Sağlığı bozan sadece bildiğimiz tıbbî hastalıklar değil !


başarısızlık

© photocredit

Oysa ilâcı ve tedavisi çok basit olanlar var…

arzu_bıyıklıoğlu1

© Arzu Bıyıklıoğlu

İç konuşmalarımızla her zaman kendimize telkinde bulunuruz. Sık sık genellemeler yaparak ya da davranışlarımızı kişiliğimize taşıyan bir düşünce içinde bulunarak gelecek günlere dair içimizde bir olumsuzluk yaratabiliriz. Dolayısıyla dış dünyamızda aynı şeyi gerçekleştiririz. “Ben başarısızım” gibi konuşmalar kendi kendinize kimliğinize saldırmanız, olumsuz yüklemelerinizidir. “Ben başarısızım” dediğinizde kendinizi bilinçaltınızda toptan başarısız ilan edersiniz. Çok büyük evrensel bir genelleme yapmış olursunuz. Üzüntü, umutsuzluk, özsaygı, özgüven düşüklüğü yaratırsınız. En kötüsü de bir inanç kazanırsınız. İnançlarımız bizim ürettiğimiz kişisel teorilerimizidr. Gerçek olmadıkları halde iç sistemimiz tarafından gerçekmiş gibi algılanırlar.Ve daha sonraki hareketlerimizi de bu inancı doğrulamak üzere belirleriz. Yani bilinçaltı tarafından otomatik olarak belirlenir. Benzer sonuçları almamızın açıklaması da budur. İnanç konusunda tekrara girdim ama bilinçaltınıza yerleşsin diye bunu sık sık hatırlatıyorum…

Kimse her konuda mükemmel olmak zorunda değil, bazı şeyleri iyi yapıp bazı şeyleri de çok iyi yapabilir. Kişi zaten sevdiği istediği, zevk aldığı şeyde başarılı olmaktan mutlu olur ve bunu yapabilecek gücü de vardır. Eğer ben şunu istiyorum ama başaramıyorum, diyorsanız sizi başarısız yapan, başarısızlık inancınızdır. Değiştirmeniz gereken bu inançtır.

İnsan kendini başarısız hissettikçe içinde mutsuzluk ve huzursuzluk yaratır ve hastalığa davetiye gönderir. Oysa, mutluluğun anahtarı başarı değil başarının anahtarı mutluluktur.

Makalenin devamı: Başarısızlık Sağlık Bozuyor

*

Arzu Bıyıklıoğlu’nun 2.Kitabı Kitapçılarda!!

değişim

Arzu Bıyıklıoğlu, Değişim Seansları’nda dengeli ve kaliteli bir yaşama nasıl ulaşacağımızı anlatırken kişisel seanslar yapabilme şansını da veriyor. Kariyer, para, eş, sağlık, spor, sosyal hayat ve hobi alanlarını ayrıntılarıyla inceleyen yazar, bu alanlardaki eksiklerimizi fark etmemizi sağlarken yaşam kalitemizi artıracak egzersizleri de paylaşıyor.
Kitabın ikinci bölümü olan Kişisel Gelişim alanında ise toplumumuza özgü, en yaygın sorunları farklı bakış açılarından değerlendirmemize fırsat veriyor.
– “Ayıp olmasın” düşüncesiyle neleri istemeden yapıyoruz, nelerin arkasına sığınıyoruz?
– “Elalem ne der” sorusuyla kendimizi nasıl engelliyoruz?
– Her gün sürekli kullandığımız atasözleri bilinçaltımıza hangi olumsuz mesajları gönderiyor?
– Dibe vurduğumuzda nasıl sıçrayabiliriz?
– Yakınlarımızın derdine, sıkıntısına yoğunlaşmak ne kadar doğru?
– Başımıza gelenlerin sorumlularından, suçladıklarımızdan nasıl kurtulabiliriz?
– Sevilmek ve değerli olmak için nelere ihtiyacımız var?
– Toplum olarak neden mutluluğu değil de mutsuzluğu tetikliyoruz?

*

 

kitap-kapak-son-kucuk

ab_logo

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: