Arab Peace Initiative and Syria – Arap Barış Girişimi ve Suriye…


Arab Peace Initative Poster

Lisans Öğrencilerine Duyuru !


©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

 

suriye krizi, açıkça ifade edilmese de, dolaylı olarak 2002’de gündeme gelen “arap barış girişimi” ile ilişkilendiriliyor, yani yeni bir mecraya kaydırılıyor. bu dolaylı ilişkilendirme ve mecra kayışı, eğer başarılı olursa, “bir taşla, birden fazla kuş vurmaya” benzeyecek gibi gözükmektedir. çünkü sadece suriye’de akan kanı değil, ortadoğu’nun genelinde akan kanı durdurma potansiyelini içermekte; arap-israil kalıcı barışına kapı aralamaktadır.

channelnews’da yer alan, afp’ye dayandırılmış, washington çıkışlı, 30 nisan 2013 tarihli ve “kerry backs moves to revive arab peace initiative” başlıklı haberde, özetle; abd dışişleri bakanı john kerry’nin arap ligi’nin üst düzey yetkilileri ile bir araya geldiği; arap ligi’nden, bahreyn’den, mısır’dan, ürdün’den, suudi arabistan’dan, katar’dan ve filisitin’den ilgili bakanlar ile, 2002 yılında 22 arap ülkesi adına suudi kralı abdullah tarafından açıklanan ve ilişkilerin normalleşmesi için israil’in işgal ettiği topraklardan çekilmesini öngören arap barış girişiminin konuşulduğu ve bunun yeniden önerildiği; bu suretle, 2010’da çöken israil-filistin barış görüşmelerinin yeniden başlatılmak istendiği; ortadoğu’ya barış getirmede arap ligi’nin önemli olduğu; kerry’nin filisitinli ve israilli yetkililer ile bu konuyu görüşmek üzere, sessizlik stratejisi içinde, -göreve geldiği 01 şubat 2013’ten bu yana- bölgeye üç kez gittiği; israil ve filisitin taraflarının barış içinde yan yana yaşamalarının amaçlandığı; toplantıda doğu kudus ve batı şeria konusunda 1967 öncesine dönülmesinin ve filistin topraklarında (batı şeria’da) özel sektör yatırımlarının ve ticaretin artırılmasının ele alındığı hususları yer almıştır.

haberden, arap barış girişiminin (aynı zamanda ortadoğu barış sürecinin) devam eden suriye krizi ile ilişkilendirildiği anlamı çıkarılmaktadır. ilk akla gelen husus, bu yolla, suriye’de akan kanın durdurulma ihtimalinin olduğudur. bu nedenle, gelişme çok önemlidir. abd dışişleri bakanının sessizce bölgeye gidip israil ve filistin tarafları ile bu konuyu konuşması da, bu öneme işaret eder. konunun washington’da ele alınması, gelişmenin önemini ayrıca artırmaktadır. çünkü bu, washington’un konu üzerinde çalıştığı ve çalışmasında geldiği son durumu gelenlerle paylaştığı, onların fikirlerini bir daha aldığı, birlikte projenin üzerinden geçildiği anlamlarına gelmektedir. muhtemelen önümüzdeki günlerde de, dünya kamuoyu, projenin nihai şeklini, başkan obama’nın ağzından duyacaktır.

yenilenen ve önerilen arap barış girişiminde dikkati çeken husus, 1967 sınırlarının ve israil’in işgal ettiği yerlerden çekilmesinin, sadece doğu kudüs ve batı şeria ile ilişkilendirilmesidir. oysa israil’in, önce işgal, sonra da ilhak ettiği golan tepeleri de vardır. bu, bir eksiklik olarak görülebilir ve gelişmenin suriye krizi ile ilişkilendirilmesini önleyebilir. ancak golan tepelerinin İsrail için ne anlama geldiği ve barış girişimi için israil’in ikna edilmesinin daha güç olduğu bilindiği için, golan tepelerinin “şimdilik” isminin geçmediği ve bunun bilinçli/stratejik bir hareket tarzı olduğu düşünülmektedir. çünkü (…)

Devamı.

“ARAP BARIŞ GİRİŞİMİ” VE SURİYE KRİZİ –
30 nisan 2013

Prof.Dr.Osman Metin Öztürk’ün Yerelce’de yayınlanan diğer yazılarını okumak için tıklayınız ! 

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: