte Avrupa Birliği tarafından yayımlanan Katılım Ortaklığı Belgesine cevaben Ulusal Programlar hazırlanmaktaydı. En son 2008 yılında Katılım Ortaklığı Belgesi yayımlandıktan sonra hazırlanan Ulusal Program, müktesebatın benimsenmesi açısından önemli bir yol haritası olmakla birlikte, güncelliğini yitirmiştir. Daha sonra, 2010-2011 dönemi için Eylem Planı hazırlanmış, bunun da güncellenmesi ihtiyacı doğmuştur. İşte bu ihtiyaçlara karşılık gelmek üzere AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı hazırlanmıştır. AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı” iki aşamadan oluşmaktadır. Eylem Planı’nın I. Aşamasında müzakere fasıllarında Kasım 2014-Haziran 2015 döneminde uyumlaştırılması öngörülen birincil ve ikincil mevzuat ile kurumsal yapılanma ve diğer çalışmalara ilişkin öncelikler yer almaktadır.

AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı Bakanlar Kurulumuza sunulup onay alındıktan sonra, Avrupa Birliği Komisyonu ile paylaşılmıştır. Komisyonun plana ilişkin herhangi bir öneri getirmediğini memnuniyetle vurgulamak isterim.

AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın 2015-2019 dönemini kapsayan II. Aşamasını ise Kasım ayında paylaşacağız. Ulusal Eylem Planı, Türkiye’deki siyasi reformların ve mevcut sosyo-ekonomik dönüşümün sürdürülmesi ve güçlendirilmesine yönelik önceliklerimizi ortaya koyan bir yol haritasıdır. Eylem Planı, önümüzdeki dönemde AB sürecinde atacağımız adımları, hem mevzuat uyumu, hem de kurumsal ve idari yapılanmalar çerçevesinde somut bir biçimde göstermektedir. Her bir müzakere faslı altında hangi kanunların ve hangi ikincil düzenlemelerin çıkacağı Eylem Planı’nda açık bir şekilde ortaya konmuştur. Ayrıca, çıkarılacak düzenleme ile hangi AB mevzuatına uyum sağlanmasının öngörüldüğü, düzenlemenin amacının ne olduğu, hazırlıkların ne aşamada olduğu, düzenlemeden hangi kurumun sorumlu olduğu ve düzenlemenin ne zaman yayımlanacağı ayrıntılı bir şekilde belirtilmektedir.

Özellikle vurgulamak istiyorum ki, bu çalışma ile AB mevzuatına uyum sürecinde yasa yapmaya bir disiplin getiriyoruz. Eylem Planı’nda yer almayan, ancak vatandaşlarımızın haklarının ve çıkarlarının korunması amacıyla düzenleme yapılması ihtiyacı duyulan her konuda, Sayın Başbakanımızın da açıkladığı üzere AB standartları dikkate alınacaktır.

Bütün bu hususlardaki düzenlemeler için Başbakanlık Genelgesi uyarınca AB Bakanlığı’nın görüşüne başvurulacaktır. Ayrıca TBMM AB Uyum Komisyonu’ndan da geçmesi sağlanacaktır.

Eylem Planı’nda yer alan düzenlemelerin önemli bir bölümü esasen TBMM’ye sevkedilmiş durumdadır. Kalan bölümünün yasa taslakları da hazırlanacak ve TBMM’ye sunulacaktır. Meclis’in Yasama takviminin, bütçe çalışmaları ve önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimler nedeniyle kısıtlı olacağının bilincindeyim. Bunların yasalaşması bakımından zamanlaması tabiatıyla TBMM’nin takdirine bağlı olacaktır.

AB’ye uyum amacıyla son 12 yılda 2000’in üzerinde, son bir yıl içerisinde yaklaşık 170 mevzuat çıkarılmıştır. Bu sayede, gündelik hayatı doğrudan etkileyen pek çok kritik adım atılmış ve Türkiye, AB standartlarına yaklaşmıştır.

AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın I. Aşaması bugüne kadar yapılan ve vatandaşlarımızın refah düzeyini ve yaşam standartlarını yükselten düzenlemelerin, bundan sonra da devam edeceğinin teminatıdır. Reform sürecimizin bir nevi garanti belgesidir. Kasım 2014-Haziran 2015 dönemini kapsayan I. Aşamada 36 adet kanun, 142 adet ikincil mevzuat ve 39 adet kurumsal yapılanma çalışmasının hayata geçirilmesi öngörülmektedir. Bu kapsamda, sizlere Ulusal Eylem Planı’nın I. Aşamasında yer alan bazı düzenlemelerden örnekler vermek istiyorum.

Önümüzdeki dönemde Meclisin çalışma takvimi el verdiği takdirde siyasi reform sürecimiz kapsamında oldukça önemli kanunlar çıkartacağız. Bunlar arasında, 23. Yargı ve Temel Haklar ile 24. Adalet, Özgürlük ve Güvenlik fasılları açısından kritik öneme sahip “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu”, “Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kanunu”, “Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulmasına Dair Kanun” ve “İnsan Ticaretiyle Mücadele ve Mağdurların Korunması Kanunu” yer almaktadır. Ayrıca, 2009 yılında uygulamaya konulan “Yargı Reformu Stratejisi”, dünyada ve ülkemizde yaşanan yeni gelişmeler dikkate alınarak, değişen koşullara ve yargının ihtiyaçlarına göre güncellenecek. Bu çerçevede, daha önce Reform İzleme Grubu olarak adlandırılan yapı Reform Eylem Grubu olarak isimlendirilerek siyasi reform sürecinde etkinliğinin artırılması öngörülmektedir. Bu grup, artık sadece reformların izlenmesinden değil yasal düzenlemelerin hazırlanıp, hayata geçirilmesinden sorumlu olacaktır. Reform Eylem Grubu bu niteliği ile ilk toplantısını 8 Kasım 2014 tarihinde gerçekleştirecektir. Elbette sadece siyasi alanda değil, toplumsal yaşamın hemen her alanında gündelik hayatta vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren pek çok faydalı düzenleme de hayata geçirilecek. Örneğin Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde değişiklik yapılarak sürücü belgelerimizin AB üyesi ülkeler başta olmak üzere uluslararası alanda tanınması sağlanacak. Böylelikle ehliyetlerimizi her gittiğimiz Avrupa ülkesinde hiçbir bürokratik engel ile karşılaşmadan kullanabileceğiz.

Bunun yanı sıra, motorlu araçlarda kullanılan yakıt türlerinin kalitesinin artırılmasına ilişkin mevzuatın çıkarılması ile motorlu araçlardan salınan emisyon miktarında azalma kaydedilecek, bu sayede vatandaşlarımız daha temiz bir hava soluyacak. Ayrıca, “Ulusal Piyasa Gözetimi ve Denetimi Strateji Belgesi”nin hayata geçirilmesiyle kaynakların daha etkin kullanımı sağlanarak, denetim kapasitesi artırılacak ve güvensiz ürünlerden kaynaklanan kazalar azaltılarak, tüketicilerimizin can ve mal güvenliği daha etkili bir biçimde korunacaktır.

Bir başka önemli düzenleme ise, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile gerçekleşecek. Kanun, henüz Resmi Gazete’de yayımlanmamakla birlikte geçtiğimiz hafta TBMM’de kabul edildi. Bu Kanun sayesinde, tüketiciler ile elektronik ortamda işlem yapanlar korunacak ve özellikle internet üzerinden yapılan ticari faaliyetler daha güvenli bir şekilde gerçekleştirilecek.

Ulusal Eylem Planı sadece reform sürecimiz açısından değil, müzakere sürecimiz açısından da önemli düzenlemeler içeriyor. Örneğin “Türkiye’de Tarım İstatistikleri Sisteminin İyileştirilmesine Yönelik Strateji Belgesi” hazırlanarak, 18. İstatistik faslının kapanış kriterlerinin karşılanmasına yönelik önemli bir adım atılacak. Bu noktada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Türkiye’nin AB standartlarına ulaşması için yeni mevzuat çıkarmak gereklidir ama yeterli değildir. Kanun yapımı kadar önemli olan hatta daha fazla önem arz eden husus mevzuatın uygulanması ve hayata geçirilmesidir. Kanunlar, yönetmelikler, tebliğler ancak etkin bir biçimde uygulandığında anlam kazanır. Mevzuatın uygulanmasında bürokrasinin sorumluluğu büyüktür. Ancak, bu bir toplumsal sorumluluktur; bir kültürdür; yaşam biçimidir. Bunun için Türkiye’de yaşayan her kesime, her bir bireye önemli görevler düşmektedir. AB’ye katılım süreci ancak milletimizin katılım ve katkısıyla tamamlanacaktır. Daha önce de birçok defa vurguladığım gibi, AB’ye üyelik süreci sadece fasılların-açılıp kapandığı teknik bir süreç değildir. Aksine nihai aşamada siyasi bir karardır. Ancak fasıllar açılsın-açılmasın Türkiye’nin reform süreci, AB katılım sürecinin özünü oluşturmaktadır.

Hükümetimizin göreve gelmesinden bu yana, tüm dünyanın olduğu gibi bizim gündemimizi de meşgul eden bölgemizdeki kaosa rağmen, bütün Bakanlar Kurulu toplantılarında AB konusu gündemimizin en üst sıralarında yer aldı. Türkiye-AB ilişkilerinde bir süredir hissedilen durağanlığı, Yeni Avrupa Birliği Stratejimiz çerçevesinde hazırladığımız İletişim Stratejimiz ve AB’ye Katılım İçin Ulusal Eylem Planı ile geride bırakmayı başardık. Yeni Türkiye, özgüvenini ve gücünü, attığımız ve bundan sonra atacağımız adımlarla AB boyutuna da taşımaktadır. Bu doğrultuda, Ulusal Eylem Planı’nda yer alan düzenlemelerin zamanında ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi için çaba sarf edeceğiz, gerçekleştirilecek çalışmaların takipçisi olacağız. Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Sayın Volkan Bozkır(Tam Metin)

AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın I. Aşaması (Tamamı)

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: