Patlamaya hazır bomba !


İmâl edenler…

rakı

***

(*)Yerelce notu: Azerice “yarak” silâh ve cephane anlamına geliyor !

Alkol üzerine yapılan tartışmalara bakıldığında her konuda olduğu gibi bu konu da patlamaya hazır bir bomba haline getirildi.
Toplumu kutuplaştırmadan, yasakçılık bataklığına sürüklenmeden, özgürlük adı altında toplumsal çürüme hastalığına yakalanmadan en sağlıklı yolu ve çözümü bulmalıyız hep birlikte. AKP’nin her yaptığı doğrudur anlayışı nasıl yanlışsa, AKP’nin her yaptığına da mutlaka karşı çıkmak gerekir mantıksızlığına da düşmemek gerekir.

Yapılan araştırmalarda, cinayetlerin yüzde 85’i, trafik kazalarının yüzde 65’i, tecavüzlerin yüzde 50’si, şiddetin yüzde 50’si, eşlerini dövenlerin yüzde 70’i, akıl hastalıklarının yüzde 60’ının sebebi alkol olmuşsa. Alkol tüketmeyi bu boyutlara vardıracak tüketimi savunmanın haklı hiçbir yanı olamaz, hele bunu özgürlük ve insan hakkı diye savunmak, hiçbir şekilde olmamalı diye düşünüyorum.
Alkolün bir toplumu nasıl çürüttüğünü ve nasıl yok olmanın eşiğine getirdiğini görmek isteyenlerin yazar Cemil Ertem’in, “İşte ‘bağımlılıkla’ mücadeleyi ıskalamanın sonuçları” başlıklı yazısını okumalarını öneririm. Alkol Rusya’yı öyle bir hale getirmiş ki, savaşın bile verdiği zararlarla nerdeyse eşit hale getirmiş. Alkolden dolayı Rusya’da 700.000 öksüz yetim çocuk var bugün… Çökmüş aile hayatı, babasız annesiz ortada bırakılan çocuklar, uyuşturucu sigara alkol bağımlısı.
Böyle bir toplum olmayı kim kabullenebilir?
Konuya sadece İslami parametrelerle bakarak, bu eksenden tartışmayı da doğru bulmuyorum. Alkol konusu dünyada sadece İslami ülkelerin sorunu değil. Amerika’da içki satışı yaşının 18’e düşürülmesini nasıl İslami kaygılara bağlamıyorsak, İsrail’de saat 23’de, Fransa’da 21’de, İskandinav ülkelerinde saat 18’de başlayan içki satışı yasağının, nasıl İslami kaygılardan kaynaklandığını söylemiyorsak ve anlatmıyorsak, bizdeki düzenlemeyi de bu eksende değerlendirmek gerektiği inancındayım. Başbakanın kendi tabanına hitap ederken kendi siyasi söylemi bağlamında yaptığı, eleştirilmesi gereken cümlelerine takılarak, düzenlemeleri bu anlamda korku tüneline sokarak karşı çıkmayı da doğru bulmuyorum.
Bu anlamda sağlıklı bir toplum olma adına içkiye rahatlıkla ulaşmayı engelleyen yasakları destekliyorum. Kuşkusuz sadece bu atılan adımlarla kalınmaması gerektiği üzerinde konuşmalıyız. Tamamlayıcı adımları da atarak devamına gidilmemesinin sonuçlarının kötü olacağını ben de kabul ediyorum.
TÜİK verilerine göre 10 yaş altında ilk kez alkole başlama oranı 2008’de yüzde 1.1 iken, 2010’da yüzde 1.2 olmuş. 10-14 yaş arası ilk kez alkole başlama oranı ise yüzde 6.7 iken, yüzde 6.9’a çıkmış. İşte rahatsız olup üzerinde düşünüp tedbir almamız gereken en önemli nokta burası olmalıdır.

Ergün Eşsizoğlu.

Makalenin tamamı: İçki, yasaklar, kontrol ve düzenlemeler…

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: