Syrian Spillover Risks for Turkey/ Suriye Krizinin Türkiye’ye Sıçrayan Riskleri!!


turkey-30apr

“Türkiye, sınırındaki insani krize olaǧanüstü șekilde cevap verdi….Ancak Suriye’deki krizinin devam etmesi muhtemel, ve Ankara’nın uluslararası ortaklıklara daha açık olması ve bu tepkinin sürdürülebilirliǧi için kapsamlı, birkaç yıllık bir plan geliștirmesi gerekiyor”
 Sabine Freizer

English version follows!

***

Antakya/Ankara/İstanbul/Brüksel | 30 Apr 2013-İnsani kriz felaket boyutlarına ulașırken Suriye’nin sınırlarını dıș yardımlara açması, ve Türkiye ve uluslararası ortaklarının hem sayıları artan mültecilerin ihtiyaçlarını karșılamak, hem de ihtilafların geçirgen olan sınırın öteki tarafına atlamasını önlemek için uzun vadeli planlar yapmaları gerekiyor.

Uluslararası Kriz Grubu’nun son raporu Buharlașan Sınırlar: Suriye Krizinin Türkiye’ye Sıçrayan Riskleri sınırdan yapılan yardım ve Suriye’den gelen mülteciler konularını, Ankara’nın karșı karșıya olduǧu insani yardım ve güvenlik zorlukları açısından örnek teșkil eden, sınırdaki Hatay ili perspektifinden inceliyor. Türkiye, en az 300.000 ve belki de 450.000 mülteciye cömertçe kapılarını açtı, ancak savaș 2013’ten sonra da devam eder ve uluslararası camia bu yükü paylașmazsa, bunun sürdürülmesi zor gözüküyor.

Raporun bașlıca bulgu ve önerileri șu șekilde:

Türkiye, ülkelerinden kaçmak isteyen ve șu anda sınırın Suriye tarafında toplanan tüm Suriyelilerin giriș yapmasına izin vermeli, ve Suriyelilere yardım yapan uluslararası insani kurulușlarının kayıt ișlemlerini hızlandırlmalı. Uluslararası donörler fonlama ve yardımlarını artırmalı ve Avrupa ülkeleri daha fazla Suriyeli mülteci kabul etmek konusunda üzerlerine düșeni yapmalı.

BM teșkilatları Șam ile derhal iletișim kurmalı. 18 Nisan’da BM Güvenlik Konseyi, sınır ötesi dahil insani yardım saǧlanmasının kolaylaștırılması gerektiǧininin altını çizdi. Suriyeli otoriteler, BM ve ilgili diǧer insani kurulușlar ile tam ișbirliǧi yapmalı ve sınır ötesi yardımlara izin vermeli.

Bu esnada uluslararası camia, güvenlik koșulları izin verdiǧi sürece, bașta dıș dünya ile baǧı kopmuș bölgeler olmak üzere kuzeydeki Suriyelilere Türkiye üzerinden yardım ulaștırmak için Suriye’deki yerel toplululuk ve kurumlar ile mevcut ișbirliǧini artırmalı. Tüm taraflar yardım kurulușlarının güvenli ve kesintisiz geçișine olanak saǧlamalı.

Türkiye, Suriye krizinin çabuk bir çözüme ulașacaǧını ummaktan vazgeçmeli, uzlașma ile elde edilecek bir anlașmaya tam destek vermeli ve bölgede ayrılıkçı, Sünni Müslüman bir güç olmayı arzu ettiǧine dair izlenimleri ortadan kaldırmak üzere adımlar atmalı.

Türkiye, doǧru zamanda aldıǧı önlemlerle Hatay sınır ilindeki mezhepsel gerginlikleri sakinleștirmeyi bașardı. İzinde olan Suriyeli muhalif askerleri Alevi nüfusu yüksek olan bölgelerden uzak tutmaya ve yeni gelen Sünni Müslüman mültecileri de bașka bölgere yerleștirmeye devam etmeli.

“Türkiye, sınırındaki insani krize olaǧanüstü șekilde cevap verdi; artan sayıda Suriyeliyi kabul etti, ihtiyaçlarını karșıladı, ve bunu çok az dıș destek ile yaptı”, diyor Kriz Grubu Avrupa Program Direktörü Sabine Freizer. “Ancak Suriye’deki krizinin devam etmesi muhtemel, ve Ankara’nın uluslararası ortaklıklara daha açık olması ve bu tepkinin sürdürülebilirliǧi için kapsamlı, birkaç yıllık bir plan geliștirmesi gerekiyor”.

Kriz Grubu’nun Türkiye/Kıbrıs Proje Direktörü Hugh Pope’a göre “Ankara, güneyindeki Müslüman ülkeleri kapsayan bir nüfuz, istikrar ve refah alanı olușturmak istiyor. Türkiye’nin ülkedeki büyük mülteci nüfusuna yönelik iyi planlanmıș, mezhepsel olmayan bir politika izlemesi, ihtilaftan hangi Suriye çıkarsa çıksın, Ankara ile dostane ilișkiler içinde olması için temel olușturacak”.

**

Antakya/Ankara/Istanbul/Brussels, 30 April 2013: As the humanitarian crisis reaches catastrophic proportions, Syria needs to open its borders to external aid, while Turkey and its international partners need more long-term planning to meet growing refugee needs and avoid having instability spillover the porous border.

Blurring the Borders: Syrian Spillover Risks for Turkey, the latest report from the International Crisis Group, examines the issue of cross-border aid and the situation of Syrian refugees in the border province of Hatay, which epitomises the humanitarian and security challenges Ankara faces. Turkey has generously welcomed up to 450,000 refugees, but this is unlikely to be sustainable if the war continues past 2013 and the international community does not share the burden.

The report’s major findings and recommendations are:

Turkey should allow entry to all Syrians who flee and have massed on the Syrian side of the border, and it should facilitate quick registration for international humanitarian organisations offering aid to Syrians. The international donor community should increase funding and assistance, and European states should share the burden by accepting more Syrian refugees.

UN agencies should engage immediately with Damascus. Members of the UN Security Council on 18 April underlined the need to facilitate the provision of humanitarian assistance, including across borders. Syrian authorities should cooperate fully with the UN and relevant humanitarian organisations and allow them to deliver cross-border aid.

In the meantime, the international community, where security allows, should scale up existing cooperation with Syrian local communities and organisations across the Turkish border to help Syrians in the north, particularly in cut-off areas. All parties should ensure safe and unimpeded access for aid organisations.

Turkey should stop betting on a quick resolution of the Syria crisis, give full support for a negotiated settlement, and take steps to avoid any perception in the region that it is seeking to act as a partisan, Sunni Muslim hegemon.

Timely Turkish precautions have calmed sectarian tensions in the pivotal Turkish border province of Hatay, and Ankara should sustain initiatives to keep off-duty Syrian opposition fighters away from Alevi-populated areas and to settle new Sunni Muslim refugees elsewhere.

“Turkey has responded remarkably to the humanitarian crisis on its border, accepting ever larger numbers of Syrians and meeting their needs with little international support”, says Sabine Freizer, Crisis Group’s Europe Program Director. “But as the Syrian crisis is likely to continue, Ankara needs to open up more to international partners and develop a comprehensive multi-year plan to ensure the sustainability of its response”.

“Ankara wants to build a sphere of influence, stability and prosperity in the Muslim countries to its south”, says Hugh Pope, Crisis Group’s Turkey/Cyprus Project Director. “A well-planned, non-sectarian policy to care for the large refugee population inside Turkey will allow Ankara to lay the foundation for friendly relations with whatever Syria emerges from the conflict”.

Executive Summary | Full PDF Briefing

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: