Engeller aşılmak içindir…


jaws

Sizi « esir » etmesine izin vermeyin !

AB

©Arzu Bıyıklıoğlu

Bir gün  köpekbalığını büyük bir havuza koyarlar. Havuzun içine de kolay yenebilecek küçük bir balığı yem olarak bırakırlar.

Aç olan köpek balığı, havuzun diğer ucunda bulunan yemine doğru emin yüzgeçlerle hızla yüzmeye başlar. Ancak hesap edemediği bir şeyle karşılaşır. Tam yemine yaklaştığı sırada kafası görünmez bir duvara çarpmıştır sanki. BAM ! ya da GÜM !..

Evet köpekbalığı bilimadamları tarafından bir deneye tabi tutulmıştur. ” Acaba bir köpekbalığına yemini artık kolaylıkla yiyemiyeceğini öğretebilir miyiz? Ona bir çaresizlik öğretebilir miyiz? Ona vazgeçmeyi öğretebilir miyiz? deneyini deneyimlemektedir köpekbalığı.

Evet, bizim bu köpekbalığı kafasını bir yere çarpmıştır, canı yanmıştır ve yemine ulaşamamıştır. Olanlara bir anlam veremeyen köpekbalığı tekrar bildiği gibi yine aynı hızla ve eminlik duygusuyla yemine doğru harekete geçmiştir. Sonuç GÜM !yine başarısızlık. Şaşkın köpekbalığı şansını bir daha denemek ister ve bir daha ….ancak bir zaman sonra yorgun ve çaresiz düşen köpekbalığımız vazgeçer, ne zaman bir balık yemek istese kafasını görünmez bir şeye çarpacağını öğrenmiştir artık.

Bir gün bilimadamları havuza koydukları cam paravanı kaldırırlar. Fakat bizim köpekbalığı aç olmasına rağmen hiç yeni bir denem yapmaz. Çünkü depresif bir hal içindedir, başarısız olmuştur ve hala aynı engelin havuzun içinde olduğuna inanmaktadır. Oysa engel sadece onun kafasının içindedir. Bu arada küçük balık krallığını ilan etmiş havuzun içinde cirit atmaktadır. O da köpekbalığının onu yiyemiyeceğini, zararsız olduğunu öğrenmiştir. Zavallı köpekbalığı küçükbalığı yemeye kalkışsa kafasını sert bir şekilde, görünmez bir şeye çarpacağından o kadar emindir ki, burnunun dibine kadar girip efelenen küçükbalığa dönüp bakmaz bile.

Aynı bizim gibiler değil mi? Biz de üç-dört kere ( hatta bazen ilkinde) kafayı bir yere tosladığımızda, hemen vazgeçebiliriz. ” Aaaaaaaaaa ben bunu yapamıyorum, hep böyle oluyor işte…………..” gibi inançlara sarılır, çaresizliği öğreniveririz. O engelin kalkabileceğini veya camparavanın üstünden atlayabilmeyi düşünmeyiz.

Makalenin tamamı: Kafa Vurma Yöntemiyle Öğrenme

**

Zihnim vızır vızır, hiç susmuyor! Düşünceler oradan oraya geçerek kafamı yoruyor. Zihnimi susturamıyorum. Bazen bir olumsuzluğun ucundan tutup çorap söküğü gibi bütün olumsuz düşünceleri kendime doğru çekiyorum…

Yukarıdaki cümleleri kullandığınız oluyorsa size yardımcı olacak bir teknik vermek istiyorum. Böyle bir durumda kullanmak üzere kendinize bir mantra bulur ve onu sürekli tekrarlarsanız size iyi gelecektir. “Şükür, teşekkür, harika…” gibi bir kelimeyi kendinize mantra olarak seçebilirsiniz. İşte, o zihninizi susturamadığınız, karmaşık ve olumsuz düşüncelerin birbirini takip ettiği an, sesli veya içinizden defalarca mantranızı tekrarlayın. “Şükür, şükür, şükür…” Sadece kelimenize odaklanın. Birkaç dakika içinde mantranızın size olumlu bir duygu yaşatmaya başladığını hissedecek ve rahatlayacaksınız.

Bu tekniği yanınızda sürekli olumsuz konuşan veya boş şeyler anlatıp sizi yoran birisi varsa da kullanabilirsiniz.

Makalenin tamamı: Zihni susturmanın yolu

Arzu Bıyıklıoğlu’nun Yerelce’de yayınlanan diğer makaleleri.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: